ÖZET: Başvuru, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde 2000 yılında hayır amaçlı inşa edilen bir yurt binasının emlak vergisi tahakkukuna ilişkindir. Başvuran, binanın ruhsatının Yeşilyurt Belediyesi’nden alındığını ve eğitim kurumlarına bedelsiz tahsis edildiğini belirtmiştir. Ancak, belediyeden gelen yazıda, 2001 yılından itibaren emlak vergisi talep edildiği ve bu durumun hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir. Başvuran, 2001 yılından itibaren tahakkuk eden emlak vergisi ve ceza taleplerinin iptalini talep etmektedir.

Yeşilyurt Belediye Başkanlığı, emlak vergisi için beyan süresinin geçtiğini ve bu nedenle vergi tahakkukunun yapıldığını açıklamıştır. Ayrıca, Emlak Vergisi Kanunu’na göre, öğrenci yurtları gibi belirli binaların kazanç amacı taşımadığı sürece muaf tutulabileceği belirtilmiştir. Ancak, başvuranın binasının şahıs adına kayıtlı olması nedeniyle muafiyetin uygulanamayacağı ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’nın tahakkuk işlemlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu bağlamda, ilgili idarenin, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş doğrultusunda yeni bir işlem tesis etmesi önerilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/67190-S.20.73131

BAŞVURU NO : 2020/4070

KARAR TARİHİ : 10/08/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : YEŞİLYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Tahakkuk ettirilen emlak vergisinin iptali talebi hakkında.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 28/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine 2000 senesinde hayır amaçlı bir yurt binası yaptırdığını, bu binanın ruhsatını 01 Şubat 2000 senesinde “yurt binası” kullanım amacıyla Yeşilyurt Belediyesi’nden aldığını ve aynı amaç doğrultusunda bedelsiz ve kirasız olarak eğitim kurumlarının hizmetine tahsis ettiğini, yaklaşık iki ay önce binayı kullanan eğitim kurumunun yetkilileri tarafından aranarak; “Yeşilyurt Belediyesinin 2001 senesinin başından itibaren emlak vergisi talebinde bulunduğunu” söylediklerini, 01 Şubat 2020 tarihinde Malatya Yeşilyurt Belediyesinden bir mektup aldığını, bu mektupta özetle: “Bu güne kadar emlak vergisi beyannamesi verilmediğinden ve taşınmazın şahıs adına kayıtlı olduğundan bahisle Emlak Vergisi Kanunu’nda herhangi bir muafiyet söz konusu olamayacağının belirtildiğini; 2001 senesinden itibaren emlak vergisini, gecikme zammını ve vergi ziyaı cezasını ödemesi gerektiğinin” ifade edildiğin, Yeşilyurt Belediyesinin 01 Şubat

2000 tarihinde verdiği “yurt binası ruhsatı” ile bahse konu yurt binasından ve kullanım

amacından haberdar olduğunun açık olduğu, Yeşilyurt Belediyesinin 20 sene sonra emlak vergisini, gecikme zammını ve ziyaı cezasını talep etmesinin hukuki olarak doğru olmadığını iddia ve ifade ederek, 2001 senesinden bu zamana kadar geçen süre için talep edilen emlak vergisinin, gecikme zammının ve vergi ziyaı cezasının iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Yeşilyurt Belediye

Başkanlığı’ndan alınan 27/03/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle, “… 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 23. maddesi gereğinde beyan verme ve beyan süresi geçtiğinden dolayı (Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunludur.)

Bildirimler; a) Yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde,

b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde, emlâkin bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilir. Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek imzalı bir bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim verebilirler. Paylı mülkiyet halinde ise bildirim münferiden verilir.

2.1. Vergi Usul Kanununun 341. maddesine göre vergi ziyaı; mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.

2.2. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 23. maddesi gereğinde beyan verme ve beyan süresi geçtiğinden(Satın alan kişi bütçe yılı içerisinde beyan vermelidir. Bütçe yılının son 3 ay’ında gayrimenkul alındıysa iktisap tarihini takip eden 3. aya kadar beyan verme süresi vardır.)

dolayı emlak vergisi tahakkuk etmiş olup, vergi cezası uygulanmıştır.

2.3. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 40. maddesinde Bildirim dışı kalan bina, arsa ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımının işlemesi için vergiyi doğuran olay yerine

“öğrenme” tarihini esas alan kural, idarenin öğrenmesi ile vergiyi doğuran olay arasındaki süreci kapsayan tüm vergi alacağının geçmişe yönelik takip ve tahsiline imkân vermektedir. Bu ise bildirimde bulunmayan mükellefin idarenin öğreneceği tarihe kadar geçecek süreye ilişkin tüm vergi ve cezalar yönünden vergi tehdidi altında kalması sonucunu doğurmaktadır. Ancak söz konusu tehdit mükellefin kasten ya da ihmal suretiyle kanundan kaynaklanan bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklanmaktadır.

2.4. Anayasa mahkemesinin 2016/43 esas sayılı 2017/146 karar sayılı ve 01/11/2017 tarihli kararında da 5 yıllık zamanaşımı süresinin kurumun ‘ öğrendiği’ andan (04/12/2019 tarihinde resen tahakkuk işlemi yapılmıştır.) itibaren başlamasına karar vermiştir.

2.5. 06/01/2020 tarih ve sayılı, 13/01/2020 tarih ve sayılı dilekçeyle de aynı sorunlar dile getirilmiş olup yukarıdaki gerekçeli sebeplerden dolayı ; 2001 yılından itibaren emlak vergisi ve vergi ziyai cezası tahakkuk etmiştir. Taşınmazınız şahıs adına (DERNEK adına olmadığından)olduğundan emlak vergisi kanununda herhangi bir muafiyet söz konusu olmadığı

DOSTANE ÇÖZÜM olarak ödeme yapıldığı takdirde sadece vergi ziyai cezasına %70 terkin edilmesini: Bilgilerinize arz ederim.” açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan 30.04.2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle, “ … Bu hükümlere göre, yeni bina inşa edilmesi vergi değerini tadil eden sebep olduğundan, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde, bina bütçe yılının son üç ayı içinde tamamlanmış veya kısmen kullanılmaya başlanmış ise olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye bina vergisi bildirimi (09/04/2002 tarihinden önce beyanname) verilmesi gerekmektedir. Bildirimin (09/04/2002 tarihinden önce beyanname) süresinde verilmemesi halinde idarece yapılacak tarhiyat sırasında, mükellefiyetin başladığı yıl için usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezası karşılaştırılarak miktar itibarıyla fazla olan cezanın kesilmesi, verginin zamanında tahakkuk ettirilmediği diğer yıllar için ise vergi ziyaı cezasının kesilmesi gerekmektedir.

3.1. Öte yandan, 1319 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği, kiraya verilmeme ve kazanç gayesi olmamak şartıyla öğrenci yurdu olarak işletilen binalar, bina vergisinden daimi olarak muaf tutulmaktadır. Ancak, kazanç gayesi güdülmesi ya da binanın kiraya verilmesi halinde anılan muafiyetin uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.

3.2. Bu itibarla, söz konusu taşınmazın kiraya verilmemiş olması ve kazanç gayesi olmaması şartıyla öğrenci yurdu olarak işletilmesi halinde bina vergisinden daimi olarak muaf tutulması mümkün bulunmaktadır. Dolayısıyla anılan muafiyet şartlarının sağlanması halinde vergi ziyaına sebebiyet verilmeyeceğinden, vergi ziyaı cezası kesilmemesi gerekmektedir. Ancak,

1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gereği, inşaatın sona erdiği bütçe yılı içerisinde, bina

bütçe yılının son üç ayı içinde tamamlanmış ise olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilmesi gereken beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tabiidir.

3.3. Ayrıca, bir örneği yazınız ekinde gönderilen Yeşilyurt Belediye Başkanlığının görüş yazısı incelenmiş olup anılan Belediye tarafından söz konusu uyuşmazlığın yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde tekrar değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun:

6.1. “Mevzu” başlıklı 1 nci maddesinde; “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.” ; “Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bina

Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder. Bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler.

Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.”

6.2. “Daimi muaflıklar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.) … f) (Değişik: 17/7/1972-1610/1 md.) Kazanç gayesi olmamak şartiyle işletilen hastane, dispanser, sağlık, rehabilitasyon, teşhis ve tedavi merkezleri, sanatoryum, prevantoryum, öğrenci yurtları, düşkünler evi, yetimhaneler, revirler, kreşler, kütüphaneler ve korunmaya muhtaç çocukları koruma birliklerine ait yurtlar ve işyerleri ile benzerleri; …”

6.3. “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Bina vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, …”

6.4. “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23 üncü maddesinde; “ Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim verilmez. Bildirimler; …”

6.5. “Bildirim verilmemesi halinde yapılacak işlemler” başlıklı 32 nci maddesinde; “Bildirimin süresinde verilmemesi halinde, vergi idarece tarh edilir. İdarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değeri, 29 uncu madde hükmü dikkate alınarak hesaplanır.” , “Vergi değerini tadil eden sebepler” başlıklı 33 üncü maddesinde; “ Vergi değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir: 1. Yeni bina inşa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.) …”

6.6. “Bina ve arazi vergilerinde zamanaşımı süresinin başlangıcı” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiğı tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar.”

7. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun:

7.1. “b) Muhtelif cezayı istilzam etmesi” başlıklı 336 ncı maddesinde; “ Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir. Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi ziyaına da sebebiyet verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde, evvelce usulsüzlük cezası kesilmiş olması, bu cezanın ziyaa uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken vergi ziyaı cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın ikmalina mani değildir

7.2. “Vergi ziayı” başlıklı 341 inci maddesinde; “Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Yukarıki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.

7.3. “Vergi ziyaı cezası” başlıklı 344 üncü maddesinde; “ 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.

7.4. “Usulsüzlüğün tarifi” başlıklı 351 inci maddesinde; “Usulsüzlük vergi kanunlarının şekle ve usule mütaallik hükümlerine riayet edilmemesidir.” , “Usulsüzlük dereceleri ve cezaları” başlıklı 352 nci maddesinde; “Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.”, hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Uyuşmazlık konusu, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde 2000 senesinde hayır amaçlı yaptırılan, Yeşilyurt Belediyesi’nden “yurt binası” kullanım amacıyla 01/02/2000 tarihinde bina ruhsatı alınan ve bu amaç doğrultusunda bedelsiz ve kirasız olarak eğitim kurumlarının hizmetine tahsis edilen bina hakkında, Yeşilyurt Belediyesinin 20 sene sonra emlak vergisi, gecikme zammı ve vergi ziyaı cezası talep etmesinin hukuki olarak doğru olmadığı iddiasıyla,

2001 senesinden bu zamana kadar geçen süre için yapılan tahakkukların iptal edilmesi talebi

hakkındadır.

10. Uyuşmazlık konusu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda belirtildiği üzere;

10.1. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, bina vergisini, binanın malikinin, varsa intifa hakkı sahibinin, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği hükme bağlanmıştır.

10.2. Aynı Kanunun 4 üncü maddesinde, “Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç)

şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.) … f) Kazanç gayesi olmamak şartiyle işletilen hastane, dispanser, sağlık, rehabilitasyon, teşhis ve tedavi merkezleri, sanatoryum, prevantoryum, öğrenci yurtları, düşkünler evi, yetimhaneler, revirler, kreşler, kütüphaneler ve korunmaya muhtaç çocukları koruma birliklerine ait yurtlar ve işyerleri ile benzerleri;… ” hükmü yer almaktadır.

10.3. 1319 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, bina vergisi mükellefiyetinin bu Kanunun 33 üncü maddesinin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı; 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise bina vergisinin, ilgili belediye tarafından 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icap eden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,

29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı; 33

üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yeni bina inşa edilmesinin vergi değerini tadil eden sebep olduğu; 4751 sayılı Kanun ile değişik 23 üncü maddesinde, bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi (09/04/2002 tarihinden önce emlak vergisi beyannamesi) verilmesinin zorunlu olduğu, bildirimlerin (09/04/2002 tarihinden önce emlak vergisi beyannamesi); yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde, bina bütçe yılının son üç ayı içinde tamamlanmış veya kısmen kullanılmaya başlanmış ise olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verileceği hükme bağlanmıştır.

10.4. Anılan Kanunun 32 nci maddesinde, bildirimin süresinde verilmemesi halinde, verginin idarece tarh edileceği, idarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değerinin, 29 uncu madde hükmü dikkate alınarak hesaplanacağı; 40 ıncı maddesinde, bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımının, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlayacağı; 37 nci maddesinde, bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi

Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

10.5. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde, “vergi ziyaı”, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanmıştır. Kanunun 344 üncü maddesinde, 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek cezanın yüzde elli oranında uygulanacağı; 351 inci maddesinde, usulsüzlüğün vergi kanunlarının şekle ve usule mütaallik hükümlerine riayet edilmemesi olarak tanımlandığı; 352 nci maddesinin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili 1 numaralı bendinde, vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olmasının birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 336 ncı maddesinin birinci fıkrasında da cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibarıyla en ağırının kesileceği hükme bağlanmıştır.

11. Bu kapsamında, somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusunun esasını teşkil eden idari işlem hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıdaki,“… Bu itibarla, söz konusu taşınmazın kiraya verilmemiş olması ve kazanç gayesi olmaması şartıyla öğrenci yurdu olarak işletilmesi halinde bina vergisinden daimi olarak muaf tutulması mümkün bulunmaktadır. Dolayısıyla anılan muafiyet şartlarının sağlanması halinde vergi ziyaına sebebiyet verilmeyeceğinden, vergi ziyaı cezası kesilmemesi gerekmektedir. Ancak, 1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gereği, inşaatın sona erdiği bütçe yılı içerisinde, bina bütçe yılının son üç ayı içinde tamamlanmış ise olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilmesi gereken beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tabiidir.” yönündeki açıklaması ile birlikte yapılan diğer açıklamalar kapsamında, Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’nca şikayetçi adına tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve vergi ziyaı cezasına ilişkin işlemlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

12. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yeşilyurt

Belediye Başkanlığı tarafından mezkur uyuşmazlığın Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısı kapsamında tekrar değerlendirilmesi ve bu kapsamda yeni işlem tesis edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde

Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Malatya

Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, şikayetin kabulüne;

Uyuşmazlık konusunun Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısı kapsamında tekrar değerlendirilmesi ve bu kapsamda yeni işlem tesis edilmesi için YEŞİLYURT

BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana ve Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’na tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Yeşilyurt Belediye

Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi