ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı başvuruda, eşinin 2012 yılında vefatından sonra 2013’te ölüm aylığı almaya başladığını, annesinin de 2008’de vefat ettiğini belirtmiştir. 2022 Eylül itibarıyla eşinden aldığı aylığın kesildiğini öğrenen başvuran, annesinden aldığı aylığın yersiz ödeme kapsamında borç kaydedildiğini ifade ederek, bu borcun iptalini ve kesilen tutarın iadesini talep etmiştir. Başvuran, idarenin kendisine tebligat yapmadığını, bu durumun itiraz hakkını elinden aldığını belirtmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın her iki dosyadan da sehven aylık bağlandığını, ancak 5510 sayılı Kanun’un hükümleri gereği, başvuranın tercihine göre bir aylığın bağlanması gerektiğini açıklamıştır. Kurum, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu ve yersiz ödemelerin geri alınmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirtmiştir. Başvuranın itirazı, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından değerlendirildiğinde, idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na tebliği sağlanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın hak arama özgürlüğünün devam ettiğini ve ilgili idarenin işlemine karşı yargı yolunun açık olduğunu belirtmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/7993-S.23.13082

BAŞVURU NO : 2023/398

KARAR TARİHİ : 23/06/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Yersiz ödeme kapsamında oluşturulan borç kaydının geri alınması

BAŞVURUNUN KONUSU :

talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/01/2023

I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda; başvuran eşinin 06/12/2012 tarihinde vefat ettiğini, eşinin vefatından sonra 01/01/2013 tarihi itibariyle 4/1-a kapsamında ölüm aylığı almaya başladığını, 08/12/2008 tarihinde ise annesinin vefat ettiğini, 11/03/2013 tarihli başvurusuna istinaden annesinden dolayı tarafına 01/04/2014 tarihinde 4/1-b kapsamında ölüm aylığı bağlandığını, Eylül 2022 dönemine kadar hem annesinden hem de eşinden dolayı ölüm aylığı aldığını, ancak bu tarih itibariyle tarafına hiçbir bildirim yapılmaksızın eşinden dolayı ölüm aylığının kesildiğini, ilgili Sosyal Güvenlik

Merkezine bilgi almak için gittiğinde iki aylık arasında tercih yapması hususunda bilgi verildiğini, bunun üzerine eşinden dolayı ölüm aylığının bağlanmasını tercih ettiğini, ancak bu sefer annesinden dolayı ödenen aylıkların yersiz ödeme kapsamında toplamda 76.289 TL borç kaydedildiğini, söz konusu borcun eşinden dolayı aldığı aylıktan kesildiğini, CİMER üzerinden yaptığı itiraz başvurusunun reddedildiğini, müteveffa eşinden tarafına ödenen aylığın 4 bin liraya yakın olduğunu ancak yersiz ödendiği gerekçesiyle söz konusu tutardan 1061 TL kesinti yapıldığını, kalan tutarın geçimine yetmediğini, çalışacak yaşta ve güçte olmadığını, söz konusu durumun kendisini ciddi anlamda mağdur ettiğini, ayrıca oluşturulan borca ilişkin idare tarafından hiçbir tebligat yapılmadığını, oysa “Fazla ve Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmelik’ine göre, belirtilen usuller çerçevesinde borç bildirim belgesi düzenlenip

Tebligat Kanununa göre tebliğ edilmesi gerektiğini, tarafına bu şekilde yapılan bir tebligat olmadığından itiraz hakkının da elinden alındığını ifade ederek, Ekim-Kasım-Aralık 2022 döneminde ölüm aylığından

kesilen tutarın iadesini ve yersiz ödeme kapsamında oluşturulan borç kaydının geri alınmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 18/01/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen 27/02/2023 tarihli ve E. sayılı yazıda:

2.1. Başvuranın Kurum kayıtlarında yer alan dosyasının incelenmesinde; müteveffa sigortalı annesi

08.12.2008 tarihinde vefat ettiği, başvurana 11.03.2013 tarihli talebine istinaden annesi

üzerinden 01.04.2013 tarihi itibarıyla 4/1-(b) statüsünden ölüm aylığı bağlandığının tespit edildiği, daha sonra SGK tarafından 2022 yılı Temmuz ayı itibarıyla işletime açılan TAKIP programı aracılığıyla yapılan sistemsel kontrolde başvuranın 06.12.2012 tarihinde vefat eden eşinden dolayı da 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında ölüm aylığı aldığının tespit edildiği, 2.2. Müteveffa sigortalıların vefat tarihlerinin 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde başvurana bağlanacak gelir/aylıklarda 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesi hükümleri uygulanması gerektiğinden aylık bağlama işlemleri sırasında yapılan Kurum hatası nedeniyle başvurana 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yersiz ödeme borcu tahakkuk ettirildiği, 2.3. Başvuranın vefat eden annesi sigortalılık statüsü 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(b) bendi olduğu ve adı geçenin anılan statüden 6546 prim günü bulunduğu, başvuranın vefat eden eşi sigortalılık statüsünün 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi olduğu ve adı geçenin anılan statüden 4340 prim günü bulunduğu, 2.4. 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinde; ölen sigortalının anılan Kanun’un 33’üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; bu Kanun’un 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e)

bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının her birine %25 oranında aylık bağlanacağı hükmüne yer verildiği, dolayısıyla söz konusu Kanun hükmü gereği başvuranın 11.03.2013 tarihli tahsis talebine istinaden vefat eden annesinden 01.04.2013 tarihi itibarıyla aylık bağlandığı, ancak yapılan kontroller neticesinde bağlanan aylık anılan Kanun’un 54’üncü maddesi hükmüne aykırı bulunduğundan sehven bağlandığı tespit edilen aylık anılan Kanun hükümlerine göre iptal edildiği, 2.5. 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinde bu Kanun’a göre bağlanan aylıklarda hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığın ödeneceği hükmüne yer verildiğinden başvuranın vefat eden annesinden bağlanan aylığının sehven bağlandığı yeni işletime açılan TAKIP Programı aracılığıyla 29.09.2022 tarihinde tespit edildiği ve 2022/Ekim dönemi itibarıyla iptal edildiği, 2.6. 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinde ölen sigortalının anılan Kanun’un 33’üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; dul eşine %50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde %75’inin bağlanacağı hükmüne yer verildiği, dolayısıyla söz konusu Kanun

hükmü göre annesinden dolayı aylığa hak kazanma koşulları oluşan başvuranın 06.12.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2013 tarihi itibarıyla aylık bağlandığı, Ancak 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesine göre aylığa hak kazanma ile gelir/aylık birleşmesi kuralları gereği aylığın bağlanamamasının ise farklı olduğu, aylık talebinin değerlendirilmesinde öncelikle ilgili maddelere göre aylığa hak kazanma durumuna bakıldığı, sonrasında birden fazla gelir/aylığa hak kazanma durumunda anılan Kanun’un 54’üncü maddesine göre değerlendirme yapıldığı, 2.7. Başvuranın 01.01.2013 tarihi itibarıyla vefat eden eşinden bağlanan aylığı sistemsel kontrol sonucu tedbiren tercihi alınmak üzere durdurulmuş ise de eşinden dolayı aldığı aylığı tercih ettiğinden durdurulan tarih itibarıyla açıldığı ve ödenmeye devam edildiği, 2.8. Başvurana müteveffa annesinden bağlanan aylığın iptal edilerek 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesi gereği kurum hatası kapsamında borç tahakkuk ettirildiği bilgisinin 10.10.2022 tarihli ve 53614124 sayılı yazı ile SGK tarafından gönderildiği, borcun takip ve tahsili için Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik

Merkezince tebligat çekildiği ve tebligatın 20.01.2023 tarihinde “alıcısına teslim edildi” olarak sisteme işlendiği, ayrıca söz konusu borcun başvuranın eşi üzerinden aldığı ölüm aylığından %25 oranında kesilerek mahsup edildiği, 2.9. 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi itibarıyla bu Kanun’a göre bağlanan gelir ve aylıklarda birden fazla dosyadan gelir/aylık veya gelir ve aylığa hak kazanılması durumunda, anılan Kanun’un 54’üncü maddesinin uygulandığı anılan maddede; hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığın ödeneceği hükmüne yer verildiği, 2.10. Başvuranın Kurum kayıtlarında yer alan dosyasının incelemesinde; müteveffa sigortalı annesi

08.12.2008 tarihinde vefat ettiği, başvuranın 11.03.2013 tarihli talebine istinaden annesi

üzerinden 01.04.2013 tarihi itibarıyla 4/1-(b) statüsünden ölüm aylığı bağlandığı, daha sonra SGK tarafından 2022 yılı Temmuz ayı itibariyle işletime açılan ve tüm dönemler için her statüdeki (banka sandıklarından gelir/aylık alanlar dahil) gelir ve aylığın birbirini görebildiği TAKIP programı aracılığıyla yapılan sistemsel kontrolde başvuranın 06.12.2012 tarihinde vefat eden eşinden dolayı da 4/1-(a)

statüsünden ölüm aylığı aldığının tespit edildiği, 2.11. Müteveffa sigortalıların vefat tarihlerinin 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde başvurana bağlanacak gelir/aylıklarda 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesi hükümleri uygulanması gerektiğinden aylık bağlama işlemleri sırasında yapılan Kurum hatası nedeniyle başvurana 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yersiz ödeme borcu tahakkuk ettirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, 5.1. “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54’üncü maddesinde, “Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda; a) Uzun vadeli sigorta kollarından; (…) 5) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı, (…) bağlanır…” hükmü yer almaktadır.

5.2. 5510 sayılı Kanunu “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.

6. 5510 sayılı Kanunun “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında, “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

7. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Geçici 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuranın hem 4/1-b kapsamında olan annesinin hem de 4/1-a kapsamında olan eşinin ölümü üzerine her iki dosyadan sehven aylık bağlanması sonrası annesinden dolayı aldığı aylıkların geçmişe dönük olarak borç kaydedilmesi işlemine itiraz ettiği, buna karşın SGK tarafından 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi hükmü gereği; hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığın ödeneceği hükmüne istinaden, sehven bağlanan her iki aylıktan birinin 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yersiz ödeme borcu olarak tahakkuk ettirildiği, bunun üzerine başvuranın borcun iptali talebiyle

Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmektedir.

10. Kamu Denetçiliği Kurumunun 08.04.2020 tarihli ve 2020/3443 Başvuru No.lu kararında da vurgulandığı üzere, kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr

Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerekmektedir. Bu noktada evli kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında anne yönünden hak sahipliği sıfatını, eşini kaybetmekle kazanmakta, başka bir anlatımla eş hayatta iken anne yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Belirtmek gerekir ki kız çocuğuna anne üzerinden ölüm aylığı bağlanabilmesi için yalnızca ölümün gerçekleşmesi veya evli olunmaması yeterli değildir. Aylık tahsisi için her iki olgunun bir arada varlığı gerekmektedir. Bu yönüyle evli kız çocuğu kimi zaman boşanmayla, bazen de ölümle hak sahibi sıfatını kazanmaktadır. Diğer bir deyişle sigortalı anne yaşamını yitirmesine karşın kız çocuğu evli ise hak sahibi olamamakta, evli olmayan kız çocukları ise sigortalı baba hayatta olduğu sürece bu sıfatla anılmamakta ve her iki durumda

da aylığa hak kazanılamamaktadır. Şu durumda, evli kız çocuğu bazen boşanmayla, kimi zaman da ölümle ve hangisi daha sonra ise o tarihte ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel

Kurulunun 28/5/2019 tarihli ve E: 2016/1789, K: 2019/612 sayılı; 14/6/2017 tarihli ve E: 2016/2140 K:

2017/1178 sayılı; 26/2/2016 tarihli ve E: 2015/21-831, K: 2016/201 sayılı; Yargıtay Onuncu Hukuk

Dairesinin 10/3/2016 tarihli ve E: 2015/11000, K: 2016/2809 sayılı kararları. www.corpus.com.tr)

11. Diğer yandan; Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Geçici 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki

Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

12. Bu itibarla başvuranın 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra hem annesinin hem de eşinin vefat ettiği, dolayısıyla hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihte yürürlükte olan 5510 sayılı

Kanununun 54 üncü maddesi hükümlerine göre işlem yapılacağı açıktır. Bu kapsamında SGK tarafından başvuranın tercihine göre annesinden aylığın kesilip eşinden aylık bağlanması işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

13. Diğer yandan başvuranın annesinden dolayı tarafına ödenen aylıkların yersiz ödeme kapsamında borç kaydı oluşturulmasına itirazı hakkında yapılan değerlendirmede; Kurum tarafından sigortalılara ya da hak sahiplerine yapılmaması gereken bir ödemenin sehven yapılması durumunda, 5510 sayılı Kanunun yersiz ödemelerin geri alınması başlıklı 96 maddesinin b bendi kapsamında hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemelerin toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak

ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilmesi suretiyle geri alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Dolayısıyla Kurumun kendi hatalı işleminden kaynaklansa dahi kişilere sehven yapılan ödemelerin geri alınacağı Kanunda emredilmiştir.

14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, SGK tarafından başvurana 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi gereği ölen eş ve anneden dolayı başvuranın tercihine göre bir dosya üzerinden aylık bağlanması işlemlerinin tespitinde, ayrıca mezkur Kanunun 96 ncı maddesi hükümlerine göre yersiz ödeme kapsamda oluşturulan borç kaydına ilişkin hükümlerin uygulanması işlemlerinde ve başvuranın borç kaydının iptali talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun

davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi