ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idaresinin personeline sağladığı yemek yardımı ile ilgili hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Temyiz Kurulu, yemek yardımından yararlanan personelden yemek maliyetinin yarısının kesilmesi gerektiğini belirterek, kamu zararı tutarının bu kesintiler ile belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. İhale komisyonunun sorumluluğu olmadığına, ödeme emrini imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumlu olduğuna karar verilmiştir.

Yeniden yapılan yargılama sonucunda, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’ne aykırı olarak yapılan yemek yardımının, özel bir yemek şirketine ihale edilmesi nedeniyle kamu zararı oluştuğu tespit edilmiştir. 2014 yılı Bütçe Uygulama Talimatında belirlenen asgari tutarların alınmasıyla, yemek yardımının yarısından tahsil edilen tutarların düşülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, kamu zararı tazminine hükmedilmiştir. Bu karar, kamu idaresinin yemek yardımı uygulamalarında hukuka uygunluk ve sorumluluk ilkelerini ortaya koymaktadır.

Kamu İdaresi Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2014
Daire 7
Dosya No 46340
Tutanak No 48495
Tutanak Tarihi 04.11.2020
Konu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Konu: Yemek yardımı

147 sayılı İlamın 9 uncu maddesiyle; tazminine hükmolunan …TL ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun 15.02.2017 tarih ve 42742-42749 tutanak sayılı kararlarıyla, yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kamu zararı tutarı, yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki farkın olması gerekmektedir.

Ayrıca bu açıklamalar çerçevesinde ihale komisyonunda yer alan şahısların da sorumlu olmamaları gerektiği, ödeme emrini imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisini teminen 147 sayılı ilamın 9. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın kararı veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, oy çokluğuyla, karar verilmesi üzerine Dairesince yeniden yapılan yargılama üzerine ilk kararında direnerek 302 sayılı EK ilam ile;

Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak personele yapılan yemek yardımının para temsili araçlarla sağlanması ve bu ihtiyacın özel bir yemek şirketine ihale edilmesi ile karşılanması neticesinde kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle …TL için tazmin hükmü verilmesi üzerine;

31.10.2018 tarih ve 45278-45285 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararı ile;

7.Daire tarafından 302 sayılı ek ilamın 1.maddesi ile verilen tazmin hükmünün Temyiz Kurulunun 15.02.2017 tarih ve 42742-42749 tutanak sayılı kararında belirtildiği üzere yeniden hüküm tesisinin temini için TEKRARDAN BOZULARAK dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,” oy çokluğuyla, karar verilmesi üzerine Dairesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda, 379 sayılı Ek İlam ile;

Personele yapılan yemek yardımının yarısının personelden alınması gerekirken, sadece 2014 yılı Bütçe Uygulama Talimatında belirlenen asgari tutarların alındığı, dolayısıyla ödenen yemek yardımının yarısından, tahsil edilen tutarların düşülmesiyle tespit olunan … TL kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.

Söz konusu Kamu zararına ilişkin olarak ihale komisyonu başkan ve üyelerine de sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; 2014 yılı içerisinde personele yapılmış olan … TL’lik yemek yardımının … TL’lik kısmı için ilişilecek husus bulunmadığına, geriye kalan … TL kamu zararının ise tazminine hükmedilmiştir.

Harcama yetkilisi … ile gerçekleştirme görevlisi … aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

Belediye Başkanlığı bünyesinde hizmet veren birimlerin bazılarının merkez hizmet binasında, diğerlerinin ise (İtfaiye Müdürlüğü, … Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü, Makine İkmal Bakım ve Onarım Şefliği, Hal Şefliği ve Otogar Şefliği) konum olarak vatandaşlara en iyi şekilde hizmet vermek amacıyla İlin farklı yerlerinde bulunduğunu, dış birimlerin gerek hizmet binasından farklı yerlerde ve uzak olması, gerekse de hizmet binasında ve diğer dış birimlerinde yemek yapacak mutfak ve yemek servisinin yapılabileceği uygun yer mevcut olmadığından yemek yardımının ayni olarak verilmesinin imkânsız olduğunu,

Merkez hizmet binasında ve diğer dış birimlerde mutfak ve yemek servisinin yapılabileceği yemekhane/salon yapım maliyetinin çok yüksek olacağı göz önünde bulundurularak, memur ve sözleşmeli personele verilen yemek için ihaleye çıkılıp ihaleyi kazanan firmanın personelin rahatlıkla ulaşabileceği lokantalarla anlaşmaları talep edilip (ihaleyi kazanan ilgili firma ve anlaşma yaptığı lokantalardan İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü İşletme Kayıt Belgesi talep edilmektedir.) personelin sağlıklı ve düzgün bir şekilde yemek yemelerinin sağlandığını,

Anayasa Mahkemesi’nin 22/12/2011 tarih ve 2010/96E ve 2011/168K sayılı kararında “….Devlet memurlarının yiyecek yardımından yararlanmaları ile ilgili olarak tüm memurlar yönünden tek tip bir düzenleme yapılması mümkün olmayıp bu yardımın kapsamı ve miktarı; yürütülen kamu hizmetinin niteliğine, memurların çalışma saatlerine, kamu kuruluşlarında çalışan memur sayısına, kurum tarafından yemek verilip verilmemesine, verilen yemeğin kurumda yapılmasına veya satın alınmasına, yemek maliyetlerindeki farklılıklara, kamu kurumlarının bütçe olanaklarına göre değişkenlik arz etmektedir.

Yiyecek yardımı, bir sosyal yardım olmakla birlikte, yukarıda belirtilen niteliği nedeniyle diğer sosyal yardımlardan farklı olarak ayrıntılı düzenlemeyi gerekli kılmaktadır. Söz konusu teknik ve ayrıntılı düzenlemenin ise mutlaka yasa ile yapılması zorunluluğundan bahsedilemez. Bu nedenle, yiyecek yardımının yasal düzenlemeye konu edilerek Devlet memurlarına yiyecek yardımı yapılabilmesine olanak tanınmasında ve yiyecek yardımından faydalanılmasının usul ve esaslarının düzenlenmesinin yürütme organına bırakılmasında ‘yasayla düzenleme ilkesi’ne aykırılık bulunmamaktadır…” Hükmüne yer verildiğini, Anayasa Mahkemesinin bu kararında belirtilen hususların Başkanlığın şartlarından dolayı yapılan işlemi destekler nitelikte olduğunu,

Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı personele yemek yardımının ayni olarak verilemediğini, Sayıştay Başkanlığınca Belediyenin 2007 yılı ile 2012 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda yine aynı konuda ilgili personellerden sorgu talep edildiğini, savunması kabul edilmeyerek tazmin kararı verildiğini ve ilama karşı ilgili personellerin itirazı sonucunda Sayıştay Temyiz Kurulu; Maliye Bakanlığınca memurlardan alınacak katkı paylarına ilişkin yayımlanan tutarların, Yönetmeliğe göre alınması gereken tutarlar doğrultusunda bozduğunu ve tazmin miktarının bu tutara göre hesap edilmesi gerektiği kararını verdiğini, Sayıştay Temyiz Kurulunun kararına istinaden memur personelden Maliye Bakanlığı 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tebliğinde belirtilen ek göstergeler bazında kesinti yapıldığını, yine 2012 ve 2015 yılı için ilgili memur personelden ek gösterge bazında kesinti yapılarak kesintinin yapıldığına ilişkin dekontların Sayıştay Başkanlığına gönderildikten sonra Sayıştay Başkanlığı’nın, İlamda ilişecek husus kalmadığına karar verdiğini, konuya ilişkin 16/02/2017 tarihli ve İlam Md.2015/81 sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu İlamı ile konuya ilişkin meclis kararının ekte sunulduğunu,

Keza Sayıştay Başkanlığınca … İl Özel İdaresinde de yapılan denetimlerde görüleceği üzere bu kurumunda ve ülke genelinde daha birçok kurumunda atfedilen Anayasa Mahkemesi Kararı gereğince memura yemek yardımının aynı uygulamalar ile tesis edildiğini, hatta İl Özel İdaresi ile Belediye personelinin yemek ihalesini alan firmanın aynı olduğunu, emsal nitelikli aynı uygulamalarda farklı kararların alınmasının açıkça Anayasaya ve Yasalara da aykırı olacağını,

Belediye Meclisince 06/04/2016 tarih ve 43 sayılı karar ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 212. Maddesinde geçen yemek yardımı ile ilgili yapılan iş ve işlemlerin kurum açısından en uygun yöntem olduğundan, yemek yardımının aynı şekilde devam etmesi ile ilgili karar alındığını,

Yukarıda belirtilen gerekçeler, Anayasa Mahkemesinin 22/12/2011 tarih ve 2010/96E ve 2011/168K sayılı kararı, 25/11/2014 tarih ve 281 Nolu Sayıştay Başkanlığının İlamı ile Belediye Meclisimizin 06/04/2016 tarih ve 43 sayılı kararı göz önünde bulundurularak konunun Temyiz Kurulunca değerlendirilmesini talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaası

“Dilekçede özetle; Belediye Başkanlığı bünyesinde görev yapmakta olan memur ve sözleşmeli personele öğle yemeği verilmesi ile ilgili yapılan ihale sonucunda ihaleyi kazanan ilgili firmaya verdiği hizmet karşılığı 2014 yılında yapılan ödemeler için tazmin kararı verildiğinden bahisle, Anayasa Mahkemesinin 22/11/2011 tarihli ve E:2010/96 K: 2011/168 sayılı kararı, 25/11/2014 tarihli ve 281 Nolu Sayıştay Başkanlığının İlamı ile Belediye Meclisinin 06/04/2016 tarihli ve 43 sayılı kararı göz önünde bulundurularak konunun değerlendirilmesi ve tazmin hükmünün kaldırılması talebinde bulunulmuştur.

Sorumlunun dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar, Ek İlamda mevzuat dayanaklarıyla birlikte değerlendirilip karşılandığından, ilam hükmünün tasdik edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz ederim.” Denilmiştir.

Dosyadaki mevcut belgelerin okunup, incelenmesinden sonra;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 55. Maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarında;

“Temyiz Kurulu temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik eder, bozar ya da Kurul üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırır. Bozma halinde evrak yeniden karara bağlanmak üzere o kararı veren daireye gönderilir.

Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar Temyiz Kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır.” Hükümleri yer almaktadır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; 147 sayılı İlamın 9 uncu maddesiyle; tazminine hükmolunan …TL ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun 15.02.2017 tarih ve 42742-42749 tutanak sayılı kararlarıyla,”… yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kamu zararı tutarı, yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki farkın olması gerekmektedir.

Ayrıca bu açıklamalar çerçevesinde ihale komisyonunda yer alan şahısların da sorumlu olmamaları gerektiği, ödeme emrini imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisini teminen 147 sayılı ilamın 9. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın kararı veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,” oy çokluğuyla, karar verilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama üzerine Dairesi ilk kararında direnerek 302 sayılı EK ilam ile;

Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak personele yapılan yemek yardımının para temsili araçlarla sağlanması ve bu ihtiyacın özel bir yemek şirketine ihale edilmesi ile karşılanması neticesinde kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle …TL için tazmin hükmü verilmesi üzerine;

31.10.2018 tarih ve 45278-45285 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararı ile;

“…7.Daire tarafından 302 sayılı ek ilamın 1.maddesi ile verilen tazmin hükmünün Temyiz Kurulunun 15.02.2017 tarih ve 42742-42749 tutanak sayılı kararında belirtildiği üzere yeniden hüküm tesisinin temini için TEKRARDAN BOZULARAK dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,” oy çokluğuyla, karar verilmesi üzerine Dairesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda, 379 sayılı Ek İlam ile;

Personele yapılan yemek yardımının yarısının personelden alınması gerekirken, sadece 2014 yılı Bütçe Uygulama Talimatında belirlenen asgari tutarların alındığı, dolayısıyla ödenen yemek yardımının yarısından, tahsil edilen tutarların düşülmesiyle tespit olunan … TL kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.

Söz konusu Kamu zararına ilişkin olarak ihale komisyonu başkan ve üyelerine de sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; 2014 yılı içerisinde personele yapılmış olan … TL’lik yemek yardımının … TL’lik kısmı için ilişilecek husus bulunmadığına, geriye kalan … TL kamu zararının ise tazminine hükmedilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, Temyiz Kurulunun bozma kararı üzerine, Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar Temyiz Kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır. Bu hüküm uyarınca, Dairesince de mevzuata uygun olarak, Temyiz Kurulu’nun ikinci bozma kararı doğrusunda karar verilmiştir.

Bu itibarla, 379 sayılı EK ilam ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (… Daire Başkanı … ile Üye …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,

Karar verildiği 04.11.2020 tarih ve 48495 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

… Daire Başkanı …’in karşı oy gerekçesi

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212. maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin Yemek Servisi Giderleri başlıklı 4. maddesinde;

“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.

Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu personeline Tayın Bedeli verilmesi Hakkındaki Kanuna göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.” denilmektedir.

Bu madde hükmüne göre, kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğini aşmamak üzere harcama yapılabilecektir.

Yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise, her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan yarısını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebileceklerdir.

Bütçeye konulan ödenekler gerçek anlamda bir maliyet olmayıp bütçe hazırlama rehberine göre personel sayısı dikkate alınarak hazırlanan standart maliyeti ifade etmektedir. Dolayısıyla bütçeye ödenek, yemek maliyetinin yarısını aşmayacak şekilde tespit edilip konulmaktadır.

Tazmin hükmü, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 4. maddesinde yer alan, “Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere bu yönetmelik kapsamına dahil memur adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.” Hükmüne dayanmaktadır.

Yönetmeliğin 5, 6 ve 7. maddelerinden yemek yardımının, memurlara kurumlarca oluşturulacak veya oluşturulmuş yemek servisleri aracılığıyla verilmesine göre düzenlendiği anlaşılmakta; servisler aracılığıyla verilen ve yarısı yemek yiyenlerden alınacağı belirtilen yemek maliyetinin nasıl belirleneceği ise anılan Yönetmeliğin 9. maddesinde açıklanmaktadır. Yönetmeliğin anılan 9. maddesinde ise; “Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup, yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderleri yemek maliyetine dahil edilmez.” Hükmü yer almakta; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesine göre de yemek ihtiyacının ihale yolu ile temini mümkün bulunmaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, yemek yiyenlerden yarısının alınacağı belirtilen yemek bedelinden, Yönetmeliğin 9. maddesi ile yemek maliyetine dahil edilmeyecek unsurların düşülmesi, kalan tutarın yarısının yemek yiyenlerden alınması gerekir. İhale yolu ile yapılan yemek alımlarında ise bu unsurlara tekabül eden payın hesabı mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle yemek maliyetinin büyük kısmını oluşturan bu unsurlara tekabül eden tutardan sonra kalan kısmın yarısına tekabül edeceği düşünülen Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan asgari yemek bedellerinin yemek yiyenlerden alınması yeterli bulunmaktadır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; yemek yardımının yemek verme yerine ihale yoluyla özel firmadan karşılandığı, 2014 yılı Bütçe Uygulama Talimatında belirlenen asgari tutarların personelden tahsil edildiği anlaşılmıştır.

Söz konusu olayda Yiyecek Yardımı Yönetmeliğindeki amaç, konulan ödeneğin belediyenin yılı bütçesine, belediye bütçe muhasebe usul ve yönetmeliğine uygun olarak ihale yolu ile alım yapılmak suretiyle yerine getirilmiş olup konulmuş ödenek aşılmadığından ve Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen tutarlar yemek yiyen memurlardan tahsil edildiğinden, dilekçi iddialarının kabulü ile 379 sayılı EK İlam ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Üye …’ın karşı oy gerekçesi

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yiyecek yardımı” başlıklı 212 nci maddesinde;

“Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlıyacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.”

Hükmüne yer verilmiş ve bu maddeye göre yürürlüğe konulan DEVLET MEMURLARI YiYECEK YARDIMI YÖNETMELİĞİ’ nin

3 üncü maddesinde yiyecek yardımının sadece yemek verme şeklinde yapılacağı, nakten veya kupon, kart, fiş, bilet ya da bu mahiyette bir ödeme aracı verilmek suretiyle yapılamayacağı, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yiyecek yardımının gerektirdiği giderlerin, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanacağı, üçüncü fıkrasında yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmının yemek yiyenlerden alınacağı, 5 inci maddesinde, Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği, yiyecek yardımının gerektirdiği giderlerin sadece yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş tarafından yapılacağı, yemek servisinin, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabileceği, yiyecek yardımının bu şekilde kurulan yemek servislerinde yapılacağı, yemek servisi için gerekli bina, tesis ve demirbaş eşyanın kurumlarca sağlanacağı, bunlara karşılık memurlardan ücret alınmayacağı, 7 nci maddesinde, yemek servisinin yönetiminden kurumun idari ve mali işlerle görevli biriminin sorumlu olduğu, servis hizmetlerinin biri müdür, biri satın alma veya ambar memuru ve biri de muhasebe memuru olmak üzere en az üç kişilik bir komisyonca yürütüleceği, ayrıca hizmetin gerektirdiği diğer personelin kurum içinden sağlanabileceği, 9 uncu maddesinde de, bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup, yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderlerinin yemek maliyetine dahil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu hükümler birlikte değerlendirildiğinde yemek yardımının Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği, yiyecek yardımının gerektirdiği giderlerin sadece yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş tarafından yapılacağı belirtilmiş ancak “yemek servisi” olarak ifade edilen ve “kuruluş” olarak da isimlendirilen birimin sadece yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabileceği ve yiyecek yardımının da bu şekilde kurulan yemek servislerinde yapılacağı ifade edilmiştir. (5 inci madde) Şu halde Kurumda yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olmaması veya yemekhane için elverişli yer bulunmaması durumunda yemek servisi kurulamayacaktır. Bu gibi durumlarda Yönetmelik yiyecek yardımının gerektirdiği giderlerin, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş tarafından yapılabilmesine cevaz vermekte ise de bu halde yemek maliyetlerinin nasıl hesaplanacağının belirtilmesi bir yana, bu amaca hizmet edecek bir dernek, sandık vs. nin kurulmaması halinde yardımın nasıl yapılabileceğine yönelik bir düzenlemeye de yer vermemektedir. Bu durumda personelin yemek yardımından faydalanamayacak olması düşünülebilirse de bu halde de memurun yasanın verdiği bir haktan idarenin eksik bir düzenlemesi nedeniyle yararlanamaması durumu ortaya çıkmaktadır. Zira 657 sayılı Kanunun 212 inci maddesi hangi devlet memurlarının değil, bütün devlet memurlarının hangi durumlarda yemek yardımından yararlanacağını belirleme yetkisini idareye bırakmaktadır. Diğer bir ifade ile Kanun Devlet Memurlarına yiyecek yardımı yapılmasını öngörürken, idari düzenleme bu yardımın ancak; asgari 50 personelin olması şartına bağlı olan yemek servisinin kurulması ya da yemek vermek üzere kurulmuş olan dernek, sandık gibi kuruluşların bulunması şartına bağlamak suretiyle sınırlandırmıştır ki, Kanunun idareye böyle bir sınırlandırma için cevaz vermediği açıktır.

Diğer yandan Yönetmelik yiyecek yardımının gerektirdiği giderlerin, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanacağını, yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmının ise yemek yiyenlerden alınacağını ifade ettikten sonra (4. Md.) yemek servisi için gerekli bina, tesis ve demirbaş eşyanın kurumlarca sağlanacağını ve bunlara karşılık memurlardan ücret alınmayacağını, Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup, yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri ile kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderlerinin yemek maliyetine dahil edilmeyeceğini (9.md.) belirterek yemek maliyetine nelerin dahi edileceğine dair bir düzenlemeye de yer vermiştir. Bu durumda Yönetmeliğin yemek maliyetini, yemek yardımının yemek servisince yapılması durumuna göre ön gördüğü söylenebilir. Bu durumda ihale bedelini yemek maliyeti olarak kabul ederek buna göre bir kamu zararı hesaplamak da esasen Yönetmelik düzenlemesine aykırı olacaktır.

Şu halde;

Anayasanın 138 inci maddesi gereğince iş ve işlemlerin Kanuna aykırı Yönetmelik hükmü yerine doğrudan Kanuna uygunluğunun denetlenmesi gerekmektedir. Devlet memurlarının yiyecek yardımından yararlandırılması Kanunun idarelere yüklediği bir görev olup idarenin de bu yükümlülüğünü yasaların kendisine verdiği usuller dahilinde yerine getirmiş olması ve yardımın ihale yolu ile yapılması sırasında ihale işlemlerinde bir yasaya aykırılık durumu ve kamu zararı da uyuşmazlık konusu edilmediğinden sorumluların temyiz talebi kabul edilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.