| 8. Daire 1982/621 E. 1983/2756 K. |
|
Davacı :……. kendi adına asaleten, çocukları adına velayeten, Vekili : 1. Av. …….,2. Av. ……. Davalı : ……. Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ……. Davanın Özeti : Müvekkilinin eşi ve babalan …….”nın ……. yeraltı geçidinde çıkan yangında ölmesi nedeniyle, maruz kaldıkları 350.000 lira (üçyüz elli bin) maddi, 70.000 lira (yetmiş bin) manevi zarar tutarı 420.000 lira (dörtyüz yirmi bin) liranın kanuni faizi ile birlikte davalı idareden hükmen tahsili isteminden ibarettir. Savunmanın Özeti : Ölüm tarihine nazaran, dava açma süresi geçirildikten sonra açıldığı nedeniyle davanın evvela süre aşımından, sonra da yangın çarşı içerisinde 101 nolu dükkanda vitrinde aşırı elektrik yüklenmesi sonucu kontaktan doğduğu, Belediyeye bu yüzden kusur yükletilmeyeceği, ayrıca murisin kurala aykırı davranışı sebebiyle kendi kusuru sonucu ölüm meydana geldiğinden, davanın reddi gerekeceği yolunda savunma verilmiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: T.K. Danıştay Savcısı F.K.”nin Düşüncesi: Davacı eşinin ölümünden davalı ……. Belediyesinin kusurlu olduğunun ölüm olayı ile ilgili belgelerden anlaşılmasına binaen davacının istediği miktarda tazminatın davalı Belediye tarafından ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hükmü veren Danıştay Sekizinci dairesince işin gereği görüşüldü: ……. yeraltı geçidindeki yangın 25.12.1975 günü saat 00.30”da meydana gelmiş ise de davacıların murisi ……. 30.12.1975 tarihinde Morg da kayınbiraderi tarafından teşhis edilebildiğinden 27.12.1976 tarihinde adli yargı yerinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı gibi, 521 sayılı kanunun 68 maddesinde yazılı sürenin de geçirilmeden davanın Danıştay”da açıldığı anlaşıldığından davalı idarenin bu yöndeki iddiaları varit görülmeyerek işin esasına geçildi. Davacıların Murisi …….”nın Belediyeye ait ……. yeraltı geçidindeki çarşıda meydana gelen yangında karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda yanarak öldüğü olayda ihtilafsızdır. Yeraltı geçitleri ve bunların içerisindeki çarşılar umuma mahsus yerlerden olup, bu gibi yerlerde Belediyeler 1580 sayılı Kanun gereği olarak umumun gelip geçmesine engel olacak, onlara zarar veya rahatsızlık verecek veya kaza çıkaracak şeyleri kaldırmak, yangın çıkmasını önleyecek tedbirleri almak, başka bir deyimle bu yerleri devamlı olarak gözetim ve denetim altında tutmak, geçiş yönünden güvenli bir ortam sağlamak zorunluluğundadır. Davalı belediye kanunen kendisine verilmiş olan bu görevi yerine getirmediği, bu yüzden davacıların murisinin ölümüne neden olduğu anlaşıldığından, diğer sorumlulara rücu hakkı mahfuz kalmak şartı ile kusurlu bulunup bulunmadığının bakılmaksızın davacıların uğradığı zararın ödemesi gerekir. Bu itibarla 350.000 (üç yüz elli bin) lira maddi, 70.000 (yetmiş bin) lira manevi olmak üzere toplam, 420.000 (Dört yüz yirmi bin) lira tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, maddi tazminata dava tarihinden itibaren hesaplanacak şekilde yasal faiz yürütülmesine, alınması gereken 12.570 lira nispi harçtan peşin ödenen 4.113 liranın mahsubu ile kalan 8457 (Sekiz bin dört yüz elli yedi) liranın davacıya tamamlattırılmasına, 30.800 (Otuz bin sekiz yüz) lira Avukatlık Ücreti ile 13.029 (On üç bin yirmi) lira yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine 16.12.1983 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: Dava, davacının eşi ve babasının yeraltı geçidindeki yangında ölmesi nedeniyle toplam 420.000 lira tazminat talebiyle açılmıştır. Davalı belediye, sürenin geçirildiği ve yangının kendi kusurundan kaynaklanmadığı savunmasını yapmıştır. Danıştay, belediyenin yangın öncesi gerekli tedbirleri almadığını belirleyerek, davacının talebinin haklı olduğuna ve tazminatın ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca, davacıya avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin de ödenmesine hükmedilmiştir. |