|
ÖZET: Başvuru, Uşak ilinde bulunan bir binanın yıkılması ve bu durumdan kaynaklanan yapı izni talebini kapsamaktadır. Başvuran, komşu binanın yıkım işlemleri sırasında kendi binasının da yıkıldığını, bu süreçte gerekli uyarıların yapılmadığını ve yıkımın Covid-19 pandemisi nedeniyle uygulanan sokağa çıkma yasağı dönemine denk geldiğini belirtmiştir. Uşak Belediyesi, başvuranın yapı izni talebini, ilgili mevzuat gereği yola cephesi olmayan parseller için yapı ruhsatı verilemeyeceği gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuran, bu durumun kendisini mağdur ettiğini ifade ederek, gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru üzerine yapılan incelemelerde, başvuranın binasının yıkılmasının sorumluluğunun yapı müteahhidi ve denetim firmasında olduğunu, ancak başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için parselin tevhit edilmesi veya muvakkat yapı izni verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Uşak Belediyesi’nin, başvuranın talebine olumsuz yanıt vermesi, mülkiyet hakkının ihlaline yol açan bir durum olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, başvurunun kabul edilerek gerekli işlemlerin yapılması için Uşak Belediyesi’ne tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla, parselin tevhit edilmesi veya muvakkat yapı izni verilmesi hususunda Uşak Belediyesi’ne gerekli işlemlerin yapılması tavsiye edilmiştir. Bu karar, başvuran ve Uşak Belediyesi’ne tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10366-S.24.15920
BAŞVURU NO : 2022/17621
KARAR TARİHİ : 30.09.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : UŞAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yandaki binanın temel kazısı sırasında yıkılan yapısı için yeniden yapı izni verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30.11.2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran 26/09/2022 tarihli ilk başvurusunda özet olarak; Uşak ili, Mahallesi, Sokak
No: adresinde ve tapuda ada parselde kayıtlı binasının bitişik nizamında yer alan komşu binanın yıkım işlerinin Uşak Belediyesi’nin izni uyarınca yaklaşık bir buçuk yıl önce gerçekleştirildiğini, bu yıkım işleri gerçekleştirilirken derin temel açma kazısı sonucunda kendi binasının da yıkıldığını, yıkım işlerinin
Covid-19 pandemisiyle ilgili önlemler kapsamındaki sokağa çıkma yasağının olduğu günlere denk getirildiğini, ayrıca yıkımla ilgili gerekli uyarı yapılmadığını, önlem alınmadığını, yıkılan binasının yerine yeni bina yapmak için ilgili belediyeye yapı izni başvurusunda bulunduğunu, ancak bu başvurusuna belediyece olumsuz yanıt verildiğini, konuyla ilgili müracaat ettiği üst makamlar tarafından da mağduriyetinin giderilmesi yönelik bir işlem yapmadığını, binasının yıkılışıyla ilgili olarak Uşak
Cumhuriyet Başsavcılığı’nca da bir işlem yapılmadığını iddia ve ifade ederek, yapı izni alabilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını ve konuyla ilgili haklarının tarafına bildirilmesini talep etmiştir.
1.1) Kurumumuz tarafından yapılan inceleme neticesinde; başvuranın mevcut binasının idarenin
verdiği izinle bitişik nizamda bulunan binanın yıkılması nedeniyle yıkıldığı iddiaları ile yıkılan binasının yerine yeni bina yapabilmesi gerekli olan yapı iznini alabilmesi için gerekli işlemlerin yapılması ve konuyla ilgili haklarının tarafına bildirilmesi taleplerinin değerlendirilmesi, varılan sonuç uyarınca işlem yapılarak sonucundan gerekçeli bilgi verilmesini teminen başvuru belgesi ve eklerinin Uşak Belediye Başkanlığına yönelik 31/10/2022 tarih ve sayılı Gönderme Kararı verilmiştir.
1.2) Başvuran tarihli yeni başvurusunda özet olarak; Uşak ili, Mahallesi, Sokak
No: adresinde ve tapuda ada parselde kayıtlı taşınmazının Uşak Belediyesince yıkılması neticesinde
/
yıkılan yer için belediye tarafından yapı izni verilmediğinden dolayı Kurumumuza başvuruda bulunduğunu, belediye tarafından 10/11/2022 tarihinde tarafına verilen cevabi yazıda yıkılan yapısının bulunduğu parselin ( ada parsel) ada numaralı parseller ile şuyulandırıldığını, bu parsellerin kendisinin yıkılan binasının arka kısmında olduğunu ve buranın çıkmaz sokak olduğunu, burayı zamanında belediyenin parselleyip sattığını, ada parsel 80 metrekare olup üzerinde iki katlı işyerinin bulunduğunu ve pastaneye ait olduğunu, belediyenin buraya ait olan yolu kapattığını, no’lu parsellerin Uşak Belediyesine ait olup üzerinde iki katlı işyeri bulunduğunu, no’lu parselde de üç katlı işyerlerinin var olduğunu, kendi yıkılan binasının ise 2 katlı ve 97 metrekare olup 7 metre Sokağa cephesinin olduğunu, yıkılan yeri için defalarca belediyeden yapı izni istediğini ancak alamadığını, diğer yandan komşu parseli olan ada no’lu parsel için belediyenin yapı izni verdiğini, kendi binasının yıkılmaması için belediye tarafından kendisine herhangi bir uyarı, denetim ve tedbir uygulamadığını, bitişik nizamda bulunan binanın yıkım işlerinin Covid-19 pandemisiyle ilgili önlemler kapsamındaki sokağa çıkma yasağının olduğu günlere denk getirildiğini, bu yıkım işleri gerçekleştirilirken derin temel açma kazısı sonucunda kendi binasının da yıkıldığını, yıkımın yapılacağı esnada kendisi ve komşularının haberdar edilmediğini iddia ve ifade ederek yapı izni alabilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını ve mağduriyetinin giderilmesi talebini yenilemiştir.
1.3) 11.06.2024 tarihinde Kurumumuzca yerinde tespit yapılmıştır. Ayrıca, başvuranın 28/06/2024
tarih ve S. olarak kayıtlı ek evrakında özet olarak; bahse konu yıkılan binası ile ilgili olarak işleminin henüz tamamlanmadığını, eski hale getirilmediğini, ruhsatını alamadığını belirterek, gereğinin yapılması talebini tekrarlamıştır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuranın 26/09/2022 tarih ve / şikâyet numaralı talebi ile ilgili 31/10/2022 tarih ve
sayılı Gönderme Kararı’na Uşak Belediyesinin 10/11/2022 tarih ve Esayılı cevabi yazısında özet olarak; “… Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 5/(14)’te “İfraz suretiyle yola cephesi olmayan parsel oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellere yapı ruhsatı düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhit edilmesi mecburidir. Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce; mevcut planlarla oluşmuş, bitişik boş parseli bulunmayan, fiili teşekkül sebebiyle yola cephesi sağlanamayan parsellere; komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla yapı ruhsatı düzenlenebilir.” ve
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 7/(5)’te “İmar planı ile kapanan yollarda kalan, yola cephesi olmayan parsellere imar yoluna cephe sağlayacak şekilde arazi düzenlemesi yapılmadan kapanan yollar, ifraz ve tevhide konu edilemez veya ayrı bir parsel olarak değerlendirilemez.” denilmektedir.
Mahallesi, ada numaralı parsel bitişik nizamda 4 kata müsadeli ticaret alanında kalmaktadır.
ada numaralı parsellerin yola cephesi bulunmamakta olup ada numaralı parseller şuyulu durumdadır. İlgili parsellerin yapılaşabilmesi için şuyunun giderilmesi gerekmektedir. Plan sureti yazımız ekinde tarafınıza gönderilmektedir…” açıklamalarına yer verilmiştir.
3) Gönderme kararı üzerine başvuranın sorununun çözülmediğini belirterek Kurumumuza tekrar
başvurması ve idarenin yukarıdaki cevabı ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde inceleme ve
/
araştırmaya geçilerek, 26/12/2022 tarih, S. sayılı ve 23/05/2023 tarih, S. sayılı yazılarımız ile Uşak Belediyesi’nden bilgi ve belge talep edilmiştir,
3.1) Uşak Belediyesinin 13/01/2023 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazısında özet
olarak; “… 2-Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 7/(5)’te “İmar planı ile kapanan yollarda kalan, yola cephesi olmayan parsellere imar yoluna cephe sağlayacak şekilde arazi düzenlemesi yapılmadan kapanan yollar, ifraz ve tevhide konu edilemez veya ayrı bir parsel olarak değerlendirilemez.” ve
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 5/(14)’te “İfraz suretiyle yola cephesi olmayan parsel oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellere yapı ruhsatı düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhit edilmesi mecburidir.
Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce; mevcut planlarla oluşmuş, bitişik boş parseli bulunmayan, fiili teşekkül sebebiyle yola cephesi sağlanamayan parsellere; komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla yapı ruhsatı düzenlenebilir.” denilmektedir.
İlgili parselin bulunduğu alanda, ada numaralı parsellerin yola cephesi bulunmamaktadır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 5/(14) ve 7/(5)’e istinaden ada numaralı parseller şuyulu durumdadır. Bahsi geçen parsellerin yapılaşabilmesi için parsellerin tevhit edilerek şuyunun giderilmesi gerekmektedir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 61/(1)’de “Uygulama imar planlarına göre tamamı veya bir kısmı umumi hizmetlere rastlayan yerler ile Kanunun 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen umumi hizmetlere ayrılan ve müracaat gününde 5 yıllık imar programına dâhil olmayan taşınmazlara, taşınmazın kamu eline geçişi sağlanıncaya kadar muvakkat yapı izni verilebilir” denilmektedir ve
Aynı Yönetmeliğin tanımlar kısmında umumi hizmet alanları “kkkk) Umumi hizmet alanı: Millî Eğitim
Bakanlığına bağlı ilk ve orta öğretim kurumları ile yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri, karakol, pazar yeri, semt spor alanı gibi kamusal hizmete ayrılan alanları” şeklinde tanımlanmaktadır. İlgili parsel umumi hizmet alanı vasfında bulunmamakta olup muvakkat yapı ruhsatı düzenlenememektedir.
3-Şikayetçi ile Kurumumuz arasında yapılan yazışmalar ve varsa Kurumumuzun başka idarelerle yaptığı yazışmalara ilişkin bilgi ve belgelerin tarafınıza gönderilmesi istenilmektedir.
Şikâyetçinin yeni yapı işlemine ilişkin 17.05.2021 tarih sayılı dilekçesine 25.05.2021 tarih Esayılı cevap, muvakkat yapı ruhsatı işlemine ilişkin 27.05.2021 tarih sayılı dilekçesine 31.05.2021 tarih E sayılı cevap, konunun tekrar değerlendirilerek yapı izni verilmesine ilişkin 08.10.2021 tarih sayılı dilekçesine 19.10.2021 tarih Esayılı cevap, muvakkat yapı ruhsatı işlemine ilişkin 03.02.2022 tarih sayılı- dilekçesine
14.02.2022 tarih E- sayılı yazımız ile cevap yazılmıştır. Ayrıca Uşak Çevre ve Şehircilik
İl Müdürlüğü tarafından 05.11.2021 tarih E sayılı Kurumumuza gönderilen yazı 10.11.2021 tarih E- sayılı yazı ile cevaplandırılmıştır. Sözü edilen yazışmalar yazımız ekinde tarafınıza gönderilmektedir.
4-Şikâyetçinin iddiaları karşısında, uyuşmazlık konusu yapılan idari işlemin dayanağını teşkil eden ilgili mevzuat ve kararlara ilişkin belgeler ile şikayet konusu taşınmazlar hakkında verilen ‘İmar Durum
Belgeleri’, ‘Yapı Ruhsatları’, ‘Uygulama İmar Planı’ ve konuyla ilgili olduğu mütalaa edilen diğer bilgi ve belgeler ile birlikte hukuki mütalaamızın gönderilmesi istenilmektedir.
ada numaralı parsel için taşınmaz malikinin 06.01.2022 tarih sayılı İmar Durum Belgesi talebi bulunmakta olup 12.01.2022 tarih sayılı İmar Durum Belgesi düzenlenmiştir. İmar Durum
Belgesi yazımız ekinde tarafınıza gönderilmektedir…” açıklamalarına yer verilmiştir.
3.2) Uşak Belediyesinin 19/06/2023 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazısında özet
olarak; “… Bahse konu olan yapının hasar almadan önce metruk olmayıp kullanıldığı bilinmektedir.
ada parseldeki yapılara 30/11/2020 tarihinde / ve / sayılı Yanan Yıkılan Yapılar
Formu düzenlenerek yıkım izni verilmiş olup akabinde yapılar yıkılmıştır. Yıkımdan yaklaşık 5 ay kadar bir süre geçtikten sonra ada parsel için 14/04/2021 tarih ve / sayılı Yeni Yapı Ruhsatı düzenlenmiştir. Temel kazısı esnasında bahse konu olan yapı hasar alarak büyük bölümünün yıkıldığı tespit edilmiş olup, Kurumumuz tarafından 20/04/2021 tarihinde tutanak altına alınmıştır. Konu ile ilgili 28/04/2021 tarihli başvurusuna istinaden, temel kazısı esnasında binanın yıkılması ile ilgili tutanak kendisine gönderilip, bilgilendirme yapılmıştır. Ayrıca kurumumuz yerinde inceleyip İnşaat
Kontrol Föyü hazırlamış, tehlikeli hale gelen yapıya giriş çıkışları durdurmuştur. Buradan da anlaşıldığı gibi yapı yan taraftaki binanın yıkılması esnasında değil, yeni yapı için temel kazısı esnasında hasar almış ve yıkılmıştır.
İlgili belgeler ekte gönderilmiş olup tarihlerine dikkat edilerek inceleme yapılmalıdır. İnşaat yapımı esnasındaki tüm sorumluluk Yapı Müteahhidi, Yapı Denetim Firması ve Şantiye Şefine aittir…”
3.3) Taşınmazın son durumuna ilişkin mail yolu ile bilgi istenilmesi üzerine Uşak Belediyesinin
04/07/2024 tarihli mail yolu ile gönderilen cevabi yazısında özet olarak; “ Uşak İli, Mahallesi, ada numaralı parseli ile ilgili olarak; Cevap yazılarımızdam bugüne kadar aradan geçen süre zarfında incelemeye konu taşınmazda, imar planında bir değişiklik olup olmadığı, ruhsat verilip verilmediği, yapılaşma durumu olup olmadığı, dava edilen bir husus olup olmadığı ile ilgili bilgi ve belgelerin tarafınıza gönderilmesi istenilmektedir.
İlgili parsel 08.09.2016 tarih sayılı BMK ile onanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında bitişik nizamda 4 kata müsadeli ticaret alanında kalmakta olup parselin bulunduğu alanda plan değişikliği yapılmamıştır. Bitişik nizam 4 kata müsadeli ticaret alanı niteliği geçerliliğini korumaktadır.
İlgili parsele inceleme aşamaları devam ettiği esnada Kurumumuzca herhangi bir yapı ruhsatı düzenlenmemiştir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 7/(5)’te “İmar planı ile kapanan yollarda kalan, yola cephesi olmayan parsellere imar yoluna cephe sağlayacak şekilde arazi düzenlemesi yapılmadan kapanan yollar, ifraz ve tevhide konu edilemez veya ayrı bir parsel olarak değerlendirilemez.” denilmektedir ve
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 5/(14)’te “İfraz suretiyle yola cephesi olmayan parsel oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellere yapı ruhsatı düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhit edilmesi mecburidir.
Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce; mevcut planlarla oluşmuş, bitişik boş parseli
bulunmayan, fiili teşekkül sebebiyle yola cephesi sağlanamayan parsellere; komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla yapı ruhsatı düzenlenebilir.” denilmektedir.
ada incelendiğinde numaralı parsellerin yola cephesi olmadığı tespit edilmiştir. Planlı
Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 5/(14) ve 7/(5)’e istinaden ada numaralı parseller şuyulu durumdadır. Bahsi geçen parsellerin yapılaşabilmesi için parsellerin tevhit edilerek şuyunun giderilmesi gerekmektedir.
Parselle ilgili dava konusu herhangi bir yazı tarafımıza gönderilmemiş olup dava edilen bir husus tespit edilememiştir.
Parselin bulunduğu alanda onaylanmış herhangi bir parselasyon planı yapılmadı adanın genel durumuna göre etüt yapıldı.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6) 3194 sayılı İmar Kanununun,
6.1) “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinde; “… b) İmar
Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. … Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. …”,
6.2) “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Belediyeler;
imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan
/
alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.
6.3) “İfraz ve tevhid” başlıklı 15’inci maddesinde; “ İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar
planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır.
İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir.
Parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin imar planlarına ve imar mevzuatına uygun olması şarttır.
10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisi içindeki kamu yatırımlarında veya kamu mülkiyetine ait alanlarda, parselasyon planının tatbiki mümkün olmayan meskûn alanlar ile koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda ve büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımlarında bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan hükümlerde belirtilen şartlar aranmaz.
Mevcut hâliyle yapılaşmaya elverişli olmayan imar parsellerinde; maliklerden birinin talebi üzerine veya doğrudan, parsel maliklerine kendi aralarında anlaşmaları için yapacağı tebliğden itibaren üç ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması hâlinde, resen tevhit ve fiilî duruma göre ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir.
İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.
İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez.
6.4) Tescil ve şüyuun izalesi başlıklı 16’ncı maddesinde; “ Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki
gayrimenkullerin re’sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır.
Onaylama işlemi, müracaatın belediyelere veya valiliklere intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir.
Tapu dairesi, tescil veya terkin işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.
Bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan gayrimenkullerin sahipleri ilgili idarenin tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde aralarında anlaşamadıkları veya şüyuun izalesi için, mahkemeye müracaat edilmediği takdirde ilgili idare hissedarmış gibi, şüyuun izalesi davası açabilir.
Tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve arazi taksimi de yukarıdaki hükümlere tabidir.
/
6.5) “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde; “ imar hududu içinde
bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır…”
6.6) “Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili” başlıklı 19’uncu maddesinde; “ İmar planlarına
göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır.
Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re’sen tanzim ve tesis ederler…”
6.7) Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar başlıklı 33’üncü maddesinde; “ İmar
planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.
Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar…”
7) 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar
Yönetmeliğinin;
7.1) “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “…
ll) İmar durum belgesi: Bir parselin; Kanun, uygulama imar planı, plan notlarını ve bu Yönetmelikte yer alan kullanım kararlarını ve yapılaşma şartlarını içeren, yapının inşa edileceği imar parselini sınır ve boyutlarıyla gösteren belgeyi, …
ggg) Muvakkat yapı: Kanun ve bu Yönetmelikle nicelik ve niteliği belirlenen, belirli süreliğine kullanım hakkı öngörülen yapıları, …
ğğğğ) Tevhit: Parsellerin birleştirilme işlemini, …
/
kkkk) Umumi hizmet alanı: Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve orta öğretim kurumları ile yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri, karakol, pazar yeri, semt spor alanı gibi kamusal hizmete ayrılan alanları,
7.2) “Genel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; “…
(12) Bir parselin bulunduğu imar adasına ait parselasyon planı yapılıp belediye encümenince kabul edilip tapuya tescil edilmeden o adadaki herhangi bir parsele yapı ruhsatı verilemez.
…
(14) İfraz suretiyle yola cephesi olmayan parsel oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellere yapı ruhsatı düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhit edilmesi mecburidir. Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce; mevcut planlarla oluşmuş, bitişik boş parseli bulunmayan, fiili teşekkül sebebiyle yola cephesi sağlanamayan parsellere; komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla yapı ruhsatı düzenlenebilir…
7.3) “İfraz ve tevhit” başlıklı 7’nci maddesinde; “ (1) Parselasyon planı bulunan yerlerde, daha sonra
plan değişikliği veya revizyonu yapılması halinde bu planlar ile belirlenen; umumi hizmet alanına isabet eden taşınmazlar ile imar istikameti önünde kalan donatı alanları, kamu eline geçmeden tevhit ve ifraz yapılamaz.
(2) Bir imar adasında, mevzuatına uygun binalar dikkate alınarak ve yeni inşa edilecek binaların şematik konumu çizilerek ada bazında etüt yapılıp, ada içindeki parsel dağılımının yapıların estetiği ve sokak siluetini bozmayacak şekilde olduğu ortaya konulmadan, ifraz ve tevhit işlemi yapılamaz.
(3) Mevcut haliyle yapılaşmaya elverişli olmayan parsellere ilişkin olarak, ilgili idarenin tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içerisinde parsellerin maliklerinin kendi aralarında anlaşamadığı takdirde resen tevhit ve ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir.
(4) İmar planı ile mahreç aldığı yolu kapanan ve imar adası ortasında kalan, yola cephesi bulunmayan parseller ifraz edilemez.
(5) İmar planı ile kapanan yollarda kalan, yola cephesi olmayan parsellere imar yoluna cephe sağlayacak şekilde arazi düzenlemesi yapılmadan kapanan yollar, ifraz ve tevhide konu edilemez veya ayrı bir parsel olarak değerlendirilemez…”
7.4) “Muvakkat yapı” başlıklı 61’inci maddesinde; “… (1) Uygulama imar planlarına göre tamamı
veya bir kısmı umumi hizmetlere rastlayan yerler ile Kanunun 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen umumi hizmetlere ayrılan ve müracaat gününde 5 yıllık imar programına dâhil olmayan taşınmazlara, taşınmazın kamu eline geçişi sağlanıncaya kadar muvakkat yapı izni verilebilir.
(2) İmar planlarında bulunup da, plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan gayrimenkullere, müracaat gününde 5 yıllık imar programına dâhil olmayan yerlerde muvakkat yapı izni verilebilir.
/
(3) İmar yoluna mahreci bulunmayan ve komşu parsellerin yapılaşmış olması nedeniyle tevhit imkânı kalmayan parsellerde irtifakla imar yoluna geçiş hakkı bulunması şartıyla; muvakkat yapı yapılabilir.
Ancak, bitişiğinde bu parselle tevhidi mümkün olan yapılaşmamış parseller bulunuyor ise bu parsel diğer parsellerden herhangi biri ile tevhit edilerek yola cephe kazandırılmadıkça diğer parsellere de izin verilmez.
(4) Muvakkat yapı izni, ilgili idare encümeni kararıyla verilir.
(5) Yapı tamamlandığında geçici yapı kullanma izin belgesi alınarak kullanılır.
(6) Muvakkat yapı izinleri en fazla 10 yıllık süre için verilir. Uygulama imar planının tatbik olunmaması durumunda bu süre, plan tatbik oluncaya kadar kendiliğinden uzar.
(7) Muvakkat yapıların, imar planına ve bulunduğu bölgenin özelliklerine göre hangi maksatla kullanılabileceği ilgili idare encümenince tayin ve tespit olunur.
(8) Yapı izni verilmeden önce; ilgili idare encümeni kararının tarih ve sayısı, muvakkatlık süresi, kullanım amacı ve gerekli yapılaşma bilgileri ile birlikte, tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık süresi, tapu kaydına şerh verildiği günden itibaren başlar.
(9) Yapı sahibince, muvakkat yapıyı, süresi sonunda veya imar planı tatbik olunduğunda ilgili idaresince tebliğ edildiği tarihten bir ay içerisinde yıkacağı ve maksadının dışında kullanmayacağı, hiçbir hak talebinde bulunmayacağı hususlarını içeren noter onaylı taahhütnamenin ilgili idaresine verilmeden muvakkat yapı izni düzenlenmez.
(10) Yasal süresi içinde yapı sahibince yıkılıp kaldırılmayan muvakkat yapılar ilgili idaresince yıkılarak kaldırılır. Yıkım masrafı % 20 fazlasıyla yapı sahibinden tahsil edilir.
(11) İmar planı ile kapanan yollarda, Kanunun ilgili hükümleri uygulanamadığı ve yapı yapılmasına müsait bir durum elde edilemediği takdirde, kamulaştırılıncaya kadar sahiplerince olduğu gibi kullanılmaya devam olunur.
(12) Muvakkat yapıların mümkün mertebe sökülebilir malzemeden ve buna uygun bir sistemle inşa edilmesi esastır.
(13) Muvakkat yapılar tabii zeminden kotlandırılır.
(14) Muvakkat yapılarda bodrum kat düzenlenemez.
(15) İmar planlarıyla veya afet nedeniyle yapı yapılması yasaklanan alanlarda muvakkat yapı yapılmasına izin verilmez.
(16) Muvakkat yapıların toplam yapı inşaat alanı 250 m2’den, kat adedi 2’den ve bina yüksekliği 7.50 metreden fazla olamaz…”
8) 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri
Hakkında Yönetmeliğin;
8.1) “İfraz ve tevhit işleri” başlıklı 7’nci maddesinde; “ (1) İmar planı bulunan alanlarda İmar
Kanununun 15 inci ve 16 ncı maddelerine göre ifraz ve tevhit işlemleri, ikinci fıkradaki istisnalar dışında
/
ancak parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda parsel maliklerinin tümünün muvafakati ile uygulama imar planlarına uygun olarak yapılabilir.
(2) İstisnalar şunlardır:
a) Çok sayıda, imar ada ve parseli ile sosyal donatı alanlarının oluşturulması gibi parselasyon nitelikli imar uygulamaları hariç olmak üzere; kamu mülkiyetindeki alanlar ile Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanununda belirtilen merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri yetkisi içindeki kamu yatırımları.
b) Düzenleme alanının büyük bir kısmı yapılaşmış olsa dahi, öncelikle parselasyon planının yapılması esas olmakla birlikte, zemindeki fiili durumdan dolayı İmar Kanununun 18 inci maddesinin uygulanmasının teknik olarak mümkün olmadığı durumlar.
c) Koruma amaçlı imar planı bulunup da, içerisinde bulunan yapılar, parsel cepheleri, minimum parsel büyüklükleri, çekme mesafeleri, tescilli yapılar ve benzeri teknik nedenlerle parselasyon planının tatbikinin mümkün olmadığı durumlar.
ç) Büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımları.
(3) İkinci fıkrada belirtilen istisnai durumlarda, ifraz ve tevhit işlemleri yoluyla imar uygulaması yapılabilmesi için, parselasyon planı yapılamamasının gerekçelerini açıklayan ayrıntılı bir teknik rapor hazırlanması ve bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi gerekmektedir.
(4) Parsel yüzölçümü, cephesi, çekme mesafeleri ve benzeri nedenlerden dolayı imar mevzuatına göre yapı yapılması mümkün olmayan ya da yapılaşma şartlarının sağlanmasına rağmen bu durumlardan dolayı yapı izni verilemeyen imar parselleri; kendi aralarında anlaşmaları için ilgili idare tarafından parsel maliklerine yapılacak tebliğden itibaren, 3 ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması halinde veya maliklerden birinin talebi üzerine idarece resen; tevhit ve gerektiğinde ifraz yapılmak suretiyle, imar planı, imar mevzuatı ve yapılaşmaya uygun hale getirilir. İfraz işlemi yapılacak ise parsellerin tevhit edilmeden önceki mülkiyetinin bulunduğu konumuna göre yapılır.
(5) İfraz sonucu oluşacak parsellerdeki mevcut ya da oluşacak yapı alanlarının toplamı, imar planındaki emsal oranının ifraz sonucu oluşan parsele denk gelen miktarını aşamaz.
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna
ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran özet olarak, Uşak ili, Mahallesi, Sokak, No: adresinde ve tapuda ada
parselde kayıtlı, bitişik nizamda bulunan eski tarihlerden beri kullandığı iki katlı binasının bulunduğunu, komşu binada yeni bina yapımı için kazı işlemi yapılırken binasının yıkıldığını, yıkım işleminin Uşak
Belediyesi’nin verdiği izin uyarınca gerçekleştirildiğini, bu yıkım işleri gerçekleştirilirken derin temel
/
açma kazısı sonucunda kendi binasının da yıkıldığını iddia ve ifade ederek, yapı izni alabilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
11) İlgili İdare ise özetle, ilgili parselin 08.09.2016 tarih sayılı BMK ile onanan 1/1000 ölçekli
Uygulama İmar Planında bitişik nizamda 4 kata müsaadeli ticaret alanında kaldığını, ilgili parselin bulunduğu alanda, ada numaralı parsellerin yola cephesi bulunmadığını, Planlı Alanlar
İmar Yönetmeliği Madde 5/(14) ve 7/(5)’e istinaden ada numaralı parsellerin şuyulu durumda olduğunu, bahsi geçen parsellerin yapılaşabilmesi için parsellerin tevhit edilerek şuyunun giderilmesi gerektiğini, diğer yandan “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği 61’inci maddesinin birinci fıkrası” gereğince ilgili parsel umumi hizmet alanı vasfında bulunmadığı için muvakkat yapı ruhsatı düzenlenemediğini belirtmektedir.
12) Başvuru dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
2
12.1) Uşak ili, Mahallesi, Sokak, No: adresinde yer alan ve tapuda ada parselde, 97 m
yüzölçümlü, “Altı Lokanta Üstü Ev Olan İki Katlı Kargir Bina” vasıflı taşınmazın tam hisse olarak adına kayıtlı olduğu,
12.2) Taşınmazın konum olarak Uşak ili merkezinde yer aldığı, bölgede eski yapılaşmaların bulunduğu ve
tapuda belirtildiği şekilde fiili olarak eskiden beri alt katı işyeri üst katı ev olan iki katlı kullanılır durumda olan bir binanın bulunduğu,
12.3) Başvuruya konu edilen ada, parselin 08.09.2016 tarih ve sayılı BMK ile onanan 1/1000
ölçekli Uygulama İmar Planında bitişik nizamda 4 kata müsaadeli ticaret alanında kaldığı, imar planına göre komşu parseller olan ada, parsellerin yola cephesi olmadığından, plan kapsamında ada numaralı parsellerin şuyulandırıldığı, başvuranın ifadeleri ve görüntülerden teyit edildiği kadarıyla fiili durumda ada parselde iki katlı işyerinin bulunduğu ve pastane olarak hizmet verdiği, no’lu parsellerin Uşak Belediyesine ait olduğu ve üzerinde iki katlı işyeri bulunduğu, no’lu parselde de üç katlı işyerlerinin bulunduğu,
12.4) İdarenin açıklamalarından, söz konusu parselin bulunduğu bölgenin Uşak ilinin merkezinde ve
mevcut durumda eski yapılaşmaların bulunduğu bir bölge olması nedeniyle fiili imkânsızlık gerekçesiyle
2016 tarihinde yürürlüğe giren uygulama imar planından bugüne kadar parselasyon uygulamasının
yapılamadığı, adanın genel durumuna göre etüt yapıldığı,
12.5) Başvuruya konu parselin bitişiğinde yer alan Ada, Parsel üzerine B+(Z+Batar
kat)+1+2+3+Çatı piyesi katından ibaret yapı için 14.04.2021 tarihli Uşak Belediyesinde Ruhsat alındığı, Ruhsatında yol altı kot yüksekliği 3,10 mt (Bodrum Kat) olarak belirlendiği, tapuda “arsa” vasıflı gözükmekle birlikte fiili olarak üzerinde bulunan binanın yıkım işlemleri sırasında yüklenici ve yapı denetim firmasının ihmali nedeniyle ada parsel üzerindeki iki katlı binanın yıkılmasına sebebiyet verildiği, binanın tamamen yıkıldığı ve kullanılamaz duruma geldiği,
12.6) tarafından kazı işlemi sırasında mülkiyetinde bulunan binanın yıkılması sebebiyle
“Taksirle Bina Çökmesine Neden Olma” suçuna istinaden komşu parsel sahibi, yüklenici aleyhine Uşak 3. Ceza Mahkemesinde dava açıldığı,
12.7) Bununla birlikte başvuran, kendisinin bilgisi dışında mülkiyetindeki binanın yıkılması
nedeniyle mağdur olduğunu iddia ederek, binasını kullanamamadan kaynaklı mağduriyetinin
/
giderilmesine yönelik yapı izni verilmesini talep ettiği, Uşak Belediyesinin ise ada incelendiğinde numaralı parsellerin yola cephesi olmadığı için Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 5/(14)
ve 7/(5)’e istinaden ada numaralı parsellerin tevhit edilerek şuyunun giderilmesi gerektiği görüşünde olduğu anlaşılmıştır.
13) Başvuranın uyuşmazlık konusuna ilişkin iddiaları ve buna bağlı talebi dikkate alındığında,
evveliyatından beri kullandığı, yandaki binanın kazısı sırasında iradesi dışında yıkılan binasına imar mevzuatı kapsamında yapı izni verilip verilemeyeceği hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
14) İmar planlamasının amacı, belediye ve mücavir alanlar ile bu alanların dışında, kamu ve toplum
yararını gerçekleştirecek hukuki çerçevenin oluşturulmasıdır. Bu amacın gerçekleştirilmesinde hukuki boyut, başta Anayasa olmak üzere, İmar Kanunu, diğer ilgili kanunlar ve imar yönetmelikleri olup; planlama mevzuatının amacı, Anayasanın belirlediği ilke ve hedefler doğrultusunda kamu yararını sağlamak olmalı, planlar da aynı ilke ve hedefler doğrultusunda uygulanmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel
Kurulu, E: 2010/5- 662, K: 2010/651, T. 15.12.2010)
15) Ancak hukuk devleti ilkesi gereğince, imar planları ve bunları uygulanması amacıyla idarece yapılan
düzenlemeler keyfi olmamalı; makul bir şekilde, meşru ve kamusal amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili, Anayasanın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle 35 inci maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır. Ayrıca, idare imar planları ve bunları uygulamak amacıyla idari işlemler yaparken, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, Anayasa ve kanunlarca belirlenen usullerin takip edilmesi gerekir (H. Kalabalık, İmar Hukuku, Ankara 2005, s.101)
16) Öncelikle, imar mevzuatı gereğince uygulama imar planı tatbik edilen bir sahada İmar Kanunu 10’uncu
madde gereğince ilgili idareler imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Çünkü bir taşınmazda imar planı ve parselasyon işlemi yapılmadan yapı ruhsatı verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle taşınmazın imar planlarının yapılmasından sonra ilk olarak ilgili belediye encümeni tarafından parselasyon işlemi yapılmak suretiyle yapılaşmanın sağlanacağı imar parsellerinin oluşturulması esastır. Bu konuda kanun koyucu idarelere belli bir zaman sınırı koymak suretiyle planda belirlenen kamu alanlarının kamunun eline geçmesi ve yeterli miktarda yine plana uygun yapılaşabilecek imar parsellerinin oluşturulmasının belediyenin görevi olduğu açık bir şekilde ortaya konulmuştur.
17) Konu ile ilgili yargı kararlarına bakıldığında, Danıştay 6. Dairesinin 22/06/2021 tarih ve E:
/ K: / sayılı ilamında parselasyon uygulamalarının geciktirilmemesinin önemi vurgulanmaktadır. Mahkeme kararı gerekçesinde bu konuda; “ … yukarıda yer verilen İmar Kanununun 10. maddesi hükmüyle, belediyelere imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde imar programını hazırlama, yatırımcı kuruluşlara imar planlarında kamu hizmetine ayrılan arsaları imar programı süresi içerisinde kamulaştırma, yine yetkili idari makamlara kamulaştırmaya ilişkin ödeneği yatırımcı kuruluşun bütçesine koyma mükellefiyeti yüklenmek suretiyle kanun koyucu tarafından kamu yararı adına fedakarlığa katlanmak durumunda kalan taşınmaz maliklerinin mülkiyet haklarının ihlal edilmesi sonucunu doğuracak şekilde uzun süre taşınmazlarının imar programlarına alınmadan bekletilmesi uygun görülmemiş ve idareye herhangi bir takdir yetkisi tanınmaksızın bağlayıcı sürelerle gerekli işlemleri yapma görevi yüklenmiştir.
/
Öte yandan bahsi geçen mevzuat hükümlerine bakıldığında, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında sayıldığı, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde idarelerin mülkiyet hakkına müdahale etmesine izin verildiği, ancak bu müdahale sırasında kamu yararı gerekçesinin, kanuni düzenleme gereğinin ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının arandığı görülmüştür.
Bunun yanı sıra düzenli, sağlıklı şehirleşmede asıl dikkat edilmesi gereken hususun planlı gelişim olduğu, bunun için öncelikle alanın planlanması gerektiği ve imar planlarına uygun şekilde parselasyon işlemi yapılması suretiyle yol, yeşil alan gibi planda belirlenen kamu alanlarının kamunun eline geçmesi ve yeterli miktarda yine plana uygun yapılaşabilecek imar parsellerinin oluşturulmasının belediyenin görevi olduğu açık bir şekilde ortaya konulduğu anlaşılmıştır.
Bir taşınmazda imar planı ve parselasyon işlemi yapılmadan yapı ruhsatı verilemeyecektir. Bu nedenle taşınmazın imar planlarının yapılmasından sonra ilk olarak ilgili belediye encümeni tarafından parselasyon işlemi yapılmalı ve yapılaşmanın sağlanacağı imar parselleri oluşturulmalıdır. İmar plânlarının uygulanmasına yönelik olan parselasyon işlemlerinin hayata geçirilmesinde kamusal yarar bulunmakta olup bu işlemlerin tesisi sırasında mülkiyet hakkının sınırlanmasında demokratik toplum düzeninin gerekleriyle çelişen bir yön bulunmamaktadır.
Dava konusu olayda davacıya ait taşınmazların 1985 yılında onaylanan imar planları üzerinden yaklaşık
30 yıl geçtiği halde imar programına alınmamış ve parselasyon işlemi yapılmamıştır.
Bununla birlikte parselasyon işlemi tesis edilmeden davacının taşınmazı üzerinde mevzuata uygun yapı yapabilmesi de mümkün değildir. Dava konusu alanda, imar planları yapılmış olmasına rağmen, davalı idare tarafından davacının parselasyon talebi reddedilerek dava konusu taşınmazın amacına uygun şekilde kullanılması ve imar mevzuatına uygun olarak yapılaşması süresi belli olmayacak şekilde engellenmiştir.
Davalı idarenin neden olduğu bu belirsizlik, kişisel yarar ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozarak, mülkiyet hakkını kullanılamaz hale getirmekte, davacıyı mülkiyet hakkını kullanmaktan yoksun bırakarak sınırlamayı aşmakta ve hakkın özüne dokunan bir nitelik taşımaktadır…” şeklinde değerlendirmeler yapılmıştır.
18) Söz konusu parselin bulunduğu bölge, Uşak ilinin merkezinde ve mevcut durumda eski yapılaşmaların
bulunduğu bir bölge olması nedeniyle fiili imkânsızlık gerekçesiyle 2016 tarihinde yürürlüğe giren uygulama imar planından bugüne kadar parselasyon uygulamasının yapılamadığı, adanın genel durumuna göre etüt yapıldığı anlaşılmış olup bahse konu yargı kararında belirtildiği şekilde başvuranı mülkiyet hakkını kullanmaktan yoksun bırakarak sınırlamayı aşmakta ve hakkın özüne dokunan bir nitelik taşımaktadır.
19) Nitekim parselasyon planlarının imkânsızlıklar nedeniyle yapılamadığı durumların olması nedeniyle,
imar mevzuatında parselasyon yapılmadan da yapılaşmaya uygun imar parseli elde edilmesine yönelik istisnalar getirilmiştir. Bunun araçlarından bir tanesi de, İmar Kanunu 15 ve 16’ncı maddeler kapsamında ifraz veya tevhit yapılması şeklindedir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 15 ve 16’ncı maddesi ve buna ilişkin yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 7. Maddesi ile imar planı bulunan alanlarda ifraz ve tevhit işlemlerinin, öncelikle parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabileceği şeklinde genel ilke belirlenmiş, ancak maddenin ikinci fıkrasında sayılan istisnai durumlarda, parselasyon
/
planı yapılmadan İmar Kanunu’nun 15 ve 16’ncı maddelerine göre ifraz ve tevhit işlemleri yapılabileceği belirtilmiş ve hangi durumlarında istisna olacağı bentler halinde sayılmıştır.
20) İnceleme konusu taşınmaz bu kapsamda değerlendirildiğinde, parselasyon planı fiziki şartlar nedeniyle
yapılamadığından, başvuru konusu taşınmaz için İmar Kanunu 15 ve 16’ncı maddeleri ile Arsa ve Arazi
Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 7’nci maddesi kapsamında tevhit işlemi yapılarak şuyulandırmanın giderilmesi, parsel sahiplerinin anlaşamaması durumunda ilgili belediyeye tarafından yerine getirilmesinin bir çözüm yolu olabileceği kanaati oluşmuştur.
21) İdarenin gerekçesine dayanak olarak sunduğu, ilgili parselin bulunduğu alanda, ada
numaralı parsellerin yola cephesi bulunmadığından, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 5/(14) ve 7/(5)’e istinaden ada numaralı parsellerin şuyulu durumda olduğu, bahsi geçen parsellerin yapılaşabilmesi için parsellerin tevhit edilerek şuyuunun giderilmesi gerektiği, diğer yandan
“Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği 61’inci maddesinin birinci fıkrası” gereğince ilgili parsel umumi hizmet alanı vasfında bulunmadığı için muvakkat yapı ruhsatı düzenlenemediği iddialarına yönelik incelemede;
21.1) Bahsi geçen parsellerin yapılaşabilmesi için parsellerin tevhit edilerek şüyuunun giderilmesi
gerektiği hususunda; Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği “Genel ilkeler” başlıklı Madde 5/(14)’te “İfraz suretiyle yola cephesi olmayan parsel oluşturulamaz. Yola cephesi olmayan parsellere yapı ruhsatı düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhit edilmesi mecburidir. Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce; mevcut planlarla oluşmuş, bitişik boş parseli bulunmayan, fiili teşekkül sebebiyle yola cephesi sağlanamayan parsellere; komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla yapı ruhsatı düzenlenebilir” ve “İfraz ve tevhit” başlıklı Madde 7/(5)’te “… İmar planı ile kapanan yollarda kalan, yola cephesi olmayan parsellere imar yoluna cephe sağlayacak şekilde arazi düzenlemesi yapılmadan kapanan yollar, ifraz ve tevhide konu edilemez veya ayrı bir parsel olarak değerlendirilemez” hükümleri bulunmakla birlikte, aynı maddenin on ikinci fıkrasında yer alan “…
(12) Bir parselin bulunduğu imar adasına ait parselasyon planı yapılıp belediye encümenince kabul edilip tapuya tescil edilmeden o adadaki herhangi bir parsele yapı ruhsatı verilemez…” hükmü bulunmaktadır.
Buna göre, parselasyon uygulaması olmadığı için bu parseldeki hiçbir taşınmaza ifraz veya tevhit yapılmadan yapı ruhsatı verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Yandaki binanın yıkılırken mevcut binanın yıkılmasından oluşan zarar özel hukuk konusudur. Ancak Buradaki taşınmazlar açısından, yukarıda açıklandığı üzere, parselasyon planı bulunmayan alan için İmar Kanunu 15 ve 16’ncı maddeleri kapsamında tevhit edilmesi yolu ile sorunun giderilmesi mümkün görülmektedir. Aksi takdirde yukarıda da detaylı olarak izah edildiği üzere arazi düzenlemesi yapılmamasının sonuçlarının vatandaşa yüklenmesinin mülkiyet hakkını kullanmaktan yoksun bırakarak sınırlamayı aşmakta ve hakkın özüne dokunan bir nitelik taşımaktadır.
21.2) İdarenin, parselin umumi hizmet alanı vasfında bulunmadığı için muvakkat yapı ruhsatı
düzenlenemediği hususunda ise, bir taşınmazın imar parseli olabilmesi için, taşınmazın bulunduğu alanda uygulama imar planı bulunması ve parselasyon işlemi (imar uygulaması) yapılması zorunludur. 3194 sayılı
İmar Kanununun 33.maddesi ve buna istinaden Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin “Muvakkat yapı” başlıklı 61’inci maddesindeki istisnai durumlar dışında parselasyon yapılmamış bir alanda yapı ruhsatı alıp inşaat yapma imkânı bulunmamaktadır. Zaten 33’üncü maddenin ilk cümlesinde “İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde…” şeklinde parselasyon yapılmayan alanlarda muvakkat yapı izni verilebileceği belirtilmiş, Planlı Alanlar İmar
/
Yönetmeliğinin “Muvakkat yapı” başlıklı Madde 61’inci maddesi ile İmar Kanununun 33’üncü maddesinin uygulaması detaylandırılmış ve hangi durumlarda muvakkat yapıya izin verileceği, hangi şartlarda verileceği 16 fıkra halinde açıklanmıştır. Buna göre, 61’inci maddenin birinci fıkrasında yer alan; “(1) Uygulama imar planlarına göre tamamı veya bir kısmı umumi hizmetlere rastlayan yerler ile
Kanunun 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen umumi hizmetlere ayrılan ve müracaat gününde 5 yıllık imar programına dâhil olmayan taşınmazlara, taşınmazın kamu eline geçişi sağlanıncaya kadar muvakkat yapı izni verilebilir…” hükmü gereğince muvakkat yapı izni verilmesi için umumi hizmetlere ayrılması şartlardan bir tanesi olarak belirlenmiş; ancak 61’inci maddenin ikinci fıkrasında “…. (2) İmar planlarında bulunup da, plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan gayrimenkullere, müracaat gününde 5 yıllık imar programına dâhil olmayan yerlerde muvakkat yapı izni verilebilir…” şeklinde kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan gayrimenkullere 5 yıllık imar programına alınmaması nedeniyle muvakkat yapı izni verilmesi idarenin takdirine bırakılmıştır. Diğer yandan, mezkur maddenin dokuzuncu fıkrasında “…
(9) Yapı sahibince, muvakkat yapıyı, süresi sonunda veya imar planı tatbik olunduğunda ilgili idaresince tebliğ edildiği tarihten bir ay içerisinde yıkacağı ve maksadının dışında kullanmayacağı, hiçbir hak talebinde bulunmayacağı hususlarını içeren noter onaylı taahhütnamenin ilgili idaresine verilmeden muvakkat yapı izni düzenlenmez…” şeklinde kesin şartlara bağlanmak suretiyle, diğer parsel sahipleri veya idarenin zorda bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
21.3) Aslında bu düzenleme ile idarenin gerekçe olarak sunduğu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin
“İfraz ve tevhit” başlıklı Madde 7/(5)’te yer alan;“… İmar planı ile kapanan yollarda kalan, yola cephesi olmayan parsellere imar yoluna cephe sağlayacak şekilde arazi düzenlemesi yapılmadan kapanan yollar, ifraz ve tevhide konu edilemez veya ayrı bir parsel olarak değerlendirilemez” hükmüyle kalıcı yapı izni verilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, parselasyon uygulaması yapılmayan yerlerde mağduriyete sebebiyet verebilecek sonuçların geçici olarak giderilmesi amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu suretle kapanan yollarda kalan, yola cephesi olmayan parsellere, arazi düzenlemesi yapılmadan ifraz ve tevhit yapılması yasaklanmakla birlikte, 5 yıllık imar programına dahil edilmeyen yerlerde, gerekli şartların oluşması halinde muvakkat yapı izni ile sorunun çözülmesi hedeflenmiştir.
22) Yukarıdan bu yana yapılan tüm açıklamalar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, mevzuat, Kurumumuzca 12.06.2024 tarihinde yapılan yerinde tespit ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; parselin bulunduğu bölgenin Uşak ilinin merkezinde yer aldığı, alanda eski yapıların bulunduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuatı gereğince 2016 yılında uygulama imar planının yürürlüğe girdiği, eski yapılardan kaynaklı yola cephesi olmayan taşınmazlar olması vb. nedenler ile bazı parsellerde şuyulandırmaya gidildiği ve şikayete konu edilen ada, parselin de yola cepheleri olmadığı gerekçesi ile ada, nolu parseller ile şuyulandırıldığı; ancak eski yapılaşmanın bulunduğu bir bölge olması nedeniyle fiili imkânsızlık gerekçesiyle 2016 tarihinde yürürlüğe giren uygulama imar planı kapsamında bugüne kadar parselasyon uygulamasının yapılamadığı, fiili durumda komşu parsellerden ada parselde iki katlı işyerinin bulunduğu ve pastane olarak hizmet verdiği, no’lu parsellerin üzerinde iki katlı işyeri bulunduğu, no’lu parselde de üç katlı işyerlerinin bulunduğu, şikayete konu edilen ada, parsel üzerinde ise fiili olarak eskiden beri alt katı işyeri üst katı ev olan iki katlı kullanılır durumda olan bir binanın bulunduğu, 2021 yılında komşu parselde yeniden inşaat ruhsatı verilmesi nedeniyle yapılan kazı çalışmalarında başvuranın iki katlı binanın yıkılmasına sebebiyet verildiği, başvuran ise kullanılır durumda olan binasını yeniden yaptırmak istediğinde idare tarafından, yukarıda bahis konusu edilen için Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği
Madde 5/(14) ve 7/(5)’e istinaden ada numaralı parsellerin tevhit edilerek şuyunun giderilmesi gerektiği yönünde olumsuz cevap verdiği, aynı şekilde muvakkat yapı izni verilmesi talebine ise “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği 61’inci maddesinin birinci fıkrası” gereğince ilgili parsel umumi hizmet alanı vasfında bulunmadığı için muvakkat yapı ruhsatı düzenlenemediği şeklinde olumsuz yanıt verdiği anlaşılmıştır.
23) Bu bilgiler doğrultusunda, başvuranın parseli üzerindeki binanın iradesi dışında yıkıldığı, yıkım
işlemindeki sorumluluğun yapı müteahhidi ve yapı denetim firmasında olduğu ve tazminat ödenmesine ilişkin özel hukuk hükümleri gereği yargı makamlarının yetkili olduğu açık olsa da, başvuranın iş yerinden elde edebileceği gelirden mahrum kalma durumu söz konusu iken, 2016 tarihinde yürürlüğe giren uygulama imar planından bugüne kadar parselasyon uygulamasının yapılmamasının, Danıştay 6. Dairesinin 22/06/2021 tarih ve E: , K: sayılı kararında belirtildiği şekilde başvuranı mülkiyet hakkını kullanmaktan yoksun bırakarak sınırlamayı aşan ve hakkın özüne dokunan bir nitelik taşıyacağından, yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere, başvuranın mağduriyetini gidermek için öncelikle 3194 sayılı Kanunun 15 ve 16’ıncı maddeleri ve ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince komşu parseller ile tevhit yapılması hususunun değerlendirilmesi, söz konusu tevhit işlemi mümkün olmuyorsa 3194 sayılı İmar Kanununun 33. maddesi ve buna istinaden Planlı Alanlar İmar
Yönetmeliğinin “Muvakkat yapı” başlıklı 61’inci maddesinin 2’nci fıkrası kapsamında muvakkat yapı izni verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
25) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
“Tavsiye Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Uşak İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
26) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye
başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde, durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Kurumumuzca, incelemenin 6 ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı ve yargı yolunun yetkili idare mahkemeleri nezdinde açık olduğu hususları, 29/05/2023 tarih ve S. sayılı yazımız ile başvurana bildirilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Öncelikle 3194 sayılı Kanunun 15 ve 16’ıncı maddeleri ve ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince komşu parseller ile tevhit yapılması hususunun değerlendirilmesi, söz konusu tevhit işlemi mümkün olmuyorsa 3194 sayılı İmar Kanununun 33’üncü maddesi ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin
“Muvakkat yapı” başlıklı 61’inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında muvakkat yapı izni verilmesi hususunda gerekli işlemlerin yapılması için UŞAK BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve UŞAK BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Uşak Belediye Başkanlığı tarafından bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi