|
ÖZET: Başvuran, kızı için aldığı yetim aylığının 2021 yılı Ocak ayında kesildiğini ve bu kesintinin, kızı için annesi üzerinden bağlanan ölüm aylığı nedeniyle gerçekleştiğini belirtmiştir. Başvuran, bu durumun 5510 sayılı Kanunun 34. maddesine aykırı olduğunu iddia ederek, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) gerekli düzeltmelerin yapılmasını ve yetim aylığının hak edilen oran üzerinden yeniden bağlanmasını talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın iddialarına yanıt vererek, 5510 sayılı Kanun çerçevesinde ölüm aylığının hesaplanmasına dair düzenlemeleri açıklamıştır. Kurum, başvuranın kızı için aylığın %50 oranında bağlandığını ve annenin de aylığa dahil olmasıyla birlikte hak sahibi sayısının arttığını, bu durumun da aylık tutarını etkilediğini ifade etmiştir. Ayrıca, yapılan incelemelerde başvuranın iddialarının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve SGK’nın açıklamaları doğrultusunda reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, idarenin işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit etmemiştir. Başvuranın itirazı, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yoluna taşınabilir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/7317-S.24.11451
BAŞVURU NO : 2024/2267
KARAR TARİHİ : 11.07.2024
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Yetim aylığı oranı hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 11.02.2024
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılmış olan başvuruda, başvuran; velisi olduğu kızı ’ın (TC: )
müteveffa babası ’tan dolayı yetim aylığı aldığını; ancak Ocak/2021 tarihinde aylığının kesintiye uğradığını, kesilme sebebinin ise ’ın annesi ’a ’tan dolayı bağlanan ölüm aylığı olduğunu öğrendiğini, ancak ’a bağlanan aylığın 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin (d) bendine aykırı olarak bağlandığını, nitekim gelir testi yapıldığında ’ın eşi
’a ait mal varlıklarının olduğu hususunda tespit yapılacağının görüleceğini ifade ederek, SGK‘dan mevzuat çerçevesinde yapmış olduğu hatanın tespitini ve velisi olduğu kızının hak mahrumiyetinin giderilmesi amacıyla gerekli çalışmaların yapılarak, yetim aylığının hak ettiği oran üzerinden bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 27/02/2024 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) tarafından gönderilen 13/06/2024 tarihli ve –
– sayılı cevabi yazıda özetle:
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 33′ üncü ve 34 üncü maddesinde sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan aylığın hesaplanmasında hangi oranların esas alınacağı
hususunun düzenlendiği, buna göre, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre , babası
‘ın ölüm tarihini takip eden ay başı olan 01/09/2018 tarihinden itibaren hak sahibi çocuk olarak
%50 hisse oranında ölüm aylığı aldığı, 2.2. 5510 sayılı Kanun ile mülga 506 sayılı Kanun’un; Geçici 89 uncu maddesinde, 01.01.2000 tarihinden önce bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ve iş kazası ile meslek hastalığı sonucu bağlanan ölüm gelirleriyle geçici 82′ nci madde gereğince bağlanan ve bağlanacak aylıkların; 506 sayılı Kanun’un 4447 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 96′ ncı maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle 31.12.1999 tarihi itibarıyla hesaplanarak bu tarihten sonra gelir ve aylıklarda yapılan artışların eklenmesi sonucunda bulunan miktarın altında olamayacağı,
4447 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 96′ ncı maddesi birinci fıkrasında, bu Kanuna göre malullük
ve yaşlılık sigortalarından bağlanacak aylıklar ile ölüm sigortasından hak sahibi kimselere bağlanacak aylıkların hesabına esas tutulan aylığın alt sınırı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının % 70′ inden az olamayacağı,
96 ncı maddesi üçüncü fıkrasında ise, hak sahibi kimselerin gelir ve aylıklarının; hak sahibi bir kişi ise bu
maddenin 1 nci fıkrasına göre hesaplanan alt sınır aylığının % 80 inden, hak sahibi iki kişi ise %90′ ından az olamayacağı hususlarının hüküm altına alındığı, 2.3. Buna göre açıklanan mevzuat çerçevesinde, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra çalışırken ölen sigortalıların hak sahipleri ile Kanunun yürürlük tarihinden sonra malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmış durumda iken ölen sigortalıların hak sahiplerine bağlanacak aylıklar sigortalı aylığını geçemeyecek
şekilde aşağıda belirtilen miktarlardan az olamayacağı, buna göre:
2024 Ocak- 2024/Temmuz ödeme dönemi için uygulanacak alt sınır aylığı ek ödeme hariç; iki hak sahibi
için ise en düşük sigortalı aylığının, toplamda %90′ ından az olamayacağından, bu oran hak sahipleri hisseleri oranında paylaştırıldığında 2024 yılı ilk altı döneminde; için 6.683,36 TL aylık, 334,17 TL ek ödeme olmak üzere toplamda 7.017,53 TL
Anne için ise 3.341,92 TL aylık, 167,10 TL ek ödeme olmak üzere toplamda 3.509,02 TL, ödeme yapıldığı, 2.4. Bu itibarla, anne ‘ın aylığa girmesiyle birlikte ‘ın hak sahibi çocuk olarak ölüm aylığı hisse oranında (%50) herhangi bir değişiklik olmasa da hak sahibi olarak aylık alan kişi sayısı ikiye yükseldiğinden, alt sınır aylık oranı %90’a çıktığından ve bu %90’lık tutarın tamamının hisseleri oranında anne ve kız çocuğu ‘a dağıtılması neticesinde, ‘ın tek hak sahibi olarak aldığı alt sınır aylığının %80’i tutarına göre aylık tutarı değişmiş olup yapılan işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığı, 2.5. 27/08/2018 tarihinde vefat eden tahsis ve T.C. Kimlik nolu müteveffa sigortalı ‘ ın annesi T.C. Kimlik No’lu aylık almakta iken gelen ihbar üzerine gelir tespiti talep edildiğinden; Altınordu Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 13.11.2020 tarih
araştırma raporu düzenlenmiş ve hak sahibinin durumunda değişiklik olmadığı belirtilerek yeniden yapılacak işlem bulunmadığı, İfade edilmiştir.
III.İLGİLİ MEVZUAT
3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5510 sayılı Kanunun
5.1. “Ölüm sigortasından bağlanacak aylığın hesaplanması” başlıklı 33 üncü maddesinde:
Sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan aylığın hesaplanmasında; a) Sigortalının almakta olduğu veya bağlanmasına hak kazandığı malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, b) Malûllük veya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya başlaması sebebiyle aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihi esas alınarak 27 nci veya 30 uncu maddelere göre tespit edilecek aylığı, c) 32 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olan sigortalının prim ödeme gün sayısı, 9000 günden az ise 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanan aylığı, esas alınır. (Ek cümle: 17/4/2008-5754/66 md.) Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılar için
ayrı ayrı olmak üzere; sigortalıların ölümleri halinde ölüm sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık başlangıç tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı ödenen en düşük yaşlılık aylığından az olamaz. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda malûl sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış ise, birinci fıkranın (a) ve (b)
bentlerinin uygulanmasında bu durum dikkate alınmaz.” Hükmü, 5.2. “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34 üncü maddesinde; Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde
% 75’i, b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların
veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,
her birine % 25’i, c) (b) bendinde belirtilen çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayanların her birine % 50’si, d) Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam
% 25’i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25’i, oranında aylık bağlanır. Ancak, hak sahibi çocuklardan 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde
20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların, bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları, bunlara aylık bağlanmasına engel oluşturmaz.
Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.
Hak sahiplerine bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılır.” Hükmü, 5.3. “Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 35’inci
maddesinde:
“Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini, b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi, takip eden ay başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
Ancak bu Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilenlerden öğrenci olanların sigortalı sayılmaları, bağlanan aylıkların kesilmesini gerektirmez.
Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede belirtilen şartlar saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden aylık bağlanır.
Bu madde gereğince aylığı kesilen çocuklardan, sonradan Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında kaybederek malul olduğu anlaşılanlara, 34üncü maddede belirtilen şartları taşımaları halinde, malullük durumlarının tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takip eden ay başından itibaren, 94 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla aylık bağlanır.
Yeniden bağlanan aylık, aylığın kesildiği tarihten tekrar bağlandığı tarihe kadar geçen süre için 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılmak suretiyle belirlenir.” Hükmü, 5.4. “Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve yoklama işlemleri” başlıklı
55 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu Kanuna göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak sahibi kişilerin durumlarının, kendilerine veya başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan gelir veya aylık tutarının düzeltilmesini gerektirir bir şekilde değişmesi halinde gelir veya aylık tutarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ödeme dönemi başından başlanarak yeni duruma göre düzeltilir.” hükmü düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde talebin reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Uyuşmazlık özetle, ’ın (TC: ) müteveffa babası ’tan dolayı aldığı yetim aylığının oranının mevzuata uygunluğu ile bu oranda değişikliğe neden olan ’ın annesi
’a ’tan dolayı ölüm aylığı bağlanmasının hatalı olup olmadığının tespitini gerektirmektedir.
8. Türk sosyal güvenlik sisteminde uzun vadeli sigorta kolları arasında yer alan ölüm sigortasından yapılan yardımların amacı, ölen sigortalının geride kalan hak sahiplerine sosyal güvence sağlanmasıdır. Bu
doğrultuda gerek 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun gerekse yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Kanun ile ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanılması öngörülen ölüm aylığı, bu amaca matuf temel sigorta yardımlarından birisidir.
9. Bununla birlikte, kanun koyucu hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için belirli koşulların gerçekleşmiş olmasını aramaktadır. Nitekim ölüm sigortasından hak sahiplerine aylık tahsislerinde, öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmektedir. Bu durumun tespiti ise hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığının irdelenmesi ile ortaya çıkmaktadır. Böylece kanunun aradığı şartları tümüyle yerine getiren kişi, hak sahipliği sıfatını kazanmaktadır. Anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait şartlar da gerçekleşmişse ölüm aylığı bağlanmaktadır. (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin; 7/4/2016 tarihli ve E: 2015/13458, K: 2016/5218 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr)
10. Bu noktada Yargıtay uygulamasında ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması esası benimsenmiştir. Bu kabule göre sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmekte, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise yine hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınmaktadır. (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin; 10/3/2015 tarihli ve E: 2014/23736, K: 2015/4243 sayılı; 8/3/2016 tarihli ve E: 2015/7782, K: 2016/2656; 5/3/2018 tarihli ve E: 2015/19249, K: 2018/1717 sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr)
11. Somut olayda, 27/08/2018 tarihinde vefat eden tahsis ve T.C. Kimlik nolu müteveffa sigortalı ‘ ın aylığından hak sahiplerine aylık bağlandığı anlaşıldığından, bu hususta
5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır.
12. 5510 sayılı Kanunun, 34 üncü maddesinde (5. paragraf), ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu
Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75’i, bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanlara %25’i, oranında aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.
13. 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesi ise (5.2. paragraf) bu Kanuna göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak sahibi kişilerin durumlarının, kendilerine veya başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan gelir veya aylık tutarının düzeltilmesini gerektirir bir şekilde değişmesi halinde gelir veya aylık tutarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ödeme dönemi başından başlanarak yeni duruma göre düzeltileceği hükmüne amirdir. Diğer yandan, aynı maddenin üçüncü fıkrasında sigortalılara ve hak sahiplerine ödenecek aylıkların alt sınırının ne şekilde hesaplanacağı belirlenmiştir. Buna göre, hak sahiplerine ödenecek aylık tutarı; hak sahibi bir kişi ise bu fıkraya göre hesaplanan alt sınır aylığının
% 80’inden, hak sahibi iki kişi ise % 90’ından az olamaz.
14. Dosya kapsamında yapılan incelemede, iki hak sahibi için ödenecek aylık tutarının, sigortalıya ödenecek en düşük aylığın %90’ından az olamayacağı dikkate alındığında ve bu oran hak sahipleri hisseleri oranında paylaştırıldığında 2024 yılı ilk altı döneminde; için 6.683,36 TL aylık, 334,17 TL ek ödeme olmak üzere toplamda 7.017,53 TL; Anne için ise 3.341,92 TL aylık, 167,10 TL ek ödeme olmak üzere toplamda 3.509,02 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
15. Bu itibarla, anne ‘ın aylığa girmesiyle birlikte ‘ın hak sahibi çocuk olarak ölüm aylığı hisse oranında (%50) herhangi bir değişiklik olmasa da hak sahibi olarak aylık alan kişi sayısı ikiye yükseldiğinden, alt sınır aylık oranı %90’a çıktığından ve bu %90’lık tutarın tamamının hisseleri oranında anne ve kız çocuğu ‘a dağıtılması neticesinde, ‘ın tek hak sahibi olarak aldığı alt sınır aylığının %80’i tutarına göre aylık tutarının değiştiği anlaşılmaktadır.
Diğer bir deyişle anne ’ın sonradan aylığa girmesiyle hisse oranlarında değişiklik olduğu ve ’ın aylık tutarının bu nedenle azaldığı, bu durumun da yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı olmadığı değerlendirilmektedir.
16. Diğer yandan başvuranın ’a bağlanan aylığın 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin (d)
bendine aykırı olarak bağlandığı, gelir testi yapıldığında ’ın eşi ’a ait mal varlıklarının olduğu iddialarına yönelik olarak idareden alınan Altınordu Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından
13.11.2020 tarih araştırma raporu incelenmiştir. Raporda:
16.1. Müteveffa sigortalı ‘ın annesi ve babası ‘a ilişkin Kurum tescil kütüğünün sorgulanmasından ‘ın 5510/4a (SSK), 5510/4b (Bağ-Kur) ve 5510/4c (T.C. Emekli
Sandığı) sigortalılık aktif tescil kaydının bulunmadığı, ‘ın 5510/4a (SSK), 5510/41) (Bağ-Kur)
ve 5510/4c (T.C. Emekli Sandığı) sigortalılık aktif tescil kaydının bulunmadığı ve 4/a (SSK) kapsamında 2.232,88 TL ölüm aylığı aldığı, 16.2. Müteveffa sigortalı ‘ın annesi ‘a ilişkin ibraz edilen resmi kayıt sorgulamalarının incelenmesinden; ‘a ait tapu kaydının bulunmadığı, Ordu İli Gölköy İlçe
Ziraat Odası Başkanlığında üyelik kaydının bulunmadığı, Ordu İli Gölköy İlçesi Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Müdürlüğü çiftçi kayıt sisteminde kaydının bulunmadığı, Ordu İli Gölköy İlçe Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığınca yapılmış Genel Sağlık Sigortası gelir testinin bulunmadığı, beyan ve taahhüt belgesinin Ordu İli Gölköy İlçe Kale Mahallesi Muhtarlığınca
‘ın geçimini sürekli ve düzenli olarak sağlayacak kadar geliri bulunmadığı ve tapulu veya tapusuz tarım arazisi bulunmadığı şeklinde onaylanmış olduğu, tarafından sürekli ve düzenli olarak geçimini sağlayacak kadar geliri bulunmadığı, adına herhangi bir vadeli banka hesabı veya hazine bonosu tahvilinden kaynaklanan gelirinin bulunmadığı dair beyan verilmiş olduğu,
16.3. Müteveffa sigortalı ‘ın babası ‘a ilişkin ibraz edilen resmi kayıt sorgulamalarının incelenmesinden ‘a ait Ordu İli Gölköy İlçe Kale Mahallesinde 15.470,06 metrekare bir katlı kargir ev ve fındık bahçeleri ve çayırlıklara ilişkin tapu kaydının bulunduğu, Ordu İli
Gölköy İlçe Ziraat Odası Başkanlığında üyelik kaydının bulunduğu, Ordu İli Gölköy İlçesi Gıda, Tanm ve
Hayvancılık Müdürlüğü çiftçi-kayıt sisteminde kaydının bulunduğu, zirai desteklemeler dahil olmak üzere
2018 yılı üretim sezonu itibariyle tüm tarımsal faaliyetlerinin toplamı 15.724,29 TL, 2019 yılı tüm tarımsal
faaliyetlerinin toplamı 11.891,57 TL, 2020 yılı üretim sezonu itibariyle tüm tarımsal faaliyetlerinin toplamı 13.019,78 TL net zirai gelir elde ettiği, Ordu İli Gölköy İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
Başkanlığınca yapılmış Genel Sağlık Sigortası gelir testinin bulunmadığı, beyan ve taahhüt belgesinin Ordu
İli Gölköy İlçe Kale Mahallesi Muhtarlığınca ‘ın geçimini sürekli ve düzenli olarak sağlayacak kadar geliri bulunduğu ve tapulu veya tapusuz tarım arazisi bulunduğu şeklinde onaylanmış olduğu, tarafından sürekli ve düzenli olarak geçimini sağlayacak kadar geliri bulunduğu, adına herhangi bir vadeli banka hesabı veya hazine bonosu/tahvilinden kaynaklanan gelirinin bulunmadığı dair beyan verilmiş olduğu,
16.4. Vukuatlı Aile Nüfus Kayıt Örneğinin incelenmesinden; hak sahibi ve ‘ın
27.08.2018 tarihinde ölen oğlu müteveffa sigortalı dışında hayatta iki çocuğunun daha
bulunduğu, müteveffa sigortalı ‘ın vefat ettiği tarihte boşanmış olduğu ve bir çocuğu olduğu,
16.5. Denetim konusuna ilişkin olarak, 09.10.2020 tarih, 12.093.455 sayılı çağrı yazısı ile oğlu müteveffa sigortalı ‘tan hak sahibi olarak ölüm aylığı talebinde bulunan bilgi ve ifadesine başvurulmak üzere çağrıldığı, çağrı yazısının 27.10.2020 tarihinde Ordu İli Gölköy İlçe Kale Mahallesi
Muhtarına teslim edildiği, ‘ın rahatsızlığından dolayı oğlu ’ın 27.10.2020 tarihinde, Ordu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Görev Merkezi Altınordu/ORDU adresinde ifadesine başvurulduğu ve ifadesinin alındığı,
16.6. Müteveffa sigortalı ‘tan hak sahibi olarak ölüm aylığı talebinde bulunan ‘ın; yaşlılık aylığı ve zirai kazançtan kaynaklanan gelirleri ile ilgili yıllara ait Net Asgari Ücret tutarları karşılaştırıldığında ‘ın ölüm aylığı almaya müstahak olduğu dönemlerin aşağıdaki tabloda
belirlendiği:
Yaşlılık Aylığı Aylık Zirai Toplam Net Asgari
Kazanç Gelir Ücret(AGİ’siz)
Dönemler Durum
Müstahak 01.07.2018-
940,04 TL 655,17 TL 1.595,21 TL 1.450,91 TL 144,3 TL
Değil 31.12.2018 01.01.2019- 1.027,34 TL 495,48 TL 1.522,82 TL 1.828,74 TL -305,92 TL Müstahak 30.06.2019 01.07.2019- 1.074,63 TL 495,48 TL 1.570,11 TL 1.828,74 TL -258,63 TL Müstahak 31.12.2019 01.01.2020- 1.139,06 TL 542,49 TL 1.681,55 TL 2.103,97 TL -424,42 TL Müstahak 30.06.2020 01.07.2020- 1.241,44 TL 542.49 TL 1.783,93 TL 2.103,97 TL -320,04 TL Müstahak 31.10.2020
16.7. Müteveffa sigortalı ‘ın annesi ‘ın; 5510/4a (SSK), 5510/41) (Bağ-Kur) ve 5510/4c (T.C.Emekli Sandığı) sigortalılık aktif tescil kaydının bulunmadığı ve 4/a, 4/b, 4/c kapsamında gelir veya aylık almadığı, babası ‘ın 5510/4a (SSK), 5510/4b (Bağ-Kur) ve 5510/4c (T.C.
Emekli Sandığı) sigortalılık aktif tescil kaydının bulunmadığı, 4/a kapsamında aylık 2.389.72 TL yaşlılık aylığı almakta olduğu, ‘ın sahip olduğu tarım arazilerinden 2018 üretim sezonu itibariyle tüm tarımsal faaliyetlerin toplamı 15.724,29 TL olmak üzere aylık 655,17 TL, 2019 üretim sezonu itibariyle tüm tarımsal faaliyetlerin toplamı 11.891,57 TL olmak üzere aylık 495,48 TL ve 2020 üretim sezonu
itibariyle tüm tarımsal faaliyetlerin toplamı 13.019,78 TL olmak üzere aylık 542,49 TL zirai gelir elde ettiği/edebileceği anlaşıldığı,
16.8. 5510 sayılı Kanunun 34. maddesinin 5754 sayılı Kanunla değişik (d) bendi uyarınca “Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması” ve “diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması” şartlarını ‘ın taşıyıp taşımadığı yönünden incelemede yukarıda belirtilen tabloda müstehak olduğu dönemlerde aylığa hak kazanması gerektiği hususlarının ayrıntılı olarak incelenerek tespit edildiği anlaşılmaktadır.
16.9. Bu kapsamda Kurumumuzca da incelenen rapor ve eklerinden anne ’ın da aylığa katılmasında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
17. Sonuç olarak; ’ın müteveffa babası ’tan dolayı aldığı yetim aylığının oranı ve tutarının tespiti ile bu tutarda değişikliğe neden olan anne ’a oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanması işlemlerinde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırı durum tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII.KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi