ÖZET: Başvuru, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yersiz ödeme nedeniyle icra takibi başlatılması üzerine yapılmıştır. Başvuran, 7440 sayılı Kanun’un öngördüğü düzenlemelerin göz ardı edilerek kendisine fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle icra takibine itiraz etmektedir. İlgili kurum, başvuranın işsizlik ödeneği sürecinde yapılan ödemelerin yasal çerçevede değerlendirildiğini ve fazla ödenen tutarın geri alınmasının hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.

Kurum, başvuranın işsizlik ödeneği almakta iken işe girmesi ve sonrasında yapılan ödemelerin yersiz olduğunun tespit edilmesi üzerine, borcun bildirimini yaparak icra takibine yönelmiştir. İcra takibinin başlatılması, başvuranın borcunu zamanında ödememesi nedeniyle gerçekleşmiştir. Ayrıca, 7440 sayılı Kanun’un kapsamına girmeyen bu alacakların tahsili için yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve başvuranın itirazı, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde geçerli bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu süreçte, kamu denetçiliği kurumu tarafından yapılan incelemelerde idarenin işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2366-S.24.3774

BAŞVURU NO : 2023/14502

KARAR TARİHİ : 28.02.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Yersiz ödeme kapsamında oluşturulan borca itirazı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda; başvuran 7440 sayılı

Kanunun “Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir” hükmü yok sayılarak İŞKUR tarafından kendisine fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle hakkında icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin

2 Nisan 2023 tarihinde tebliğ edildiğini ve ödeme emrinde belirtilen 671,23 TL’lik tutarı aynı gün icra

dairesine ödendiğini, fakat kurum avukatı tarafından 900 TL’yi aşan kısım için bütün banka hesaplarına bloke konulduğunu, bilgi almak istediğinde ise kötü muameleye maruz kaldığını ifade ederek, zorbalık yapan Kurum avukatı hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını ve kendisinden 7440 sayılı Kanun kapsamında talep edilmemesi gereken tutarı talep eden Kurum hakkında gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 04/10/2023 tarihli ve tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü (İŞKUR) İşsizlik Sigortası Daire Başkanlığı tarafından

gönderilen 27/10/2023 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun; 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş

Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez.” hükmü ile günlük işsizlik ödeneğinin miktarının ne şekilde hesaplanacağı düzenlenmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasında “Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son

120 gün hizmet akdine tabi olanlardan, son üç yıl içinde; a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik

sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir.” hükmüne yer verilerek işsizlik ödeneği hak sahipliği süresi ve miktarı, 2.2. 52 nci maddesinin birinci fıkrasındaki “İşsizlik ödeneği almakta iken; a) Kurumca teklif edilen mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddeden, b) İşsizlik ödeneği aldığı sürede gelir getirici bir işte çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen, c) Kurum tarafından önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya kabul etmesine karşın devam etmeyen, d) Haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenilen bilgi ve belgeleri öngörülen süre içinde vermeyen, Sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir.” hükmü ile işsizlik ödeneği almakta iken hangi hallerde sigortalı işsizlerin işsizlik ödeneklerinin kesileceği, 2.3. 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Sigortalının kusurundan kaynaklandığı belirlenen fazla ödemeler yasal faizi ile birlikte geri alınır.” hükmü ile sigortalının kusurundan kaynaklandığı belirlenen fazla ödemelerin yasal faizi ile birlikte geri alınacağı, 2.4. 53 üncü maddesinde ise “Bu Kanunun gerektirdiği görev ve hizmetler için malî kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek, Kanunun öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere “İşsizlik

Sigortası Fonu” kurulmuştur. Fon, Kurum Yönetim Kurulunun kararları çerçevesinde işletilir ve yönetilir.

… Bu fon bütçe kapsamı dışında olup, gelirlerinden vergi kesintileri hariç hiç bir şekilde kesinti yapılamaz ve Genel Bütçeye gelir kaydedilemez. … Fon; 26/5/1927 tarihli ve 1050 sayılı Muhasebe-i

Umumiye Kanununa tabi değildir. Fon gelirleri ile bu gelirlerle alınan mallar Kuruma aittir. Kurumun malları 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza

Kanunu bakımından Devlet malı hükmünde olup, alacakları da Devlet alacağı derecesinde ayrıcalıklıdır. Fon, damga vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.” hükümlerine yer verilerek, İşsizlik Sigortası Fonu’nun kuruluşu, yönetimi, denetimi, gelirleri, giderleri ile mal ve alacaklarının tabi olacağı hükümler belirlenmiştir.

2.5. Bununla birlikte, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Türkiye İş Kurumu” başlıklı

Kırküçüncü Bölümünün 615 inci maddesinde, “Kurum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşu olup özel hukuk hükümlerine tâbi, tüzel kişiliği haiz, idarî ve malî bakımdan özerk kısa adı

İŞKUR olan bir kamu kuruluşudur.” hükmü bulunmakta olup, 2.6. 7440 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanun’un;

1 inci maddesinde;

“(1) Bu Kanun hükümleri; a) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen;

1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;

(aa)31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (gelir veya kurumlar vergisine mahsuben 2022 yılında ödenmesi gereken geçici vergi hariç), (bb) 2022 yılına ilişkin olarak 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, (cc) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları,

2) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları,

3) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil

Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan asli ve fer’i amme alacakları … hakkında uygulanır.” hükümlerine yer verilmekte, 2.7. 10 uncu maddesinde ise, “Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir. Bu tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi kayıtları esas alınır. Bu fıkra kapsamında tahsilinden vazgeçilen alacaklar ile ilgili açılmış davalar, alacaklı tahsil dairesinin alacağın terkin edildiğine ilişkin bildirimi üzerine mahkemesince sonlandırılır, bu davalar ile ilgili yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olan tutarlar iade edilmez.” hükümlerinin yer aldığı, 2.8. Başvuranın işsizlik ödeneği bağlanması talebiyle 16.03.2020 tarihinde İŞKUR’a yapılan başvuruya istinaden ilgilinin 13.03.2020 tarihli feshi için 4447 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası kapsamında 300 gün süreyle aylık 2.336,53 TL tutarında işsizlik ödeneği hak sahipliğinin belirlendiği, 2.9. Belirlenen hak sahipliği çerçevesinde ilgiliye toplam 23.566,8 TL tutarında işsizlik ödeneği ödendiği, 2.10. 15.02.2021 tarihinde sistem tarafından ilgilinin 06.01.2021 tarihinde işe başlamış olduğunun tespit edildiği, işe girişe istinaden, 4447 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 19.02.2021 tarihinde işsizlik ödeneği kesme işlemi yapılarak ilgili için 662,73 TL tutarındaki ödemesinin fazla ödemeye dönüştürüldüğü,

2.11. 4447 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda; 662,73 TL’si fazla ödeme ve 2,49 TL’si yasal faiz olmak üzere toplam 665,22 TL tutarındaki borç kapsamında ilgiliye 11.10.2021 tarihli ve tarihli borç bildirim yazısının iadeli taahhütlü olarak gönderildiği, birinci borç bildirim yazısı ilgiliye tebliğ edilemediğinden söz konusu yazının iade edildiği, 20/02/2023 tarihli ve sayılı yazı ile ilgiliye iadeli taahhütlü olarak ikinci kez borç bildiriminin yapıldığı, söz konusu borç bildiriminin

03.03.2023 tarihinde ilgili tarafından bizzat tebliğ alındığı,

2.12. Borç bildirim yazısının kişiye tebliğ edilmesinin ardından borcun yasal süresi içinde ödenmemesi üzerine; ilgili borcun İŞKUR Hukuk Bilgi Yönetim Sistemine (HBYS) Kurum esas numarasıyla kaydedildiği ve Kurumun sözleşmeli avukatlarından Av. tarafından 24.04.2023 tarihinde Ankara 9.

İcra Dairesinin Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, bu kapsamda ilgiliye, İcra

Dairesinin 25.04.2023 tarihli Ödeme Emri ile borcunun ihtar olduğu, İcra Dairesi tarafından 27.07.2023 tarihinde yapılan dosya hesabı raporuna göre 671,23 TL takipte kesinleşen tutar, 30,54 TL tahsil harcı, 269,85 TL başvurma harcı, 662,73 TL vekâlet ücreti, 14,71 TL faiz, 99,25 TL masraf olmak üzere 1.748,31

TL toplam alacak miktarının hesaplandığı, söz konusu alacak miktarı için ilgili tarafından, 28.04.2023 tarihinde 671,23 TL; 25.07.2023 tarihinde 350,00 TL ve 25.07.2023 tarihinde 923,49 TL tutarında borç yatırıldığı, 2.13. 4447 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 615 inci maddesi doğrultusunda; özel hukuk hükümlerine tabi idari ve mali bakımdan özerk bir kamu kuruluşu olan

İŞKUR’un ve İşsizlik Sigortası Fonu’nun alacakları devlet alacağı derecesinde ayrıcalıklı olarak özel hukuk hükümlerine göre ve genel hükümler dairesinde İcra İflas Hukuku hükümlerine göre tahsil edildiği, bu kapsamda, İŞKUR’un ve İşsizlik Sigortası Fonu’nun alacakları, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun’a göre takip edilen alacaklara ilişkin olarak yürürlüğe giren 7440 sayılı

Kanun kapsamında bulunmadığı, ilgili hakkında icra takibi başlatılmasına neden olan borcun konusunun fazla ödenen işsizlik ödeneği olduğu, işsizlik ödeneği alacaklarının 7440 sayılı Kanun hükümleri kapsamına giren bir alacak kalemi olmadığından borçlunun talebinin değerlendirilmeye alınmadığı, 2.14. İcra dairesi tarafından adı geçen aleyhinde icra takibi açıldıktan sonra ilgiliye gönderilen Ödeme

Emrinin üst kısmında 671,23 TL takipte kesinleşen miktar yazdığı için borçlular ödeme yaparken yalnızca bu tutardan sorumlu olduklarına dair yanılgıya düştükleri, ancak Ödeme Emrinin açıklamaya dair kısmının borçlular tarafından okunması halinde yalnızca üst kısımda bulunan takipte kesinleşen miktardan sorumlu olmadıkları, Ankara 9. İcra Dairesi tarafından yapılan hesap raporunda da görüldüğü üzere takip sonunda borçlu tarafından ödenmesi gereken çeşitli yargı giderlerinin olduğu bilgisine vakıf olunacağı, ayrıca, icra dosyasının kapatılması için ödenmesi gereken toplam borç tutarının, borçlu tarafından icra dairesine başvurulması halinde öğrenilebilindiği, İcra dairesinin gerekli kesintileri (harç, masraf vs.) yaptıktan sonra

Kuruma ödenmesi gereken miktarın reddiyatını Kurum hesaplarına yaptığı, bu kapsamda, Kurumumuz tarafından ilgiliden Ödeme Emrinde belirtilen tutardan fazla bir alacak talep edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, 2.15. İlgili borç 7440 sayılı Kanun hükümleri kapsamına giren bir alacak kalemi olmadığından ferileriyle birlikte tahsil edilen tutarların iadesinin mümkün olmadığı,

2.16. İşsizlik ödeneğinin ödenmesine ve oluşması muhtemel yersiz ödemelere ilişkin mevzuat hükümleri yukarıda açıklanmış olup, fazla ödenen işsizlik ödeneğinin geri alınması işlemi ve borcun yasal süresi içinde ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine konu alacağın tamamının (asıl alacak, faiz, icra dosyasına yapılan masraflar ve vekâlet ücreti gibi) cebri icra yolu ile tahsil edilmesi hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun olup bu kapsamda gerçekleştirilen iş ve işlemler kamu zararının oluşmaması için yasal bir zorunluluk olduğu, bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “İşsizlik ödeneğinin; miktarı, ödeme süreleri ve zamanı ile sigorta primleri” başlıklı 50.

maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarında; “Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı

İş Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez.”

“Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan, son üç yıl içinde; a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir.

Sigortalı, işsizlik ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe girer ve işsizlik sigortası ödeneğinden yararlanmak için bu Kanunun öngördüğü şartları yerine getiremeden yeniden işsiz kalırsa, daha önce hakettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar bu haktan yararlanmaya devam eder. Bu

Kanunun öngördüğü şartları yerine getirmek suretiyle yeniden işsiz kalınması halinde ise, sadece bu yeni hak sahipliğinden doğan süre kadar işsizlik ödeneği ödenir.” 5.2. “İşsizlik ödeneği ödenmesinde hak düşürücü nedenler” başlıklı 52. Maddesinde; “ İşsizlik ödeneği almakta iken;

a) Kurumca teklif edilen mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddeden, b) İşsizlik ödeneği aldığı sürede gelir getirici bir işte çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen, …

Sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir. ” 5.3. “Fonun kuruluşu, yönetimi, denetimi, gelirleri, giderleri ile mal ve alacaklarının tabi olacağı hükümler” başlıklı 53 üncü maddesinde; “Bu Kanunun gerektirdiği görev ve hizmetler için mali kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek, Kanunun öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere “İşsizlik Sigortası Fonu” kurulmuştur.

Fon, Kurum Yönetim Kurulunun kararları çerçevesinde işletilir ve yönetilir.

….

Bu fon bütçe kapsamı dışında olup, gelirlerinden vergi kesintileri hariç hiç bir şekilde kesinti yapılamaz ve

Genel Bütçeye gelir kaydedilemez. Fonun gelir ve giderleri üçer aylık dönemler halinde 01/06/1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanuna göre ruhsat almış, denetim yetkisine sahip meslek mensubu yeminli mali müşavirlere denetlettirilerek denetim raporlarının sonuçları ilan edilir.

Fon; 26/05/1927 tarihli ve 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununa tabi değildir. Fon gelirleri ile bu gelirlerle alınan mallar Kuruma aittir. Kurumun malları 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas

Kanunu ile 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bakımından Devlet malı hükmünde olup, alacakları da Devlet alacağı derecesinde ayrıcalıklıdır. Fon, damga vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Bu muafiyetin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılacak vergi kesintilerine şümulü yoktur.” 6. 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanununun; 6.1. “Kapsam ve Tanımlar” başlıklı 1 inci maddesinde;

1) Bu Kanun hükümleri;

a) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen;

1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;

(aa) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (gelir veya kurumlar vergisine mahsuben 2022 yılında ödenmesi gereken geçici vergi hariç), (bb) 2022 yılına ilişkin olarak 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, (cc) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları,

2) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları,

3) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Hakkında Kanun kapsamında tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan asli ve fer’i amme alacakları,

4) İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda yer aldığı halde işletmede

bulunmayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanı, b) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları, c) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayım tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan; …” 6.2. “Diğer hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir. Bu tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi kayıtları esas alınır. Bu fıkra kapsamında tahsilinden vazgeçilen alacaklar ile ilgili açılmış davalar, alacaklı tahsil dairesinin alacağın terkin edildiğine ilişkin bildirimi üzerine mahkemesince sonlandırılır, bu davalar ile ilgili yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olan tutarlar iade edilmez.” 7. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 615 inci maddesi; “(1) Bu Bölümün amacı Türkiye İş

Kurumunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir. (2) Kurum, Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşu olup özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali bakımdan özerk kısa adı İŞKUR olan bir kamu kuruluşudur.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuranın 4447 sayılı Kanun kapsamında işsizlik ödeneği almakta iken 06.01.2021 tarihinde işe girmesi akabinde 15.02.2021 tarihinde sistem tarafından bu hususun tespiti ile 19.02.2021 tarihinde işsizlik ödeneğinin kesildiği, tarafına yatırılan 662,73 TL’lik yersiz ödemenin borç kaydedildiği, söz konusu borcun iadeli taahhütlü posta yoluyla Kurumun 11.10.2021 tarihli yazısı ile başvurana gönderildiği ancak tebligat yapılamadığı gerekçesiyle yazının Kuruma iade edildiği, bilahare 20.02.2023 tarihinde söz konusu yazının tekrar gönderildiği ve 03.03.2023 tarihinde yazının bizzat başvurana tebliğ edildiği, söz konusu borcun vadesinde ödenmemesi üzerine, Ankara 9. İcra Dairesinin Esas sayılı dosyası ile icra takibinin 24.04.2023 tarihinde başlatıldığı, 25.04.2023 tarihinde ödeme emri ihtarının gerçekleştiği, 1.748,31 TL toplam alacak için başvuranın 28.04.2023 tarihinde 671,23 TL’lik fazla ödemeye ilişkin kısmı ödediği, kalan kısım için ise 25.07.2023 tarihinde ödeme yaptığı, başvuranın söz konusu alacağın 7440 sayılı Kanun kapsamına girdiği gerekçesiyle alınmaması gerektiğinden bahisle hem asıl borç hem de masraflara ilişkin oluşturulan borç kaydına itiraz ettiği görülmektedir.

10. 4447 sayılı Kanun kapsamında işsizlik ödeneği kesilmesi işleminin ihtilaf dışı olduğu, başvuruya konu uyuşmazlığın; başvurana fazladan ödenen kısım için 7440 sayılı Kanuna rağmen icra takibi yapılıp yapılamayacağı noktasında toplandığı görülmektedir.

11. Yukarıda yer alan 4447 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesi’nin 615 inci maddesi ışığında; Türkiye İş Kurumunun, Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşu olmakla birlikte, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali bakımdan özerk bir Kurum olduğu, 4447 sayılı Kanunun gerektirdiği görev ve hizmetler için mali kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek, Kanunun öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere “İşsizlik Sigortası Fonu”nun kurulduğu, bu fonun bütçe kapsamı dışında olduğu, gelirlerinden vergi kesintileri hariç hiç bir şekilde kesinti yapılamayacağı ve Genel Bütçeye gelir kaydedilemeyeceği, Kurumun mallarının 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bakımından Devlet malı hükmünde olduğu, alacaklarının da Devlet alacağı derecesinde ayrıcalıklı olduğu görülmektedir.

12. Bu kapsamda İŞKUR’un ve İşsizlik Sigortası Fonu’nun alacakları devlet alacağı derecesinde ayrıcalıklı da olsa özel hukuk hükümlerine göre ve genel hükümler dairesinde İcra İflas Hukuku hükümlerine göre tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 7440 sayılı Kanunun Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacakları kapsamına girmediğinden, İdarece 7440 sayılı

Kanun kapsamında değerlendirmeksizin yersiz ödeme oluşturulan borcun tahsiline yönelik yapılan işlemlerde hata olmadığı değerlendirilmektedir.

13. Diğer yandan; İdarenin 03.03.2023 tarihinde başvurana tebliğ edilen 20.02.2023 tarihli borç bildirim yazısında, işsizlik ödeneğinin fazla kısmına ilişkin, 662,73 TL fazla/yersiz ödeme oluştuğu, oluşan fazla/yersiz ödemeye 2,45 TL yasal faiz uygulandığı, toplam 665,18 TL tutarındaki borcun, yazının muhataba tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 on beş gün içinde ödenmesi gerektiği, tebliğ tarihinden itibaren

15 günlük sürede ödenmeyen borçlara kanuni faiz işletildiği, ayrıca tebliğ tarihinden itibaren 15 gün

içerisinde borca itiraz edilmemesi veya en geç 30 gün içerisinde ödeme yapılmaması ya da taksitlendirme talebinde bulunulmaması halinde, borcun tahsili için yasal takip işlemi başlatılacağı hususunda başvurana gerekli bilgilerin verilerek, uyarıda bulunulduğu, ancak söz konusu borç bildirim yazısının başvurana tebliğ edildiği 03.03.2023 tarihi itibariyle bir aylık yasal süresi içinde ödenmediği Kurumumuza gönderilen

belgelerden tespit edildiğinden, İdare tarafından borcun tahsiline yönelik yapılan iş ve işlemlerin usulüne uygun olduğu değerlendirilmektedir.

14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; işsizlik ödeneğinin başvurana yersiz ödeme kapsamında borç oluşturulan kısmının Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı

Kanuna göre takip edilen alacakları kapsamına girmediğinden, İdarece 7440 sayılı Kanununun “1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.” hükmü kapsamına alınmaması, fazlaya ilişkin ödemenin geri alınmasına ilişkin işlem başlatılması ve başvuranın söz konusu borcu yasal süresi içinde ödememesine binaen İŞKUR tarafından başlatılan tahsil işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/