onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının yetim aylığının muvazaalı boşanma gerekçesiyle kesilmesine ve borçlu olduğuna dair işlemin iptali talebi üzerine bir hukuki uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Davacı, yetim aylığının kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, eski eşi ile birlikte yaşamadığını belirtmiştir. Davalı Kurum ise, işlemin hukuka uygun olduğunu ve yetkisiz mahkemede dava açıldığını ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve yetim aylığının yeniden bağlanmasına karar vermiştir.

Davalı Kurumun temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğunu ve hukukun somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, temyiz itirazlarını reddetmiştir. Yargıtay, davalı Kurumun ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini vurgulamış ve usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermiştir. Bu durum, davacının yetim aylığına hak kazandığını ve Kurumun muvazaalı boşanma iddialarının geçersiz olduğunu göstermektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/6259 E.  ,  2024/6856 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/495 E., 2023/496 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf yolundan geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili, davalı Kurum tarafından muvazaalı boşanma sebebine dayalı olarak; müvekkil davacının babasından aldığı yetim aylığının 17.10.2008 tarihinden itibaren kesilmesine karar verildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin eski eşi ile birlikte yaşamadığını, muvazaalı boşanma sebebine dayanılarak kesilmesine ve borçlu olduğuna dair işlemin iptali ile müvekkilin yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili, davaya konu işlem müvekkil Kurumun Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yapıldığı için dava Ankara İş Mahkemelerinin yetki çevresi içinde olduğundan yetkisiz mahkemede açıldığını, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesince Kurumun hukuka uygun işlem yaptığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli, 2019/410 Esas, 2020/331Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacı … (TC no …)’ın babası üzerinden aldığı yetim aylığının 17.10.2008 tarihi itibariyle Kurum tarafından kesilmesine yönelik işlemin iptaline, yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren davacıya yeniden bağlanmasına, davacı … (Tc No …) hakkında davalı Kurum tarafından muvazaalı boşanmaya dayalı olarak tahakkuk ettirilen 49.268,71 TL ana para ve faizinden oluşan borcun iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir.

    IV. İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli, 2021/392 Esas, 2022/62 Karar sayılı kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanun’a uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurularının, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Mahkeme kararına karşı davalı vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur.

    2.Dairemizin 02.06.2022 tarihli ve 2022/5196 E. 2022/8476 K. sayılı ilamında; Mahkemece davacının ve eski eşinin adres bilgileri raporunda yer alan adreslerinden, ihtilaf konusu dönemde ikamet eden komşu tanıklar tespit edilerek beyanlarının alınması, tanıkların ikametlerine ilişkin kayıtlar celp edilerek beyanlarının denetlenmesi, ayrıca dosyada dinlenen tanıklara ilişkin çalışma kayıtlarının da celp edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne, davacı … (T.C. No: …)’ın babası üzerinden aldığı yetim aylığının 17.10.2008 tarihi itibariyle kurum tarafından kesilmesine yönelik işlemin iptaline, yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren davacıya yeniden bağlanmasına, davacı … (T.C. No: …) hakkında davalı kurum tarafından muvazaalı boşanmaya dayalı olarak tahakkuk ettirilen 49.268,71 TL ana para ve faizinden oluşan borcun iptali ile davacının, Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının aylığının muvazaalı boşanma sebebine dayanılarak kesilmesine ve borçlu olduğuna dair işlemin iptali ile müvekkilin yetim aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddeleridir.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.