|
ÖZET: Danıştay kararında, yıllık izin kullanımı talebinin reddi üzerine yapılan değerlendirmede, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca amirlerin izin takdir yetkisi olduğu belirtilmiştir. İzinlerin, kamu hizmetinin aksamaması için amirlerce planlanması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın, yıllık izin talebinin, daha önce belirlenen izin planına aykırı olması ve teftiş hizmetini aksatıcı nitelikte bulunması nedeniyle reddedilmiştir.
İdarenin, kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek izin taleplerini değerlendirme yetkisi olduğu ifade edilmiştir. İzin taleplerinin kabul edilmemesi, hukuka aykırı bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddi, idarenin takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullandığı gerekçesiyle uygun bulunmuştur. Bu karar, kamu hizmetinin sürekliliği ve etkinliği açısından önemli bir hukuki çerçeve sunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/8148-S.22.12499
BAŞVURU NO : 2022/3646
KARAR TARİHİ : 24/06/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
Yıllık izin kullanımı talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 08/03/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Ankara Gurup Başkanlığında İş
Başmüfettişi olarak görev yaptığını, 2022 yılı Nisan ve Temmuz aylarında yıllık izin kullanma talebinde bulunduğunu, söz konusu izin talebinin konuyla ilgili mevzuat kapsamında kabul edilmesi gerekirken reddedildiğini belirterek, kullanmak istediği yıllık izninin tarafına verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından gönderilen 29/03/2022 tarihli ve sayılı yazıda özetle; 2.1. Bakanlığın hâlihazırda yürürlükte bulunan 01.03.2013 tarih, 2013/3 sayılı Genelgesi ile kanuni izinlere ilişkin yürütülecek idari iş ve işlemlerin belirlendiği, anılan Genelgenin “A-Genel Esaslar” başlığının 3 numaralı fıkrası ile “Yıllık izin çalışanın hakkıdır ve personelin moral ve motivasyonu açısından cari yıl içerisinde kullanılması esastır. Ancak, hu iznin yıl içerisinde ne zaman ve hangi sürelerde kullanılacağı yürütülen kamu hizmetinin aksamaması dikkate alınarak izin vermeye yetkili amirlerce tespit edilir. Bu çerçevede. Yıllık izinlerin bir program dahilinde ve izinde olan personelin yürüttüğü görevi ikame edecek başka bir personel bulunacak şekilde belirlenmesi esastır.” şeklinde düzenleneme yapıldığını, yürütülen hizmetlerin aksamaması için yıllık izin planlamasının yapılabilmesi amacıyla Başkanlıkça her takvim yılı başında, yıllık izin kullanımına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek merkez ve grup başkanlıklarında görevli tüm personele duyurulduğu ve yılın hangi aylarında izin kullanacaklarına dair izin planlarını bildirmeleri istenildiği, 2.2. 2022 yılı için de 30.12.2021 tarih ve sayılı yazı ile yıllık izin kullanımına ilişkin usul ve esasların belirlenerek, müfettişlere görev dağılımının yıllık izin planları dikkate alınarak yapıldığı, teftiş ve
denetim görevindeyken izin talebinde bulunulmayacağı, üzerinde teftiş denetim görevi bulunan müfettişlere izin verilmeyeceği, zorunlu hallerde 5 günden az olmamak kaydıyla yıllık izin talebinde bulunulabileceği ve bu durumun idareciler tarafından değerlendirilerek işlem tesis edileceği belirtilmek suretiyle, tüm personelden izinlerini hangi aylarda kullanacağını bildirmesi istendiği, başvuranın bu yazıya istinaden düzenlediği 14.01.2022 tarih, sayılı yazısında 2022 yılına ait yıllık iznini Nisan ve
Temmuz aylarında kullanacağını belirtmişken, 28.02.2022 tarih, sayılı yazısıyla beyanına aykırı biçimde, 2021ve 2022 yılından kalan toplam 47 gün yıllık izninin 46 gününü tek seferde Mart ve Nisan ayında kullanacağını belirttiği, bu talebine ilişkin herhangi bir gerekçe de ileri sürmediği, 2.3. Kanuni ve idari düzenlemelere aykırı şekilde talep edildiği anlaşılan, herhangi bir gerekçe gösterilmeyen, teftiş hizmetini aksatıcı nitelikte olan isteğin, Başkanlıkça ve ilgili Rehberlik Teftiş Grup
Başkanlığınca kabul edilmesinin mümkün olmadığı, adalet ve eşitlik ilkelerine uygun bir şekilde kamu hizmet ve gerekleri ile kamu yararı gözetilerek tesis edilen bahse konu işlemde uzlaşma yoluna gidilmesinin uygun olmayacağı, İfade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun “Yıllık izinlerin kullanılışı” başlıklı 103 nci maddesinde
“Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir.
Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir.” 6. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 01/03/2013 tarih ve 2013/3 sayılı Genelgesinin “A-Genel
Esaslar” başlığının 3 üncü maddesinde, “Yıllık izin çalışanın hakkıdır ve personelin moral ve motivasyonu açısından cari yıl içerisinde kullanılması esastır. Ancak, bu iznin yıl içerisinde ne zaman ve hangi sürelerde kullanılacağı yürütülen kamu hizmetinin aksamaması dikkate alınarak izin vermeye yetkili amirlerce tespit edilir. Bu çerçevede, yıllık izinlerin bir program dahilinde ve izinde olan personelin yürüttüğü görevi ikame edecek başka bir personel bulunacak şekilde belirlenmesi esastır.”
Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran, talep ettiği yıllık iznin tarafına verilmesini talep etmektedir.
9. Danıştay 16. Dairesinin . sayılı ve 25/05/2016 tarihli kararında “657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’nun yıllık izinlerin kullanılış şeklini düzenleyen 103. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yıllık izinlerin amirin uygun bulacağı zamanlarda kullanılabilmesi mümkün olup, ihtiyaca göre toptan veya kısım kısım kullandırılacaktır. Bu düzenleme ile, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi için izin konusunda amirlere takdir yetkisi tanınmıştır. Bu takdir yetkisini kullanan amirlerin, memurların isteklerini de dikkate almak suretiyle yıllık izinlerin hangi zamanlarda ve ne şekilde kullanılacağı, kısım kısım kullanılacak ise kullanma süre ve tarihlerini de belirlemek suretiyle hizmetin aksamasına mahal vermeyecek biçimde bir planlamaya gitmeleri gerekmektedir. Bu planlamanın doğal sonucu olarak, tüm personelin istediği zamanda ve istediği biçimde izin kullanmasına imkân verilmemesi de söz konusu olabilecektir. Ancak, hizmet gerekleri gözetilerek yapılacak planlamanın doğuracağı bu tür kısıtlamaların, hukuka aykırı olmaması ve ilgililerin mağduriyetine sebebiyet vermemesi gerekir. Kurum amirlerine tanınmış olan bu takdir yetkisinden hareketle, idarenin en üst amiri tarafından, yürütülen kamu hizmetinde zaman zaman meydana gelebilecek olası aksamalar öngörülerek belirli süreyle personelin bir kısmına veya tamamına yıllık izin kullanması hususunda müsaade edilmemesi hizmet gereklerine uygun düşmekle birlikte, idarenin yürüttüğü hizmetle doğrudan ilgili olmayan bir sebepten dolayı yapılacak bu tür kısıtlamaların, 657 sayılı Kanunun 103. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdir yetkisinin aşılması anlamına geleceği ve ilgililere Kanunla tanınan izin hakkının bu şekilde kısıtlanmasının mağduriyetlere sebebiyet vereceği açıktır.” ifadeleri ile yıllık izinlerin kullandırılması hususunda idareye tanınan takdir yetkisi ve söz konusu yetkinin sınırları açıkça ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak bazı durumlarda memurların yıllık izin kullanımlarının kısıtlanması mümkündür.
10. Bu kapsamda başvuru konusu olay bakımından bir değerlendirme yapıldığında; Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığının 30.12.2021 tarih ve sayılı yazıları uyarınca; Başkanlık personelinin yıllık izin planlamasının yapılabilmesi ve teftiş programlarının yürütülmesinde oluşabilecek aksaklıkların önlenmesi amacıyla, Grup Başkanlıklarında görevli müfettişlerin ve memurların yıllık izin kullanımının ne şekilde yapılacağına ilişkin esasların belirlendiği, buna göre; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Ankara
Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanlığının 04.01.2022 tarihli duyurusuyla Grup Başkanlığında görevli tüm personelin yıl içerisinde kullanmayı planladıkları yıllık izinleri, hangi aylarda ve ne kadar süre ile kullanacaklarına ilişkin dilekçelerini en geç 20.01.2022 tarihine kadar Grup Başkanlığına vermeleri gerektiğinin bildirildiği, bu kapsamda başvuranın 14/01/2022 tarihli izin planında izinlerini Nisan ve
Temmuz aylarında kullanacağını belirttiği, ancak daha sonra 28/02/2022 tarihli dilekçesiyle 2021 ve 2022 yılına ait tüm bakiye iznini tek seferde Mart ayından başlayarak kullanmak istediği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; teftiş programları ve görev dağılımının yıllık izin planları esas alınarak yapıldığı, izin planına aykırı izin taleplerin İdarece yürütülen kamu hizmetlerinin aksamaması amacıyla ve kamu yararı ile hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak kısıtlanmak istendiği, bu nedenle İş Başmüfettişi başvuranın da uzun süreli yılık izin kullanımı talebinin reddedildiği değerlendirilmiştir.
11. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddesinde amirin uygun göreceği bir dönemde izinlerin toplu ya da kısım kısım kullanılabileceği düzenlenmiştir. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden teftiş hizmetini aksatıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle başvuranın uzun süreli iznin kullanım talebinin reddedildiği görülmüştür. Devlet Memurları Kanununda yıllık iznin ne zaman kullandırılacağının amirin taktir yetkisinde olduğu, teftiş hizmetini aksatıcı nitelikte olması ve daha önceden belirlenen yıllık izin
/
planlarına aykırı olması nedeni ile iznin kullandırılmadığı anlaşılmış olup, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
12. Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin taktir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun davrandığı değerlendirilmiş olup, hukuka aykırılık saptanamamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; söz konusu ilkelere aykırı davranıldığına ilişkin herhangi bir hususa rastlanmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURAN ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi