ÖZET: Başvuru, Bursa’nın Karacabey ilçesinde yer alan bir parselin sahibi tarafından, su sondaj belgesinin taahhütname olmaksızın verilmesi talebiyle yapılmıştır. Başvuran, daha önce yapılan başvurularında gerekli belgeleri sunmadığı için talebinin reddedildiğini belirtmektedir. İlgili idare, mevcut bir kuyunun etkisi altında kalmaması gerektiği ve bu nedenle kuyu yerinin değiştirilmesi gerektiği hususunda başvuru sahibini bilgilendirmiştir. Ancak, başvuran ısrarla talep ettiği noktada kuyu açmak istemektedir.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, başvuru sahibinin gerekli belgeleri tamamlamadığı ve mevcut kuyunun etkisi altında kalacak bir konumda kuyu açma talebinin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. İdarenin, yeraltı sularının korunması ve yönetimi konusunda belirlediği kurallar çerçevesinde hareket ettiği, başvuru sahibinin taleplerinin ise bu kurallara uygun olmadığı tespit edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu ve başvurunun reddi yönünde karar almıştır. Başvuranın, su hakları konusunda taahhütname sunmaması nedeniyle başvurusu kabul edilmemiştir. İlgili mevzuat, yeraltı sularının korunmasını ve yönetimini öncelikli hedef olarak belirlemektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/3924-S.24.6182

BAŞVURU NO : 2024/682

KARAR TARİHİ : 05.04.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, taahhütname imzalamadan sondaj belgesinin tarafına verilmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 15.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuru dilekçesinde özetle başvuran, Bursa ili Karacabey ilçesi mahallesi Ada

Parselin sahibi olduğunu iddia etmektedir. Başvuran, söz konusu yerde su sondaj talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 18/01/2024 tarih ve S. sayılı yazısına istinaden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

1.Bölge Müdürlüğü Yeraltısuları Şube Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 06/02/2024 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Konuyla ilgili 21.06.2022/ sayılı yazı ile aranacak yeraltı suyu için yeraltı suyu arama belgesi

talep edildiği, sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede güncel tarihli tapu eksikliği ve sondör değişikliği nedeniyle dosyanın teknik sorumluya 28.06.2022 tarihinde elden teslim edilerek iade edildiği,

2.2) 28.06.2022/ sayılı yazı ile tekrar yeraltı suyu arama belgesi talebinde bulunulduğu, Yeraltı

Suyu Arama Belgesi talep edilen kuyu parselde olup komşu parselinde ve kuyu açılmak istenilen noktaya yaklaşık 115 m mesafede önceki yıllarda (25.03.1996) Kurumdan alınan Yeraltısuyu Kullanma

Belgesi olan ve 20.04.2020 tarihinde yenilenen belgeli kuyu bulunduğu, arama belgesi talep edilen kuyu yerinin ”DSİ Yeraltısuları Teknik Yönetmeliği Bölüm 3.1.1.5” Kuyu hiçbir zaman mevcut kuyunun tesir sahası içerisinde şeçilmemeli ” şeklindeki düzenleme uyarınca, açılacak kuyunun mevcut kuyuyu olumsuz etkilememesi gerektiği, bu nedenle kuyu yerinin mevcut belgeli kuyudan yine arazisi içerisinde kalmak şartı ile uzaklaştırılması gerektiği hususunun başvuru sahibine sözlü olarak bildirildiği, fakat, kuyu yeri seçiminin talep ettiği nokta olması konusunda başvuru sahibinin ısrarcı olduğu, çeşitli defalar tüm yazışmalarda belirtilmesine rağmen ortaya çıkabilecek olumsuzluğun giderilmesine dair noter onaylı taahhütname alınması gerektiği ve eksik evrak (167 Sayılı Yeraltısuları Hakkındaki Kanun Madde-13,

Yeraltısuları Tüzüğü 8.a) nedeniyle 15 gün süre verilerek eksikliklerin tamamlanması için fenni mesule resmi yazı ile iletildiği (03.08.2022 tarih Sayılı yazı), ancak, bugüne kadar yeniden yeraltı suyu arama belgesi başvurusunda bulunmadığı,

2.3) Konuyla ilgili 2022-2023 yılları arasındaki farklı kurum ve kuruluşlar nezdinde (Karacabey

Cumhuriyet Başsavcılığı, Bursa Valiliği, Cimer vd.) yapılan şikayetler üzerine yazışmalar yapıldığı, Bursa

Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünce soruşturma izni verilmemesine ve Karacabey Cumhuriyet

Başsavcılığı’nca alınan ”işlem yapılmasına yer olmadığına” dair karar verildiği, ancak, iade edilen talebin, başvuru sahibinin mülkiyetinde bulunan parselde ilgili yönetmeliğin belirttiği şartları haiz ve fenni mesul aracılığı ile kuruma bu güne kadar bir müraacatı olmamasına rağmen belirli aralıklarla da değişik ortamlar üzerinden şikayette bulunduğu,

2.4) Tüm vatandaşların taleplerinin 167 sayılı Yeraltısuları Hakkındaki Kanun ve diğer mevzuat

çerçevesinde değerlendirildiği, mer’i mevzuat hükümlerine göre yeni açılacak kuyu noktalarında çevrelerini olumsuz etkileyeceği öngörülen kuyu, kaynak vb su yapılarının olmaması şartının kadim hakların korunması amacına yönelik olduğu, bu bağlamda, somut olarak olumsuz etkilenip etkilenmeyeceği hususu kuyu açıldıktan sonra belirleneceği için ileride kadim haklara zararı olduğunda yeni kuyu açacak kişilerden “HUKUKİ SORUMLULUĞUN KENDİLERİNDE OLDUĞUNA DAİR” Taahütname istenildiği, burada amacın ileride olası olumsuzluklarda kadim hakların korunması olduğu, iade edilen müracaatı için mevzuatta belirtildiği gibi komşu ruhsatlı kuyudan uzaklaşarak etki mesafesi dışında ve meri mevzuata göre fenni mesul aracılığı ile başvurulması halinde konunun değerlendirilebileceği hususunun birçok kez yazışmada belirtildiği,

2.5) Konuyla ilgili sayılı alınan Hukuk Şube Müdürlüğü görüşünde özetle; İdarece

tesis edilen işlemlerin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, başvurucunun Yeraltısuyu Arama Belgesini hangi şartlarda ve hangi usulde alabileceği konusunda İdarece defalarca kendisine bilgilendirme yapıldığı halde başvurucunun bu bilgilendirilmelere rağmen gerekli esas ve usulleri yerine getirmediği, İdareye usulüne uygun başvuru yapmadığı halde birçok kurum ve kuruluşa yargı organlarına haksız şikayetlerde bulunduğunun mütalaa edildiği, hususlarına yer verildiği,

2.6) Bölge Müdürlüğünce Arama Belgesi başvuru dosyasında istenilen belgelerin, 1-Yeraltı suyu Arama

Belgesi İsteme Formu 2-Amaca uygun su ihtiyaç belgesi 3-Kuyu İnşa ve Tatbik Projesi 4-Kuyu Yerini

Gösterir 1/25000 Ölçekli Topoğrafik Harita (Çevresindeki kaynak, çeşme, kuyularla vd birlikte) 5-Ayrıntılı

Kuyu Yeri Krokisi (Kuyunun yeri açık bir şekilde gösterilecek) 6-Güncel Tarihli ve onaylı Tapu Bilgisi veya e-devletten alınmış WEBTAPU 7-Nüfus Cüzdanı Fotokopisi 8-Koordinatlı Kadastro Çapı ( ED 50 )

(2024 itibarı ile istiyoruz) 9-Bağlı Olunan Oda’dan Alınacak Sicil Durum Belgesi 10-Eğer; Hisseli tapu ise maliklerin noter onaylı Muvafakatnamesi 11-Eğer çevresinde kaynak, çeşme, kuyu vb su kaynakları varsa; Su hakları konusunda taahhütname (kadim haklar için) YAS Teknik Yönetmeliği, Bölüm.3.1.1.5) 12-Eğer

Vekaletname/ler (Fenni mesul imza atacaksa) 13-Eğer başvuru sahibi Tüzel kişilik ise İmza

Sirküsü/sirküleri 14-Eğer; Milli Park, SİT Alanı, Özel Çevre Koruma Alanı, RAMSAR vb sahalarda ilgili kurum görüşü 15-Eğer; Yenileme, isim, amaç, ünvan değişikliği vb işlem ise Eski Durum-Yeni Durum tablosu 16-Eğer; A tipi belgeler ise Hidrojeolojik Etüd Raporu Ve Ekleri 17-Eğer Kuyu yerinin yeraltı elektrik, gaz, kanalizasyon tesisi, havai yüksek gerilim hattı, doğalgaz boru hattı, petrol boru hattı, sel yatakları, mesken, bina, lağım vb etkilenmemesi hk Teknik Rapor (YAS Teknik Yön. Blm.3.1.1.6) şeklinde düzenlendiği,

hususlarına yer verildiği görülmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Anayasamızın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, /

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrasında; Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, Denilmektedir.

5) 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un;

5.1) “Yeraltı sularının mülkiyeti” başlıklı birinci maddesinde; “Yeraltı suları umumi sular meyanında olup

Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.Bu suların her türlü araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili bu kanun hükümlerine tabidir.”

5.2) “İlan edilmiş yeraltı suyu işletme sahaları içinde kuyu açılması” başlıklı 4’ünci maddesinde; “Yeraltı

suyu işletme sahaları içinde 8 inci madde hükmüne göre belge alınarak açılması gereken kuyuların adedi, yerleri, derinlikleri ve diğer vasıflariyle çekilecek su miktarı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü tarafından tayin ve tesbit edilir. Yeraltı suyu işletme sahalarında 8 inci madde şümülüne giren her türlü yeraltı suyu tesisleri, Bayındırlık Bakanlığınca tanzim edilecek teknik talimatname hükümlerine göre meydana getirilir.

Kuyu açan kimse, bulunan suyun ancak kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmaya yetkilidir.

(Ek cümleler: 3/7/2003-4916/22 md.) Bu miktarı aşan sular ile sulama, kullanma ve işlenerek veya doğal haliyle içme suyu olarak satılmak üzere çıkarılan yeraltı suları, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki kaynak suları (mazbut vakıflara ait sular hariç), 2886 sayılı

Kanun hükümlerine uyularak il özel idarelerince kiraya verilir. Tahsil edilen kira gelirinden; yer altı veya kaynak suyunun çıktığı yer, köy sınırları içinde ise o yerdeki köy tüzel kişiliğine %15, belediye sınırları içinde ise ilgili belediyeye % 25 oranında pay verilir.(1) Faydalı ihtiyaç miktarı,tahsis edilecek maksada göre ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü tarafından tayin ve tesbit edilir.”

5.3) “İlan edilmiş yeraltı suyu işletme sahaları dışında yeraltı suyu aranması ve kullanılması” başlıklı 5’inci

maddesinde; “İlan edilmiş yeraltı suyu işletme sahaları dışında her arazi sahibi; arazisinde yeraltı suyu aramak, suyu bulduktan sonra, bunun kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmak hakkına maliktir. Ancak bu işler 8 inci maddenin şümülüne girdiği takdirde belge alınması mecburidir. Faydalı ihtiyaç miktarı dördüncü madde hükümlerine göre tayin olunur.”

5.4) “Komşu hakkı” başlıklı 6’ ncı maddesinde; “Arazisinde faydalı ihtiyaçları için yeter miktarda su

bulunmıyan veya bu suyu elde etmesi fahiş masrafı icabettiren bir kimsenin, komşu arazideki yeraltı suyundan istifade şartları 20 nci maddede sözü geçen yönetmelikte belirtilir

5.5) “Belge alınması ve bilgi verilmesi mecburiyeti” başlıklı 8’ inci maddesinde; “Aşağıdaki (a) ve (b)

fıkralarında beyan edilen kazıların yapılması veya kuyuların açılması için Devlet Su İşleri Umum

Müdürlüğünden belge alınması mecburidir: a) (Değişik: 4/7/1988 – KHK – 336/1 md.; Aynen Kabul:

7/2/1990 – 3612/38 md.) Su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tesbit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyular (el ile açılan kuyular hariç), b) Su temini maksadiyle, boyları ve kesitleri ne olursa olsun, ufki veya meyilli her türlü galeriler ve tüneller. Bu kazıların yapılması ve kuyuların açılması su temini maksadını gütmemesi halinde, bunlar hakkında belge aranmamakla beraber, Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün talebi üzerine bilgi verilmesi mecburidir.

5.6) “Arama belgesi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Yeraltı suyu aranmasında belge almayı icabettiren işler

için bir sene süreli arama belgesi verilir. Bu süre içinde, arama bitirilmezse; belge sahibinin, sürenin son ayı içinde müracaat etmesi şartiyle belge bir sene için temdit edilir. Bu süre zarfında da arama bitirilemezse; belge hükümsüz sayılır ve iş sahibi yeniden belge alır.

/

5.7) “Kullanma belgesi” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Arama belgesine dayanarak arazisinde yeraltı suyu

bulunan kimse, bu suyu kullanabilir. Ancak, bir ay içinde Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğüne müracaat ederek kullanma belgesi alır.”

5.8) “Belge için müracaat” başlıklı 13’ üncü maddesinde; “Arama, kullanma veya ıslah ve tadil belgesi

almak isteyen kimse, doğrudan, doğruya, bulunduğu yerdeki Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü teşkilatına, Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü teşkilatı yoksa, en yakın mülkiye amiri vasıtasiyle, Devlet Su İşleri teşkilatına müracaatla belge talebinde bulunur. Müracaat sahibine, bir ay zarfında,belge verilmek veya reddedilmek suretiyle cevap verilir.”

5.9) “Şartların tesbiti ve kontrolü” başlıklı 16’ ncı maddesinde; “Arama, kullanma, ıslah ve tadil

ameliyelerinin şartları ve kuyuların açılmasında fen elemanlarına tanınacak hak ve salahiyetlerle mesuliyetleri ve bu hususların kontrolü 20 nci maddede sözü geçen yönetmelikte belirtilir.

5.10) “Proje ve fenni mesuliyet” başlıklı 17’ nci maddesinde; “Bu kanun hükümlerine göre yeniden

yapılacak veya tadil ve ıslah edilecek her türlü yeraltı suyu tesislerinin etüd, proje ve aplikasyonları, yetkili elemanlarca yapılan tasdikli bir proje ve mesuliyete istinat eder. Satıh alüvyunları içerisinde açılan ve derinliği 8 inci madde gereğince ilan edilen haddi aşmayan kuyular bu hüküm dışındadır.

5.11) “Ceza hükümleri” başlıklı 18’ inci maddesinde; “(Değişik: 23/1/2008-5728/270 md.) Bu Kanundaki

vecibeleri yerine getirmeyenler bu hareketlerinden dolayı, diğer kanunlara göre suç oluşturmadığı takdirde, bu madde hükmüne göre cezalandırılırlar.

a) Belge almadan 8 inci maddedeki işleri yapanlar ile kasten yanlış bilgi verenler bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Ceza alınmakla beraber, kuyunun açılıp işletilmesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce bir mahzur görülmezse, sahibine gerekli belge verilir.

Aksi hâlde, kuyu kapatılır ve masrafı kuyuyu açtırandan alınır.

b) 10 ve 11 inci madde hükümlerine aykırı hareket edenlerle arama, kullanma, ıslah ve tadil faaliyetleri sırasında konulan şartlara riayet etmeyenler, müracaat formlarında istenen bilgileri vermeyenler, 8 inci maddenin son fıkrasındaki mecburiyete riayet etmeyenler beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, kuyu kapatılarak masrafı açtırandan alınır. Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.

6) 23.06.1972 tarih ve 14224 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren DSİ Yeraltısuları

Teknik Yönetmeliği’ nin;

6.1) “Genel Hükümler” başlıklı 1’inci Bölümünde;

6.1.1) 2. Belge İşleri

2.2. Belge için başvurma :

Belge almak isteyen kimse, istediği belge ile ilgili, örneği 2.7. madde­sinde görülen belge isteme formlarını, en yakın DSİ. Ünitesine başvurarak veya en yakın idare amiri vasıtasıyla temin eder. Bu formu eksiksiz, doğru ve aşağıdaki hususlara uygun olarak doldurur. İlgili DSİ. Teşkilâtına veya idare âmirine verir.

2.2.1.3. Yeraltısuyu aranacak havza veya alan DSİ. tarafından etüd edilmiş olsun veya olmasın, arama belgesi isteme formuna Yeraltısuları Kanununun 17 nci ve Yeraltısuları Tüzüğünün 7 nci maddesinde belirtilen teknik elemanlarca yapılmış ve kuyuda yapılacak her türlü işlemle, kuyunun çap ve derinliklerini gösterir kuyu projeleri eklenir. Projeler her kuyu için ayrı ve üçer adet olarak tanzim edilir.

6.2) “Kuyu Yapımı” başlıklı 3’üncü Bölümünde;

6.2.1) 1. Kuyu Yerleri

/

1.1. Kuyu yeri seçimi 1.1.5. Kuyu yeri hiç bir zaman mevcut bir kuyunun tesir sahası için­de seçilmemelidir.

1.1.6. (Değişik:RG-7/6/2011-27957) Kuyu yerinin yeraltı elektrik, gaz, kanalizasyon tesisi, havai yüksek gerilim hattı, doğalgaz boru hattı, petrol boru hattı, sel yatakları, mesken, bina, lağım mecraları, septik çukur, kanalizasyon, mezarlık, atık depolama tesisi, hayvan çiftliği, ağıl ve benzeri gibi yerleri etkilememesi ve bu yerlerden etkilenmemesi için teknik açıdan açılması gereken lokasyon ile bu yerlere uzaklığı teknik sorumlu tarafından hazırlanacak raporun DSİ tarafından kabulünden sonra belirlenir.

6.3) “Yeraltısuyunun İşletilmesi ve Kontrolü” başlıklı 5’ inci Bölümünde;

6.3.1) 1.Rezervin Korunması

1.2. Faydalı ihtiyaç: Yeraltısuyunu kullanacak olan arazi sahibinin, veyahut işletmecilerin, faydalı su ihtiyacı, konuya ve şartlara göre, DSİ Bölge Müdürlüklerince tesbit edilecek ve belge üzerine kaydedilecektir. Faydalı ihtiyaç için ayrılacak su miktarı hiç bir zaman yeraltısuyu deposunun emniyetli veriminden daha yüksek olamaz. Faydalı kullanış miktarlarında anlaşmazlığa meydan vermemek için, ilgili

Bakanlıkların görüşleri alınacaktır. Suyun, kullanma maksadına uygunluğunu tesbit edecek olan su kalitesini gösterir kimyasal analiz, gerektiğinde DSİ Laboratuvarları tarafından yapılacak veya müra­caat sahipleri tarafından yaptırılacaktır. Bunların sorumlulukları analizi yapan laboratuvara aittir. Raporda, suyun kullanma maksadına uygunluğunun açıkça belirtilmesi şarttır. Aksi takdirde, belge verilmez.

7) 10 Aralık 2019 tarih ve 30974 sayılı Resmî Gazate’de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Tahsisleri

Hakkında Yönetmelik’in;

7.1) “Amaç” başlıklı birinci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; ilgili kanunların verdiği yetkiye

istinaden su kaynaklarının diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca tahsisi, kiralanması, ruhsatlandırılması gibi işlemlerde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görüşünün alınmasına ilişkin usul ve esaslar ile münhasıran Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak su tahsislerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”

7.2) “İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Su tahsislerinde temel ilkeler şunlardır: a) Su kaynaklarının

kalite ve miktarının korunması, geliştirilmesi, iyileştirilmesi esastır. b) Su, kullanım önceliklerine uygun olarak tahsis edilir. c) Tahsis edilen suların kullanılmasında, suyun kirletilmemesi, su kalitesini olumsuz yönde değiştirecek etkenlerin kaynağında yok edilmesi esastır. ç) Tahsis edilen suların korunması ve verimli kullanımının sağlanması amacıyla, faaliyetten sorumlu kurum ve kuruluşlar, kendi mevzuatlarından kaynaklanan yetkileri kapsamında faaliyeti izler. Tahsis amacı dışında veya tahsis edilen miktarın üzerinde su kullanımının tespiti halinde DSİ’ye bildirilir. d) Yeraltı suyu işletme sahalarında, içme ve kullanma amaçlı yeraltı su kullanımları ile yeraltı suyuna doğrudan bağımlı kullanımlar hariç öncelikli olarak yüzey sularının değerlendirilmesi esastır. e) Su potansiyeli öncelikle havzası içerisinde kullanım önceliklerine göre değerlendirilir. f) Tahsis işlemlerinde su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve kullanılmasını ilgilendiren her türlü iş ve işlemlerde, havza planları da dikkate alınır. g) Tahsis izni verilen miktardan daha fazla ve amacın dışında su kullanılamaz, üçüncü şahıslara devredilemez, kiralanamaz ve satılamaz. ğ) Su kaynağındaki su hakları ve mevcut ve mutasavver projeler ile memba ve mansabındaki su kullanımları dikkate alınarak, talep edilen noktada suyun yeterli olması durumunda, su kullanım önceliklerine göre bir veya birden çok amaç için su kullanımına izin verilebilir. h) Su tahsisi, emniyetli su miktarını aşmayacak şekilde düzenlenir. ı) Yıllara göre artış gösteren tahsis taleplerinde, tahsisler yıllık ihtiyaçlara göre düzenlenir. i) Su kaynağındaki su hakları ve mevcut ve mutasavver projeler ile memba ve mansabındaki su kullanımları dikkate alınarak, talep edilen noktada suyun yeterli olması durumunda, yıl içerisinde belirlenen sürelerde geçici su tahsisi yapılabilir. j) Sulak alanların ve su ürünleri yetiştiriciliği alanlarının korunması esastır. k) Tahsis edilen sular, kullanımdan sonra kullanıcı tarafından alıcı ortam koşulları

/

bakımından ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak deşarj edilir. l) Havzanın özelliğine ve olabilecek gelişmesine bağlı olarak önceden öngörülemeyen, ancak özel ve tüzel kişilerden gelen sulama maksatlı su kullanım taleplerinde, kullanım önceliği de dikkate alınarak, HES tesisi yeri yıllık ortalama akımın tesisin fizibilitesini etkilemeyecek oranına (%2’sine) kadar su kullanım talepleri, DSİ tarafından uygun görülmesi halinde karşılanabilir. m) Tahsis edilen suyun iletiminde ve kullanımında tasarruf kriterleri azami şekilde göz önünde bulundurulur.”

7.3) “Su tahsisi yapılamayacak durumlar” başlıklı 6’ncı maddesşnde; “(1) Suyun rejimi, miktarı ve

kullanım öncelikleri dikkate alınarak aşağıda belirtilen hallerde sular tahsise konu edilemez: a) Çeşme suları ile içme ve kullanma suyunu karşılayacak miktar hariç kadimden beri kullanılan sular. b) Çatılardan akan yağmur suları ya da yağmur suyu birikintileri. c) İçme ve kullanma amaçlı tahsis edilmiş sulardan ayrıca ticari amaçlı olarak su tahsisi. ç) Özel sular. d) Önceden öngörülemeyen su haklarının korunması için içme ve kullanma suları dışında hidrolojik açıdan zamanın %80’inde 0,5 l/s altında bulunan sular. e)

Çevresel su ihtiyacının altında kalması durumunda kaynak suları.

7.4) “Sorumluluk” başlıklı 16’ ncı maddesinde;

(1) Çeşitli sebeplerle tahsis edilen suyun kaynaktan hiç veya yeterli miktarda alınamaması hali ile suyun kalitesinin uygun olmamasından kaynaklanabilecek bütün risk ve sorumluluk tahsis yapılan gerçek veya tüzel kişiye aittir. Tahsis yapılan gerçek veya tüzel kişinin yatırım öncesi bu konuları incelediği ve projesini buna göre geliştirdiği kabul edilir. Bu konuda DSİ’den herhangi bir hak ve tazminat talebinde bulunulamaz.

(2) Su tahsisi yapılacak su kaynağının bulunduğu yer ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlardan alınması gereken izinler tahsis talebinde bulunan tarafından alınır. Bu izinler alınmadan yapılacak tüm faaliyetlerden kaynaklanacak sorumluluk tahsis yapılana aittir.

(3) DSİ tarafından yapılan su tahsisleriyle ilgili olarak yapılan denetimlerde, protokolde veya taahhütnamede belirtilen hususlara aykırı hareket edilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde, oluşan zararlardan su tahsisi yapılan gerçek ve tüzel kişiler sorumludur.

8) 8.8.1961 tarih ve 10875 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yeraltı Suları

Tüzüğü’nün;

8.1) “Belge için müracaat” başlıklı 6’ ncı maddesinde; “a) Belge almak için önce en yakın DSİ teşkilatına

müracaatla veya en yakın mülkiye amiri vasıtasiyle, belge isteme formu temin edilir. Bu form eksiksiz ve doğru olarak doldurulur. Belge isteme formuna; 1 – DSİ tarafından hiç etüd edilmemiş sahalar için, teknik yönetmelikte belirtildiği hususları haiz hidrojeolojik veya jeofizik rapor icabediyorsa her ikisi, harita, konuya göre hazırlanmış plan ve projelerden üçer takım eklenir.”

8.2) “Etüd ve proje yapmağa veya kuyu açmağa yetkili kimseler” başlıklı 7’ nci maddesinde; “a) Belge

alınması gerekli hallerde, yeraltı suyunun araştırılması ve temini maksadıyla yapılacak her türlü arama, kullanma, ıslah ve tadil işleri için bu sahalarda yetkili jeolog, hidrojeolog ve mühendisler tarafından konuya göre teknik yönetmelikte belirtildiği şekilde hidrojeolojik etüd raporu veya tatbik projesi hazırlanması ve tatbikından önce bunların ilgili DSİ teşkilatına tasdik ettirilmesi mecburidir. Bu gibi rapor ve projelerin tekniğine ve teknik yönetmeliğine uygun ve doğru olarak hazırlanmasından yukarıda adı geçen fen elemanları mesuldür. b) Tasdikli projeler ve hidrojeolojik raporlar, teknik yönetmeliğe uygun olarak, kuyu,tunel veya galeri açma işlerinde yetişmiş yetkili bir jeolog,hidrojeolog veya mühendisin mesuliyet ve nezareti altında tatbik edilir. c) Belgesine ve tasdikli projesine uygun olarak açılacak kuyu, tunel ve galerilerle meydana getirilecek tesis, ıslah ve tadil işleri ehliyetli sondör, kuyucu, galerici ve tunelciler tarafından yapılır.”

8.3) “Belge, rapor ve proje işleri” başlıklı 8’inci maddesinde; “a) Yeraltı suyu arama, kullanma, ıslah ve

tadil belgesi almak üzere 6 ncı maddeye göre yapılan müracaatlar, yetkili DSİ teşkilatınca tetkik edilerek

belge verilmek veya gerekli hidrojeolojik etüd raporu ve tatbik projeleri tasdik veya red edilmek suretiyle, müracaat tarihinden itibaren bir ay içerisinde cevaplandırılır. Belge verilmediği veya rapor ve projeler kabul olunmadığı takdirde, sebepleri verilen cevapta açıkça belirtilir. b) Yeraltı suyu arama, kullanma, ıslah ve tadil belgeleri için özel formlar hazırlanır ve bunların ne suretle kullanılacağı teknik yönetmelikte belirtilir.”

Hükmü yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran özetle; Bursa ili Karacabey ilçesi mahallesi Ada Parselin sahibi olduğunu,

söz konusu yerde su sondaj belgesi verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun, kendisinden istenilen “su hakları konusunda taahhütname” yi ibraz etmediği gerekçesiyle reddedildiğini belirterek, söz konusu taahhütname şartı aranmaksızın kendisine bahsi geçen belgenin verilmesini talep etmektedir.

11) İdarenin cevabi yazısında, sayılı yazı ile tekrar yeraltı suyu arama belgesi

talebinde bulunulduğu, Yeraltı Suyu Arama Belgesi talep edilen kuyu parselde olup komşu parselinde ve kuyu açılmak istenilen noktaya yaklaşık 115 m mesafede önceki yıllarda (25.03.1996)

Kurumdan alınan Yeraltısuyu Kullanma Belgesi olan ve 20.04.2020 tarihinde yenilenen belgeli kuyu bulunduğu, arama belgesi talep edilen kuyu yerinin ”DSİ Yeraltısuları Teknik Yönetmeliği Bölüm 3.1.1.5”

Kuyu hiçbir zaman mevcut kuyunun tesir sahası içerisinde şeçilmemeli ” şeklindeki düzenleme uyarınca, açılacak kuyunun mevcut kuyuyu olumsuz etkilememesi gerektiği, bu nedenle kuyu yerinin mevcut belgeli kuyudan yine arazisi içerisinde kalmak şartı ile uzaklaştırılması gerektiği hususunun başvuru sahibine sözlü olarak bildirildiği, fakat, kuyu yeri seçiminin talep ettiği nokta olması konusunda başvuru sahibinin ısrarcı olduğu, çeşitli defalar tüm yazışmalarda belirtilmesine rağmen ortaya çıkabilecek olumsuzluğun giderilmesine dair noter onaylı taahhütname alınması gerektiği, hususlarının belirtildiği görülmektedir.

12) Umumi sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yeraltı sularının, her türlü

araştırılması, kullanılması, korunması ve tescilinin 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanuna tabi olduğu, bahsi geçen Kanun hükümleri uyarınca; su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tesbit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyuların açılması için Devlet Su İşleri

Genel Müdürlüğünden belge alınmasının mecburi olduğu; arama, kullanma veya ıslah ve tadil belgesi almak isteyen kimsenin doğrudan doğruya bulunduğu yerdeki Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü teşkilatına, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü teşkilatı yoksa, en yakın mülkiye amiri vasıtasiyle, Devlet

Su İşleri teşkilatına müracaatla belge talebinde bulunacağı, müracaat sahibine, bir ay zarfında belge verilmek veya reddedilmek suretiyle cevap verileceği; ayrıca arama, kullanma, ıslah ve tadil ameliyelerinin şartları ve kuyuların açılmasında fen elemanlarına tanınacak hak ve salahiyetlerle mesuliyetleri ve bu hususların kontrolünün Yönetmelikte belirleneceği, hususlarına hükmolunduğu anlaşılmaktadır.

13) 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 13’üncü maddesi gereğince arama, kullanma, ıslah ve tadil

ameliyelerinin şartlarının belirlenmesi hususu İdarenin takdirine bırakıldığı görülmekte olup; konuya ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde, kuyu yerinin hiçbir zaman mevcut bir kuyunun tesir sahası içinde seçilmemesi gerektiği, kuyu yerinin yeraltı elektrik, gaz, kanalizasyon tesisi, havai yüksek gerilim hattı, doğalgaz boru hattı, petrol boru hattı, sel yatakları, mesken, bina, lağım mecraları, septik çukur, kanalizasyon, mezarlık, atık depolama tesisi, hayvan çiftliği, ağıl ve benzeri gibi yerleri etkilememesi ve bu yerlerden etkilenmemesi için teknik açıdan açılması gereken lokasyon ile bu yerlere uzaklığı teknik sorumlu tarafından hazırlanacak raporun DSİ tarafından kabulünden sonra belirleneceği; ayrıca yeraltı

/

suyunu kullanacak olan arazi sahibinin, veyahut işletmecilerin, faydalı su ihtiyacının konuya ve şartlara göre, DSİ Bölge Müdürlüklerince tesbit edilecek ve belge üzerine kaydedileceği, faydalı ihtiyaç için ayrılacak su miktarının hiç bir zaman yeraltı suyu deposunun emniyetli veriminden daha yüksek olamayacağı, hususlarının düzenlendiği görülmektedir.

14) Ayrıca su kaynaklarının kalite ve miktarının korunması, geliştirilmesi, iyileştirilmesinin esas olduğu,

çevresel su ihtiyacının altında kalması durumunda kaynak suları tahsis edilemeyeceği, Su tahsisi yapılacak su kaynağının bulunduğu yer ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlardan alınması gereken izinler tahsis talebinde bulunan tarafından alınacağı, bu izinler alınmadan yapılacak tüm faaliyetlerden kaynaklanacak sorumluluğun tahsis yapılana ait olduğu, DSİ tarafından yapılan su tahsisleriyle ilgili olarak yapılan denetimlerde, protokolde veya taahhütnamede belirtilen hususlara aykırı hareket edilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde, oluşan zararlardan su tahsisi yapılan gerçek ve tüzel kişilerin sorumlu olacağı, hususları değerlendirilmektedir.

15) Kurumumuzca yapılan değerlendirmede; başvuran tarafından yeraltı suyu arama belgesi talep edilen

kuyunun numaralı parselde bulunduğu, komşu nolu parselde ise kuyu açılmak istenilen noktaya yaklaşık 115 m mesafede önceki yıllarda (25.03.1996) Kurumdan alınan Yeraltısuyu Kullanma Belgesi olan ve 20.04.2020 tarihinde yenilenen belgeli bir kuyu bulunduğu, bu sebeple ret işlemi ile ilgili olarak, talep edilen kuyunun mevcut bir kuyunun tesir sahası içinde bulunmasının gerekçe gösterilerek, çevresinde kaynak, çeşme, kuyu vb su kaynakları bulunan taşınmazlarla ilgili olarak su hakları konusunda taahhütname (kadim haklar için) şartının mevzuatla getirildiği, söz konusu şartın 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında

Kanun hükümlerince tanınan takdir yetkisi çerçevesinde öngörüldüğü, somut olayda İdarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanmadığına ilişkin bir tespit yapılamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Söz konusu hususta yapılan değerlendirme neticesinde; ilgili İdarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak incelenmiş olup, adı geçen İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Bursa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII . KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvurunun REDDİNE, Kararın Başvurana ve DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/