|
ÖZET: Başvuran, 2024/1 dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’nın “Yönetim Muhasebesi” ve “İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” oturumlarına katıldığını, beklediği puanların altında sonuçlar aldığını ve bu sonuçlara itiraz ettiğini belirtmiştir. TÜRMOB tarafından yapılan yeniden değerlendirmede, “Yönetim Muhasebesi” puanı 90’a, “İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” puanı ise 84’e yükseltilmiştir. Ancak başvuran, bu değişikliklerin yeterli olmadığını ifade ederek sınav kağıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın itirazlarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, sınav sonuçlarına yapılan itirazların gerekçeli bir şekilde yanıtlanması gerektiğine karar vermiştir. İdarenin, başvuranın itirazlarını değerlendirirken, gerekçe ilkesine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvuranın itirazlarının detaylı bir şekilde incelenmesi ve sonuçların şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın sınav sonuçlarına itirazlarının yeniden değerlendirilmesi ve gerekçeli cevap verilmesi hususunda TÜRMOB’a tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içerisinde işlem yapması gerektiği ifade edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10321-S.24.15852
BAŞVURU NO : 2024/9435
KARAR TARİHİ : 27.09.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ
BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yeminli Mali Müşavirlik Sınav sonucuna itiraz hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 31.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza müracaatta bulunan 2024/1. dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavının
“Yönetim Muhasebesi” ve “İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” oturumlarına katıldığını, sınav puanının beklediğinden düşük geldiğini, söz konusu oturumlara yasal süre içerisinde itiraz ettiğini ve TÜRMOB tarafından yapılan yeniden değerlendirme sonucunda sınav puanlarında istediği oranda bir değişiklik olmadığını belirterek, sınav kağıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere TÜRMOB’dan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. TÜRMOB tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan cevabi yazıda özetle; 2024/1 döneminde gerçekleştirilen Yeminli Mali Müşavirlik Sınavına giren başvuranın “Yönetim Muhasebesi” ve
“İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” oturumlarına katıldığı, sınav puanlarının sırasıyla 70 ve 75 olarak açıklandığı, sınav sonucuna itirazda bulunduğu, itirazın sınav komisyonu tarafından değerlendirilmesi sonucunda “Yönetim Muhasebesi” oturumunun sınav puanının 90’a, “İleri Düzeyde Finansal Muhasebesi” oturumunun sınav puanının 84’e yükseltildiği ve bu sonucun 30.07.2024 tarihinde başvurana bildirildiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. T. C. Anayasası’nın; /
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 22’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”
4. 29.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un “Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi” başlıklı 7’inci maddesinde; “(Değişik: 2/1/2003-4778/27 md.)
Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.” hükmüne yer verilmiştir.
6. 1.6.1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik
Kanunu’nun “Yeminli mali müşavirlik sınavı” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Yeminli malî müşavirlik sınavı Birlik tarafından yazılı olarak yapılır. Maliye Bakanlığı bu sınavın adil, tarafsız ve mevzuatına uygun bir şekilde yapılması için gerekli tedbirleri almaya yetkilidir. Sınav komisyonu biri başkan olmak üzere yedi üyeden oluşur. Sınav komisyonu başkan ve üyeleri; dördü Maliye Bakanlığı vergi denetim elemanları arasından, biri Yükseköğretim Kurulunca önerilecek iki aday arasından, ikisi ise Birlikçe önerilecek dört aday arasından Maliye Bakanı tarafından seçilir. Sınav komisyonu üyeliklerine aday gösterileceklerin; hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık veya idarî bilimler dallarının birinden lisans veya lisansüstü seviyesinde mezun olmaları ve bu konularda en az onbeş yıl çalışmış veya bu kadar süre öğretim üyeliği veya görevliliği yapmış bulunmaları şarttır…” hükmüne yer verilmiştir.
7. 16.01.2005 tarihli ve 25702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin;
7.1. “Sınav Türleri” başlıklı 7’nci maddesinin (a) bendinde; “Yeminli Mali Müşavirlik sınavı; Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanların yeterlilik sınavını kazandıkları tarihten itibaren veya en az 10 yıllık Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik dönemi sonunda açılacak ve bu Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen konulardan ayrı ayrı olmak üzere yapılan sınavdır.”,
7.2. “Sınav Notları” başlıklı 16’ncı maddesinin (a) bendinde; “Yeminli Mali Müşavirlik sınavında başarılı sayılmak için sınav konularının her birinden 100 üzerinden en az 50 alınması şartıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması gerekir.”,
7.3. “Sınavların Değerlendirilmesi” başlıklı 17’inci maddesinin ilk fıkrasında; “Sınav Komisyonu, bu
Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde belirtilen notlama yöntemine göre cevap kâğıtlarını ve sonucunu notlandırır ve değerlendirir. Sınav kâğıtlarında her sorunun notunun ayrı ayrı verilmesi esastır. Bunların
/
toplamından o konudaki yazılı sınav notu ortaya çıkar. Sınav komisyonu, adayların her sorudan aldıkları notları ve toplam sınav notunu liste halinde tutanakla tespit eder ve bu tutanaklar sınav evrakı ile birlikte saklanır. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik sınavlarında staj sırasındaki tezkiye not ortalaması ayrı bir ders gibi tutanakta gösterilir…”,
7.4. “Sınav Sonuçlarına İtiraz” başlıklı 20’nci maddesinde; “Sınava katılanlar, sınav sonuçlarına yazılı olarak itiraz edebilirler. İtirazlar, sonuçların Odalarda ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde bir dilekçe ile Birliğe yapılır. Bu itirazlar, Birlikçe en geç 30 gün içinde incelenip karara bağlanır ve sonuç itiraz edene yazılı olarak bildirilir.”,
7.5. “Tekrar Sınava Girebilme” başlıklı 21’inci maddesinde; “Yeminli Mali Müşavirlik sınavında başarılı olamayanlar, ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara girebilirler. Sınav süresi hiç bir nedenle uzatılamaz. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik sınavında başarılı olamayanlar, ilk sınav tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara girebilirler. Bu sınav süresi hiç bir nedenle uzatılamaz. Bu sınav haklarını süresinde kullanmayanlar veya başarılı olamayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınamazlar. Altı aylık süreyi dolduranlardan dileyenler yeniden tüm konuları kapsamak üzere bu Yönetmelik hükümlerine göre sınavlara katılabilirler.”, hükümlerine yer verilmiştir.
8. 28.03.2013 tarihli ve 28601 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’n “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “(1) Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” düzenlemesi mevcuttur.
9. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 31 sayılı “İdarenin İşlemleri Karşısında Bireyin
Korunması Hakkında Karar”ında; “Haklarını, özgürlüklerini veya çıkarlarını ihlal edici nitelikte bir idari işlem söz konusu olduğunda, ilgili bu işlemin dayanağı olan nedenlerden haberdar edilir. Bu bilgi, ya idari işlemin metninde nedenlerin belirtilmesi şeklinde ya da ilgilinin isteği üzerine makul bir süre içinde yazılı olarak ayrıca kendisine verilir.” denilmektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran, 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere; 2024/1. dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavının
“Yönetim Muhasebesi” ve “İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” oturumlarına katıldığını, ancak açıklanan puanlardan daha yüksek puan almayı beklediğini, söz konusu oturumlara yasal süre içerisinde itiraz ettiğini
ve TÜRMOB tarafından yapılan yeniden değerlendirme sonucunda sınav puanlarının istediği oranda değişmediğini belirterek, sınav kâğıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmektedir.
12. Konuyla ilgili olarak yapılan incelemede, Yeminli Mali Müşavirlik Sınavından başarılı sayılabilmek için toplam 10 alanda yapılan sınav konularının her birinden 100 üzerinden en az 50 alınması şartıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması gerektiği, başarılı olamayanların, ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara girebildiği, ancak başarısız olduğu sınav konularından 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak sınavlara başarılı olana kadar girebildiği, neticede ise tüm derslerden 50 puanın altında almamak kaydıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının alındığı ve ortalama en az 65 ise Yeminli Mali Müşavirlik Sınavından başarılı olunduğu, bu nedenle, tüm derslerden alınan notlar aritmetik ortalamaya dâhil edildiği için adaylar için alınacak her bir puanın ortalamaya etkisi olduğu anlaşılmaktadır.
13. Başvuruya konu uyuşmazlığın 2024/1. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavının yeniden değerlendirilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Başvuranın sınav sonuç itirazlarının ilgili idare tarafından; salt itiraz öncesi ve itiraz sonrası sınav puanı üzerinden yapılan değerlendirme ile “3568 sayılı
Kanun ve bu Kanunun 50’nci maddesi uyarınca düzenlenen Sınav Yönetmeliği hükümlerine göre, 4 – 13
Mayıs 2024 tarihleri arasında yapılan Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı Sonuçlarına yapmış olduğunuz itiraz, Sınav Komisyonu tarafından değerlendirilmiş ve aşağıdaki not / notlar takdir edilmiştir. Takdir edilen notların iptali talebiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11’inci maddesinde düzenlenen süreleri dikkate alarak Ankara İdare Mahkemelerinde dava açmanız mümkündür.” şeklindeki açıklamasıyla birlikte başvuranın detaylı itirazlarına herhangi bir gerekçe sunulmaksızın cevaplandığı görülmüştür. Başvuranın ise söz konusu itirazları çerçevesinde “Yönetim Muhasebesi” oturumunun 1 ve 2. sorularına, “İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” oturumunun 2. sorusuna yönelik gerekçeli itiraz dilekçesi vererek sınav cevap kâğıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep ettiği anlaşıldığından, başvuranın hangi gerekçelerle itirazının kısmen kabul kısmen reddedildiğini öğrenmesinin hakkı olduğu ve bu bağlamda gerekçe ilkesinin önem arz ettiği değerlendirilmiştir.
14. Gerekçe ilkesine bakıldığında;
14.1. Türk idare hukukunda idareyi işlemin gerekçesini ilgiliye bildirmeye zorlayacak genel bir kural bulunmamakla birlikte idari işlemlerin gerekçeli olmasının hukuk devleti ilkesinin bir sonucu olarak kabul edilmesi gerektiği ve hukuk devleti ilkesinin, gerekçe ilkesinin dayanağı olarak kabul edilmesiyle ayrı bir düzenleme gerekmeksizin idarenin işlemlerini gerekçeli olarak hazırlama yükümlülüğünün kendiliğinden doğduğunun kabulü gerektiği ve bu bağlamda, T.C. Anayasası’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesinin, bilgi edinme, dinlenilme hakları ve savunma hakkı gibi haklarla doğrudan ilgili olan gerekçe ilkesinin yasal dayanağı olarak kabulü gerektiği açıktır. Bu çerçevede, idarenin işlemlerinde gerekçe gösterme yükümlülüğü, hukuk devletinin temel taşları arasında görülmekte olup bu ilkeyle hukuka uygun kararların düzenlenmesi ve kararın adil ve doğru olması amaçlanmakta ve idare, gerekçe ilkesiyle hukuk devletine uygun davranmaya zorlanmaktadır. Hukuk devleti ilkesi yanı sıra hukuk sistemimizde gerekçe gösterilmesini zorunlu kılan 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun gibi yasal düzenlemeler de bulunmaktadır. 3071 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre yetkili makamlara yapılan başvuru sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında gerekçeli olarak cevap verileceği hüküm altına alınmıştır.
14.2. Diğer yandan Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 31 sayılı Kararında da haklarını, özgürlüklerini veya çıkarlarını ihlal edici nitelikte bir idari işlem söz konusu olduğunda, ilgililerin bu işlemin dayanağı olan nedenlerden haberdar edileceği kabul edilmiş ve Kurumumuz
/
Yönetmeliği’ne göre de kararların gerekçeli olması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunulup bulunulmadığı hususunda Kurumumuza gözetim görevi verilmiştir.
14.3. Gerekçe ilkesinin hem kişiler hem de idare bakımından çeşitli işlevleri var olup;
14.3.1. Kişiler açısından; açıklık kazandırma ve ispat işleviyle, diğer bir ifadeyle idarenin yaptığı işlemden statüsü etkilenen kişinin söz konusu işleme karşı idari veya yargısal başvuru yollarını kullanıp kullanmama kararını verebilmek için ihtiyacı olacak verilere sahip olmasıyla, kişilerin hukuki güveliği sağlanmakta; ikna ve tatmin işlevi ile kişilerin söz konusu idari işlemin yapılmasına veya kararın alınmasında idarenin yeterli dikkat ve özeni gösterip göstermediğini anlamalarına yardımcı olunmakta; ayrıca ilgilisi için hukuki yardım anlamına da gelmekte olup karşılaştığı idari işlemin maddi, hukuki ve kanuni dayanaklarının ortaya konması, idari işlemin muhatabına itiraz ya da dava yolu bakımından yol gösterici olmaktadır.
14.3.2. İdare açısından ise; gerekçe ilkesi idari işlemi yapan makamı, uyguladığı kanunun sözünü ve özünü göz önüne almaya, doğru ve anlamlı olguları ortaya koymaya ve işlemin dayanağının uygunluğunu denetlemeye mecbur kılmakta, idarenin keyfi hareket etmesini önlemekte ve idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığını belirlemede de kolaylık sağlamakta ve diğer yandan bu yükümlülük, idari işlemin yapılış sürecinde idari makam tarafından her olayın ciddi ve her şeyden emin olunarak araştırılmasını, karara konu olan olay ve vakıaların maddi ve hukuki temellerinin kapsamlı bir şekilde ortaya konulmasını ve tartışılmasını sağlamaktadır. (Bkz. Bahtiyar Akyılmaz, “İdari İşlemlerde Gerekçe
Yükümlülüğü”, Prof. Dr. Şeref Gözübüyük’e Armağan, Ankara: Turhan Kitabevi, 2005; Ayşe Almıla
Tanrıverdi, “İdare Hukukunda Gerekçe İlkesi ve Sağladığı Hukuki Koruma”, Kırıkkale Hukuk Mecmuası (Online), 3, No.2, 2023, 551 – 580; S. Seçkin, ve G. Üstün, “İdari işlemlerde takdir yetkisi ve gerekçe ilkesi”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 21(2), 2015, 509-533)
15. Bu çerçevede; başvuranın sınav sonuç itirazlarının idare tarafından değerlendirilmesi sürecinin şeffaf, adaletli ve makul bir temele dayandırılarak gerekçeli olarak yerine getirilmesi başta hukuk devletinin gereğidir. Zira Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin 20’nci maddesine göre de sınav sonuçlarına itirazların incelenip karara bağlanması ve yazılı olarak bildirilmesi gerektiği kurala bağlanmış olup başvuranın itirazlarının idare tarafından dikkate alınarak, objektif kriterler ile değerlendirmeye tabi tutulması ve gerekçeli ve detaylı bir şekilde cevap verilmesi, gerekli olan durumlarda ilgili belgeler ve hususlar gözden geçirilerek adil bir değerlendirme yapılması, ayrıca sonuçlar hakkında şeffaf bir açıklama yapılması gerekmektedir. Somut başvuru konusunda idare tarafından yapılan değerlendirmede sınav komisyonu tarafından salt itiraz öncesi ve itiraz sonrası sınav puanın esas alınması, değerlendirme komisyonunun ilk sınav değerlendirmesini yapan komisyonla aynı olması, başvuranın itirazını temellendirdiği hususların idare tarafından gerekçelendirilerek değerlendirilmediği kanaatine ulaşılmıştır.
16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuruya konu sınav sonuç itirazının değerlendirilme sürecinin adil, tarafsız, şeffaf, hukuka uygun, adaletli ve makul bir temele dayandırılması gerektiği değerlendirilerek başvuranın sınav sonucuna itirazlarının gerekçeli olarak cevaplanmasının sağlanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan
değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvurana verdiği cevaplarda karara karşı başvuru yolunu gösterdiği, idarenin başvuran ile ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın “Yönetim Muhasebesi” ve “İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” oturumlarının sınav sonuçlarına itirazlarının yeniden değerlendirilerek gerekçeli ve detaylı cevap verilmesi hususunda Türkiye
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, TÜRMOB tarafından bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ve
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi