|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli maaşının hatalı hesaplanması nedeniyle maaşından yapılan kesintilerin geri ödenmesini talep etmiştir. Kurum, başvurana yapılan yersiz ödemenin, 5510 sayılı Kanunun geçici 39. maddesi uyarınca hesaplanan aylık bağlama oranının yanlış belirlenmesinden kaynaklandığını belirtmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın aylık bağlama oranının %53,80 olması gerektiği, ancak %83,80 olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Bu hata nedeniyle, başvurana 20.665,45 TL tutarında yersiz ödeme borcu çıkarılmıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hatalı işlemlerinin kamu yararı gözetilerek telafi edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ancak, başvuranın mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin hukuka uygun olduğu ve kamu yararını gözettiği sonucuna varılmıştır. İdarenin, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalede ölçülülük ilkesine uygun hareket ettiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın kesintilerin geri ödenmesi talebi kısmen reddedilmiş, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’na, inceleme ve denetim görevlerini zamanında yerine getirmesi için tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu karar, başvuran ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/12195-S.18941
BAŞVURU NO : 2019/10832
KARAR TARİHİ : 29/11/2019
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yersiz ödeme kaynaklı çıkarılan borcun iptal edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/05/2019
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli maaşının yanlış hesaplanması sebebiyle maaşından kesinti yapıldığını belirterek yapılan kesintilerin geri ödenmesini talep etmektedir.
II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuzun 17/07/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen 10/09/2019 tarihli ve … sayılı yazıda özetle:
2.1. 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 uncu maddeye istinaden son tahsis talep tarihi veya ölüm tarihi 2000 yılı Ocak ayı başından önce olup, 506 sayılı Kanunun mülga hükümleri uyarınca gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıkları, bu madde hükümlerine göre yeniden hesaplandığı,
2.2. 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla hesaplanan aylık tutarının, 1999/Aralık ayı
TÜFE’si olan % 5,9 oranında artırılarak 2000 yılı Ocak ayına getirildiği, bu tarihten 2008/0cak ayına kadar geçen sürede ise her yılın TÜFE’sinin % 100’ü, GH’nın ise % 75’i alınmak suretiyle güncellendiği, söz konusu süreler için güncelleme katsayısının Kanunda (7,13326594120697)
çarpanı şeklinde belirlendiği, 2008/Ocak ayına TÜFE ve GH ile güncellenen aylıklar 2008 yılı
Ocak ayı ödeme döneminden başlayarak 2013 yılı Ocak ayı ödeme dönemine kadar (bu dönem dahil) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ödenmekte olan aylıklara uygulanmış olan aylık artışları ile arttırıldığı hesaplanan aylık tutarlarının 2013 yılı
Ocak ayı ödeme döneminde sistemde ödenmekte olan mevcut aylıklarla mukayese edilerek yüksek olan aylıkların ödendiği,
2.3. Adı geçen sigortalının aylık dosyasında 5510 sayılı Kanunun geçici 39 uncu maddesi gereğince yapılan intibak uygulaması neticesinde, söz konusu aylıklarının bağlanması esnasında aylık bağlama oranının sehven % 83,80 olarak belirlendiği, yapılan güncellemede, aylık bağlama oranının % 53,80 olması gerektiğinin tespiti sonucunda, aylık miktarının Kasım/
2012 ödeme döneminde 1283,16 TL aylık ve 51,33 TL ek ödeme olmak üzere toplam 1334,49
TL iken, 915,77 TL aylık ve 36,63 TL ek ödeme olmak üzere toplam 952,40 TL olarak güncellendiği, tarafına Kanunun 96 ncı maddesinin (b) bendi gereğince Kurum hatası kapsamında geriye dönük 5 yıllık süre olan 01/09/2007-22/1 1/2012 süresi ödemeler için 20.665,45 TL yersiz ödeme borcu çıkarıldığı,
2.4. Bahse konu borç miktarı için, yirmi dört aylık süre içerisinde yapılan borç ödemelerinin faizsiz, yirmi dört aylık süreden sonrası ödemeler için ise 1.854,62 TL faiz ilavesi neticesinde, toplam yersiz ödeme borcunun 22.520,07 TL olarak belirlendiği, anılan borcun sigortalının 1 yaşlılık aylıklarından Mart 2013 – Nisan/201 8 süresince /4 oranında kesinti yapılmak suretiyle tahsilinin tamamlandığı,
2.5. Sigortalı adına çıkarılan yersiz ödeme borç işlemi 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin (b) bendine göre Kurum hatası kapsamında yapıldığı belirtilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesi; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası geçici 39 ncu maddesinde: “Son tahsis talep tarihi veya ölüm tarihi 2000 yılı Ocak ayı başından önce olup, 506 sayılı Kanunun mülga hükümleri uyarınca gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıkları, bu madde hükümlerine göre yeniden hesaplanır.
6.1. Aylıkların hesaplanmasında, 506 sayılı Kanunun mülga maddeleri uyarınca hazırlanan ve 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan gösterge veya üst gösterge tablosundan sigortalı için tespit edilmiş olan mevcut gösterge rakamı ile aynı dönemde yürürlükte bulunan memur aylık katsayısı esas alınır.
6.2. Sigortalının aylık bağlama oranı aşağıdaki şekilde belirlenir: a) Malullük aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için % 60, sigortalının başkasının bakımına muhtaç olması halinde % 70, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için ise 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre % 59,9 ila % 50 arasında belirlenmiş olan taban aylık bağlama oranı esas alınır. Yaştan ve günden artırım ve eksiltme yapılmaz. b) Yaşlılık aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için % 60, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için ise 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre % 59,9 ila % 50 arasında belirlenmiş olan taban aylık bağlama oranı esas alınır. Bu şekilde belirlenen taban aylık bağlama oranı, sigortalının tahsis talep tarihi itibarıyla kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve
5000 günden fazla ödediği her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için (l)’er
artırılır, 5000 günden noksan ödediği her 240 gün için (1)’er eksiltilir. Maden işyerlerinin yer altı işlerinde çalışması, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce malul olması, engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanması veya erken yaşlanması nedeniyle tarafına yaşlılık aylığı bağlananlara günden dolayı eksiltme yapılmaz. c) Ölüm aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için % 60, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için ise 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre % 59,9 ila % 50 arasında belirlenmiş olan taban aylık bağlama oranı esas alınır. Bu şekilde belirlenen taban aylık bağlama oranı sigortalının ölüm tarihi itibarıyla kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5000 günden fazla ödediği her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için (l)’er artırılır. Günden dolayı eksiltme yapılmaz. Malullük aylığı almakta iken ölen sigortalılar hakkında bakıma muhtaçlık durumu dikkate alınmaksızın (a) bendi, yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalılar hakkında ise (b)
bendi hükümleri uygulanır. ç) Malullük, yaşlılık ve ölüm aylığının aylık bağlama oranı % 85’ten fazla olamaz.
6.3. Sigortalının 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla aylığı, yukarıdaki hükümlere göre tespit edilen gösterge rakamı, memur aylık katsayısı ve aylık bağlama oranının çarpımı suretiyle belirlenir.
6.4. Bu madde hükümlerine göre 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla hesaplanan aylık tutarı, % 5,9 oranında artırılarak 2000 yılı Ocak ayına, 2000 yılı Ocak ayı için bu şekilde hesaplanan aylık tutarı ise, (7,13326594120697) çarpanı kullanılarak 2008 yılı Ocak ayına taşınır. Bu şekilde hesaplanan aylık tutarı da, 2008 yılı Ocak ayı ödeme döneminden başlayarak 2013 yılı Ocak ayı ödeme dönemine kadar (bu dönem dahil) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ödenmekte olan aylıklara uygulanmış olan aylık artışları ile artırılır.
6.5. Bu maddeye göre hesaplanan aylık tutarının, sigortalı veya hak sahiplerine 2013 yılı Ocak ayı ödeme döneminde ödenmekte olan aylık tutarının altında kalması halinde, mevcut aylıkların ödenmesine devam edilir.
6.6. Bu maddeye göre hesaplanan aylıklar için geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz.” denilmektedir.
7. 5510 sayılı Kanunu “Yersiz ödemelerin geri ödenmesi” başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu
Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.” denilmektedir.
IV.KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Kısmen Tavsiye
Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli maaşının yanlış hesaplanması sebebiyle tarafına yersiz ödeme kaynaklı borç çıkarıldığını ve maaşından kesinti yapıldığını belirterek yapılan kesintilerin geri ödenmesini talep etmektedir.
10. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvurana 30/03/1997 tarihinde çalıştığı işyerinden ayrılarak 31/03/1997 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunması üzerine, 506 sayılı Kanunun mülga 60 ıncı maddesinin A bendinin (c) alt bendi gereğince, talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/04/1997 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı görülmektedir.
11. 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 uncu maddeye istinaden son tahsis talep tarihi veya ölüm tarihi 2000 yılı Ocak ayı başından önce olup, 506 sayılı Kanunun mülga hükümleri uyarınca gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıkları, bu madde hükümlerine göre yeniden hesaplandığı görülmektedir.
12. Başvurana, 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 ncu madde kapsamında, 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla hesaplanan aylık tutarının 1999/Aralık ayı TÜFE’si olan % 5,9 oranında artırılarak 2000 yılı Ocak ayına getirildiği, bu tarihten 2008/0cak ayına kadar geçen sürede ise her yılın TÜFE’sinin % 100’ü, GH’nın ise % 75’i alınmak suretiyle güncellendiği, söz konusu süreler için güncelleme katsayısının Kanunda (7,13326594120697) çarpanı şeklinde belirlendiği, 2008/0cak ayına TÜFE ve GH ile güncellenen aylıklar 2008 yılı Ocak ayı ödeme döneminden başlayarak 2013 yılı Ocak ayı ödeme dönemine kadar (bu dönem dahil) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ödenmekte olan aylıklara uygulanmış olan aylık artışları ile arttırıldığı, hesaplanan aylık tutarları 2013 yılı Ocak ayı ödeme döneminde sistemde ödenmekte olan mevcut aylıklarla mukayese edilerek yüksek olan aylıkların ödendiği tespit edilmiştir.
13. Başvurana, 5510 sayılı Kanunun geçici 39 uncu maddesi gereğince yapılan intibak uygulaması neticesinde, söz konusu aylıklarının bağlanması esnasında aylık bağlama oranının sehven % 83,80 olarak belirlenmesi sonucu yapılan güncellemede, aylık bağlama oranının % 53,80 olması gerektiğinin tespiti sonucunda, aylık miktarının Kasım/ 2012 ödeme döneminde 1283,16 TL aylık ve 51,33 TL ek ödeme olmak üzere toplam 1334,49 TL iken, 915,77 TL aylık ve 36,63 TL ek ödeme olmak üzere toplam 952,40 TL olarak güncellendiği, tarafına Kanunun
96 ncı maddesinin (b) bendi gereğince Kurum hatası kapsamında geriye dönük 5 yıllık süre
olan 01/09/2007-22/1 1/2012 süresi ödemeler için 20.665,45 TL yersiz ödeme borcu çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
14. Başvurucunun aylığının düşük bağlanması gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığına verdiği dilekçe sonrasında yapılan intibak güncellemesi sonucunda 5510 sayılı
Kanunun “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinin (b) bendi kapsamında borç tahakkukunun yapıldığı ve Mart 2013 – Nisan 2018 tarihleri arasında maaşından dörtte bir oranında yapılan kesintilerle 20.665,45 TL tutarındaki borcun tamamının ödendiği tespit edilmiştir.
15. Anayasa Mahkemesinin, ölüm aylığının iptaline ilişkin bir başvuru hakkında vermiş olduğu, 17/01/2019 tarihli ve 30658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kararında, ölüm aylığının iptali suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin içerdiği kamu yararı amacı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin gözetilmesine vurgu yapılmaktadır. Yüksek mahkeme mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa’ya uygun düşebilmesi için, müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Somut olayda, 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 96 ncı maddesi hükmü uyarınca, başvurana yapılmış olan fazla ödemelerin yalnızca son 5 yıllık kısmı, faizsiz olarak geri talep edilmektedir. Nitekim mezkur Kanun maddesinin düzenlenme amacı, idarenin yapmış olduğu bu gibi hatalar telafi edilirken, kamu yararı ile vatandaşlara yüklenen mali mesuliyet arasında bir denge sağlanmasıdır. Bahse konu yersiz ödeme toplamının faizsiz tutarı 20.665 lira 45 kuruş olup, başvurana 16 yıl boyunca yersiz ödeme yapılmasına rağmen sadece 5 yıllık ödemenin geri alındığı değerlendirildiğinde kanunun uygulanmasının başvuran üzerinde katlanılamayacak derecede ağır sonuçları olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu itibarla idarenin uygulamasının ölçülülük ilkesini gözettiği düşünülmektedir.
16. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda idarenin başvuranın mülkiyet hakkına yaptığı müdahalenin; kanuna dayandığı, kamu yararı taşıdığı ve ölçülülük ilkesini gözettiği sabittir.
17. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve tüm mevzuat kapsamında, başvuranın, aylık bağlanma oranının 53,80 olması gerekirken sehven 83,80 üzerinden yapılması işleminde
Kurumu yanıltıcı bir eyleminin bulunmadığının anlaşılması karşısında, başvurucuya yapılan yersiz ödemelerin Kurumun hatalı işlemine dayandığı ve bu halde de 5510 sayılı
Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde yersiz ödendiğinin ve fazladan yapılan ödeme tutarının idarece başvuran adına borç tahakkuku yapılması işleminin hukuka aykırı bir unsur içermediği sonuç ve kanaatine varılmak suretiyle başvuranın yapılan kesintilerin geri ödenmesi talebinin reddedilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
18. Ancak, başvurana hukuka aykırı bir şekilde yüksek aylık bağlama oranından yapılan işlemin, tamamen idarenin tasarrufu ve gözetimi altında gerçekleştirilmiş olup başvuranın tesis edilen işlemde hiçbir kusuru bulunmamaktadır.
19. Kurum, yerine getirmesi gereken inceleme ve denetim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemiş sonrasında da 16 yıl geçtikten sonra durumu fark etmek suretiyle hatalı işlemin iptali yoluna gitmiştir. Dolayısıyla, idarenin inceleme ve denetim görevini zamanında ve gereği gibi ifa etmediği ayrıca tutarlı hareket etme yükümlülüğünü de yerine getirmemek suretiyle iyi yönetim ilkesinin ihlal edildiği değerlendirilmektedir.
20. Ancak, bu durumun müdahalenin içerdiği kamu yararı amacı ile birlikte başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin başvurucu aleyhine bozulmasına sebebiyet vermeyeceği kanaatiyle birlikte idarenin inceleme ve denetim görevini zamanında ve gereği gibi yerine getirebilmesine ayrıca tutarlı hareket etme yükümlülüğünü de ifa edebilmesine imkân verecek tedbirleri alması gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz
tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede İstanbul İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE;
Başvuranın yapılan kesintilerin geri ödenmesi talebinin REDDİNE;
İdarenin inceleme ve denetim görevini zamanında ve gereği gibi yerine getirebilmesi ayrıca tutarlı hareket etme yükümlülüğünü de ifa edebilmesine imkan verecek tedbirleri alması hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SOSYAL GÜVENLİK
KURUMU BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi