|
ÖZET: Başvuran, 2012 yılında çalıştığı iş yerindeki prim günlerinin silinmesi nedeniyle emekliliğinin iptal edildiğini ve bu durumun sonucunda haksız yere kendisine borç çıkarıldığını iddia ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise, başvuranın emeklilik işlemlerinin incelenmesi sonucunda, sigortalı olarak bildirilen hizmetlerin sahte olduğunu tespit etmiş ve bu nedenle emekliliğin iptal edildiğini belirtmiştir. Yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesine dayanarak, başvuranın borç kaydedildiği ifade edilmiştir.
İdare, başvuranın yersiz ödemelerden kaynaklanan borcunun, ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka uygun olarak kaydedildiğini savunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, şikâyete konu işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirlemiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine yönelik bir karar önerisi sunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın talebine ilişkin idarenin işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuranın yersiz ödeme nedeniyle çıkarılan borcunun iptali talebi reddedilmiş, ayrıca başvuruya karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/9171-S.14070
BAŞVURU NO : 2019/8225
KARAR TARİHİ : 26/09/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Yersiz ödeme borcuna ilişkindir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 19/04/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza, yapılmış olan başvuruda; başvuran, 2012 yılında boyacı olarak çalıştığı şirketteki prim günlerinin silinmesi sonucu emekliliğinin iptal edildiğini ve tarafına haksız ödeme kaynaklı borç çıkarıldığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 9/8/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları Kanun hükümlerine, Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları 506, 2925, 1479 ve mülga 2926 sayılı
Kanun hükümlerine göre belirlendiği, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödeyenlerin, bu sigorta kollarından aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde; belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve
Kurumdan yazılı istekte bulunma koşullarının yerine getirilmesi aranmakta olduğu, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde, sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı, 2.2. Diğer taraftan, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen denetim raporlarının incelenmesinde; sigortalıların aylık bağlama işlemleri sırasında dikkate alınan hizmetlerin sahte olduğunun tespit edilmesi halinde, söz konusu hizmetler için hizmet bildirimi ve hizmet birleştirmesi yapılmaması nedenleriyle, sigortalıların gerek aylığa hak kazanma koşullarının tespitinde, gerekse gelir/aylık bağlama işlemlerinde anılan hizmetlerin dikkate alınmadığı, 2.3. Öte yandan, Kanunun 96 ncı maddesinin; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten İtibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.” hükmünü amir olduğu, 2.4. Kurumun 2018/38 sayılı Genelgesinin “Yersiz Ödemeler” başlıklı Ondördüncü
Bölümünün “2.1. İlgililerin Kasıtlı veya Kusurlu Davranışlarından Doğan Yersiz Ödemeler” alt başlığı altında ise; ilgililere ödenek, toptan ödeme, gider veya masrafların yapılması ile gelir veya aylıkların bağlanması, ödenmesi ve yoklama yapılması sırasında; sahte hizmet kazandırılmak suretiyle, yardımlardan yararlandırılması ile gelir veya aylık bağlatılmasından kaynaklanan yersiz ödemelerin, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğan yersiz ödemeleri oluşturacağının belirtildiği, 2.5. Ayrıca, 27/9/2008 tarih ve 27010 sayılı Fazla ve Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin
Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmeti ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılmasının sigortalı hatası olarak değerlendirildiği, 2.6. Adı geçenin tahsis dosyası ve Kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemede, 01/01/2015 tarihi itibariyle tarafına yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak, … iş yeri sicil numarasıyla kayıtlı iş yeri hakkında Mersin Sosyal Güvenlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22/04/2015 tarih ve
… sayılı ve … iş yeri sicil numarasıyla kayıtlı iş yeri hakkında Gaziantep Sosyal Güvenlik
Müdürlüğü tarafından düzenlenen 17/11/2015 tarih ve … sayılı raporda; anılan sigortalı adına
… Ltd. şirketinde 15/04/2004 – 10/11/2004 ve … Ltd. şirketinde 03/11/2003 – 15/03/2004 tarihleri arasındaki çalışmaların fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edilmesi nedeniyle iptal edildiği, bunun üzerine dosyasının tekrar incelenmesi neticesinde aylığa hak kazanma koşullarının tahsis talep tarihi itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından sigortalının yaşlılık aylığı başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek tarafına yersiz ödenen tutarın 5510 sayılı Kanunun 96 ıncı maddesinin (a) bendi gereği borç kaydedildiği, daha sonra başvuranın askerlik borçlanması yaparak 02/10/2018 tarihinde yeni bir tahsis talebinde bulunmasından dolayı, 01/10/2018 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, yapılan işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığı, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü, 5. 5510 sayılı Kanunu “Yersiz ödemelerin geri ödenmesi” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu
tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü, 6. 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesine istinaden düzenlenen ve 27/09/2008 tarihli
27010 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin
Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; 6.1. “İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğan fazla veya yersiz ödemeler” başlıklı 5 inci maddesinde; ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturan durumlara dair: “a) Kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması, b) Örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde Kuruma bildirilmemesi, c) Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği halde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, ç) Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, d) Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması, e) Gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiği halde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi, f)
Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği sona ermesine rağmen her hangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması” 6.2. “Kurumun hatalı işlemlerinden doğan fazla veya yersiz ödemeler” başlıklı 6 ncı maddesinde; “ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışları dışında kalan, Kurum çalışanlarının kasıtlı veya kusurlu davranışı, ihmali, dikkatsizliği ve bilgisizliği gibi sebeplerden kaynaklanan yersiz ödemelerin Kurumun hatalı işlemlerini oluşturduğu” 6.3. Fazla veya yersiz ödemenin tespiti” başlıklı 7 nci maddesinde; “fazla veya yersiz ödemenin kontrol, denetim, inceleme, Sayıştayca kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edileceği” 6.4. “Hüküm bulunmayan haller” başlıklı 16 ncı maddesinde; “bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 27/9/2006 tarihli ve 2006/11058 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı” hükümleri, Düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, yersiz ödeme sebebiyle tarafına borç çıkarıldığını ve söz konusu borcun iptal edilerek emekli maaşının tekrar bağlanmasını talep etmektedir.
9. İdare, sigortalı adına bildirilen … Ltd. şirketinde 15/04/2004 – 10/11/2004 ve Huzur
Yem San. Ltd. şirketinde 03/11/2003 – 15/03/2004 tarihleri arasındaki çalışmaların fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edilmesi nedeniyle emekliliğinin iptal edildiğini, tarafına yersiz ödenen tutarın 5510 sayılı Kanunun 96 ıncı maddesinin (a) bendi gereği borç kaydedildiğini belirtmiştir.
10. Başvuruya konu mevzuat hükümleri incelendiğinde; SGK tarafından yapılan hatalı ödemelerin tahsilindeki usul 5510 Kanun’un 96 ncı maddesinde; kusurun bireyden veya
Kurumdan kaynaklanması durumuna göre değişmektedir. Anılan maddenin (a) bendinde; yersiz ödemenin kişilerin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğması durumunda, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede, ödeme tarihinden itibaren hesaplanan kanuni faiziyle birlikte geri alınacağı hüküm altına alınmıştır. Fazla veya Yersiz
Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinde de
“Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği halde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması” halinin ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturan bir durum olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
11. Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesince 2017 yılı içerisinde verilen 2017/118 K. sayılı kararda, maaş bağlandıktan sonra gerçek olmayan işyerinde sigortalılık bildiriminin yapıldığının tespitiyle şartlar oluşmadığı gerekçesiyle bağlanan maaşın iptal edilmesi işlemine dair; başvuranın sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiği iddiasıyla ilgili olarak yapmış olduğu değerlendirmede; “İtiraz konusu kuralda, Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin; ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemelerin, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edileceği, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınacağı öngörülmektedir. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçman, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucunun, Anayasa’ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla her türlü düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır.
Kural, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun uğradığı kamusal zararın giderilmesi amacıyla sebepsiz zenginleşmede geri verme konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olup, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışları nedeniyle kendilerine yapılan fazla veya yersiz ödemeye bağlanan sonuçları öngörmektedir. Kuralın, ilgililerin kusurlu veya kasıtlı hareketleriyle Kurum tarafından Kanun’a aykırı şekilde yapılan Ödemelerin geri alınmasıyla Kurum’un gider kaybının önlenmesini ve Kurum’un aleyhine sebepsiz zenginleşmeye engel olunmasını sağlamak için kamu yararı amacıyla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir düzenlemenin anayasal sınırlar içinde kanun koyucunun takdirinde olduğu da açıktır. Sosyal hukuk devletinin somut göstergelerinden biri olan sosyal güvenlik hakkının yer aldığı Anayasa’nın 60. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” denilmektedir. Bu hüküm bireylere yaşlılık, hastalık, kaza, ölüm ve malullük gibi sosyal riskler karşısında asgari ölçüde bir yaşam düzeyi sağlamayı amaçlamaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında da “Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” denilerek bu görevin, devlet tarafından oluşturulacak kuruluşlar yoluyla yerine getirilmesi öngörülmektedir.
Kural, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışları nedeniyle, var olmayan bir sosyal güvenlik hakkının gerçekleştiği değerlendirmesiyle Kurumun ilgililere yaptığı ve malvarlıklarında sebepsiz zenginleşmeye yol açan yersiz ödemelerin iadesine ilişkindir. Bu nedenle kişinin malvarlığında ekonomik bir değer taşımakla birlikte geçerliliği bulunmayan bir sosyal güvenlik hakkından kaynaklanan yersiz ödemenin iadesi talebini düzenleyen kuralın sosyal güvenlik hakkıyla bir ilgisi bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasamın 2.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.” İbarelerine yer vermiştir.
12. Anayasanın 13 üncü ve 35 inci maddeleri gereği mülkiyet hakkı ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilmektedir. İdarenin tesis ettiği hatalı işlemi geri alması veya belirli durumlarda işlemi ortadan kaldırması mümkündür. Bu durum sosyal güvenlik ödemeleri içinde geçerli olup, dolayısıyla idarenin yersiz ödemeden kaynaklı kurum alacağını tahsil etmesi ve kişilere borç tahakkuk ettirilmesi işleminde kamu yararının asıl amacı sosyal güvenlik sisteminin korunması ve devamlığı sağlamaktır.
13. Söz konusu borcun ve faizin terkin edilmemesi halinde, idarenin yersiz ödemeler nedeniyle, yapmakla görevli ve yükümlü olduğu ödemeleri yerine getirememesi söz konusu olabilecektir.
14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebine yönelik olarak idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
16. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Gaziantep İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi