ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yersiz ödemeler nedeniyle oluşturulan borcun iadesi talebine ilişkindir. Başvuran, emekli aylığının askerlik borçlanması ve Bağ-Kur hizmetlerinin çakışması sebebiyle iptal edildiğini, geriye dönük olarak aldığı emekli aylıklarının borç kaydedildiğini ve bu borcun ödenmesi sırasında zorluk yaşadığını belirtmiştir. SGK, başvuranın borcunu yeniden hesaplayarak 22.969,69 TL olarak belirlemiş ve bu tutarın tahsilatını sürdürmüştür. Ancak, başvuran, bu tutarın ödenen miktarı aştığını ve fazladan yapılan ödemenin iadesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin mevzuat çerçevesinde, başvuranın talebini reddetmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan incelemede, SGK’nın hatalı işlemleri nedeniyle başvurana yapılan yersiz ödemelerin geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda, başvuranın ödemiş olduğu tutarın iadesi için SGK’ya tavsiyede bulunulmuştur. Ayrıca, SGK’nın hatalı işlemlerinin hukuka aykırı olduğu ve bu durumun düzeltilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde, SGK’nın bu tavsiyeye uygun hareket etmesini ve gerekli işlemleri 30 gün içerisinde tamamlamasını talep etmiştir. Bu süreç, başvuranın yersiz ödemelerle ilgili haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/4074-S.22.6193

BAŞVURU NO : 2021/16698

KARAR TARİHİ : 25/03/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Yersiz ödeme kapsamında oluşturulan borcun fazladan tahsil edilen kısmının, iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 01/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran; emekli aylığının askerlik borçlanması ve bağ-kur hizmetlerinin çakışması sonucu eksik gün nedeniyle iptal edildiğini, tarafına yersiz ödeme kapsamında geriye dönük aldığı emekli aylıklarının borç çıkarıldığını, söz konusu borcu üç yıldır ödediğini ancak zorlandığını ifade ederek, SGK’nın kendi hatası nedeniyle tarafına yansıttığı borcun emekliliğine yeten 544 gün için alınmasını talep ettiği, Kurumumuz tarafından ise başvuru hakkında

Gönderme Kararı verildiği, söz konusu karara SGK tarafından verilen 12/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; başvuranın eksik gün nedeniyle iptal edilen aylığının Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğine 05/12/2017 tarihinde eklenen Geçici 35 inci madde kapsamında değerlendirildiği ve daha önce yersiz ödeme kapsamında 59.725,69 TL olarak tespit edilen borca ilişkin en son ödenen aylıktan eksik hizmet süresi kadar (20 ay) geriye gidildiği ve borcun yeniden hesaplanmak suretiyle 22.969,69 TL olarak tespit edildiği, ilgili madde kapsamında belirlenen borcun tahsil edilen tutardan düşüldüğü ve kalan borca terkin işlemi yapıldığı, ifade edilmiştir. Söz konusu cevabi yazı üzerine Kurumumuz tarafından 29/04/2020 tarihli Dostane Çözüm Kararı verildiği görülmüştür. Akabinde başvuranın; 20/05/2021 tarihinde

Kurumumuza tekrar başvuruda bulunduğu, haksız yere ödenen bedelin iadesi hususunda tarafına net bir açıklama yapılmadığını belirterek 22.969,69 TL’lik prim borcu dışında ödenen bedelin iadesini talep ettiği görülmüştür. Söz konusu başvuruya Kurumumuz tarafından 09/07/2021 tarihli Gönderme Kararı verildiği

SGK tarafından verilen 31/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “05.12.2017 tarihinden önce aylıklardan kesilerek Kanunun 96’ncı maddesi hükümlerine göre yersiz ödenen tutarların tamamı

tahsil edilmiş olanlar ile tahsil süreci devam edenlerin ödemiş oldukları tutarlar bu madde kapsamında hesaplanan yersiz ödeme tutarından fazla ise iade ve mahsup edilemeyeceğinden tarafınıza herhangi bir ödeme yapılması mümkün değildir.” denildiği, bunun üzerine başvuranın tarihinde

Kurumumuza tekrar yaptığı başvuruda; SGK’ya yaptığı 22.969,69 TL’lik ödemeyi aşan kısmın tarafına iadesini talep ettiği görülmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 09/11/2021 tarihli ve sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu(SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 15/12/2021 tarihli ve sayılı yazıda özetle; 2.1. Adı geçene, 1479 sayılı Kanun 35 inci madde hükümlerine göre 0l.06.2010 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlanıldığı, ancak askerlik borçlanma sürelerinin zorunlu hizmet süreleri ile çakıştığı tespit edildiğinden askerlik borçlanmasının iptal edildiği kalan hizmet süreleri ile aylık bağlama şartlarını yerine getirmediği anlaşıldığından aylığın başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği, bu defa vergi kaydı devam ettiğinden 31.08.2011 tarihine kadar yeniden hizmet verildiği, eksik kalan hizmet süresini de Ek-5 tarım sigortası ödeyerek tamamladığı, 01.10.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının yeniden başlatıldığı,

27.03.2011 tarihinden itibaren tarafına fuzulen ödenen aylıkların borç kaydedildiği, Kurum alacağına 5510

sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri uygulandığı ve söz konusu borç tutarının sigortalının aylıklarından kesildiği, 2.2. 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin (b) bendi gereği oluşturulan 22.969,69 TL lik borcun 2014/Eylül ile 2016/Nisan arası 20 aylık ödeme dönemini kapsadığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu’na göre sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları Kanun hükümlerine, Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 506, 2925, 1479 ve mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödeyenlerin, bu sigorta kollarından aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde; belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve Kurumdan yazılı istekte bulunma koşullarının yerine getirilmesinin aranmakta olduğu, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde, sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı, 2.3. Diğer taraftan, anılan Kanunun “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96’ncı maddesi; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu

süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. hükmüne amirdir.

2.4. Öte yandan, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine 05.12.2017 tarihinde eklenen geçici 35’inci madde ile; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanuna veya ilgili sosyal güvenlik kanunlarına göre aylık bağlanmış olanlardan, tahsis talep veya ölüm tarihi itibariyle ilgili kanunlarında öngörülen aylık bağlama koşullarından prim ödeme gün sayısı şartının sigortalıların kasıtlı veya kusurlu davranışlarından kaynaklanmayan nedenlerle yerine gelmediği daha sonra anlaşılanların eksik hizmet sürelerinin; a) Kanuna veya 3201 sayılı Kanuna göre borçlanılacak süresi olanlar, borçlanma talep tarihinde Kanunun 82’nci maddesine göre tespit edilecek prime esas günlük kazanç alt sınırı üzerinden eksik hizmet süresi kadar borçlandırılmak, b) Birinci fıkranın (a) bendi kapsamında borçlanılacak süresi olmayanlar ile borçlanılacak süreleriyle eksik hizmet süresini tamamlamayanlardan; tahsis talep tarihi ile yersiz ödemenin tespit edildiği tarih arasında

Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında sigortalılığı bulunanların eksik hizmet süresinin tamamlanacağı tarihe kadar hizmet verilmek, c) Birinci fıkranın (a) ve (b) bendi kapsamında süresi olmayanlardan; isteğe bağlı, 2925 sayılı Kanun’a tabi, Kanunun ek 5’inci maddesi ile ek 9’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki sigortalılıkları tahsis talep tarihi itibariyle aylığa hak kazanmaları nedeniyle sona erenlere, eksik hizmet süresinin tamamlanacağı tarihe kadar belirtilen kapsamdaki sigortalılıkları devam ettirilmek, suretiyle tamamlatılacağı” 2.5. Bununla birlikte, 06.11.2018 tarihli ve 2018/38 sayılı Genelgede söz konusu Yönetmelik değişikliğine ilişkin uygulama usul ve esaslarına da yer verildiği, buna göre, anılan Yönetmeliğin geçici 35’inci maddesi kapsamında, eksik hizmet süreleri tamamlanan sigortalılara yapılan yersiz ödemeler, son aylık ödenen tarihten eksik hizmet süresi kadar geriye gidilerek tespit edilecek sürede yapılmış olan ödemelerin dikkate alınarak belirlendiği ve Kanunun 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edildiği, ancak, 05.12.2017 tarihinden önce aylıkları kesilerek Kanunun 96’ncı maddesi hükümlerine göre yersiz ödenen tutarların tamamı tahsil edilmiş olanlar ile tahsil süreci devam edenlerin ödemiş oldukları tutarlar bu madde kapsamında hesaplanan yersiz ödeme tutarından fazla ise iade ve mahsup edilemediği, 2.6. Bu itibarla, yukarıda açıklanan mevzuat çerçevesinde; adı geçenin durumu Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin geçici 35’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek yersiz ödeme borcu son aylık ödenen tarihten eksik hizmet süresi kadar (20 ay) geriye gidilerek yeniden hesaplandığı ve yersiz ödenen aylık tutarı 22.969,69 TL olarak belirlendiği, daha önce yapılan işlemler sonucunda tespit edilen yersiz ödeme borcunun 59.725,69 TL olduğu, ilgili madde kapsamında belirlenen borcun tahsil edilen tutardan düşülerek kalan borca terkin işlemi yapıldığı, 05.12.2017 tarihinden önce aylıklardan kesilerek Kanunun 96’ncı maddesi hükümlerine göre yersiz ödenen tutarların tamamı tahsil edilmiş olanlar ile tahsil süreci devam edenlerin ödemiş oldukları tutarlar bu madde kapsamında hesaplanan yersiz ödeme tutarından fazla ise iade ve mahsup edilemeyeceğinden ilgili sigortalıya herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığı,

bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Kanununun; “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.

Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.

Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 6. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin;

“Aylık bağlandıktan sonra prim ödeme gün sayısı eksik olduğu tespit edilenler” başlıklı Geçici 35 inci

Maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3) 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere birinci fıkranın (a), (b) veya (c) bentleri kapsamında tahakkuk edecek borç tutarları ile bu madde kapsamında olanlara son aylık ödenen tarihten eksik hizmet süresi kadar geriye gidilerek tespit edilecek sürede yapılmış olan yersiz ödeme tutarları ve bu madde kapsamında hesaplanan aylıklar ile ödenen aylık miktarları arasındaki fark tutarları Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir. Ancak bu maddenin yürürlük tarihinden önce aylıkları kesilerek Kanunun 96 ncı maddesi hükümlerine göre yersiz ödenen tutarların tamamı tahsil edilmiş olanlar ile tahsil süreci devam edenlerin ödemiş oldukları tutarlar bu madde kapsamında hesaplanan yersiz ödeme tutarından fazla ise iade ve mahsup edilmez.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvurana; 1479 sayılı Kanun 35 inci madde hükümlerine göre 01.06.2010 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlanıldığı, ancak SGK tarafından askerlik borçlanma sürelerinin zorunlu hizmet süreleri ile çakıştığı tespit edildiğinden askerlik borçlanmasının iptal edildiği, başvuranın kalan hizmet süreleri ile aylık bağlama şartlarını yerine getirmediği anlaşıldığından aylığın başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği, bu defa vergi kaydı devam ettiğinden 31.08.2011 tarihine kadar yeniden hizmet verildiği, eksik kalan hizmet süresini de Ek-5 tarım sigortası ödeyerek tamamladığı, 01.10.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının yeniden başlatıldığı, 27.03.2011 tarihinden itibaren tarafına yersiz ödenen aylıkların borç kaydedildiği, başvuranın söz konusu borç dolayısıyla Kurumumuza yaptığı itiraz üzerine SGK tarafından yapılan incelemede, ilk etapta 59.725,69 kaydedilen borç tutarının 22.969,69 TL olarak tespit edildiği, kalan tutara ise terkin işlemi yapıldığı, başvuranın bu sefer SGK’ye yaptığı ödemenin 22.969,69 TL lik kısmını aşan tutarı için itirazda bulunduğu, SGK tarafından ise Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 35 inci maddesinin, 05.12.2017 tarihinden önce aylıklardan kesilerek Kanunun 96’ncı maddesi hükümlerine göre yersiz ödenen tutarların tamamı tahsil edilmiş olanlar ile tahsil süreci devam edenlerin ödemiş oldukları tutarlar bu madde kapsamında hesaplanan yersiz ödeme tutarından fazla ise iade ve mahsup edilemeyeceği hükmü gerekçe gösterilerek talebin reddedildiği, buna karşılık başvuranın Kurumumuzdan SGK’ye yaptığı ödemenin 22.969,69 TL lik kısmı aşan tutarın iadesini talep ettiği görülmektedir.

9. Başvuruya konu uyuşmazlığın; yersiz ödeme kapsamında oluşturulan borç kaydına istinaden, fazladan yapılan tahsile ilişkin tutarın başvurana iade edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

10. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden;

10.1. Başvuranın 06/05/2010 tarihli talebine istinaden 01/06/2010 tarihi itibariyle tarafına 4/1(b)

kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı,

10.2. Ancak, Adapazarı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından; başvurana gönderilen 13/05/2016 tarihli ve sayılı yazı ile askerlik borçlanma sürelerinin zorunlu hizmet süresiyle çakıştığının tespit edilmesi üzerine, askerlik borçlanmasının iptal edildiği ve 8456 gün hizmetinin kaldığı, bunun üzerine prim ödeme gün şartını yerine getiremediğinden emekli aylığının kesildiğinin bildirildiği,

10.3. Bu defa vergi kaydı devam ettiği gerekçesiyle 31/08/2011 tarihine kadar yeniden hizmet verildiği, eksik kalan hizmet süresini de Ek-5 tarım sigortası ödeyerek tamamladığı ve 01/10/2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının yeniden başlatıldığı,

10.4. Ancak başvurana 27/03/2011 tarihi itibariyle yersiz ödenen aylıkların borç kaydedildiği ve 5510 sayılı

Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca da söz konusu borcun emekli aylığından kesilmeye başlandığı,

10.5. İlk etapta 58.267,65 TL olarak kaydedilen borcun, başvuranın Kurumumuza başvurusu sonrası verilen gönderme kararına istinaden SGK tarafından yeniden incelendiği ve Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin Geçici 35 inci maddesi kapsamında değerlendirilerek 22.969,69 olarak güncellendiği,

10.6. Ancak Sakarya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Daire Başkanlığına gönderilen 09/03/2020 tarihli ve sayılı yazıda; Nisan 2016’da başvurana son ödenen aylıktan 20 ay geriye gidilerek eksik süre kadar hesaplanan borç tutarının 22.969,39 TL olduğu, borçludan tahsil edilen toplam tutarın ise 50.925,43 TL olduğu, tahsil edilen tutarın, borç tutarın fazla olduğu ancak sigortalıya mahsup ya da iade işlemi yapılmadığı,

10.7. Söz konusu tutardan 15.625,43 TL’nin aylıklardan kesilmek suretiyle ödendiği, yapılan ödemeden kalan 35.300 TL’nin ise başvuran tarafından 30/10/2018 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir.

11. Başvurana yapılan borç tahakkuk işleminin SGK’nın hatalı işlemi sonucu başvurana bağlanan aylıkların yersiz ödemesinden kaynaklandığı ve 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tahsil edilmeye başlandığı, diğer yandan bu madde kapsamında tahsil edilmeye başlanan borcun

05.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 35 inci maddesi

kapsamında SGK tarafından güncellenmediği ve başvurandan tahsiline devam edildiği, yani SGK’nın hatalı işlemi sonucu bağlanan yaşlılık aylığının yersiz ödeme kapsamında belirlenen tutarının yine SGK’nın hatalı işlemi sonucu başvuranın yersiz ödeme borcunu aşan tutar olarak tahsiline devam edildiği, 12. SGK tarafından ise Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 35 inci maddesinin, 05.12.2017 tarihinden önce aylıklardan kesilerek Kanunun 96’ncı maddesi hükümlerine göre yersiz ödenen tutarların tamamı tahsil edilmiş olanlar ile tahsil süreci devam edenlerin ödemiş oldukları tutarlar bu madde

kapsamında hesaplanan yersiz ödeme tutarından fazla ise iade ve mahsup edilemeyeceği gerekçesiyle fazla ödenen tutarın iadesini gerçekleştirmediği, görülmektedir.

13. Oysa, esas borcu aşan tutara ilişkin yapılan ödeme işleminin, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 35 inci maddesi yürürlüğe girdiği tarihten sonra 30/10/2018 tarihinde tek seferde ödendiği, dolayısıyla bahsi geçen yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih olan 05.12.2017’den sonra yapılan fazla ödemenin başvurana geri ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

14. Diğer yandan, herhangi bir işlemin hukuka aykırı olduğunun idarece tespit edilmesi halinde söz konusu işlemin hukuk düzeninde doğurduğu tüm sonuçların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Zira hukuka aykırılıkların giderilmesi hukuk düzeninin temel değeridir.

15. Bununla birlikte, idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması neticesinde hizmetin, eksik ve hatalı ifa edilmesi, zamanında ifa edilmemesi idarenin hizmet kusuru olarak tanımlanmakta ve hizmet kusurunun hem idarenin eylemlerinden hem de işlemlerinden doğabileceği değerlendirilmektedir.

16. Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında, SGK tarafından emeklilik prim ödeme gün şartını sağlamayan başvurana aylık bağlanması işleminin, akabinde yeni düzenlemeye rağmen borç tutarına ilişkin güncelleme yapılmaması ve başvurandan tahsiline devam edilmesi işleminin hizmet kusuru olduğu değerlendirilmektedir.

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; SGK’nın hatalı işlemi sonucu başvurana bağlanan emekli aylığının yersiz ödeme kapsamında değerlendirilerek başvurana borç çıkartılması akabinde 05/12/2017 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği kapsamında borcun güncellenmemesi ve asıl borcu aşan tutarın başvurandan sehven tahsiline devam edilmesi ve Kurumun gelirlerine kaydedilmesi işlemlerinin SGK’nın hatalı işlemleri olduğu ve SGK tarafından yapılan hatalı işlemlerin bütün hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kaldırılması gerektiği değerlendirildiğinden, başvuran tarafından asıl borcu aşan kısmına ilişkin yapılan ödemenin iade edilmemesine yönelik Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Sakarya İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Yersiz ödeme kapsamında oluşturulan borç kaydına istinaden, fazladan yapılan tahsile ilişkin tutarın başvurana iadesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve gereği için SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi