|
ÖZET: Başvuran, 1997 yılında vefat eden babasından dolayı 506 sayılı Kanun çerçevesinde yetim aylığı almakta iken, bu aylığın kesilmesi ve geriye dönük on yıl boyunca ödenen maaşın faiziyle birlikte geri talep edilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunmuştur. Başvuran, 5510 sayılı Kanun’un 96/1/b maddesi gereğince, yersiz ödemelerin beş yıl geriye dönük olarak faizsiz alınmasını istemiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 1990 yılından itibaren Şekerbank T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfından aylık aldığını ve bu durumu Kuruma bildirmediğini belirtmiştir. Bu nedenle, 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi uyarınca başvuranın yersiz ödemelerinin geri alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvuranın, yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin talebi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmamış ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesine yönelik gerekçeleri değerlendirirken, başvuranın yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin kasıtlı bir davranış sergilediğini tespit etmiştir. Ayrıca, idarenin başvuruya ilişkin süreçte iyi yönetim ilkelerine uygun davranmadığına dair bulgulara ulaşılmıştır. Başvuranın, bu ret kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/264-S.20.365
BAŞVURU NO : 2019/12807
KARAR TARİHİ : 06/01/2020
RET KARARI
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın yersiz ödeme sebebiyle kendisinin yapacağı ödemenin geriye yönelik beş yılı kapsaması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/07/2019
I.BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuran, 1997 yılında vefat eden babasından dolayı 506 sayılı Kanun uyarınca yetim aylığı almaya hak kazandığını, ancak daha sonra söz konusu aylığın kesilerek geriye yönelik olarak on yıl ödenen maaşın faizi ile birlikte geri ödenmesinin talep edildiğini ifade etmiş; kendisinin bir kusurundan kaynaklanmayan yersiz ödemenin 5510 sayılı Kanun’un 96/1/b hükmü uyarınca beş yıl geriye dönük olarak faizsiz alınmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. 21/08/2019 tarih ve sayılı bilgi ve belge talepli yazımıza istinaden Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığı tarafından Kurumumuza bildirilen cevabi yazıda özetle; 2.1. Başvurana 21/02/2000 tarihli talebine istinaden 15/05/1998 tarihi itibariyle 506 sayılı
Kanunun 68’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca aylık bağlandığı ve bu aylığın 16/01/2018 tarihine kadar ödendiği, 2.2. Başvurana 17/11/2007 – 16/01/2018 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklar sebebiyle borç çıkarıldığı, 2.3. Başvurana Şekerbank T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfı ile yapılan yazışma neticesinde başvuranın 01/06/1970 tarihinde bankada çalışmaya başladığı, 07/05/1990 tarihinde ayrılarak 01/06/1990 tarihi itibariyle sandıktan kendisine aylık bağlandığı, 2.4. Başvuranın bu durumu babasından dolayı kendisine aylık bağlanırken veya aylık bağlanmasından sonra Kuruma bildirmediği, bu sebeple yapılan yersiz ödemelere ilişkin 5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesinin b fıkrası gereğince işlem yapıldığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü, 5. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 68’inci maddesinin birinci fıkrasunın c bendi “ a)
18 yaşını. ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malül bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli
Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine % 25’i,…” 6. 5510 sayılı sosyal Sigortalar Kanununun 96’ncı maddesi “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Şikayet başvurusu, başvuranın babasından ölümü üzerine kendisine 506 sayılı Kanunun 68’inci maddesi uyarınca bağlanan aylığın; başvuranın Şekerbank T.A.Ş. Personeli Sosyal
Sigorta Sandığı Vakfından 1990 yılından itibaren aylık aldığının tespit edilmesi üzerine 5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesinin b fıkrası uyarınca geriye yönelik beş yıllık ödemenin geri alınmasını talep etmektedir.
9. İdare ile yapılan yazışmalar neticesinde elde edilen bilgilere göre başvuran 01/06/1990 tarihinden itibaren Şekerbank T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfından aylık almakta olup; babasının ölümü üzerine kendisine 506 sayılı Kanunun 68’inci maddesine göre aylık bağlandığı, yetim aylığının bağlanma tarihi olan 21/02/2000 tarihinde de söz konusu aylığı almaya devam ettiği, ancak kapatılan, Sosyal Sigortala Kurumu Genel Müdürlüğüne Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığına bu hususta herhangi bir bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır.
10. 506 sayılı Kanunda düzenlenen hükümde “sosyal sigortaya ve emekli sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına…” hükmü yer almakta olup; başvuranın aylık almaya başladığı tarihte banka çalışanlarına mahsus olarak kurulan bir özel bankanın sandığından aylık aldığı ve fakat bu hususu bildirmediği, kanunun aradığı şartları taşımamasına rağmen kendisine aylık bağlandığı görülmüştür.
11. Bu durumda başvuranın talebi doğrultusunda 5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesinin b fıkrası kapsamında geriye yönelik beş yıllık ödemenin geri alınması talebinin incelenmesi gerekmektedir. Yukarıda ifade edildiği üzere kişinin kasıtlı ve kusurlu davranışından kaynaklanan yersiz ödemeler geriye yönelik olarak 10 yıllık yersiz ödemenin tahsilini gerektirmektedir. Somut olayda başvuranın 1990 yılından itibaren Şekerbank A.Ş.’de çalışmasının karşılığı olarak Bankanın sigorta sandığından almış olduğu aylık bulunmasına rağmen ölen babasından kendisine aylık bağlanması için talepte bulunduğu, kendisine sosyal sigorta kapsamında banka sigorta sandığından aylık aldığı ve bu sebeple mülga 506 sayılı
Kanun’un 68’inci maddesinde belirlenen şartları yerine getirmemesine rağmen bu hususu
Kuruma bildirmediği anlaşılmıştır. Söz konusu yasa hükmünde belirlenen şartları kuruma bildirmeyen başvuranın kasıt ve kusurunun bulunduğu açıktır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel
Kurulunun 2015/536 Esas, 2019/388 Karar ve 02/04/2019 tarihli kararında belirtildiği üzere; “Kurumun sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine sigortalının gerçek dışı beyanı veya hilesi sebep olmuşsa veyahut işlem yok denilebilecek bir illetle malülse yahut sigortalının kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata mevcutsa ve Kurumu haberdar etmemişse artık sigortalının iyi niyetinden söz etmeye imkân yoktur.” ifadeleri ile iyiniyetin kapsamını belirlemekte ve açıkça hatalı işlemin Kuruma bildirilmemesini dahi kasıt ve kusur olarak görmektedir.
12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın kendisinden talep edilen yersiz ödemenin 5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesinin a bendi kapsamında geriye yönelik
10 yılı kapsayacak şekilde talep edilmesine itirazı ve mezkur Kanunun 96’ncı maddesinin b
bendi kapsamında geriye yönelik beş yıllık ödemenin tahsil edilmesi talebinin, başvuranın yetim aylığı bağlanması sırasında çalışmış olduğu bankanın sandığından ödenen aylığı olduğu halde bu hususu Kuruma bildirmemesi ve bu halde 19 yıl aylık almasının başvuranın kasıt ve kusuru bulunduğuna dalalet ettiğine kanaat getirildiğinden reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderilmediği, Kurumumuz tarafından yapılan tekitler ve uyarılar sonucu gerekçeli cevapların Kurumumuza iletildiği, bu sebeple idarenin “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve
“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı, ayrıca idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine de uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre
BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK
KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi