ÖZET: Başvuran, 06/05/2010-21/05/2010 tarihleri arasında gerçekleştirdiği çalışmaların sahte olduğunun tespit edilmesi nedeniyle emekli maaşının kesildiğini ve 111.431,52 TL borç çıkarıldığını belirterek, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek geri alınmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, başvuranın 01/06/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak söz konusu tarihler arasındaki çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini açıklamıştır. Ayrıca, başvuranın 5075 gün şartını yerine getiremediği ve askerlik hizmetinin fiili çalışmalarıyla çakıştığı belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın yersiz ödeme borcunun, sahte sigortalılık değil, kurum hatası nedeniyle düzenlendiği tespit edilmiştir. İdarenin, başvuranın yersiz ödeme kapsamında borçlandırılmasına sebep olan işlemleri, geç işlem tesis etmesi ve başvuru yollarını göstermemesi nedeniyle iyi yönetim ilkelerine de uymadığı belirlenmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş olup, başvuranın ilgili idareye karşı dava açma hakkı saklıdır. Bu karar, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından onaylanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8817-S.21.14249

BAŞVURU NO : 2021/304

KARAR TARİHİ : 14/06/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın yersiz ödeme sebebiyle hakkında borç düzenlenmesi

BAŞVURUNUN KONUSU :

işleminin hukuka aykırı olduğu ve geri alınması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/01/2021

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 06/05/2010-21/05/2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine emekli maaşının kesildiğini, kendisine 111.431,52 TL borç çıkarıldığını ifade etmiş; yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek söz konusu işlemin geri alınmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. 25/01/2021 tarih ve sayılı yazımıza istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın 10/02/2021 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Başvuran 01/06/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 06/05/201021/05/2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, 2.2. İptal işleminin ardından 27/05/2010 tarihli tahsis talebinin yeniden tetkik edildiği, bu inceleme neticesinde başvuranın 01/06/1981 tarihli sigortalı başlangıcına göre yaşlılık aylığı için gerekli olan 25 yıllık sigorta süresi, 46 yaş ve 5075 gün şartlarından 5075 gün şartını yerine getiremediği, ayrıca sigortalının 1984/1 dönemdeki 25 günlük çalışmasının askerlik yaptığı süre ile çakıştığının tespit edildiği, nünün üzerine 27/05/2010 tarihinde 5079 gün üzerinden bağlanan aylığının gün sayısının 5054 güne düştüğü, bu sebeple söz konusu tahsis talebine istinaden aylık bağlanmaması gerektiği, bu durumun anlaşılması üzerine başvuran hakkında sahte sigortalılık kapsamında borç çıkarılmadığı, 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin b bendinde düzenlenen kurum hatası çerçevesinde borç düzenlemesi yapıldığı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine

Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Geçici 81 inci maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; A) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.”, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.

Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.

Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”,

7. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2018/38 sayılı

Genelgesi İkinci Kısım Birinci Bölümünün; 7.1. “Yaşlılık Aylığının Kesilmesi ve Yeniden Bağlanması” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Yaşlılık aylığının kesilmesi ve yeniden bağlanmasında, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa bu Kanuna tabi sigortalılar ile Kanunun yürürlük tarihinden önce mülga kanunlara göre sigortalı olanlar için farklılık bulunmaktadır.”, 7.2. “Aylığa Hak Kazanma Koşullarının Oluşmadığının Aylık Bağlandıktan Sonra Tespit Edilmesi ve Aylığın Tekrar Başlaması” başlıklı 6.5. maddesinde; “Kurumumuza tahsis talebinde bulunan 4/1-(a), 4/1-(b) ve 4/1-(c) sigortalılarının talep tarihi itibariyle

Kanunda öngörülen aylık bağlama koşullarını yerine getirip getirmediklerine bakılarak aylık bağlama işlemleri gerçekleştirilmekte, bu koşulların oluşmadığının daha sonra tespit edilmesi halinde ise, sigortalıya ödenen aylıklar başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidilmektedir.

Bu sigortalıların yeniden aylık bağlanması talebinde bulunmaları halinde, aylığa hak kazanma koşullarının oluşması koşuluyla, aylık bağlanması talep tarihlerini takip eden ay başından itibaren aylıkları tekrar bağlanmaktadır.

4/1-(c) sigortalısı olarak görev yapmakta iken emekliye sevk edilmesi üzerine, görevleriyle ilişikleri kesilerek emekli aylığı bağlananların, aylık bağlandıktan sonra aylık bağlama koşullarının (yaş ve hizmet)

oluşmadığının anlaşılması halinde ise, emeklilik işlemleri iptal edilerek yersiz ödenen emekli aylıkları borç çıkarılarak, göreve iade edilecektir.

Aylığa hak kazanma koşulları yerine gelmediği halde sigortalıların kasıtlı veya kusurlu davranışlarından kaynaklanmayan ve Kurum hatası (hizmetlerin karışması, hizmet çakışmalarının daha sonra fark edilerek hizmet iptallerinin yapılması, yaş, prim gün sayısı veya sigortalılık süresinin yanlış tespit edilmesi vb.)

nedeniyle yanlış aylık bağlandığının sonradan tespit edilmesi halinde, sigortalılara yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidilecek olmakla birlikte, – Kurum hatası nedeniyle yanlış aylık bağlandığının tespit edilmesinden önce, aylığa hak kazanma koşullarının oluştuğunun anlaşılması durumunda, bu koşulların yerine geldiği tarihi takip eden ay başından itibaren yeniden talep şartı aranmaksızın aylıkları bağlanacaktır.

– Kurum hatası nedeniyle yanlış aylık bağlandığının tespit edilmesinden sonra aylığa hak kazanma koşullarının oluşması durumunda, yeniden tahsis talebinde bulunması halinde aylık bağlanacaktır.

Hizmet birleştirmesi yapılarak aylık bağlanan, ancak Kurumun hatalı işlemleri sonucu yanlış statüde aylık bağlandığı tespit edilen sigortalıların, farklı statüde geçen hizmet sürelerinin tahsis talep tarihinden önce olması şartıyla, mevcut tahsis talebi diğer statüler için de geçerli sayılacağından, yanlış statüde bağlanan aylığın iptal edilerek, aylığa hak kazandığı statüdeki hak kazanma şartlarının yerine gelmesi halinde, yeni bir tahsis talep dilekçesi alınmaksızın, sigortalıya aylığa hak kazanma koşullarının yerine geldiği tarihi takip eden aybaşı itibariyle yaşlılık aylığı bağlanacaktır.

Ayrıca, fazla ve yersiz ödenmelerle ilgili olarak da Genelgenin Yersiz Ödemeler başlıklı Ondördüncü

Bölümünün “5.Yersiz yapılan gelir/aylık ödemelerinin tespiti ile tahsiline ilişkin işlemler” alt başlığı altında belirtilen hükümler doğrultusunda işlem yapılacaktır”,

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran 1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere; yapılan denetim sonucunda sosyal güvenlik prim günlerinin iptal edilmesi sebebiyle emekli aylığının durdurulduğu, emekli maaşının kesildiğini, kendisine 111.431,52 TL borç çıkarıldığını ifade etmekte; yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek söz konusu işlemin geri alınmasını talep etmektedir.

10. İdarece Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu, başvuranın tahsis talebinde bulunmasının akabinde, idare tarafından 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesine istinaden başvurana yaşlılık sigortasından aylık bağlandığı, bununla birlikte yapılan denetim sonucu 06/05/2010-21/05/2010 tarihleri arasındaki prim ödemelerinin fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edildiği, bunun üzerine dosyasının incelenmesi sırasında esasında 27/05/2010 tarihli tahsis talebine istinaden aylık bağlanmasının 1984/1 dönemdeki 25 günlük çalışmasının askerlik yaptığı süre ile çakıştığının tespit edilmesi sebebiyle hatalı olduğunun anlaşıldığı, başvuran hakkında 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin b bendi uyarınca işlem yapıldığı görülmüştür.

11. İdareden gelen bilgi ve belgeler incelendiğinde, başvuranın belirttiği gibi hakkında yersiz ödeme sebebiyle borç düzenlenmesinin gerekçesinin sahte sigortalılık sebebiyle primlerinin iptali olmadığı, 1981 yılında ifa ettiği askerlik görevi ile fiili hizmetinin çakışması sebebiyle 27/05/2010 tarihli tahsis talebi sırasında yaşlılık aylığının bağlanma şartlarının oluşmadığının anlaşılması, bu itibarla başvurana Kurum hatası sebebiyle yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle başvuran hakkında yersiz ödeme borcu düzenlendiği görülmüştür.

12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın sahte sigortalılık nedeniyle emekli olma şartlarını taşımadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının kesilmediği, fiili çalışmaları ile askerlik hizmetinin çakışması sebebiyle sahte sigortalılık iddiasına istinaden değil, Kurum hatası ile yaşlılık aylığı bağlanmasından ötürü hakkında borç düzenlendiğinin bildirildiği, bu itibarla başvuranın söz konusu tarihleri arasındaki çalışmalarının silinmesiyle birlikte emeklilik şartlarından olan mevzuatta belirlenen prim gün koşulunu sağlamadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının kesilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde “Kurumun, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı

beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözeteceği düzenlenmiştir. Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen

” Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası’nda” da yer verilmiştir.

14. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana yersiz ödeme kapsamında borç çıkarılmasına sebep; askerlik hizmeti ile fiili çalışmalarının çakışması sebebiyle 2010 yılının Mayıs ayında yapmış olduğu tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması işleminin hatalı olduğunun tespitinin 10 yıl sonra yapıldığı; başka bir deyişle idarenin makul sürede işlem tesis etmemesi, idarenin geç işlemesi niteliğinde olduğu bu nedenle idarenin “makul sürede işlem yapma”, ilkesine uymadığı, 14.1. Diğer taraftan idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURAN ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi