| ÖZET: Başvuran, Hakkari’de uzun süredir görev yapmasının ardından, ailesinin bulunduğu Şanlıurfa iline tayin talep etmiştir. İdare, başvuranın sağlık mazeretinin yeterli olmadığı gerekçesiyle talebini reddetmiştir. Ancak, yapılan inceleme sonucunda, idarenin yer değiştirme yönetmeliklerinde herhangi bir mazerete dayanmaksızın personelin isteğine bağlı olarak yer değişikliği yapılabileceği hükmünün bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, başvuranın 7 yıllık Hakkari’deki görev süresi ve yaşadığı ailevi sorunlar göz önünde bulundurulduğunda, 657 sayılı Kanun’un genel esaslarına göre naklen atamasının önünde hukuki bir engel bulunmadığını göstermektedir. Dolayısıyla, idarenin başvuranın talebini reddetmesi hakkaniyete uygun bulunmamıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/8296-S.20.12907
BAŞVURU NO : 2019/21419
KARAR TARİHİ : 01/06/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI
Tayin talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 05/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran Kurumumuza yaptığı başvurusunda; 30/12/2013 tarihinden bu yana Hakkari
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde görev yapmakta olduğunu, ailesiyle birlikte 7 yıldır
Hakkari’de yaşadıklarını, aile olarak Hakkari’de psikolojilerinin bozulmuş durumda olduğunu, Hakkâri’nin ulaşım durumunun ve terör bölgesi olmasının ailelerini görmeleri ve gidiş gelişler konusunda sıkıntı oluşturduğunu, bunun psikolojik durumunu etkilediğini ve haliyle çalışmasına ve ailesine yansıdığını, boşanma derecesine gelecek kadar psikolojisinin bozulmuş durumda olduğunu, bir polisin 3 yılda, bir askerin 2 yılda, bir öğrenmenin 4 yılda zorunlu hizmetini tamamladığını, kendisiyle birlikte doğuya ve batıya atanan arkadaşlarının tayin işleri yapılmasına ve defalarca dilekçe yazmasına rağmen personel ihtiyacı var denilip işlem yapılmadığını, halbuki Hakkari Gençlik ve
Spor İl Müdürlüğünde yeterli sayıda (200’e yakın) personel bulunduğunu ifade ederek; Şanlıurfa veya Mardin Gençlik Spor İl Müdürlüğüne tayininin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Gençlik ve Spor Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün 07/04/2020 tarihli ve
sayılı yazısında özetle;
2.1) Bakanlık personelinin yer değiştirme suretiyle atamalarında henüz Bakanlığa ait atama
yer değiştirme yönetmeliğinin bulunmadığı, Bakanlık personelinin yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin yönetmelik bulunmadığından zorunlu hizmet bölgelerinin de bulunmadığı, Bakanlık personelinin mazeretlerine dayalı olarak çerçeve yönetmelik olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin referans alınmakta olduğu,
2.2) Başvuranın, annesinin sağlık sorunları bulunduğunu ve bu nedenle Şanlıurfa Gençlik ve
Spor İl Müdürlüğüne naklen geçmek istediğini belirttiği, Bakanlıkça birimler tarafından tayin talebinde bulunan personel hakkında görüş bildirilmesinin istenildiği, bildirilen görüşlerin bağlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu görüşlerin atama çalışması yapılırken kadro durumu, birimden naklen gitmek isteyen personel, birime naklen gelmek isteyen personel, sunulan hizmetin bağlayıcı niteliği, kadro unvanı, çalışma barışı vb. hususların değerlendirilmesinde sadece kanaat oluşturduğu,
2.3) Başvuranın mazeretine dayandırdığı annesine ait sağlık kurulu raporunun
incelenmesinde; referans olarak alınan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme
Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre annesinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğine dair bir ifadenin bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca raporun 03/05/2017 tarihinde alındığı ve raporun geçerlilik süresinin 1 yıl olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla tayin talebinin sağlık mazeretine bağlı yer değişikliği olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, diğer taraftan ilgili, annesine refakat edecek başka kimsenin olup olmadığına ilişkin başkaca bir bilgi veya belgede sunmadığı, bununla birlikte söz konusu raporda annesinin ağır özürlü olmadığı tespit edilen başvuranın referans alınan yönetmeliğin Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliğine ilişkin Ek 3 üncü maddesine göre de naklen tayini yapılamayacağının anlaşıldığı,
2.4) Mazeretlerine istinaden tayin talebinde bulunan personelimin taleplerinin yıl içerisinde
değerlendirmeye alınıp yerine getirilmeye çalışıldığı, talebi yerine getirilemeyen personel için talebin reddedildiği veya işlemden kaldırıldığı ile tekrar talep toplanması gibi geri bildirimde bulunulmadıkça taleplerin geçerliliğini korumakta olduğu,
2.5) Hakkari, Şanlıurfa ve Mardin Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerimize ait kadroların dinamik
olması nedeniyle doluluk ve boş olma durumları süreç içerisinde tenkis ve tahsis işlemleri ile değişiklik arz ettiği,
2.6) 10/07/2018 tarihinde yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı hakkında
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 184üncü ila 216 ncı maddelerinde Bakanlık teşkilat yapısının yeniden düzenlendiği, bu bağlamda kadroların yeniden düzenlendiği, kadro hareketlerinde Personel Genel Müdürlüğü’nün yetkili kılındığı, buna göre Bakanlığın
Merkez ve Taşra Teşkilatına tahsis edilen kadrolarda görev yapan personelin mazeretlerine binaen tayin taleplerinin 04/07/2019 tarihli ve sayılı yazıyla merkez ve taşra teşkilatımızdan yeniden istendiği, bu minvalde 2019 yılında başvuran hariç Memur unvanında 1 personelin Hakkari Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünden Van
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne tayin talebinde bulunduğu, söz konusu talebin de yerine getirilemediği, diğer Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinden Hakkari Gençlik ve Spor İl
Müdürlüğüne ise Memur unvanında naklen tayin olmak isteyen personelin bulunmadığı,
2.7) Kısıtlı imkanlar dahilinde yapılan naklen tayin işlemlerinde her talepte bulunan
personelin memnun olabileceği idari bir işlemin yerine getirilmesine imkan bulunmamakla birlikte, süreç içerisinde taleplerin tekrar değerlendirme olasılığı bulunduğu, … ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde;
“Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirler alır.”
3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
5.1) “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde;
“Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.
… İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.
… Memurların atanamayacakları yerler ve bu yerlerdeki görevler ile kurumların özellik arz eden görevlerine atanabilmeleri için hangi kademelerde ne kadar hizmet etmeleri gerektiği ve yer değiştirme ile ilgili atama esasları Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. Kurumlar atamaya tabi olacak personeli için bu yönetmelik esaslarına göre Devlet Personel Başkanlığının görüşünü almak suretiyle bir personel ve atama planı hazırlar”
5.2) “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı
maddesinde; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.”
6) 10/07/2018 sayılı ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 numaralı
Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin
“Personel Genel Müdürlüğü” başlıklı 193 üncü maddesinde;
“(1) Personel Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
…b) Bakanlık personelinin atama, nakil, terfi, emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yürütmek,”
7) 25/06/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının
Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin,
7.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu Yönetmelikte geçen; a) Yer değiştirme suretiyle atanma, aynı kurumda çalışan memurların, bu Yönetmelikte tespit edilen hizmet bölgelerine belirli süreler dahilinde 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun değişik 76 ncı maddesindeki esaslar çerçevesinde atanmasını, … ifade eder.”
7.2) “Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Göz Önünde Bulundurulacak Hususlar”
başlıklı 9 uncu maddesinde;
“Yer değiştirme suretiyle atanmalar, Devlet Memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu göz önünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dahilinde yapılır.”
7.3) “Sağlık Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 13’üncü maddesinde;
“Memurun sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi gerekir. ”
7.4) “Özel Yönetmelikler” başlıklı 28 inci maddesinde;
“Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tespiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz.”
7.5) “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü maddesinde;
“İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.
Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır. Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır..” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın
talebinin kabulü ile başvuranın tayininin en kısa sürede Şanlıurfa iline yapılması yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; 30/12/2013 tarihinden bu yana
Hakkari Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde görev yapmakta olduğundan bahisle Şanlıurfa veya Mardin Gençlik Spor İl Müdürlüğüne tayininin yapılmasını talep etmektedir.
10) İdareler idari işlem tesis ederlerken bağlı yetki veya takdir yetkisi kullanmaktadırlar. Bir
idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden bahsedilir. İdarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden bahsedilir.
11) Kamu hizmetlerinin nasıl yerine getirileceğinin ve alınacak kararların her birinin önceden
öngörülerek bütün unsurlarıyla ayrıntılı bir şekilde yasayla düzenlenmesine imkân bulunmaması nedeniyle; hem kanunların uygulanmasını, kaynakların uygun şekilde kullanılabilmesini, kamu hizmetlerinin iyi işlemesini ve kamu düzeninin sağlanmasını temin etmek amacıyla, hem de idareye tanınan takdir yetkisinin hangi çerçevede kullanılacağını belirlemek amacıyla, Bakanlar Kurulu veya idareler tarafından kanunlara uygun olmak koşuluyla yönetmelikler veya benzeri ikincil düzenlemeler tesis edilebilmektedir. Bu durum, idareye tanınan takdir yetkisinin objektif bir hale gelmesi, hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir kuralların ortaya konması, idarenin eşitliğe aykırı ve keyfi uygulamalarına karşı koruyucu bir önlem olması, bireylerin idarenin eylem ve işlemlerde kendilerine uygulanacak hukuk kurallarının neler olduğunu bilmesi ve davranışlarını ona göre ayarlayabilme imkanına sahip olması ve böylece hukuki belirliliğin sağlanması açısından hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak kabul edilmektedir.
12) Hiç kuşkusuz idarenin takdir yetkisinin bulunması keyfi davranması anlamına
gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.
13) Burada asıl dikkat edilmesi gerekli olan husus, söz konusu düzenleyici işlemlerin
Anayasa’dan başlayarak kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük vb. üst hukuk normlarına aykırı olup olmadığı, bu konuda üst hukuk normlarından kaynaklanan bir yetkinin bulunup bulunmadığı, takdir yetkisinin kamu yararına ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığıdır.
14) Anayasamızın 17 nci maddesinde herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve
geliştirme hakkına sahip olduğu, 5 inci maddesinde Devletin amaç ve görevlerinde birinin de insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğu, 41 inci maddesinde Devletin toplumun temeli olan ailenin huzur ve mutluluğunu devam ettirilmesi ve bu yolla kamu hizmetlerinin verimliliğinin artırılması amacıyla gerekli tedbirler almakla ve teşkilatını kurmakla görevli olduğu, 49 uncu maddesinde Devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirler almakla yükümlü olduğu, 56 ncı maddesinde ise Devletin herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak üzere gerekli tedbirleri alacağı düzenlenmiştir.
15) Aynı şekilde, yüksek yargı kararlarında, Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal
hukuk devleti; kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişilerin hakları ile kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek çalışanlarını koruyan devlet olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsam içinde kişileri mutlu kılmak, onların hayat mücadelesini kolaylaştırmak, insan haysiyetine yaraşır onurlu bir hayat sürdürmelerini sağlamak gibi hususların da yer aldığı kuşkusuzdur.
16) Diğer yandan, Ülkemizin taraf olduğu ve 13/01/2004 tarihli ve 23545 sayılı Resmi
Gazetede yayınlanan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 155 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamına İlişkin Sözleşmesinin 3 üncü maddesinde “Ekonomik faaliyet kolları” teriminin, kamu hizmetleri dahil olmak üzere, işçi çalıştırılan bütün kolları kapsadığı, “İşçiler” teriminin kamu çalışanları dahil olmak üzere istihdam edilen bütün kişileri kapsadığı, “İşyeri” teriminin, işçilerin işleri nedeniyle gitmeleri veya bulunmaları gereken ve işverenin doğrudan veya dolaylı kontrolü altında bulunan bütün yerleri kapsadığı, “Sağlık” teriminin, işle bağlantısı açısından, sadece hastalık veya sakatlığın bulunmaması halini değil, aynı zamanda, çalışma sırasındaki sağlığı etkileyen fiziksel ve zihinsel unsurları da kapsadığı; 5 inci maddesinde, üye devletlerin, işin maddi unsurları ile işi yapan veya nezaret eden kişiler arasındaki ilişkiler ve makine teçhizat, çalışma süresi, işin düzenlenmesi ve iş usullerinin işçilerin fiziksel ve zihinsel kapasitelerine uyarlanmasını dikkate alacağı kurala bağlanmıştır.
17) İş ilişkisinden kaynaklanan ve işin yerine getirilmesinde tabi olunan hak ve borçların
tümü “çalışma koşulları” olarak değerlendirilmektedir. Yukarıda bahsi geçen uluslararası sözleşme hükümlerinden de görüleceği üzere, çalışanın işini huzur içerisinde görmesi, çalışanların tümü için en temel insan haklarından biri olarak sayılmaktadır. Kamu hizmetlerinde istenilen verimliliğin sağlanabilmesi açısından çalışma ortamı koşullarının önemi oldukça büyüktür. Bu nedenle çalışma ortamı koşullarının fiziksel ve psikolojik açıdan çalışanlara rahatsızlık vermeyen, sıkıntıya yol açmayan, sorunlardan arındırılmış bulunması ve çalışanların yeterli ve güvenli çalışma ortamına sahip olabilmesi için her türlü önlemin alınmış olması gerekmektedir.
18) Kanun koyucu da, hem kamu görevlilerinin naklen atanmalarını kurala bağlamak ve
kolaylaştırmak amacıyla bazı düzenlemeler yapma yoluna gitmiş; bu kapsamda 657 sayılı
Kanun’un 72 nci maddesinde kurumların personelin yer değiştirme suretiyle atamasını yaparken uyması gereken genel esaslar belirlenmiş, bu konuda genel bir yönetmelik çıkarılacağı düzenlenmiş, 76 ncı maddesinde ise memurların kurumlarınca naklen atanmaları düzenlenmiştir.
19) 657 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinde yer alan yer değiştirmeyle ilgili atama esaslarının
Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği yönündeki hükme dayanarak hazırlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmelik vasıtasıyla, devlet memurlarının aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanmalarına yönelik işlemlerin temel ilkeleri belirlenerek, bu tür atamaların ne şekilde uygulanacağına ilişkin genel çerçeve belirlenmiş; bu Yönetmeliğin
28 inci maddesiyle de, idarelerin Yönetmeliğe aykırı olmamak kaydıyla ve Devlet
Personel Başkanlığı’nın görüşünü almak suretiyle kendi özel yönetmeliklerini çıkarmaları öngörülmüştür.
20) Somut olayımızda, başvuran 30/12/2013 tarihinden bu yana Hakkari Gençlik ve Spor İl
Müdürlüğünde görev yapmakta olduğunu, ailesiyle birlikte 7 yıldır Hakkari’de yaşadığını, Hakkâri’nin ulaşım durumunun ve terör bölgesi olmasının hem kendisinin hem de eşinin ailelerini görmeleri ve gidiş gelişler konusunda sıkıntı oluşturduğunu, zorunlu hizmet süresinin bulunduğu kurumlara tabi personelin bu bölgede 2 ila 5 yıl görev yapmasının öngörüldüğünü, bahsi geçen bu süreler geçtikten sonra istekleri dahilinde başka yerlere atanabildiklerini, kendisiyle birlikte atanmış olan kişilerin tayin işlemlerinin yapıldığını, defalarca talepte bulunmasına rağmen atamasının yapılmamasının çalışmasına ve ailesine yansıdığını, aile olarak psikolojilerinin boşanma derecesine gelecek kadar bozulmuş durumda ifade etmekte; idare ise, Gençlik ve Spor Bakanlığına ait bir atama ve yer değiştirme yönetmeliği bulunmadığını, bu sebeple çerçeve yönetmelik olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin referans alınmakta olduğu, başvuranın annesinin sağlık mazereti gerekçesiyle yer değiştirme talebinde bulunduğunu, ancak ekte sunduğu sağlık raporunun 03/05/2017 tarihinde alındığının ve raporun geçerlilik süresinin 1 yıl olduğunun tespit edildiğini, ayrıca raporda yazan engel durumunun ağır engelli olmadığını, annesine refakat edecek başka kimsenin olup olmadığına veya tedavisinin görev yapmakta olduğu yerde yapılmasının mümkün olup olmadığına ilişkin başkaca bir bilgi veya belgede sunmadığını, dolayısıyla başvuranın tayin talebinin sağlık mazeretine bağlı yer değişikliği olarak veya Yönetmeliğin Ek 3 üncü kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığını ifade etmektedir.
21) Başvuran tarafından idareye sunulan 05/07/2019 tarihli ve sayılı dilekçesinde,
annesinin sağlık sorunları nedeniyle Şanlıurfa İl Müdürlüğüne atanmayı talep ettiği ve annesine ait 03/05/2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunu sunduğu görülmekle birlikte; başvuranın Kurumumuza yaptığı başvurusunda tayin talebinde bulunmasının nedeninin Hakkari ili ile ailelerinin yaşadığı Şanlıurfa iline ulaşım imkanlarının zorluğu ve bu sebeple aile içerisinde yaşadıkları huzursuzluk olduğu anlaşılmakta, ayrıca başvuran tarafından 24/02/2020 tarihli ve sayılı dilekçesinde yine annesine ait 03/05/2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunu sunmuş olsa da dilekçe içeriğinde
Hakkari ilinde uzun yıllar kalmalarının aile içi şiddetli geçimsizliğe ve psikolojik olarak sorunlar yaşamalarını da gerekçe gösterdiği görülmektedir.
22) Dolayısıyla, başvuranın annesinin sağlık/engellilik mazeretinin tayin talebinde
bulunmasının görünürdeki sebebi olduğu ve gerekçelerden birini oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, idarenin başvuranın çerçeve yönetmelikte yer alan sağlık mazeretine ve engellilik mazeretine bağlı yer değişikliğine ilişkin hükümlere uygun başvuruda bulunmadığını gerekçe göstererek başvuranın talebini reddetmesine yönelik işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı düşünülebilir ise de; yer değişikliği yönetmelikleri olan idarelerin yönetmeliklerinde herhangi bir mazerete dayanmaksızın personelinin isteğine bağlı olarak ve hizmet sürelerini veya puanlarını dikkate alarak yer değişikliği yapılabilmesine yönelik hükümlerin yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, yer değiştirme sebeplerinin Devlet Memurlarının Yer Değiştirme
Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğinde yer alan mazeret halleri ile sınırlı olmadığı, idarelerin 657 sayılı Kanun’un 72 inci ve 76 ncı maddelerindeki genel esaslara dayanarak da takdir yetkisini kullanarak yer değişikliği işlemi yapabileceği anlamına geldiğinden; kendi atama ve yer değiştirme yönetmeliği olmayan idarenin yer değişikliği talebinin asıl sebebi 7 seneye yakın bir süredir Hakkari’de yaşaması ve buna bağlı olarak yaşadığı ailevi sorunlar olan başvuranı 657 sayılı Kanun’undaki genel esaslara göre naklen atamasının önünde hukuki bir engel olmadığı değerlendirilmektedir.
23) Yukarıda yer verilen Anayasa hükümleri, taraf olduğumuz uluslararası sözleşme
hükümleri ve takdir yetkisini kullanılmasına ilişkin genel kurallara dayalı olarak, idarelerin, kurum içi yer değişikliği taleplerinde, mevzuatta öngörülen zorunlu durumlar dışında, personelin ihtiyacını ve motivasyonunu, buna bağlı olarak personelin verimliğini ve huzur içinde çalışmasını da ön planda tutması gerektiği açıktır.
24) Zira, kamu yönetiminin geçirdiği değişim ile birlikte klasik personel yönetimi de
dönüşmüş ve kamuda modern insan kaynakları anlayışı benimsenmeye başlanmıştır. Bu kapsamda; iyi yönetim ilkelerini kendine rehber edinen idareler insan kaynaklarının kurumsal amaçlar doğrultusunda en etkin ve verimli bir biçimde kullanılmasını artık bir zorunluluk olarak görmelilerdir. Bu kapsamda; Kamu kurum ve kuruluşlarının verimli ve etkili olabilmesi için her bir çalışanın bireysel kapasitesini ve mümkün olan en üst düzeyde çalışma arzusunu arttırmak gerekliliği kabul edilmeli ve bu yönde gereken tedbirler alınmalıdır.
25) Öte yandan, başvuranın 05/07/2019 tarihli ve sayılı dilekçesinin yetkili makam
olan Personel Genel Müdürlüğüne iletilmesine ilişkin Hakkari Gençlik ve Spor İl
Müdürlüğünün 12/07/2019 tarihli ve sayılı yazısında başvuranın tayininin yapılmasının Müdürlükçe uygun görüldüğü belirtilmiştir. Bu konuda, idare tarafından birimlerce bildirilen görüşlerin bağlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu görüşlerin kadro durumu, birimden naklen gitmek isteyen personel, birime naklen gelmek isteyen personel, sunulan hizmetin bağlayıcı niteliği, kadro unvanı, çalışma barışı vb. hususların değerlendirilmesinde sadece kanaat oluşturduğu ifade edilmekte ise de; idarelerin merkezi birimlerin taşradaki personelin durumunu taşradaki birim yöneticilerinden daha iyi bildiklerinin kabul edilmesi gerektiği, takdir yetkisi kullanılırken taşradaki birim yöneticilerinin görüşlerine önem atfedilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
26) Kaldı ki, idarenin başvuranın talebini kadro durumu ve yer değişikliği talep sayıları
nedeniyle reddetmediği, bu konuda herhangi bir gerekçe sunmadığı, idarenin gerekçesinin başvuranın talebinin çerçeve yönetmelikteki hükümlere uygun olmaması olduğu görülmektedir. Kadro sayıları açısından bakıldığında, 2019 yılının Temmuz ayı itibariyle Hakkari ilindeki boş kadro oranının Şanlıurfa ilindeki boş kadro oranına göre daha fazla olduğu görülmekle birlikte, yeniden yapılan kadro planlaması sonucunda 2020 yılının Nisan ayı başı itibariyle Hakkari ilinde ve Şanlıurfa ilindeki doluluk oranının tam olarak dörtte üç oranında olduğu, diğer bir ifadeyle aynı oranda boş kadro bulunduğu tespit edilmiştir.
27) Ayrıca, Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte yer
alan ve Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren illerinin gruplandırıldığı Ek 1 sayılı cetvele göre, başvuranın görev yapmakta olduğu Hakkari ili ile naklen atanmayı talep ettiği Şanlıurfa ilinin aynı hizmet bölgesinde yer almaktadır. Zorunlu hizmet bölgesi belirleyen idarelerde, bu bölgedeki ortalama hizmet süresinin ortalama 4-5 yıl olarak belirlenmiş olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, başvuranın hem kendisinin hem de eşinin ailesinin bulunduğu aynı hizmet grubundaki Şanlıurfa iline atanmayı talep ettiği dikkate alındığında, başvuranın talebinin suiistimal içermediği, kadro sayısının uygun olduğu ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
28) Bütün bunların yanında, idari belirlilik ilkesi uyarınca, idarenin en kısa sürede yer
değişikliği yönetmeliğini hazırlaması ve bu yolla personelin yer değişikliği işlemlerinin idarenin yapısına ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
29) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın Anayasal ilkeler,
uluslararası sözleşme hükümleri, yer değişikliğine ilişkin kanun hükümleri ve takdir yetkisine ilişkin genel esaslar göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın uzun süredir görev yaptığı Hakkari ilinden ailelerinin bulunduğu Şanlıurfa iline tayin talebini reddedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, idarenin yer atama yönetmeliği bulunmasa da 657 sayılı Kanun’un 72 nci ve 76 ncı maddeleri uyarınca başvuranı naklen atamasının önünde herhangi bir hukuki engel de bulunmadığı değerlendirildiğinden, başvuranın tayinini en kısa sürede Şanlıurfa iline yapılması konusunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme
30) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiştir.
31) Bu kapsamda yapılan incelemede, başvuranın birçok kişinin başka illere tayin olduğu
yönündeki iddiasının incelenmesi için talep ettiğimiz son 5 yıl içerisindeki yapılan atamalara ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza gönderilmediği, bu konuda 10/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi miat kabul edilerek cevap verildiği görülmektedir. Ancak, her ne kadar bahsi geçen Kararname vasıtasıyla
Gençlik ve Spor Bakanlığının teşkilat yapısında bazı değişiklikleri yapılmış olsa da, daha öncesinde İl Müdürlüklerinin Bakanlığa ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı olduğu, memur düzeyindeki atamalar konusunda Spor Genel Müdürünün yetkili olduğu, yeni yapılanmayla birlikte söz konusu atamaların Personel Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı, dolayısıyla personel atamaları bakımından bir değişiklik yapılmış olmakla birlikte yapısal olarak taşra teşkilatında bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki idarenin sürekliliği açısından yeniden yapılanma öncesine ait belgelerin muhafazasının gerektiği, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin Bakanlık merkez birimlerinde bulunmasa bile Hakkari İl Müdürlüğünden temin edilerek gönderilebileceği aşikardır.
Ayrıca, başvuranın önceki dilekçeleri açısından da idarenin 10/07/2019 tarihini esas aldığı, söz konusu tarihten önceki başvurulara ilişkin belgeleri Kurumumuza gönderilmediği anlaşılmış olup, bu bilgi ve belgelerin de İl Müdürlüğünden temin edilmesi mümkündür. Bu çerçevede, idarenin 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasında Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak istediği bilgi ve belgelerin bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde verilmesinin zorunlu olduğu hükmüne rağmen, idarece
Kurumumuzca talep edilen tüm bilgi ve belgeler Kurumumuza gönderilmediğinden idarenin “kanunlara uygunluk” ilkesine aykırı hareket ettiği tespit edilmiştir.
32) Diğer yandan, idarece, personelin taleplerinin yıl içerisinde değerlendirmeye alınıp yerine
getirilmeye çalışıldığı, talebi yerine getirilemeyen personel için talebin reddedildiği veya işlemden kaldırıldığı yönünde geri bildirimde bulunulmadıkça talepler geçerliliğini koruduğu, süreç içerisinde taleplerin yeniden değerlendirme olasılığı bulunduğu ifade edilmekte ise de, başvuranın talebi konusunda Kurumumuza çerçeve yönetmelikte yer alan sağlık ve engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği hükümlerine uymadığı için yerine getirilemeyeceği şeklinde cevap verildiği dikkate alındığında, idarenin başvuranın talebine yönelik kararının belli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, atama taleplerine ilişkin talep dilekçeleri 3071 sayılı Dilekçe Kanunu kapsamına girmekte olup, idarelerin bu
Kanun kapsamında gerekli cevapları vermeleri gerekmektedir. Bunun yanında, personelin atanma talep dilekçelerinin cevaplanmaması durumunda 2577 sayılı Kanun’un uyarınca 60 gün geçtikten sonra zımni ret olarak kabul edilmektedir ve bu süre geçtikten sonra açılan davalar yargı mercilerince kabul edilmektedir. Bu açıdan, idarenin yıl içerisindeki taleplerin geçerliliğini koruduğu şeklinde bir teamül oluşturarak bunu personeline duyurması da uygun değildir. Bu uygulama personel lehine bir uygulama gibi gözükse de, ilgilileri dava açıp açmama konusunda muhayyer bırakmakta, talepleri kabul edilmeyecek personelin beklenti içerisine girmesi nedeniyle dava açma süresini kaçırmalarına neden olabilmektedir. İdareden beklenen bu yöndeki talep dilekçelerini
3071 sayılı Kanun uyarınca cevaplaması veya 2577 sayılı Kanun uyarınca zımnen ret
anlamına geldiği şeklinde bir anlayış geliştirmesi veyahut 2577 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca kesin olmayan cevap niteliğinde bir cevap vermesi, böylece ilgililerin yargı yoluna başvurma konusunda karalarını verebilmelerini sağlamasıdır. Bu çerçevede, idarenin “haklı beklentiye uygunluk”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine de aykırı hareket ettiği tespit edilmiştir. Bu itibarla, idarenin bundan böyle söz konusu ilkelere de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
33) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren
30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava
açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Van İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın tayininin en kısa sürede Şanlıurfa iline yapılması konusunda GENÇLİK ve
SPOR BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi