|
ÖZET: Başvuran, 2008 ile 2011 yılları arasında emeklilik prim günlerinin hesaplanarak emekli edildiğini, ancak bu hizmetlerin daha sonra iptal edilmesi üzerine, yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının geri talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan denetim sonucunda, başvuranın fiili çalışmaya dayanmayan hizmetlerinin tespit edilmesi ve iptali üzerine, aylığının yersiz ödenmesi sebebiyle borç kaydedilmesiyle sonuçlanmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yaşlılık aylığının, 506 sayılı Kanun kapsamında bağlandığını, ancak yapılan denetimlerde belirtilen tarihler arasında hizmetlerin fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edildiğini belirtmiştir. Bu nedenle, başvuranın aylığının iptal edilmesi ve yersiz ödenen tutarların geri talep edilmesi işlemlerinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesi yönünde bir karar önerisi sunmuş ve idarenin işlemlerinin hukuka uygunluğunu tespit etmiştir. Başvuranın, iptal edilen aylığına ilişkin itiraz süreci hakkında bilgilendirilmediği belirtilmiş, bu durumun iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğu vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/11067-S.17093
BAŞVURU NO : 2019/9868
KARAR TARİHİ : 04/11/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın terkin edilen primleri sebebiyle yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının faizi ile birlikte kendisinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiası hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 13/05/2019
I.BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuran, 01/01/2008 ile 30/06/2011 tarihleri arasında var olan hizmetlerinin emeklilik prim günlerinin hesaplanmasında dikkate alınarak emekli edildiğini, ancak bu hizmetlerinin daha sonra iptal edildiğini ve daha sonra tahsis talebinde bulunduğunda hizmet primlerinin hesaplanarak emekli aylığı bağlandığını, ancak aylığından daha önce yersiz ödenen emekli aylığına ilişkin borç tutarını kesildiğini ifade etmiş; mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. 21/05/2019 tarihli ve … sayılı bilgi belge isteme yazımıza gönderilen, Sosyal Güvenlik
Kurumunun 04/07/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Başvuranın tahsis dosyasının incelenmesinde tarafına bağlanan yaşlılık aylığının, SGK tarafından yapılan denetim sonucunda fiilen çalışmaya dayanmayan hizmetlerinin tespiti ve bu hizmetlerin iptali neticesinde aylığa hak kazanma koşullarının tahsis talep tarihi itibariyle oluşmaması nedeniyle iptal edildiği ve yersiz ödenen aylıkların tarafına borç kaydedildiği, 2.2. Başvurana, 506 sayılı Kanun gereği yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak 13/03/2017 tarih ve
… sayılı rapor gereği başvuranın 01/01//2008 ve 30/06/2011 tarihleri arasındaki hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmayan hizmetlerinin iptaliyle tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığı, 2.3. Sahte sigortalılığa istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasında Kurum hatası söz konusu olmadığından, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Geçici 35 inci maddesinin uygulanamadığı ve tarafına yersiz ödenen yaşlılık aylığı tutarı 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin (a) bendi hükümleri gereğince 01/12/2013 ve 14/12/2017 tarihleri arasında yapılan ödemelerin yersiz yapıldığı anlaşıldığından başvurana borç kaydedildiği,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2.4. Başvuranın Kuruma herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu
Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonunda, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
6. Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2018/38 sayılı
Genelgesi; 6.1. “Yaşlılık Aylığının Kesilmesi ve Yeniden Bağlanması Yaşlılık aylığının kesilmesi ve yeniden bağlanmasında, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa bu Kanuna tabi sigortalılar ile Kanunun yürürlük tarihinden önce mülga kanunlara göre sigortalı olanlar için farklılık bulunmaktadır.” 6.2. “Aylığa Hak Kazanma Koşullarının Oluşmadığının Aylık Bağlandıktan Sonra Tespit
Edilmesi ve Aylığın Tekrar Başlaması 6.5.1. Kurumumuza tahsis talebinde bulunan 4/1-(a), 4/1-(b) ve 4/1-(c) sigortalılarının talep tarihi itibariyle Kanunda öngörülen aylık bağlama koşullarını yerine getirip getirmediklerine bakılarak aylık bağlama işlemleri gerçekleştirilmekte, bu koşulların oluşmadığının daha sonra tespit edilmesi halinde ise, sigortalıya ödenen aylıklar başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidilmektedir.” 6.3. “Bu sigortalıların yeniden aylık bağlanması talebinde bulunmaları halinde, aylığa hak kazanma koşullarının oluşması koşuluyla, aylık bağlanması talep tarihlerini takip eden ay başından itibaren aylıkları tekrar bağlanmaktadır”.
hükümlerini içermektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin, somut olayda başvuranın talebini yerine getirmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edildiğinden, talebin reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuranın tahsis talebinde bulunmasının akabinde, idare tarafından 506 sayılı Kanun’un
Geçici 81’inci maddesine istinaden başvurana yaşlılık sigortasından aylık bağlandığı, bununla birlikte idarece 2.2. numaralı paragrafta açıklandığı üzere yapılan denetim sonucu 01/01/2008 ile 30/06/2011 tarihleri arasındaki prim ödemelerinin fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edildiği, bunun üzerine 01/12/2019 ve 14/12/2017 tarihleri arasında ödenen aylıkların yersiz ödenmesi sebebiyle 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesi uyarınca başvuran aleyhine borç kaydedildiği, başvuranın söz konusu işlemin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
çalıştırılanlar sigortalı addedilmiştir. 5510 sayılı Kanun bakımından sigortalı sayılmanın hukuki şartlarından iş ilişkisi, esas olarak hizmet akdine dayanmalıdır ve hizmet akdine tabi çalışma işverene ait işyerinde yerine getirilmelidir. Bir başka ifadeyle 5510 sayılı Kanunun 4/1- (a)
bendine göre (SSK) sigortalı sayılmanın temel kuralı, iş veya çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması gerektiğidir. Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanunda hizmet akdinin tarifine yer verilmemiş olup hizmet akdi Borçlar Kanunda tanımlanmıştır. Borçlar Kanununa göre hizmet akdi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre kişinin belirli veya belirsiz bir zamanda hizmetini kiralaması hizmet sözleşmesidir.
Anayasa Mahkemesi ise hizmet akdinin iş, ücret ve bağımlılık olmak üzere üç unsurdan oluştuğuna karar vermiştir. (Anayasa Mahkemesinin Esas No.1963/336, Karar No.1967/29 ve
Resmi Gazete tarih/sayı: 19/10/1968/13031)
10. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/7568, K.2017/904 numaralı ve 13/02/2017 tarihli kararında; “Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın ikinci maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay
Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.” hükmüne varılmış olup, aynı Dairenin E. 2014/3422, K.2015/2638 numaralı ve 17/02/2015 tarihli kararında da; davanın yasal dayanağını oluşturan sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceği, Kurumun suç duyurusu üzerine ceza soruşturması yapılıp yapılmadığı ve buna bağlı olarak dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği, 5510 sayılı
Yasanın 59 uncu maddesine göre aksi kanıtlanana kadar Kurum denetim memurlarının inceleme raporundaki tespitlerin doğru olduğu ifade edilmiştir.
11. İdarece Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu; idarece yapılan denetim neticesinde başvuranın … Tekstil Konfeksiyon Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited
Şirketi ünvanlı işyerinin 01/01/2008 tarihi sonrası herhangi bir faaliyette bulunmadığı, söz konusu şirket ortaklarının 2008.2009.2010 ve 2011 yıllarında mal alım ve satımlarına ilişkin sahte belge düzenlendiği, Kuruma sigortalı olarak bildirdikleri kişilerin sigorta primlerinin ödenmediği, bu sebeple başvuran dahil olmak üzere 01/01/2008 tarihi itibariyle söz konusu şirkette fiili hizmete dayanmayan hizmetlere ilişkin sigorta priminin terkin edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
12. Söz konusu şirketin çalıştığı sırada ödenen sigorta primlerinin fiili çalışmaya dayanmamasının denetim raporu neticesinde ortaya çıkarıldığı, buna istinaden söz konusu prim günlerinin iptal edilmesi sebebiyle başvuranın toplam 5169 prim gün sayısının 3909 güne düştüğü, bu durumda başvuranın ödenen primlerinin yaşlılık aylığı bağlanması için olması gereken prim gün sayısını karşılamaması sebebiyle yaşlılık aylığının iptal edildiği, prim gün
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
sayısının tamamlanması durumunda başvurana yaşlılık aylığı bağlanacağının ifade edildiği anlaşılmıştır.
13. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın aylığının kesilmesine ve tarafına borç yansıtılmasına dayanak, 13/03/2017 tarih ve 2017/402025/32 sayılı rapor kapsamında, …Tekstil Konfeksiyon Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ünvanlı işyerinde 01/01/2008 ile 30/06/2011 tarihleri arasındaki prim ödemelerinin fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edildiği, başvuranın söz konusu tarihleri arasındaki çalışmalarının silinmesiyle birlikte emeklilik şartlarından olan mevzuatta belirlenen prim gün koşulunu sağlamadığı gerekçesiyle aylığın bağlandığı tarih olan 01/12/2013 tarihi itibariyle aylığının iptal edilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve ilkelerine uygun davrandığı, ancak başvuranın emekli aylığının iptaline esas 14/12/2017 tarihli idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.