ÖZET: Başvuran, Akşehir ilçesindeki bir taşınmazın bulunduğu sokak için yol açılması talebinde bulunmuştur. Ancak, Akşehir Belediye Başkanlığı, yerinde yapılan incelemelerde bu bölgedeki yerleşim durumunun yetersiz olduğunu ve açılacak yolun kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından uygun olmadığını belirtmiştir. Belediye, ilgili parselin bulunduğu alanın dağlık ve engebeli yapıda olduğunu, bu nedenle ağır iş makinelerinin geçişine uygun bir yol bulunmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, talep edilen yolun yalnızca birkaç kişi tarafından kullanılacağı ve mevcut yolların yeterli olduğu vurgulanmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belirlenmesinin, belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak yapılması gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın talebinin, kamu yararını sağlamadığı ve mevcut şartlar altında uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddi, hem hukuka uygunluk hem de iyi yönetim ilkeleri açısından değerlendirilmiş ve gerekli süreçlerin yerine getirildiği tespit edilmiştir. Başvuran, bu karara itiraz etmek isterse, belirtilen yargı yollarını kullanabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/937-S.23.1634

BAŞVURU NO : 2022/10510

KARAR TARİHİ : 23/01/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : AKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Yol açılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27/07/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Şikâyetçi Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; Akşehir ilçesi Mahallesi ada parsel

sayılı taşınmazının bulunduğu sayılı sokak olan yolunun açılması talebinde bulunduğunu, Belediye

Başkanlığı tarafından “yerinde yapılan incelemelerde ilgili bölgede hiç bir yerleşimin olmadığı, bulunduğu bölgenin ve ilgili parselin büyük kısmının Köy yerleşim alanı dışında olduğu, ilgili sokaktan faydalanacak nüfus sayısı ve kullanılacak iş makinası konuları değerlendirilerek sokağın açılmasının uygun bulunmadığı” yönünde kendisine bilgi verildiğini, ancak bahse konu taşınmazın yerleşim yeri dışında değil yerleşim yeri içinde olduğunu, nitekim Konya Büyükşehir Belediyesi Kent Bilgi Sisteminde sayılı sokak numarasının olması, kadastroda yol olarak belirtilmesi ve çevresinde okullar, evler ve yerleşim yerlerinin bulunmasının taşınmazın yerleşim yeri içinde olduğunun göstergesi olduğunu ayrıca söz konusu sokak yolunun bir kısmının açıldığını fakat devamının açılmadığını iddia ve ifade ederek; ada parsel sayılı taşınmazın bulunduğu ve imar planında sokak olarak belirtilen kısma ilişkin yolun açılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Akşehir

Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup Kurumumuzca yazılan bilgi belge talep yazısına cevaben Akşehir Belediye Başkanlığının 08/09/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) Yerinde yapılan incelemelerde şikayet sahibinin bahsettiği gibi adı geçen yerde bir sokak olmadığının

görüldüğü, bilindiği üzere Büyükşehir yasasından sonra önceden köy ve kasaba olan yerleşim merkezlerinin mahalleye dönüştürüldüğü ve hiçbir sokağında isim olmayan köylerde adres tespitinin daha

kolay ve etkin yapılabilmesi amacıyla Büyükşehir belediyesinin adres ve numartej çalışmalarının yapıldığını, bu çalışma esnasında yerleşim yer olsun olmasın imarlı veya imarsız hatta tüm kadastro boşluklarına dahi sokak numarası verildiği buradaki asıl amacının ilgili bölgelerin sokak olduğunun ilanı değil adresin doğru ve etkin bir şekilde bulunması olduğu

2.2) Şikayetçinin talebinde geçen sokak numarası da bunlardan birisi olduğu, bahse konu ada parselin

olduğu bölgeye mahalle muhtarı nezaretinde gittiklerinde hiçbir yolun veya daha önce bir aracın geçtiğine dair emarenin olmadığı, bu parsele komşu parsellerin de bu yolu kullanmadığının anlaşıldığı, yine de yolun açılabilmesi için ekipmanın “kepçe, dozer, greyder vs” geçeceği güzergahın da sokağın başlangıcındaki evlerden ve hali hazırda kullanılan sulama kanalının bozulacağından dolayı uygun olmadığının görüldüğü, talep sahibiyle şifahi yapılan görüşmelerde ilgili ada parselde yerleşim veya tarımsal faaliyette bulunmayacağı sadece taşınmazın üzerinde satabilmek için böyle bir talebinin olduğunun öğrenildiği, belediyelerin bir kamu kurumu olduğu kamu kaynağının doğru kullanılmasının usul ve esaslara bağlandığı

2.3) Şikayetçinin talebinin yerine getirilmesi için parselin bulunduğu bölgeye mahalle muhtarı ve ihtiyar

heyeti huzurunda gidildiği ve bu bölgenin dağlık ve yamaç olmasından dolayı faydalanan nüfus sayısının çok az olduğu muhtar ve yanındakilerin beyan ettiği ve durumun yerinde tespit edildiği, buna rağmen ciddi bir fizibilite çalışması yapıldığı, tüm fen şartlarının zorlandığını ancak ilgili parselin şikayette bahsedildiği gibi kolay bir iş olmadığı arazinin dağlık ve engebeli olmasından dolayı ilgili yolun basit iş makineleri ile değil ağır iş makinası yardımı ile açılabileceği ve bu makinalarında geçebileceği bir yolun bulunmadığı geçebilmesi için bazı evlerin yıkılması hali hazırda faal olan sulama kanallarının bozulması gerektiği gibi durumların ortaya çıktığı, talep sahibine bu şartlar altında buraya hangi sebeple yol istediği sorulduğunda ise bu araziye hiçbir yatırım yapmayacağı ve sadece değerini artırarak satmak için böyle bir talepte bulunduğunu beyan ettiği

2.4) Mevcut taşınmazın hali hazırda boş bir parsel olduğu üzerinde bu bölgedeki yabani bitkilerin

bulunduğunu, taşınmazın nitelik değişikliği ile ilgili idarelerine ulaşmış bir başvurunun bulunmadığı,

2.5) Yerinde yapılan incelemeler esnasında mahalle muhtarı ve ihtiyar heyetine sorulduğunda yolun

açılması durumunda bu bölgenin en fazla 5 veya 6 mahalleli tarafından kullanılacağını onların da zaten engebeli olan bölgede tarımsal olarak fazlaca bir ürün elde edilemediğinden hali hazırdaki yolu ihtiyaçlarını giderecek kadar yük hayvanları ile kullanıldıklarını ve bir sıkıntı yaşamadıklarını ifade 2 ettiklerini, ilgili taşınmazın 1/25.000’lık nazım imar planında yaklaşık 250 m genişletilmiş kırsal konut 2 alanı içerisinde kalan 6.600 m de dikili tarım arazisinde kaldığı, kırsal konut alanı içerisinde kalan kısmının ise çekme mesafelerinden dolayı yapılaşmaya uygun olmadığını,

2.6) Şikayet sahibinin ilgili bölgede ikamet etmediği ikamet edilmesine uygun bir arazi yapısına sahip

olmadığının görüldüğü, bu bölgede başkaca bir yerleşimin de bulunmadığı, söz konusu taşınmaza ulaşan başkaca bir yol bulunmadığı,

2.7) Konu ile ilgili yerinde yapılan incelemeler ve imar ve şehircilik müdürlüğünden alınan bilgiler

neticesinde ilgili yol olarak anılan kadastro boşluğunun açılabilmesi için kullanılacak ağır iş makinalarının geçebileceği yolun olmadığı bütün bu olumsuzluklara rağmen açılsa bile arazinin sarp olması sebebiyle karayolları teknik şartlarına ve fen kurallarına göre eğimin çok fazla olacağı ve kullanıcı sayısı ile kamu kaynağının doğru kullanılması konuları göz önüne alınarak talebin yerine getirilemeyeceğinin talep sahibine yazılı olarak iletildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,

6) 10/07/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunun “Büyükşehir ve ilçe

belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev,

yetki ve sorumlulukları şunlardır:

Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilan ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek.

İlçe belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır:

a) Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak”

7) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı

14 ncü maddesinde; “Belediye, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla;

a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikah, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.

Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler. …

Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.”

8) Akşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin

“Müdürlüğün Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Müdürlüğün görev ve

sorumlulukları şunlardır:

c) Yol düzenlemeleri için arazinin gerektirdiği yerlerde merdivenli yollar, istinat duvarları, korkuluklar yapmak bu bunların bakım ve onarımını gerçekleştirmek.

e) Belediyemiz sınırları içinde asfalt yapılacak yolların ve kullanılacak asfalt miktarlarının belirlenmesini sağlamak, yıllık plan oluşturmak.

f) İlçedeki yolların ve kaldırımların bakım onarımlarını gerçekleştirmek.

g)Belediye sorumluluk alanında bulunan yollarda yağmursuyu kanalı yapım, bakım ve onarımını gerçekleştirmek.

h)Belediye sınırları içinde tüm mahallelere (eskiden Köy ve Kasaba olanlar dahil) ait altyapı ihtiyaçlarının tespit etmek.

j) İmar planları doğrultusunda yeni yolların açılmasını sağlamak l) İmar planlarında mevcut olan ana arter yolları tespit ederek Büyükşehir Belediyesine bildirmek”

9) Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Görev, Yetki ve Çalışma

Yönetmeliğinin “Daire Başkanlığının Görev, Yetki ve Sorumlulukları” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“(1) Daire Başkanlığının görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:

b) Büyükşehir Belediyesi yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımlarını sağlamak, c) Belediye Meclis kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak Mahalli idareler ile diğer Kamu kurum ve kuruluşlarına ait yol yapım, bakım ve onarım işlerini yapmak, yaptırmak” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, Konya ili ilçesi Mahallesi

ada parsel sayılı taşınmazının bulunduğu sayılı sokak olan yolunun açılması talebinde bulunduğunu, bahse konu taşınmazın yerleşim yeri dışında değil yerleşim yeri içinde olduğunu, Konya

Büyükşehir Belediyesi Kent Bilgi Sisteminde sayılı sokak numarasının olması, kadastroda yol olarak belirtilmesi ve çevresinde okullar, evler ve yerleşim yerlerinin bulunmasının taşınmazın yerleşim yeri içinde olduğunun göstergesi olduğunu ayrıca söz konusu sokak yolunun bir kısmının açıldığını fakat

devamının açılmadığını iddia ve ifade ederek; ada parsel sayılı taşınmazın bulunduğu ve imar planında sokak olarak belirtilen kısma ilişkin yolun açılmasını talep etmektedir.

12) 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunun 7 nci maddesinde; büyükşehir belediyesinin yetki

alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmış olup; Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevlerin dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri arasında belirtilmiştir. Bu nedenle büyükşehir belediye sınırları içindeki yerleşim yerlerini birbirine bağlayan yollar büyükşehir belediyelerinin; bunlar dışında kalan yol, cadde ve meydanlar ise ilçe belediyelerinin görev ve sorumluluğundadır. (Tahir MURATOĞLU, Mahalli İdareler

Mevzuatında 6360 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:

20, Sayı : 2023/937-S.23.1634 32, Yıl: 2015,s.83. )

13) Nitekim “Büyükşehir İçindeki Yolların Sorumluluğu” hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel

Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün 17/06/2020 tarihli görüş yazısında; “… ilçe belediyeleri merkezindeki

6360 sayılı Kanun’un yürürlüğü öncesi mahalle olan yerler ile 6360 sonrası ilçeye bağlanan mahallerin

içindeki şehir içi yolların sorumluluğunun ilçe belediyesinde bulunduğu, 6360 sayılı Kanun ile ilçeye bağlanan ve köyden mahalleye dönüşmüş mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar ile bu mahalleleri birbirine bağlayan yolların sorumluluğunun büyükşehir belediyesinde bulunduğu, diğer taraftan 6360 sayılı Kanun öncesi köy iken köy bağlısı (yazlık-kışlık kullanım dâhil) ve köy tarlası vb. hükümdeki yerlerle ilgili büyükşehirlere kanunla verilen özel bir yetki ve sorumluluk olmadığından belediyelerin şehir içi yol yapımıyla ilgili genel yetkisine istinaden; mahalle bağlıları ve tarlaları ile mahalle merkezleri arasındaki yollar ile aynı mahallenin bağlılarını ve tarlalarını birbirine bağlayan yolların sorumluluğunun ilçe belediyesinde bulunduğu” ifadelerine yer verilmiştir.

(https://webdosya.csb.gov.tr/db/yerelyonetimler/icerikler/yollarin-sorumlulugu-20200717082357.pdf )

14) Bu çerçevede dosya kapsamında incelemesi yapılan uyuşmazlık konusu da; ilçesi

Mahallesinde bulunan ada parsel sayılı taşınmazın yerleşim yeri içinde olduğu iddiasıyla başvuranın arsasının bulunduğu kısımda yol açılması talebi hakkındadır.

15) Akşehir Belediye Başkanlığı Kurumumuzun ayrıntılı bilgi belge talep yazısına cevaben özetle;

bölgeye mahalle muhtarı ve ihtiyar heyeti huzurunda gidildiği, durumun yerinde tespit edildiği, ciddi bir fizibilite çalışması yapıldığı, mevcut taşınmazın hali hazırda boş bir parsel olduğu üzerinde bu bölgedeki yabani bitkilerin bulunduğu, taşınmazın nitelik değişikliği ile ilgili idarelerine ulaşmış bir başvurunun 2 bulunmadığı, ilgili taşınmazın 1/25.000’lık nazım imar planında yaklaşık 250 m genişletilmiş kırsal konut 2 alanı içerisinde, kalan 6.600 m de dikili tarım arazisinde kaldığı, kırsal konut alanı içerisinde kalan kısmının ise çekme mesafelerinden dolayı yapılaşmaya uygun olmadığı, şikayet sahibinin ilgili bölgede ikamet etmediği, arazinin ikamet edilmesine uygun bir arazi yapısına sahip olmadığının görüldüğü, yerinde yapılan incelemelerde şikayet sahibinin bahsettiği gibi adı geçen yerde bir sokağın olmadığının görüldüğü, adres tespitinin daha kolay ve etkin yapılabilmesi amacıyla adres ve numarataj çalışmalarının yapıldığı, bu çalışma esnasında yerleşim yeri olsun olmasın imarlı veya imarsız hatta tüm kadastro boşluklarına dahi sokak numarası verildiği, buradaki asıl amacının ilgili bölgelerin sokak olduğunun ilanı değil adresin doğru ve etkin bir şekilde bulunması olduğu, yapılan incelemeler esnasında mahalle muhtarı ve ihtiyar heyetine sorulduğunda yolun açılması durumunda bu bölgenin en fazla 5 veya 6 mahalleli tarafından kullanılacağı, onların da zaten engebeli olan bölgede tarımsal olarak fazlaca bir ürün elde edilemediğinden hali hazırdaki yolu ihtiyaçlarını giderecek kadar yük hayvanları ile kullandıkları, yol olarak anılan kadastro

/

boşluğunun açılabilmesi için kullanılacak ağır iş makinalarının geçebileceği yolun olmadığı, bölgeye mahalle muhtarı nezaretinde gittiklerinde hiçbir yolun veya daha önce bir aracın geçtiğine dair emarenin olmadığı, bu parsele komşu parsellerin de bu yolu kullanmadığının anlaşıldığı, yine de yolun açılabilmesi için ekipmanın “kepçe, dozer, greyder vs” geçeceği güzergahın da sokağın başlangıcındaki evlerden ve hali hazırda kullanılan sulama kanalının bozulacağından dolayı uygun olmadığının görüldüğü, tüm fen şartlarının zorlandığı ancak ilgili parselin şikayette bahsedildiği gibi kolay bir iş olmadığı, arazinin dağlık ve engebeli olmasından dolayı ilgili yolun basit iş makineleri ile değil ağır iş makinası yardımı ile açılabileceği ve bu makinalarında geçebileceği bir yolun bulunmadığı, geçebilmesi için bazı evlerin yıkılması ve hali hazırda faal olan sulama kanallarının bozulması gerektiği gibi durumların ortaya çıktığı, bütün bu olumsuzluklara rağmen yolun açılsa bile arazinin sarp olması sebebiyle karayolları teknik şartlarına ve fen kurallarına göre eğimin çok fazla olacağı ve kullanıcı sayısı ile kamu kaynağının doğru kullanılması konuları göz önüne alınarak talebin yerine getirilemeyeceğinin talep sahibine de yazılı olarak iletildiği ifade edilmiştir.

16) 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; mahalli müşterek

nitelikte olmak şartıyla; imar, su, kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı…, şehir içi trafik hizmetlerini yapıp, yaptırmak, belediyenin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Ancak belirtilen görevlerin belediye tarafından yerine getirilmesinin ilk şartı, hizmetin mahalli müşterek nitelikte olmasıdır. Anayasa Mahkemesi kararlarında mahalli müşterek ihtiyaç, herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan somut durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve sürekli güncelleştirdiği, özünde etkinlik, ölçek ve sağladığı yarar bakımından yerel sınırları aşmayan, bölünebilir ve rekabet konusu olabilen, yerel

ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak beklentileri ifade etmektedir. (Anayasa Mahkemesi, E:

2013/19, K: 2013/100, 12.09.2013 )

17) Ayrıca Kanunun 14 ncü maddesinde mahalli müşterek nitelikte olmak şartının yanı sıra hizmetlerin

yerine getirilmesinde öncelik sırasının, belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliğinin dikkate alınarak belirleneceği de hüküm altına alınmıştır. Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 06/07/2022 tarihli görüş yazısında da; “5216 sayılı Kanun’da sayılan istisnalar dışında büyükşehirlerde ilçe belediyelerinin şehir içi yollarında yetki ve sorumluluğun ilçe belediyelerinde olduğu, bununla beraber ilçe belediyelerince yollara ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği” değerlendirmesi yapılmıştır.

Kanunda belirtilen söz konusu kriterlerin değerlendirilmesi yapılmadan belediye tarafından yerine getirilen hizmetlerin müşterek ihtiyaçları karşılamaması, bir takım hizmetlerin aksaması ve böylece kamu hizmetlerinin belediye eliyle yürütülmesinde güdülen amaca ulaşılamaması durumu söz konusu olabilecektir. (Bilal Can, Belediye Hizmetlerinin Yerine Getirilmesinde Öncelik Sırası Sorunu, EÜHFD, C. XVII, S. 1–2, 2013, s.178)

18) Nitekim mali kaynakların kısıtlı olmasına karşın idareden yerine getirilmesi gereken hizmet

beklentisinin oldukça fazla olduğu hususları da göz önüne alındığında söz konusu kaynakların kullanımının etkin olmaması, idarece yerine getirilen hizmetlerin verimliliğini etkileyebileceği gibi bir kısım hizmetlerin hiç ya da yeterli şekilde sunulamamasına da neden olabilecektir. Bu nedenle Kanun hükümleri uyarınca, idareden yol yapımı talebinin incelenmesinde beklenen hizmetin mahalli müşterek nitelikte olması kriteri de dikkate alınarak hizmetin yerine getirilmesindeki öncelik sırasının, belediyenin

/

mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenmesidir. Anayasa’nın 65 nci maddesinde de

Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hüküm altına alınmıştır. Maddenin gerekçesinde de maddenin hiç kimseye Devletten sosyal ve ekonomik hakları gerçekleştirmesini isteme hakkı vermediği, bu hakların devlete yüklenen ödevlerden ibaret olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla devletin mali kaynaklarının sınırlı olduğu gerçeği, devlete sonsuz bir harcama imkânı tanımamakta olup devletin harcamalarını mali kaynaklarının elverdiği ölçüde gerçekleştirmesini gerektirmekte ve maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, devletin ekonomik planlarında ortaya çıkabilecek olumsuz yöndeki sapmalardan öncelikle yine vatandaşlar etkilenmektedir.

(Veysel Dinler, ‘Devletin İktisadi ve Sosyal Ödevlerinin Sınırı’ Açısından İdarenin Sorumluluğu, Hitit

Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, C. 1, S.1, Aralık 2008, s.5)

19) Kamu hizmetlerinin sunulacağı konu ve yerlerin seçiminde, herkese eşit hizmet verecek şekilde

karar tesis edilmelidir. Kamu kaynakları sınırlı olduğu için, kamu kurumları herkesin bu kaynaklardan eşit derecede yararlanması için çalışma yürütmek zorundadır. Bir kişi için yapılacak kamu hizmeti, daha fazla kişinin kamu hizmeti almak için beklemesini gerektirmemelidir. Kamu hizmeti sunumunda belediyenin mali durumu ile birlikte kamu kaynakların dengeli dağılımının sorumluluğunun da dikkate alınması gerekmektedir. Aksi durumda, söz konusu öncelik sırasının belirlenmesinde kullanılan ölçütler dikkate alınmadan plan ve program yapmak bazı hizmetlerin aksamasına hatta bir takım hizmetlerin hiç yapılmamasına dahi neden olabilecektir. Belediye

Kanununda yer alan hüküm gereğince hizmetlerin yerine getirilmesindeki öncelik sırasının belirlenmesinde temel alınan kıstaslardan biri mali durumdur. Belediyenin mali durumunun iyi olması halinde yapılacak olan hizmetin belirlenmesinde hizmetin ivediliği kriteri kıstas alınmaktadır.

Hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde de, somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Zira aksi bir durum, daha fazla insanın ivedilik arz eden müşterek ihtiyaçların ötelenmesine ve karşılanamamasına yol açabilecektir.

20) Bu bağlamda başvuruya konu ilçesi Mahallesinde bulunan ada parsel sayılı

arsanın bulunduğu kısımda yol açılması talebinin de söz konusu kriterler bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Kurumumuza yol hizmeti sunulmasına yönelik yapılan bir başvuruda, “orman arazisinden ek yol açılması talebi hakkında yapılan bir başvurunun incelenmesi neticesinde ise; başvuranın bahçesine

20 metre yakınına kadar yolun mevcut olduğu, ek yol talebinin sadece kendi taşınmazına ulaşım sağladığı

ve sadece başvuranın kullanımının mümkün oluğu, başka bir ifade ile bireysel yarar sağladığı, bu açıdan bakıldığında mevzuatın aradığı şartlardan olan kamu yararı şartını sağlamadığı, ayrıca söz konusu taşınmaza 20 metre yakınına kadar yolun mevcut olması sebebiyle orman arazisinden yol açılması için aranan diğer şart olan zaruret şartını sağlamadığı anlaşıldığından idarenin başvuranın ek yol açılması talebini karşılamama işleminin mevzuata aykırı olmadığı” değerlendirmesi yapılmıştır. (Kamu Denetçiliği

Kurumu, 01/03/2022 tarihli ve 2021/16234 başvuru numaralı Ret Kararı.)

/

(Yol yapılması talep edilen taşınmazın bulunduğu alana ilişkin görüntü)

21) Bu çerçevede Kurumumuzca yapılacak değerlendirmeye esas olmak üzere somut başvurunun

incelenmesi neticesinde öncelikle talebin; mahalli müşterek nitelikte olması şartının yanı sıra yollara ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak somut olayda idarece yerinde yapılan incelemeler esnasında mahalle muhtarı ve ihtiyar heyetine sorulduğunda yolun açılması durumunda bu bölgenin en fazla 5 veya 6 mahalleli tarafından kullanılacağı, onların da zaten engebeli olan bölgede tarımsal olarak fazlaca bir ürün elde edilemediğinden hali hazırdaki yolu ihtiyaçlarını giderecek kadar yük 2 hayvanları ile kullanıldıkları, ayrıca ilgili arazinin 1/25.000’lık nazım imar planında yaklaşık 250 m 2 genişletilmiş kırsal konut alanı içerisinde, kalan 6.600 m de dikili tarım arazisinde kaldığı, kırsal konut alanı içerisinde kalan kısmının ise çekme mesafelerinden dolayı yapılaşmaya uygun olmadığı, arazinin dağlık ve engebeli olmasından dolayı ilgili yolun basit iş makineleri ile değil ağır iş makinası yardımı ile açılabileceği ve bu makinalarında geçebileceği bir yolun bulunmadığı, iş makinalarının geçebilmesi için bazı evlerin yıkılması, hali hazırda faal olan sulama kanallarının bozulması şeklinde durumlara yol açacağı, bu durumun muhtar ve ihtiyar heyeti tarafından da teyit edildiği, bütün bu olumsuzluklara rağmen yolun açılsa bile arazinin sarp olması sebebiyle karayolları teknik şartlarına ve fen kurallarına göre eğimin çok fazla olacağı ve kullanıcı sayısı ile kamu kaynağının doğru kullanılması konuları göz önüne alınarak talebin yerine getirilemeyeceğinin talep sahibine bildirildiği ifade edilmiştir.

Ayrıca konu hakkında başvuru hakkında bilgi almak üzere Kurumumuzca başvuran ile yapılan görüşmede de; başvuranın şikayet ettiği alanda ikamet etmediği, ilgili taşınmazda şuan elektrik, suyu bulunmayan, tek katlı bir yapının bulunduğu, ancak yol yapılması durumunda ilgili yapıya elektrik ve su bağlantısını da yaptırarak yapıyı yazlık olarak kullanabileceği, asfalt yol yapılmaksızın iş makinaları ile 100-150 metrelik

bir yol açılmasının yeterli olabileceği, 100 metre yakınında ev olduğunu, yol yapılması durumunda söz konusu yerdeki tarla sahipleri tarafından da yolun kullanılabileceği beyan edilmiştir. Konuyla ilgili olarak

Kurumumuzca mahalle muhtarı ile de görüşme yapılmış olup; belediye ekibi ile birlikte yol yapım talebinde bulunan yerlerde incelemelere katıldıkları, ancak istenen yolların tek kişinin kullanacağı türde yollar olduğu, söz konusu yolun da eğimli olması nedeniyle yol yapımının zor olduğu, başvuranın daha önceden Akşehir’e giden bir yol olduğu ve yolun kapandığı yönündeki iddiasının da sorulması üzerine muhtar tarafından söz konusu yolun eşekle gidilen bir yol olduğunu herhangi bir araç geçişine müsaade etmeyeceği, araçla geçilmediği hususlarının ifade edildiği anlaşılmıştır.

22) Bu kapsamda Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, İdarenin işlemlerinde

Anayasa’nın 65. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesi hükümlerine göre kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belirlenirken belediyenin mali durumu ile hizmetin ivediliğinin dikkate alması gerektiği, ayrıca bir vatandaşın arazisine hizmet getirilirken, kepçe, dozer, greyder şeklinde ağır iş makinelerinin geçmesine uygun yol olmaması nedeniyle başka vatandaşların evlerine ve sulama kanallarına zarar verilmemesi gerektiği, başvuru konusuna ilişkin idare tarafından bölge sakinleri ile birlikte yerinde inceleme ve fizibilite çalışması yapıldığı, arazinin engebeli ve sarp olduğunun ifade edildiği, belediye ekipleri ile muhtar ve ihtiyar heyeti ile birlikte yerinde yapılan incelemede ilgilinin arazinin bulunduğu alanda yol açılması durumunda söz konusu yoldan çok az sayıda kişinin faydalanacağının beyan edildiği üstelik idarenin göndermiş olduğu belgelerin incelenmesinde ve yapılan görüşmelerde alanda bulunan su kanalının zarar göreceği ifadelerinin yer aldığı, başvuranın ilgili alanda ikamet etmediği, yol talep edilen ilgili taşınmazın 1/25.000’lık nazım imar

2 2

planında yaklaşık 250 m ’nin genişletilmiş kırsal konut alanı içerisinde, kalan 6.600 m ‘nin de dikili tarım arazisinde kaldığı, kırsal konut alanı içerisinde kalan kısmının ise çekme mesafelerinden dolayı yapılaşmaya uygun olmadığı açıklamalarının bulunduğu, mevcut şartlar değerlendirildiğinde başvuranın yol yapımı talebinin reddedilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık tespit edilememesi nedeniyle başvurunun reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemlerine karşı Konya İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

/

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve AKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi