onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının yersiz aylık borcu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Davacı, 3201 sayılı Kanun kapsamında edindiği hizmetlerle yaşlılık aylığı almakta iken, davalı kurum, yurtdışında çalıştığı gerekçesiyle kendisine ödenen aylıkları yersiz bularak geri talep etmiştir. Mahkeme, davacının “sigortadan muaf cüzi çalışma” kapsamında prim ödemesinin bulunduğunu göz önünde bulundurarak, bu durumun yaşlılık aylığının ödenmesine engel teşkil etmediğini değerlendirmelidir.

İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının yersiz aylık borcu olmadığını ve davanın kabul edilmesi gerektiğini belirten bir değerlendirme yapmamıştır. Bu nedenle, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, temyiz başvurusu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, hukukun gerekliliklerine uygun bir değerlendirme yapılmadığını göstermektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/10253 E.  ,  2024/11973 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/1608 E., 2024/1481 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/511 E., 2023/374 K.

    Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile yersiz aylık borcu olmadığının tespiti tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, aksine işlemin iptali ile yersiz aylık borcu olmadığının tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili, işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile yersiz aylık borcu olmadığının tespiti tespiti istemine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.

    2- 3201 sayılı Kanun’un “Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6 ncı maddesi, bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; yurda kesin dönülmüş olmasını, tahakkuk ettirilen borcunun tamamının ödenmiş olmasını ve borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulmasının şart olduğunu,

    Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesileceğini,

    Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin aylıklarının tekrar ödenmeye başlayacağını,

    Yurt dışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi kısa süreli çalışma olarak adlandırılan işlerde çalışanların aylıklarının bu madde kapsamında değerlendirilip kesilmeyeceğini düzenlenmiştir.

    3.Değerlendirme
    İnceleme konusu davada, davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında edindiği hizmetlerle 01.04.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, davalı Kurumun, davacının yurtdışında çalışmasının devam ettiği gerekçesi ile 26.05.2015-06.05.2020 tarihleri arasında ödenen 104.034,59 TL yersiz aylığını, 5510 sayılı Kanun’un 96/b kapsamda geri ödenmesi gereken yersiz aylık borcu olarak çıkardığı ve işlemiş faiziyle birlikte tahsili için ilamsız icra takibi açtığı, 26.06.2020 tarihinde davacıdan yeni bir yaşlılık aylığı tahsis talebi alarak da kesilen aylığı 01.07.2020 tarihi itibariyle yeniden bağladığı, eldeki davada; davacı, davalı Kurumun iddia ettiği gibi bir çalışmasının bulunmadığını, aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanarak yersiz aylık borcu olmadığının tespitini talep ettiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

    Dosya içinde bulunan ve davacının Almanya sigortalılık süresi ile ödenen primlerinin niteliğini gösterir 28.03.2023 tarihli belgede, davacı adına 01.01.2015- 29.01.2023 tarihleri arasında sigortadan muaf cüz’i çalışma kapsamında prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

    Mahkemece “sigortadan muaf cüzi çalışma” nın yaşlılık aylığının ödenmesine engel kesin dönüş şartını ortadan kaldıracak nitelikte prim ödemesi olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

    VI.KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine,
    28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.