ÖZET: 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesi, asgari işçilik hesaplamalarına dair herhangi bir düzenleme içermemektedir. İnşaatın bitiş tarihi 19.02.2015 olarak belirlenmiş ve bu tarihten itibaren asgari işçilik kontrollerinin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59. maddesi, denetim sırasında tespit edilen kurum alacaklarının delillere dayandırılabileceğini ve düzenlenen tutanakların geçerli olacağını belirtmektedir. Ayrıca, bu kanunun 85. maddesi, kamu idareleri ve diğer kuruluşlar tarafından yapılan işlerde yeterli işçilik bildirimlerinin araştırılacağını ve eksik bildirilen işçilik üzerinden hesaplanan primlerin bir ay içinde işverene tebliğ edileceğini öngörmektedir.

5510 sayılı Kanun’un 90. maddesi, geçici iskân veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce, ilgili kamu idarelerinden borçların bulunmadığına dair belge talep edilmesini zorunlu kılmaktadır. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 111. maddesi, inşaatın başlangıç ve bitiş tarihlerinin resmi belgelerle kanıtlanmasını talep edebilirken, bu tarihler kanıtlanamazsa yapı ruhsat tarihi esas alınacaktır. Denetim sonucunda, inşaat dosyasının 2010 yılında açıldığı ve inşaatın 2015 yılında tamamlandığı tespit edilmiştir.

Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme sonucunda, asgari işçilik hesaplamasının yapının tamamı esas alınarak gerçekleştirilmesi gerektiği ve bu süreçte hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Başvurunun reddi yönünde bir öneri sunulmuş ve karar, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na tebliğ edilmiştir.

2.3. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesinin asgari işçilik hesaplamasına ilişkin herhangi bir düzenleme içermediği, binanın tamamı için ilişiksizlik belgesi talebinde bulunulmadığı, 12.02.2020 tarihli denetim raporunda inşaatın bitiş tarihinin 19.02.2015

olduğunun ve üzerinden asgari işçilik kontrollerinin yapılması gerektiğinin belirtildiği, 2.4. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemleri, yemin hariç her türlü delile dayandırabileceği, bunlar tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağı hükmüne yer verildiği, 2.5. 5510 sayılı Kanunun 85’inci maddesinin ikinci fıkrasında da kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığının kurumca araştırılacağı, bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarının, 89’uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde işverene tebliğ edileceği, tebliğ edilen borcun ödendiğinin veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borcun kesinleşeceği, ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde işveren hakkında 88’inci ve 89’uncu maddeler uyarınca işlem yapılacağı hükmünün yer aldığı, 2.6. 5510 sayılı Kanunun 90’ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında, valilikler, belediyeler, il özel idareleri ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından geçici iskân veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce yapılan inşaat dolayısıyla, diğer kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ve bankaların ise Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek işlemlerinde kuruma borçlarının bulunmadığına dair ilgililerden kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesinin zorunlu olduğu hükmüne yer verildiği, 2.7. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “Özel nitelikteki inşaatlarda araştırma ve re’sen yapılacak işlemler” başlıklı 111’inci maddesinin birinci fıkrasında, gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği haiz olmayan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan özel nitelikteki inşaat işyerleri hakkında ünitece yapılacak araştırmanın, inşaat maliyetine kurumca yayımlanan tebliğ ile belirlenen asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle yapılacağının düzenlendiği, 2.8. Anılan Yönetmeliğin 112’nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise ihale konusu işlerde yapılan araştırma sonucunda bu Yönetmeliğin 110’uncu maddesine göre tespit edilen ve kuruma bildirilmediği anlaşılan asgari işçilik miktarı üzerinden, özel nitelikteki inşaat işyerlerinde ise bu Yönetmeliğin 111’inci maddesine göre hesaplanan prim tutarının, aksine bir tespit olmaması halinde, faaliyet süresinin son ayına mal edilerek tahakkuk ettirilmek suretiyle gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte ödenmek üzere işverene tebliğ olunacağının öngörüldüğü, 2.9. 2011/13 sayılı Genelgenin “Özel bina inşaatlarında işin başlama ve bitiş tarihlerinin tespiti” başlıklı bölümünde, inşaatın başladığı ve bitirildiği tarihin işverence resmi makamlardan alınacak belgelerle kanıtlanmasının istenebileceği, inşaatın başladığı ve bittiği tarihin resmi belge ile kanıtlanamaması halinde, aksine bir tespit olmadıkça, yapı ruhsat tarihinin inşaatın başladığı tarih, inşaatın bitiş tarihinin ise işverence kuruma yapılan başvuruda dilekçe tarihi beyan edilen tarihten itibaren bir ay içerisinde ise beyan edilen tarih, değilse dilekçenin kuruma intikal ettirildiği tarih olarak kabul edileceği, söz konusu tarihlere işverenlerce itiraz edilmesi halinde inşaatın başlama ve bitiş tarihleri ile ilgili kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılacak tespit sonucuna göre işlem yapılacağı düzenlemesine yer verildiği, 2.10. Başvuranın özel bina inşaatı işyeri ile ilgili olarak yapılan denetim sonucunda, bina inşaat dosyasının 2010 yılında açıldığı, 20.06.2019 tarihli ve sayılı Akçaabat Belediyesinin yazısından da inşaatın 2015 yılı içerisinde tamamlanmış olduğunun anlaşıldığı, yapı kullanma

talep tarihi olan 19.02.2015 tarihine göre ve için asgari işçilik hesaplaması yapıldığı ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 5510 sayılı Kanunun “Asgari işçilik uygulaması ve uzlaşma” başlıklı 85’inci maddesinde, “İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarı; yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır.

Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır.

Bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, 89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödendiği veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç kesinleşir. Kuruma verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 inci ve

89 uncu maddeler uyarınca işlem yapılır. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme

zammının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi durumunda Kurumca inceleme yapılır.

Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usullerle Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen sigorta primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz…” hükmü yer almaktadır.

4. 5510 sayılı Kanunun “Prim ve idari para cezası borçlarının hakedişlerden mahsubu, ödenmesi ve ilişiksizlik belgesinin aranması” başlıklı 90’ıncı maddesinde, “…Valilikler, belediyeler, il özel idareleri ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından, geçici iskân veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce yapılan inşaat dolayısıyla, diğer kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ve bankaların ise

Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenecek işlemlerinde Kuruma borçlarının bulunmadığına dair ilgililerden Kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi zorunludur…” hükmü yer almaktadır.

5. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesinde, “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik

Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt

Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir…” hükmüne yer verilmektedir.

6. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “Özel nitelikteki inşaatlarda araştırma ve re’sen yapılacak işlemler” başlıklı 111’inci maddesinde, “…Gerektiğinde, inşaatın başladığı ve bitirildiği tarihin işverence resmî makamlardan alınacak belgelerle kanıtlanması istenebilir.

İnşaatın başladığı tarihin resmî belge ile kanıtlanamaması hâlinde, yapı ruhsat tarihi inşaatın başladığı tarih olarak kabul edilir…” hükmü yer almaktadır.

7. Anılan Yönetmeliğin 112’nci maddesinde, “…Ünitece ihale konusu işlerde yapılan araştırma sonucunda bu Yönetmeliğin 110 uncu maddesine göre tespit edilen ve Kuruma bildirilmediği anlaşılan asgari işçilik miktarı üzerinden, gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği haiz olmayan kurum ve kuruluşlarca yapılan özel nitelikteki inşaat işyerlerinde ise bu Yönetmeliğin 111 inci maddesi uyarınca hesaplanan prim tutarı, aksine bir tespit olmaması hâlinde, faaliyet süresinin son ayına mal edilerek tahakkuk ettirilmek suretiyle gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte ödenmek üzere işverene tebliğ olunur. İşverence borcun tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceğinin ve daha sonra Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca inceleme yapılması istenilmeyeceğinin bir dilekçe ile bildirilmesi veya tebligatta belirtilen sürede bildirimde bulunulmaması hâlinde, borç kesinleşir ve işlemler sonuçlandırılır…” hükmü yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; asgari işçilik bakımından 9 no.lu bağımsız bölümü de kapsayacak şekilde yapının tamamı esas alınarak hesaplama yapılması suretiyle başvuran adına borç çıkarılması yönünde tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın yeterli işçilik bildirilmediği gerekçesiyle idarece prim borcu, gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanarak başvurana tebliğ edilmesinden kaynaklandığı görülmektedir.

10. 5510 sayılı Kanunun 85’inci maddesi uyarınca işverenlerin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısını, çalışma süresini ve prime esas kazanç tutarını SGK’ye bildirmeleri gerekmektedir.

11. Anılan maddede özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığının SGK tarafından araştırılacağı, bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarının, gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edileceği öngörülmektedir.

12. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 111’inci maddesinde, gerektiğinde inşaatın başladığı ve bitirildiği tarihin işverence resmî makamlardan alınacak belgelerle kanıtlanmasının uygunluk ve kararların gecikmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Trabzon İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi