|
ÖZET: Başvuru, müteveffa eşinin ölüm aylığı ve iş kazası gelirinin yersiz ödenmesi nedeniyle yapılan kesintinin iptali talebini içermektedir. Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan kesintinin kendi kusurundan kaynaklanmadığını belirterek, bu durumun düzeltilmesini istemiştir. Kurum, başvuranın eşinin ölümünden sonra bağlanan gelirlerin yersiz ödenmesi nedeniyle bir borç oluştuğunu ve bu durumun 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine dayandığını ifade etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın eşi üzerinden bağlanan ölüm aylığı ve iş kazası gelirinin hesaplamasında yapılan hatalar sonucunda, başvurana yersiz ödeme yapıldığını tespit etmiştir. Bu nedenle, başvurana yansıtılan borç, yasal çerçevede geri talep edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vererek başvurunun reddine yönelik öneride bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın talebi, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yersiz ödeme tespitine dayanarak reddedilmiş ve bu karar, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından onaylanmıştır. Başvurana, kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7824-S.11960
BAŞVURU NO : 2019/7419
KARAR TARİHİ : 29/08/2019
RET KARARI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yersiz ödeme kapsamında tarafına yansıtılan borcun iptali talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/04/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda başvuran, müteveffa eşi adına almakta olduğu iki adet (Bağ-Kur ve İş Kazası) maaşın personel hatası nedeniyle tam olarak yatırıldığı gerekçesiyle maaşından kesinti yapıldığını belirterek; kendi kusuru bulunmadığından bahisle yapılan kesintinin kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. 02/07/2019 tarihli ve … sayılı bilgi belge isteme yazımıza gönderilen, Sosyal Güvenlik
Kurumunun 16/07/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği 2008/Ekim ayı başından önce ölen 4/l-(b) kapsamındaki sigortalıların hak sahiplerine mülga kanun hükümlerine göre, 2008/Ekim sonrası ölen sigortalıların hak sahiplerine ise 5510 sayılı
Kanun hükümlerine göre ölüm aylığı bağlandığı, 2.2. 5510 sayılı Kanunla mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden resen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağının hüküm altına alındığı, 2.3. 01/09/2008 tarihinden itibaren 4/1(b) kapsamında yaşlılık aylığı almaktayken … T.C.
Kimlik numaralı … …’nın 21/11/2013 tarihinde vefatı sebebiyle başvurana 5510 sayılı
Kanun’un 34 üncü maddesine istinaden ölüm aylığı bağlandığı, 2.4. 19/11/2013 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4/1(a) kapsamında sigortalı olan fakat işe giriş bildirgesinin işveren tarafından kaza meydana geldikten sonra verildiği tespit edilen …
…’nın 21/11/2013 tarihinde vefatı üzerine de başvurana 5510 sayılı Kanun’un 20 nci maddesine
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
istinaden ölüm geliri bağlandığı, 2.5. SGK kayıtlarının incelenmesinde; 21/11/2013 tarihinde müteveffa eşinin geçirdiği iş kazasından dolayı ölümü üzerine ölüm aylığı ve ölüm geliri bağlandığının tespit edildiği, hem ölüm aylığı hem de ölüm gelirine hak kazanması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi hükmü gereği, yüksek olan ölüm aylığının tamdan, ölüm gelirinin ise yarımdan ödenmesi gerektiğinden tarafına ödenen yersiz gelir miktarları sebebiyle 5510 sayılı Kanun’un
96 ncı maddesinin (b) bendi kapsamında tahakkuk ettirildiği,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri” başlıklı 20 nci maddesinde; “İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının % 70’i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanır. …” 5.2. “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34 üncü maddesinde; “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75’i, …
oranında aylık bağlanır.” 5.3. “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddesinde; “Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda;
…
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
c) Malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır.” 5.4. “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonunda, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
7. Başvurana, eşi … …’nın 21/11/2013 tarihinde vefatı sebebiyle 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, 19/11/2013 tarihinden itibaren 5510 sayılı
Kanun’un 4/1(a) kapsamında sigortalı olan fakat işe giriş bildirgesinin işveren tarafından kaza meydana geldikten sonra verildiği tespit edilen … …’nın vefatı üzerine başvurana 5510 sayılı
Kanun’un 20 nci maddesine istinaden iş kazası ölüm geliri bağlandığı, akabinde SGK tarafından yapılan soruşturmada vefat eden kişilerle ilgili yapılan inceleme neticesinde yıllar önce vefat etmiş sigortalıların bazılarının eşlerine hem 4/1-(a) hem 4/1-(b) kapsamında ölüm aylığının ve gelirinin tam olarak bağlandığının tespiti sonucunda, ölüm gelirinin “yarım” olarak düzeltilmesi neticesinde başvuran tarafına borç yansıtıldığı, başvuranın kendi kusuru bulunmadığından bahisle yapılan kesintinin kaldırılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmektedir.
8. Başvuruya ilişkin yapılan incelemede; başvuran ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki ihtilafın, başvurana müteveffa eşinden dolayı 4/1(b) kapsamında bağlanan ölüm aylığının ve 4/1(a) kapsamında bağlanan ölüm gelirinin tam tutar üzerinden bağlanıp bağlanamayacağı ve buna bağlı olarak başvurana yansıtılan borcun iptali noktasında toplandığı görülmektedir.
9. Sosyal güvenlik hakkı, bireylerin geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir insan hakkı olması sebebiyle, “sosyal hukuk devleti” olgusunu oluşturan temel kavramlardan birisidir. Bu esastan hareketle Anayasamız, “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlığı altında sosyal güvenlik hakkını da düzenlemiş ve 60’ıncı madde ile herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu kabul etmiş, Devlet’in de, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmakla yükümlü olduğunu düzenlemiştir. Böylece, vatandaşlara bu konuda anayasal bir hak tanınırken, devlete de onların bu haktan yararlanmasını sağlayacak şartları hazırlama görevi yüklenmiştir.
10. Hukuk devletinin gereği olarak, sosyal risklerin bu risklerle karşılaşan insan üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak veya azaltmak amacıyla ekonomik ve sosyal gelişmelere bağlı olarak yenilenen sosyal politikalar çerçevesinde yasalarla düzenlenmektedir. Sosyal güvenlik politikaların anlamları sosyal risk kavramından hareketle belirlenmektedir. Bireyin ekonomik güvencesini sarsan riskler değişik görünümlerde ortaya çıkar, bu risklerin sınırlarını belirlemek aynı zamanda sosyal güvenliğin kapsamını da belirleme anlamına gelir.
11. Sağlık hizmetlerine ihtiyaç öngörülemez olup, tamamen rastlantısaldır. Kişi her an hiç ummadığı bir hastalık veya kazayla karşılaşıp, tahmin etmediği ölçüde bir maliyetle yüzleşebilir. Bazı durumlarda ise, yakalanılan bir hastalık sadece kişiyi tehdit etmekle kalmaz, başta yakınları olmak üzere geniş kesimleri de tehdit eder hale gelebilmektedir. Sağlık hizmetleri ertelenemediğinden ve yeri başka bir şeyle ikame edilemediğinden, bu ihtiyacın karşılanması zorunludur. Bu nedenle sosyal güvenlik hakkı uluslararası sözleşmelerde ve
Anayasamızda kişiler için temel ve vazgeçilemez bir hak olarak öngörülürken, bu alanda devlete bir takım yükümlülükler getirilmiştir.
12. Anayasa Mahkemesi’nin 15/12/2006 tarihli 2006/111 E.ve 2006/112 K. sayılı Kararında; Sosyal Güvenlik Kurumunun amacına uygun olarak hizmet verebilmesi sahip olduğu parasal
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
kaynaklara bağlı olduğundan, temel kaynağı prim olan bu Kurumda sigortalıların kuralda belirtilen süre kadar prim ödemek suretiyle Kurum ile ilişkilerini devam ettirmelerini ve
Kurumun sağlayacağı haklardan bu suretle yararlanmalarını öngören böyle bir düzenleme sistemin doğal bir sonucu olduğuna karar vermiştir.
13. İdarenin kendi hatası bile olsa sigortalılardan 5510 Sayılı Kanunun 96’ncı maddesi gereğince başvuru sahibinden yersiz ödemeleri tahsil etmesi yönündeki idari işlem, kamu yararı çerçevesinde meşru bir amaç taşımaktadır. Zira aksi durum, kişilerin sebepsiz zenginleşmesine yol açabileceği gibi sosyal güvenlik fonlarına katkıda bulundukları halde kanunlardaki koşulları sağlamadıkları gerekçesiyle ödemelerden mahrum kalan kimseler yönünden de adil olmayan sonuçların doğmasına sebep olacaktır. Bu durum; sınırlı kamu kaynaklarının uygun olmayan yöntemlerle dağıtımına cevaz verilmesi anlamına geleceğinden, kamu yararıyla da örtüşmeyecektir. Dolayısıyla idarece hatalı olarak ödendiği tespit edilen aylıkların iadesinin talep edilebileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır.
14. 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesine bakıldığında, bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda; malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirlerin birleşmesi halinde, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısının bağlanacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
15. Somut olay kapsamında başvuru sahibinin müteveffa eşinden dolayı 21/11/2013 tarihi itibariyle 4/1(b) kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, ayrıca başvurana 4/1(a) iş kazası ölüm geliri bağlandığı, ancak İdare tarafından yapılan kapsam kontrolü neticesinde bağlanan ve yüksek olan ölüm aylığının tam, ölüm gelirinin ise yarım olarak bağlanması gerektiğinin tespit edildiği ve tam ödenen ölüm gelirinin yersiz olması nedeniyle ilgiliden geri istediği, anlaşılmaktadır.
16. Dolayısıyla başvurana yapılan fazla ödemenin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 26/11/2018 tarihinde tespit edildiği, ilgililerden tahsil edilecek tutar hesaplanırken tespit tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içindeki fazla ödemenin esas alındığı, dolayısıyla söz konusu ödemenin Kurumun hatalı işleminden kaynaklandığının kabul edildiği, yapılan işlemin
5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine uygun olduğu
anlaşılmıştır.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Somut olayda, yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri, değinilen Anayasa Mahkemesi kararı ile dosya içindeki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; idarenin hatalı işlemi sonucunda başvuru sahibinden ölüm gelirinin kısmen tahsili kapsamında yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kırklareli İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.