|
ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından oluşturulan yersiz ödeme borç kaydına itirazı içermektedir. Başvuran, Temizlik Mad. Hiz. Ltd. Şti. adlı şirketteki sigorta giriş ve çıkışlarının bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, bu nedenle Aralık 2021’de maluliyet aylığının kesildiğini ve 256 bin TL’lik bir borç kaydı oluşturulduğunu ifade etmektedir. Başvuran, mevcut prim günlerinin malulen emeklilik için yeterli olduğunu belirterek, yersiz ödeme kaydının iptalini talep etmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın işyerinin sahte olduğu gerekçesiyle iptal edilen çalışma sürelerinin emeklilik hesabında dikkate alınmadığını ve mevcut prim gün sayısının emeklilik koşullarını sağlamadığını bildirmiştir. Başvuranın, 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesine göre engellilik nedeniyle yaşlılık aylığı alırken, iptal edilen aylıklar sonucunda eksik prim günlerini tamamladığı ve yeni bir emeklilik başvurusunda bulunduğu belirtilmiştir. Ancak, iptal edilen hizmetlerin emeklilik koşullarında dikkate alınmaması nedeniyle başvuranın yersiz ödeme kaydının hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, SGK’nın işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığına karar vererek başvurunun reddine yönelik öneride bulunmuştur. Başvuranın, SGK’nın kararına itiraz etme hakkı devam etmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/6979-S.23.11419
BAŞVURU NO : 2022/18812
KARAR TARİHİ : 07/06/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yersiz ödeme kapsamında oluşturulan borç kaydına itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda başvuran tarafından yapılan başvuruda; üçüncü kişiler tarafından bilgisi ve rızası dışında . Temizlik Mad. Hiz. Ltd. Şti.
ünvanlı şirkette 04/03/2005 tarihinde sigorta girişinin, 05/05/2005 tarihinde ise sigorta çıkışının yapıldığını, söz konusu duruma ilişkin gerekli mercilere şikayet başvurusu yaptığını, ancak SGK tarafından herhangi bir tebligat yapılmadan Aralık 2021’de %74 oranında engelliği üzerinden bağlanan maluliyet aylığının kesilerek, tarafına yersiz ödeme kapsamında 256 bin TL borç kaydı oluşturulduğunu, altmış gün askerlik borçlanması yapılarak normal emekli aylığı bağlandığını ve aylığından kesinti yapıldığını, ancak söz konusu şirketteki prim günleri silinse dahi mevcut prim günlerinin malulen emekliliğine yettiğini ifade ederek, yersiz ödeme kapsamında oluşturulan borç kaydının iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 05/01/2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen
31/01/2023 tarihli ve sayılı yazıda özetle:
2.1. Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 26.07.2018 tarih ve – sayılı raporda; sicil numaralı işyerinin sahte olması sebebiyle başvuranın bu işyerinde geçen çalışmalarının iptal edildiği,
2.2. 5510 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinin iki ve üçüncü fıkraları ile engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olduğu tespit edilen 4/1-(a) kapsamında aylık bağlanacak sigortalıların, 506 sayılı Kanunda öngörülen aylığa hak kazanma koşullarının korunduğu, buna göre
06.08.2003 tarihinden önce sigortalı olup bu tarihte en az 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi olanlara
506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A) bendinde yer alan “506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu’nun 60’ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.” hükmü gereği, başvuranın sigortalılık süresi ve sigortalılık başlangıcı değerlendirildiğinde anılan Kanun hükmüne tabi olduğu anlaşıldığından anılan Kanun hükmüne göre engellilik derecesi ve 3607 prim günü dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlandığı, 2.3. Ancak SGK’nin denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından hazırlanan raporda başvuranın sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilen 63 günlük çalışması SGK’nin 09.12.2015 tarihli ve < “Sahte, kontrollü ve şüpheli iş yerleri” nden bildirim yapılan sigortalıların aylık bağlama işlemleri > konulu genel yazısında yer alan; emeklilik servislerince, “sahte”, “kontrollü” ve “şüpheli” kodu konulan iş yerlerinden bildirimi yapılan sigortalı hizmetlerin gelir/aylık bağlama işlemlerinde değerlendirilmesinde “Sahte iş yeri” kodu konulan işyerinden bildirilen sigortalı hizmetlerin Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen denetim raporlarına istinaden iptal edilmesi ve söz konusu hizmetler için hizmet bildirimi ve hizmet birleştirmesi yapılmaması nedenleriyle, sigortalıların gerek aylığa hak kazanma koşullarının tespitinde, gerekse gelir/aylık bağlama işlemlerinde anılan hizmetlerin dikkate alınmayacağı talimatına istinaden başvuranın “Sahte iş yeri” kodu konulan iş yerinden bildirilen hizmetleri emekliliğe hak kazanma koşullarında dikkate alınmadığı ve mevcut prim gününün 3544 olması sebebiyle emeklilik şartlarını yerine getirmediğinden yaşlılık aylığının iptal edildiği, 2.4. Başvuranın, 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A) bendi gereği %84 engellilik derecesi nedeniyle yaşlılık aylığı alırken, iptal edilen aylık sonucu eksik prim günlerini tamamladığı, 29.12.2020 tarihinde tekrar emeklilik başvurusunda bulunduğu ve aynı madde gereği %84 engellilik derecesi nedeniyle vergi indiriminden 01.01.2021 tarihinden geçerli 3604 prim günü üzerinden yeni bir yaşlılık aylığı bağlandığı, 2.5. 5510 sayılı Kanun’un, 25’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az
%60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık
Kurulunca tespit edilen sigortalı, malul sayılır.” hükmü, 26’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Malullük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malullük aylığı bağlanmasıdır.
Sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının; a) 25 inci maddeye göre malul sayılması, b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, c) Maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malullük aylığı bağlanır.” hükmünün yer aldığı, 2.6. Öte yandan 506 sayılı Kanun’un, 53’üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde; “1- a) Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği, b) 34’üncü madde gereğince yapılan tedavi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek usulüne uygun rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği, c) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını yitirdiği, Kurumca tespit edilen sigortalı malullük sigortası bakımından malul sayılır.” hükmü, 54’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Sigortalının, malullük aylığından yararlanabilmesi için; a) 53’üncü maddeye göre malul sayılması, b) Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması, şarttır.” hükmünün yer aldığı, Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinin beşinci fıkrasında;
5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve
5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra malul olduklarına karar verilen 4/1-(a) kapsamındaki
sigortalılara mülga 506 ve 2925 sayılı Kanunlardaki şartları taşımaları halinde anılan kanunlara göre aylık bağlanacağı, 4/1-(a) sigortalılarından 2008/Ekim ay başından önce malullük durumlarının tespiti için sevk talebinde bulunanlardan, 2008/Ekim ay başından sonra malul olduğuna karar verilenlere toplam olarak 1800 gün veya 5 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 1800 gün prim ödemeleri halinde malullük sigortasından aylık bağlanacağının, öngörüldüğü, 2.7. Kurum kayıtlarının incelenmesinde; 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce başvuranın Sosyal
Sigortalar Kurumuna maluliyetinin tespiti için dilekçe verdiği, hastaneye yapılan sevk işlemleri sonrasında
temin edilen sağlık kurulu raporu ve eklerinin 506 sayılı Kanun’un malullük sigortası ile ilgili hükümleri ve Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde incelenmesi neticesinde, ilgili dönemde Sosyal
Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğünün 20.12.2004 tarih ve 155523 sayılı yazısında; başvuranın anılan raporda belirtilen hastalık ve arızalarına göre çalışma gücünün en az 2/3’sini (üçte ikisini) kaybetmediği kararına varıldığı bildirildiğinden başvuran hakkında malullük sigortası yönünden yapılacak bir işlemin bulunmadığının tespit edildiği, bu kapsamda başvurana malullük sigortasından bağlanan bir aylık bulunmadığı, 2.8. Başvurana, 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A) bendinde yer alan emeklilik koşullarına göre engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yaşlılık aylığı bağlandığı, fakat başvuranın iptal edilen 63 günlük çalışması sonrası 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A) bendinde yer alan emeklilik koşullarından 3600 prim gününün doldurulması şartını sağlamadığından yaşlılık aylığına müstahaklığının ortadan kalktığı, 2.9. Başvurana normal emeklilik şartlarına tabi aylık bağlanmadığı, öte yandan 4759 sayılı Kanun’la değişik 506 sayılı Kanun’un geçici 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ile sigortalıların
23.5.2002 tarihindeki sigortalılık sürelerine göre, anılan Kanunda belirtilen en az sigortalılık süresi, yaş ve
prim ödeme gün sayısı koşulunu yerine getirmeleri halinde yaşlılık aylığına hak kazanabileceklerinin öngörüldüğü, buna göre 506 sayılı Kanun’un geçici 81’nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre başvuranın normal emeklilik şartlarına tabi aylığa hak kazanma koşullarının; 25 yıl sigortalılık süresi, 46 yaş ve 5075 prim günü şartlarının yerine getirilmesinden ibaret olduğu, 2.10. Başvuranın iptal edilen prim günü sonucunda kalan priminin 3544 gün olduğu, 2.11. 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan %25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.” hükmünün yer aldığı, 2.12. Buna göre başvuranın iptal edilen aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre borç kaydedildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Malul sayılma” başlıklı 25 inci maddesinin birinci fıkrası; “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum
Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malul sayılır.” 5.2. “Malullük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 26 ıncı maddesinin birinci fıkrası; “Sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının; a) 25 inci maddeye göre malul sayılması, b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, c) Maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malullük aylığı bağlanır.”
5.3. “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 5.4. “506 sayılı Kanunun malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 10 uncu maddesi: 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir.
Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve bu
Kanunun yürürlük tarihinden sonra malul olduklarına karar verilenler hakkında 506 ve 2925 sayılı kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malullük aylığı bağlanır.
55 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki malullük aylığı alt sınırı ile 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki
ölüm aylığı alt sınırı 17/10/1983 tarihli ve 2925 ve bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı
Kanunlara göre bağlanacak malullük ve ölüm aylıklarında, aynı kanunlar gereği bağlanan yaşlılık aylığı ile kıyaslanarak uygulanır.
6. 29/07/1964 tarihli ve 11766 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun; 6.1. 53 üncü maddesi: “A) 1- a) Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği, b) 34 üncü madde gereğince yapılan tedavi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek usulüne uygun rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği, c) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını yitirdiği, Kurumca tespit edilen sigortalı malullük sigortası bakımından malul sayılır.
2- Meslek hastalığı sonucu, meslekte kazanma gücü azalma oranının tespiti Kurumun meslek hastalıkları hastanelerince yapılır.
B ) Bu Kanun kapsamında ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte mevcut hastalık veya arızası bulunanlar bu hastalık veya arızasının malul sayılmayı gerektirecek düzeyde olmadığını Kurum veya Kurum dışındaki hastanelerden işe girmeden önce alınmış, usulüne uygun sağlık raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle kanıtlamakla yükümlüdürler. Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalılar bu hastalık veya arızaları nedeni ile malullük sigortası yardımlarından yararlanamazlar.
Bu gibi sigortalılara malullük sigortasından evvelce ödenmiş bulunan aylıklar geri alınır.
C ) Bu maddenin uygulama hükümleri çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.”
6.2. 54 üncü maddesi: “Sigortalının, malullük aylığından yararlanabilmesi için:
a) 53 üncü maddeye göre malul sayılması, b) Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması, Şarttır.”
6.3. “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları:” şartları başlıklı 60 ıncı maddesinin C bendinin b alt bendi: “Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.” 6.4. Geçici 87 nci maddesi; “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b)
alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.” 7. 27/09/2008 tarihli 27010 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Fazla veya Yersiz Ödemelerin
Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; “İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğan fazla veya yersiz ödemeler” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin uygulamasında; a) Kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması, b) Örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde
Kuruma bildirilmemesi, c) Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği hâlde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, ç) Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, d) Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması, e) Gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiği hâlde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi, f) Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği sona ermesine rağmen her hangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması, ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturur…” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuranın, 28/07/2005 tarihli tahsis talebine istinaden vergi indiriminden emeklilik şartları olan 15 yıl
3600 gün koşulları yerine getirdiği ve tarafına tahsis numarası ile 01/08/2005 tarihinden geçerli
olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 26/07/2018 tarih sayılı raporda sicil numaralı işyerinin sahte olması sebebiyle bu işyerinde geçen çalışmalarının iptal edildiği, iptal edilen 63 günlük çalışmanın emeklilik hesabında dikkate alınmadığı ve mevcut prim ödeme gününün 3544 güne düşmesi sebebiyle emeklilik şartlarını yerine getirmediğinden yaşlılık aylığının iptal edildiği, aylık iptali nedeniyle 26/07/2008-26/12/2020 tarihleri arasında ödenen aylıkların borç kaydedildiği, başvuranın söz konusu şirketteki çalışmaları için ayrıca hukuki süreç başlattığı, ancak Kurumumuza yaptığı başvuruda, sahte şirkette geçen çalışma süreleri silinse dahi emekliliğe hak kazandığı gerekçesiyle SGK’nin işlemine itiraz ettiği ve oluşturulan borç kaydının iptalini talep ettiği görülmektedir.
10. Başvuruya konu uyuşmazlığın; SGK tarafından yapılan inceleme, araştırma ve denetimin mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı ile söz konusu denetim neticesinde yapılan işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplandığı görülmektedir.
11. Somut olay kapsamında yapılan incelemede; başvuran hakkında 5510 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinin iki ve üçüncü fıkraları ile engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığı, bu itibarla 4/1-(a) kapsamında aylık bağlanacak sigortalıların, 506 sayılı Kanunda öngörülen aylığa hak kazanma koşullarının korunduğu, buna göre 06/08/2003 tarihinden önce sigortalı olup bu tarihte en az 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi olanlara 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A) bendinde yer alan “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 60’ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.” hükmü gereği, başvuranın sigortalılık süresi ve sigortalılık başlangıcı değerlendirildiğinde anılan Kanun hükmüne tabi olduğu anlaşıldığından anılan Kanun hükmüne göre engellilik derecesi ve 3607 prim günü dikkate alınarak tarafına yaşlılık aylığı bağlandığı, 12. Başvurana, 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A) bendinde yer alan emeklilik koşullarına göre engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yaşlılık aylığı bağlandığı, fakat başvuranın iptal edilen 63 günlük çalışması sonrası 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A) bendinde yer alan emeklilik koşullarından 3600 prim gününün doldurulması şartını sağlamadığından yaşlılık aylığına müstahaklığının ortadan kalktığı,
13. Başvurana normal emeklilik şartlarına tabi aylık bağlanmadığı, öte yandan 4759 sayılı Kanun’la değişik
506 sayılı Kanun’un geçici 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ile sigortalıların 23.5.2002
tarihindeki sigortalılık sürelerine göre, anılan Kanunda belirtilen en az sigortalılık süresi, yaş ve prim ödeme gün sayısı koşulunu yerine getirmeleri halinde yaşlılık aylığına hak kazanabileceklerinin öngörüldüğü, buna göre 506 sayılı Kanun’un geçici 81’nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre başvuranın normal emeklilik şartlarına tabi aylığa hak kazanma koşullarının; 25 yıl sigortalılık süresi, 46 yaş ve 5075 prim günü şartlarına tabi olduğu, 14. Başvuranın aylığının, 26/07/2018 tarihli ve – sayılı Denetmen Raporuna istinaden, 63 gün hizmet iptali neticesinde 3544 prim günün kaldığı bu prim gün sayısının ise emekliliğe hak kazanma koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının bağlandığı tarih olan 26/07/2008’den 26/12/2020 tarihine kadar iptal edildiği, yersiz ödemeye konu aylıkların 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin a bendi gereği başvuran adına borç kaydedildiği, görülmektedir.
15. Denetmen raporu kapsamında tespit edilen hususlar; 15.1. Denetim görev emrinin 22/06/2018 tarihinde SGK Denetmenine tevdii edilmesi ile başlandığı ve yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 26/07/2018 tarihli rapor ile bitirildiği, 15.2. . Temizlik Mad. Hiz Ltd. Şti. unvanlı işyerinin vergi kaydının 29/06/2004 tarihinde başladığı ve 31/12/2005 tarihinde kapandığının tespit edildiği, 15.3. . Temizlik Mad. Hiz Ltd. Şti. unvanlı işyerinin ortağı . . tarafından SGK’ya yapılan 06/06/2014 tarihli başvuruda kendisinin haberi olmadan üzerine işyeri açıldığı ve sigortalı bildirimlerinin yapıldığı yönündeki şikayeti ile ilgili olarak Şirinyer Vergi Dairesince SGK’ye gönderilen 06/07/2018 tarih, Esayılı mükellefiyet bilgilerine dair yazı ekinde yer alan 12/10/2005 tarihli Yoklama Tutanağının incelendiği . Temizlik Mad. Hiz. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin bulunamadığı, yapılan çevresel soruşturmada
. Temizlik Mad. Hiz. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin yaklaşık 2 yıl kadar önce adresinden ayrıldığının öğrenildiği, dolayısıyla işyerinin sahte sigortalı bildirim yapmak için sadece açılışının yapıldığının anlaşıldığı ve her hangi bir faaliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, dolayısıyla sicil sayılı dosyada tescilli . Temizlik Mad. Hiz Ltd. Şti. unvanlı işyerinden yapılan sigortalı bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığından bahisle iptal edilmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
16. Kurumumuza daha önce yapılan benzer nitelikli bir başvuruda Kurumumuz tarafından verilen
16/06/2022 tarihli ve 2021/22181 başvuru numaralı Ret Kararında şu değerlendirmelere yer verilmiştir:
16.1. “Fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılık sürelerinin iptali üzerine kesilen emekli aylıklarının yeniden bağlanması ve çıkarılan borçların iptal edilmesi talebiyle Kurumumuza yapılan başvurular üzerine yapılan inceleme ve araştırmada, öncelikle hizmetlerin iptaline dayanak olan denetim raporları titizlikle incelenmekte ve her somut olay özelinde denetim raporunun gerek usul gerekse içerik yönünden, idarece yapılan işleme dayanak olacak sonuca ulaşmaya yeterli nitelikte bulgu, tespit ve açıklama içerip içermediği değerlendirilmektedir. Nitekim tesis edilen işlemin sigortalılar yönünden ortaya çıkardığı sonucun etkileri göz önüne alındığında, açık bir kanaate ulaşmaya yeterli nitelikte olmadığı değerlendirilen denetim
raporları üzerine tesis edilen işlemler hakkında, öncelikle yeniden ve sağlıklı bir denetim yapılması, ardından bu denetim sonucuna göre işlem tesis edilmesi tavsiyesinde bulunulurken, açık bir kanaate ulaşmaya yeterli nitelikte olduğu değerlendirilen denetim raporları üzerine tesis edilen işlemlere yönelik başvurular hakkında ret kararı verilmektedir (Bkz. Tavsiye Kararları için: 30/11/2018 tarihli ve Başvuru
No: 2018/7475; 16/10/2019 tarihli ve Başvuru No : 2022/18812 2019/8250; 4/8/2020 tarihli ve Başvuru No : 2022/18812 2020/69440; Ret Kararları için: 16/10/2019 tarihli ve Başvuru No : 2022/18812 2019/8956; 11/12/2019 tarihli ve
Başvuru No : 2022/188122019/12852).
16.2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı addedilmiştir. 5510 sayılı Kanun bakımından sigortalı sayılmanın hukuki şartlarından iş ilişkisi, esas olarak hizmet akdine dayanmalıdır ve hizmet akdine tabi çalışma işverene ait işyerinde yerine getirilmelidir. Bir başka ifadeyle 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendine göre (SSK) sigortalı sayılmanın temel kuralı, iş veya çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması gerektiğidir. Bilindiği üzere 5510 sayılı
Kanunda hizmet akdinin tarifine yer verilmemiş olup hizmet akdi Borçlar Kanunda tanımlanmıştır. Borçlar
Kanununa göre hizmet akdi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre kişinin belirli veya belirsiz bir zamanda hizmetini kiralaması hizmet sözleşmesidir. Anayasa
Mahkemesi ise hizmet akdinin iş, ücret ve bağımlılık olmak üzere üç unsurdan oluştuğuna karar vermiştir.
(Anayasa Mahkemesinin Esas No.1963/336, Karar No.1967/29 ve Resmi Gazete tarih/sayı:
19/10/1968/13031)
16.3. “Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/7568, K.2017/904 numaralı ve 13/02/2017 tarihli kararında; “Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın ikinci maddesi ve 5510 sayılı
Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesi ile
5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-
448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.” hükmüne varılmış olup, aynı Dairenin E.
2014/3422, K.2015/2638 numaralı ve 17/02/2015 tarihli kararında da; davanın yasal dayanağını oluşturan sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceği, Kurumun suç duyurusu üzerine ceza soruşturması yapılıp yapılmadığı ve buna bağlı olarak dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği, 5510 sayılı Yasanın 59 uncu maddesine göre aksi kanıtlanana kadar Kurum denetim memurlarının inceleme raporundaki tespitlerin doğru olduğu ifade edilmiştir.” 17. Denetmen raporunda, . Temizlik Mad. Hiz Ltd. Şti. unvanlı işyerinin ortağı olarak görünen . .
tarafından SGK’ya yapılan başvuruda kendisinin haberi olmadan üzerine işyeri açıldığı ve sigortalı bildirimlerinin yapıldığı yönündeki şikayeti ile ilgili olarak Şirinyer Vergi Dairesince SGK’ye gönderilen
Yoklama Tutanağının incelenmesi üzerine . Temizlik Mad. Hiz. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin bulunamadığı, yapılan çevresel soruşturmada . Temizlik Mad. Hiz. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin yaklaşık 2 yıl kadar önce adresinden ayrıldığının öğrenildiği, dolayısıyla işyerinin sahte sigortalı bildirim yapmak için sadece
açılışının yapıldığına ilişkin tespitlerin açık bir kanaate ulaşmaya yeterli bulgu, tespit ve açıklamaya dayandığı değerlendirilmektedir.
18. Başvuranın sahte sigorta süreleri hesaba katılmasa dahi emekliliğe hak kazandığı iddiası hakkında yapılan değerlendirmede ise; 18.1. Başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinin iki ve üçüncü fıkraları ile engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmak suretiyle 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A)
bendi kapsamına girdiğinden %84 engellilik derecesi nedeniyle, Kanun hükmüne göre engellilik derecesi ve 3607 prim günü dikkate alınarak tarafına yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak SGK’nin denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından hazırlanan raporda başvuranın sahte sigortalılık nedeniyle 63 günlük çalışması iptal edildiğinden “Sahte iş yeri” kodu konulan iş yerinden bildirilen hizmetleri emekliliğe hak kazanma koşullarında dikkate alınmadığından ve mevcut prim gününün 3544 olması sebebiyle emeklilik şartlarını yerine getirmediğinden yaşlılık aylığının iptal edildiği, 18.2. Başvuranın, 506 sayılı Kanun’un geçici 87’nci maddesinin (A) bendi gereği %84 engellilik derecesi nedeniyle yaşlılık aylığı alırken, iptal edilen aylık sonucu eksik prim günlerini tamamladığı, 29.12.2020 tarihinde tekrar emeklilik başvurusunda bulunduğu ve aynı madde gereği %84 engellilik derecesi nedeniyle vergi indiriminden 01.01.2021 tarihinden geçerli 3604 prim günü üzerinden yeni bir yaşlılık aylığı bağlandığı, görülmektedir.
18.3. Başvuranın vergi indiriminden yararlanmaksızın tabi olduğu (normal emeklilik) şartların ise; 506 sayılı Kanun’un geçici 81’nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde düzenlendiği buna göre, başvuranın normal emeklilik şartlarına tabi aylığa hak kazanma koşullarının ise; 25 yıl sigortalılık süresi,
46 yaş ve 5075 prim günü olduğu görülmektedir. Dolayısıyla başvuranın sahte iş yerinden bildirilen
sigortalılık süreleri çıkarıldığında da emekliliğe hak kazanma koşullarını kaybetmediğine dair iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
19. Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili denetmen raporu çerçevesinde yapılan incelemede, SGK tarafından, başvuran adına . Tem. Mad. Hiz.
Ltd. Şti. unvanlı işyerinden bildirilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmesinin, anılan işlemlerin dayanağı denetim raporunun açık bir kanaate ulaşmaya yeterli bulgu, tespit ve açıklamaya dayandığı ve başvuruya konu hizmetlerin idarece iptal edilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği, ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine, ayrıca denetmen raporunun gereğinin yapılması hususlarında gecikme yaşandığından
“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun
davranmadığı, idarenin makul sürede karar verme ve kararların geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranması gerektiği değerlendirilerek, idarenin bahse konu bu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURUNA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi