|
ÖZET: Uyuşmazlık, davalıların engelli murisine yapılan yersiz ödemenin geri alınması talebine ilişkindir. Mahkeme, davacı kurumun, Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esasları Yönetmeliği uyarınca, engelli birey için yaptığı 41.610,33 TL’lik ödemenin yersiz olduğuna karar vermiştir. Davalılar, bakım ücretinin geri istenmesinin sosyal devlet ilkesi gereği anayasal hak ihlali olduğunu savunmuşlardır.
Mahkeme, bozma kararına uyarak, yersiz ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tahsil edilebileceğine hükmetmiştir. Ancak, Ağustos 2011 ile Mart 2014 tarihleri arasındaki ödemelerin zamanaşımına uğradığını belirterek, yalnızca belirli bir kısmın tahsil edilmesine karar vermiştir. Sonuç olarak, mahkeme, taraf vekillerinin temyiz itirazlarını kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını bozmuş ve yeniden değerlendirme yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu durum, idari ve adli yargı arasındaki derdestlik ilkesinin uygulanması açısından önem taşımaktadır. |
4. Hukuk Dairesi 2023/10364 E. , 2024/3537 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/42 Esas – 2023/204 Karar
HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki kurum zararının giderilmesi istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davalı …’in aynı zamanda vasisi olduğu annesi … için İl Müdürlüğüne yapılan başvuruya istinaden 28.07.2011 tarih ve 8675 sayılı Olur ile engelli birey …’un özel bakım merkezine yönlendirilmesine ve bakım ücretinin de 30.07.2011 tarihinden itibaren 30.07.2006 tarih ve 26244 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca İl Müdürlüğünce karşılanmasına karar verildiğini, 23.07.2014 tarih ve 2014/417 sayılı olur doğrultusunda 15.09.2014 tarih ve 29/04-61/04 sayılı Araştırma (Tazmin) Raporu ile davalıların murisi olan engelli …’a davacı kurumca anapara olarak yapılan toplam 41.610,33 TL ödemenin yersiz yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, 41.610,33 TL’nin işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların murisi …’un özel bakım merkezine yönlendirilerek bakım ücretinin İl Müdürlüğü tarafından karşılanmasına karar verildiğini, kararın daha sonra idare tarafından iptali üzerine davalıların murisi için ödenen 41.610,33 TL’nin davalılardan tahsili yönündeki işlemin iptali için davalılardan … tarafından Antalya 3.İdare Mahkemesinin 2015/577 esas sayılı dosyasında, diğer davalı … tarafından Antalya 2.İdare Mahkemesi’nin 2015/1284 esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davaların halen derdest olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davalıların mali durumları itibarıyla annelerinin özel bir bakımevinde bakımını sürdürmeleri için yeterli mali imkanları bulunmadığını, bu durumun Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yapılan tespitler ile sabit olduğunu, davalılar tarafından idareden hiçbir bilgi saklanmadığı gibi yanıltacak bir beyanlarının da bulunmadığını, dava konu iptal işlemine dayanak alınan 15.09.2014 gün ve 29/04-61/04 sayılı Araştırma Raporunda yer verilen tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, Anayasa ile güvence altına alınan “sosyal devlet” ilkesi gereğince tek taraflı tespitlere dayanarak, davalının annesi için yapılan bakım ücretlerinin, bu kez yeni bir tespitle yanlış değerlendirme yapıldığından bahisle geriye istenmesini, hukuk devleti ilkesinin alt ilkesi olan “düzenli idare” ve “hukuki güvenlik” ilkesi ile bağdaştırma olanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.07.2016 tarih, 2015/250 esas ve 2016/280 karar sayılı ilamı ile; davalılar tarafından idare mahkemesinde açılan dava sonucunda dava konusu idari işlemin iptaline karar verildiği ve idare mahkemesinde açılan dava ile iş bu davanın konularının aynı olduğu gerekçesiyle derdestlik dava şartı yokluğu sebebiyle asıl ve birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 06.11.2017 tarih, 2017/4435 esas ve 2017/6849 karar sayılı ilamı ile; ”…1-Açılan davaların mahiyeti dikkate alınarak; adli yargıda görülmekte olan bir dava ile idari yargıda görülmekte olan bir dava arasında derdestlik dava şartı söz konusu olamaz. 2-Davaya konu olay nedeniyle idare mahkemesinde açılan davaların sonucu beklenmeden hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir. İdare mahkemesinin kararı uyuşmazlığın çözümünü etkileyeceğinden, dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve sonucuna göre dosya içerisindeki tüm deliller değerlendirilerek karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece bozma ilamına uyularak yaplan yargılama sonucunda, 28.07.2011 tarihli ”Olur” kapsamında müteveffa …’un özel bakım merkezine yönlendirilerek bakım ücretinin Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmetlerinin Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca davacı kurum tarafından karşılanmasına karar verildiği, anılan yönetmeliğin 7 nci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca bakıma muhtaç özürlü veya yasal temsilcisi, bakmakla yükümlü birey sayısındaki ve özürlünün ve bireylerin gelirlerindeki değişikliği bir ay içinde İl Müdürlüğüne bildirme zorunluluğu getirilmiş ise de söz konusu yönetmeliğe aykırı olarak ihdas edilen bakım hizmeti nedeniyle iadenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep edilebileceği, davalıların murisi … için bakım ücreti olarak Ağustos 2011- Mart 2014 tarihleri arasında her ay için ayrı ayrı ödeme yapıldığı, dava tarihi itibariyle Temmuz 2013 öncesindeki aylar yönünden alacağın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 nci maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı, bu tarihten sonra davalıların murisi için ödenen bakım ücreti yönünden ise asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 11.889,59 TL yersiz ödemenin davalı … yönünden 20.01.2015 tarihinden, davalı … yönünden 03.08.2015 tarihinden ve davalı … yönünden 23.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece bir kısım alacağın zamanaşımına uğradığı yönündeki değerlendirmenin hatalı, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacaklarda idareler açısından zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin yetkili kılınan kişi veya organların verdiğini geri almaya (istirdada) hakkı olduğunu öğrendiği tarih olduğunu, mahkeme tarafından Bakım Hizmetlerinin Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik’in 7/1 nci maddesi ve Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği’nin 47/1 nci maddesi uyarınca başvurulara ilişkin incelemelerin il/ilçe müdürlüklerinin sorumluluğunda bulunması nedeniyle teftiş ile sebepsiz zenginleşmenin öğrenildiğinin kabul edilemeyeceği şeklindeki değerlendirmenin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı idare tarafından da geri isteme hakkının müfettiş raporu neticesinde öğrenildiğini ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 19/1 inci maddesi dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de somut olayda sebepsiz zenginleşme bulunmadığını ve sosyal devlet ilkesi gereği davalıların annesi için ödenen bakım ücretlerinin geri istenmesinin anayasal hak ihlali olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların engelli murisine Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca yersiz ödendiği ileri sürülen ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik.
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamından, davalıların engelli annesi …’un Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca özel bakım merkezine yönlendirildiği ve Ağustos 2011-Mart 2014 tarihleri arasında bakım ücretinin davacı kurum tarafından karşılandığı, davacı kurum tarafından hazırlanan 15.09.2014 tarih ve 29/04-61/04 sayılı Araştırma Raporunda engelli ve vasisi olan oğlu … ve diğer çocuklarının nakit gelirleri ile taşınır taşınmaz mal varlıklarının bulunduğu, gelirlerinin asgari ücretin 2/3’ünden yüksek olduğu ve davalıların murisi olan engelli …’a davacı kurumca anapara olarak yapılan toplam 41.610,33 TL yersiz ödeme yapıldığı tespit edilerek bakım onayının iptal edildiği ve Ağustos 2011-Mart 2014 tarihleri arasında davalıların murisine yersiz olarak ödendiği iddia edilen ödemelerin iadesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
2828 sayılı Kanun’un bakım ücretinin tahsis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Ek 7 nci maddesinde “(Değişik ek madde: 01/02/2007-5579 S.K./2.mad) Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgarî ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç özürlülere, resmî veya özel bakım merkezlerinde ya da ikametgâhlarında bakım hizmeti verilmesi sağlanır. (Ek fıkra: 04/07/2012 – 6353 S.K./12. md.) Bakıma muhtaç özürlü ve özürlüye evde ikametgâhında bakım hizmeti veren kişi; özürlü bireye düşen gelirin birinci fıkrada belirtilen gelir ölçütünü aşması halinde, en geç üç ay içinde söz konusu gelir değişikliğini il müdürlüğüne bildirmek zorundadır. Gelir değişikliğinin bu tarihten sonra bildirilmesi ya da il müdürlüğünce bu durumun resen tespit edilmesi halinde bakım hizmeti verilmesi dolayısıyla yapılan ödemeler durdurulur ve söz konusu değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren, yasal faizi ile birlikte, bakım hizmetini veren kişiden genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.” şeklindeki düzenleme bulunmaktadır.
Ancak aynı Kanun’un geçici 15 inci maddesiyle; “(Ek madde: 18/01/2017-6770 S.K./6. md)-Gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun ek 7 nci maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizler terkin olunur. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu kapsamda tahsil edilmiş olan tutarlar bakımından ilgili kişiler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğmaz ve yapılmış olan tahsilatlar iade edilmez. Açılmış olan davalarda yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmolunmaz, hükmolunanlar tahsil edilmez.” şeklinde yeni bir düzenleme yapıldığı ve söz konusu düzenlemenin karar tarihinden önce yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; karar tarihinden önce yürürlüğe giren 2828 sayılı Kanun’un geçici 15 inci maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI.KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.