|
ÖZET: Uyuşmazlık, SGK’nın yersiz yapılan ödemelerin geri alınması ve sigortalının yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işlemlerinin hukuka uygunluğuna ilişkindir. Davacı, Kurumun teftiş raporuna dayanarak, başka sigortalının hesabından hayali prim ödemeleri aktarıldığını ve bu nedenle yaşlılık aylığının iptal edildiğini iddia etmektedir. Davalı taraf ise, yersiz ödemelerden sorumlu olmadığını savunarak, Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
Mahkeme, davacının iyi niyetli olduğunu ve kamu idaresine güven ilkesi gereği, yersiz ödemelerin iadesi isteminin kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Ancak, Daire tarafından yapılan bozma sonrası, sigortalının prim ödeme gün sayısı ve borç durumu gibi kriterlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, sigortalının yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığı ve yersiz ödemelerin iade koşullarının belirlenmesi için gerekli belgelerin toplanması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Mahkeme, Kurumun yersiz ödemelerle ilgili işlemlerinin iptaline ve sigortalının borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir. Ancak, temyiz başvurusu üzerine, kararın bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir. Bu durum, yersiz ödemelerin iadesi ve sigortalının haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/2930 E. , 2024/2837 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/593 E., 2023/551 K.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2011/493 ESAS SAYILI DOSYASI
Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali ve yersiz ödemenin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; … tarafından Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın kabulüne, birleşen dava dosyasında Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan davanın reddine, … yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davacı/birleşen davada davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı SGK vekili dava dilekçesinde, Kurumun teftiş raporu ile davacının Bağ-Kur prim hesabına, başka sigortalının hesabından hayali prim ödemelerinin aktarıldığının tespit edilmesi üzerine, sigortalının gerçeği yansıtmayan ödemelerinin iptal edilmesi sonucu yaşlılık aylığının iptal edildiğini, davalı sigortalı ile Kurum memurunun müteselsilen yersiz ödemelerden sorumlu olduğu belirterek, yersiz ödenen aylık ve sağlık gideri ödemesinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı … vekili dava dilekçesinde, aylığın iptal edilerek yersiz aylık ödemeleri ile sağlık gideri ödemelerinin borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptaline, Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleşen davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalı … mirasçıları vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.09.2011 tarihli ve 2011/93 E.-2011/727 K. sayılı kararıyla; Kurum memurlarınca işlemin davacının bilgisi dışında yapıldığı, davacının iyi niyetli olduğu, kamu idaresine güven ilkesi olduğu gerekçesiyle davacı sigortalının davasının kabulüne, birleştirilen dosyada SGK Başkanlığının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece, “Davanın yasal dayanağı mülga 1479 sayılı Kanun m.53 hükmü olup primlerin ödendiğinin ispatı sigortalıya aittir. Mahkemece yapılacak iş, davacının sicil dosyası getirtilerek sigortalılık süresi ve prim borcu olan dönemler belirlenmeli, sigorta müfettiş raporunun tamamı getirtilerek usulsüz prim aktarımı olan dönemlere ilişkin ve primlerin ödendiğinin ispatı yönünde davacının varsa tüm makbuz ve ödemeye ilişkin yazılı delilleri toplanmalı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, sonucuna göre sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden davacının yaşlılık aylığı şartları değerlendirilmeli, mevcut sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmaması halinde 5510 sayılı Kanun m.96, (a) ve (b) bentlerine göre yersiz ödeme nedeniyle Kurum alacağı belirlenmelidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 22.12.2021 tarihli 2011/877 Esas 2021/1004 Karar sayılı kararı ile Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile Kurum memuru davalı …’a açılan davanın husumet yokluğundan reddine, Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile sigortalı …’ya açılan davanın kısmen kabulüne, sigortalı … tarafından Kurum işleminin iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK Başkanlığı, … ve … mirasçılarından Ahmet Korkulu vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece, “Aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık ise de, Dairemizin önceki bozma ilamında da belirtildiği şekilde, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve Kurum tarafından iptal edilerek, davacının prim hesabından çıkarılan prim dahil edilmediğinde, davacı açısından kısmi aylık/tam aylık koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeli, oluşması halinde bu koşulların oluştuğu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanabileceği gözetilmelidir. Yine sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısının bulunması, ancak cüzi fark prim borcu olduğunun belirlenmesi durumunda, dönemin ekonomik şartlarına göre, prim borcunun cüzi bir tutar olup bu tutarın Kurumca her zaman tahsilinin mümkün olduğu anlaşılabildiği taktirde, cüzi prim borcu bulunması nedeniyle aylık koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmamalıdır.
Mahkemece, Kurumdan yersiz sağlık harcamalarına ilişkin belgelerin (borç dönem ve tutarlarını belirtir, davacı adına tahakkuk ettirilen yersiz sağlık karnesi kullanımı ve sağlık giderine ilişkin borç tahakkuk cetvelleri, borç bildirim belgeleri) celbi sağlandıktan sonra, iade koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılmalıdır.
Kurum alacağının tahsili amacıyla Kurum memuru davalı … aleyhine açılan dava yönünden, Mahkemenin, sorumluluğun değerlendirilmesi ile bu davalı yönünden davanın husumetten reddine dair kararı isabetli bulunmuştur.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı … yönünden, bir kısım prim ödemesinin hesabından çıkartılarak ilgili hesaplara aktarıldıktan sonra 26.07.2010 tarihli sigortalı bilgileri çıktısına nazaran sigortalının 16 yıl 3 ay 15 gün hizmetinin bulunduğu ve 31.07.2011 tarihi itibarıyla Kuruma 275,40 TL prim aslı 587,48 TL gecikme faizi olarak toplam 862,88 TL borcu bulunduğu, …’nun prim hesabından başka hesaplara aktarılan tutarlar çıkartıldığında da 16 yıl, 3 ay, 15 gün hizmet bulunmakla kısmi tahsis için yeterli günü bulunduğu, 1939 doğumlu olup 55 yaşının ikmal ettiği ve yaşlılık aylığı tahsisinin yapıldığı 30.06.1994 tarihi itibariyle kısmi tahsis yönünden eksik bir şart bulunmadığı, davacı Kurumca sigortalı …’nun yaşlılık aylığı tahsisinin 31.07.2010 tarihinde 275,40 TL prim aslı borcu nedeniyle iptal edildiğinin anlaşıldığı, yaş, sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı koşullarının yerine getiren sigortalı hakkında, cüzi fark prim borcu (275,40 TL) için sigortalıya yapılan tahsisin iptal edilmesinin MK. 2 nci maddesine aykırılık teşkil edeceği kanaatine varıldığı gerekçesi ile Kurumca sigortalıya (mirasçıları …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ya) yönelik açılan davanın reddine, sigortalı tarafından Kuruma karşı açılan davanın kabulü ile davalı SGK’nın 40.923,00 TL maaş ödemesi ve 5.505,95 TL sağlık ödemesi olarak talep ettiği ödemeler nedeniyle sigortalı …’nun borçlu olmadığının tespiti ile yersiz ödemeler nedeniyle tesis edilen işlemin iptaline, yine Kurumca memur …’a yönelik açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
SGK vekili, davanın açıldığı tarihte Kurumun haklı olduğunu, cüzi fark prim borcu gösterilerek Kurum aleyhine hüküm kurulmasının ve … yönünden husumetten redde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ve birleşen dava davalısı Kurum yönünden yersiz yapılan ödemenin faizi ile iadesine, davalı ve birleşen dava davacısı yönünden aylığın iptali ve borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 1479 sayılı Kanun’un 53 üncü ve Geçici 10 uncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
İlk aylığın 01.07.1994 itibariyle 5865 gün üzerinden bağlandığı, Mahkemece 05.07.1994 tarihli hayali ödemenin çıkarılmasından sonra kalan prim günü üzerinden aylık bağlanacağının kabul edildiği, ancak buna dair hüküm tesis edilmeksizin ve Kurumun 01.02.2000-27.12.2010 arası istirdada konu ettiği yersiz aylık ödemeleri ve sağlık giderinden borçlu olmadığının tespitine dair hüküm tesis edilmek suretiyle, ilk aylığın baştan itibaren aynı prim gün sayısı ile devam ettiği izlenimi verecek şekilde infaza elverişli olmayan hüküm kurulduğu anlaşılmakla, hüküm fıkrasındaki çelişkilerin giderilip infaza elverişli hüküm tesisi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının, bozma nedenine göre sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.