|
ÖZET: Başvuran, 9 yıl boyunca Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü’nde “Çocuk Bakım Elemanı” olarak çalıştıktan sonra, 3600 gün (15 yıl) çalışma süresini doldurarak 2022 yılı Ağustos ayında istifa dilekçesi vermiştir. İstifasının ardından kıdem tazminatı ödenmiş, ancak 19 günlük yıllık izin ücreti ödenmemiştir. Başvuran, yıllık izin ücretinin ödenmesi talebiyle ilgili idareye başvurmuş, ancak idare, yıllık iznini kullanmadığı gerekçesiyle talebini reddetmiştir. Bunun üzerine başvuran, İzmir 26. İcra Dairesi’ne başvurmuş, kesinleşmiş bir karar almasına rağmen ödeme yapılmamıştır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, başvuranın yıllık izin ücretinin ödenmediğini, yalnızca emeklilik durumunda kalan yıllık izin ücretlerinin ödendiğini belirtmiştir. Ancak, İş Kanunu’na göre, iş sözleşmesi sona erdiğinde işçinin kullanmadığı yıllık izin ücretinin ödenmesi gerekmektedir. Kurum, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını ve yıllık izin ücretinin ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın yıllık izin ücretinin ödenmesi konusunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, bu tavsiyeye 30 gün içinde yanıt vermesi gerekmektedir. Başvuran, gerekli işlemler yapılmadığı takdirde yargı yoluna başvurabilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/3140-S.24.4973
BAŞVURU NO : 2023/16091
KARAR TARİHİ : 18.03.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yıllık izin ücretlerinin ödenmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 07.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran; 9 yıldır Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi
Müdürlüğünde “Çocuk Bakım Elemanı” olarak çalışmakta iken 3600 gün (15 yıl) çalışma süresini doldurarak Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığı belge ile 2022 yılı Ağustos ayında istifa dilekçesini verdiğini, 2 ay sonra kıdem tazminatının ödendiğini; söz konusu dilekçede belirtmesine rağmen 19 günlük yıllık izin ücretinin ise ödenmediğini, yıllık izin ücretinin ödenmesi talebi ile Çocuk Evleri
Koordinasyon Merkezi Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, yasa hükümleri açık olmasına rağmen kendisine yıllık iznini kullandıktan sonra istifa etseydin denildiğini, bu cevap sonrasında alacağı için İzmir 26. İcra Dairesine başvurduğunu ve / dosya numarası ile 29/12/2022 tarihli kesinleşmiş kararı bulunmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek ödemesinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz tarafından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına gönderilen 01/11/2023 tarihli ve
S. sayılı yazı ile 04/01/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazılarına cevaben
İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 12/01/2024 tarihli ve E– – sayılı yazı ile eklerinde, özetle; 2.1. Kamu Denetçiliği Kurumunun 01/11/2023 tarih ve sayılı yazısı doğrultusunda Bakanlık Çocuk
Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından kendilerine gönderilen 08/01/2024 tarih ve E– yazı ile Müdürlüklerinden talep edilen belgelerin Bakanlık Çocuk Hizmetleri Genel
/
Müdürlüğüne ve Kurumumuza gönderildiği ve bu kapsamda düzenlenmiş olan evrakların yazı ekinde sunulduğu, 2.2. Söz konusu yazı ekinde yer alan ve Kaymakamlığı Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi
Müdürlüğü tarafından başvurana gönderilen 16/11/2023 tarih ve E- – – sayılı yazı incelendiğinde; 2.2.1. Başvuranın eşi ile birlikte istifa dilekçesini vermek üzere Müdürlük binasına geldiğinde kuruluşta
Kuruluş Müdürü ve Müdür Yardımcıları eşliğinde bir görüşme gerçekleştirildiği, görüşmede Kuruluş
Müdürü tarafından başvurana kalan yıllık izin haklarının bulunduğu ve bunları kullanarak yıllık izninin bitim tarihinden itibaren istifa edebileceğinin önerilerek yıllık izin ücretleri ile ilgili olası bir sıkıntı yaşanmasının önüne geçilebileceğinin belirtildiği, 2.2.2. Ancak başvuranın bu durumu kabul etmediği ve yıllık izin ücretlerini para olarak almak istediği, 2.2.3. Kıdem tazminatı işlemleri yapılırken Bakanlık nezdinde yapılan uygulamalarda istifa sonrası yıllık izin ücretlerinin ödenmediği, emeklilik durumunda kalan yıllık izin ücretleri ödendiği öğrenildiğinden bu doğrultuda işlemler gerçekleştirildiği, 2.2.4. Konuyla ilgili hukuki sürecin başlamasıyla birlikte Aliağa Adliyesi Arabuluculuk Bürosu tarafından 25/11/2022 tarihinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı
V. Kuruluş Müdürü ve avukat
katılımıyla yapılan arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiği ancak Bakanlık nezdinde yapılan uygulamalarda bir değişiklik olmadığından uzlaşma sağlanamadığı, 2.2.5. Yıllık izin ücretinin ödenip ödenmemesi ile ilgili hukuki sürecin takip edildiği ve uzlaşı sağlanması ya da konuyla ilgili taraflarına kesinleşen mahkeme kararı ulaşması durumunda gerekli işlemlerin yapılacağı, Yönünde açıklamalara yer verildiği görülmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, /
4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” 5. 4857 sayılı İş Kanununun; 5.1. “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.”, 5.2. “Tanım ve şekil” başlıklı 8’inci maddesinde; “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.”
5.3. “ Ücret ve ücretin ödenmesi” “”başlıklı 32’nci maddesinde; “…
İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.
…
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.”
5.4. “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53’üncü maddesinde; “İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu
Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi; a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, Az olamaz. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/5 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.
Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.
Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.”
5.5. “Yıllık izin ücreti” başlıklı 57’nci maddesinde; “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.
Bu ücretin hesabında 50’nci madde hükmü uygulanır.
Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır.
/
Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir.
Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.”
5.6. “Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde; “İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.
İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.”
5.7. “Zamanaşımı süresi” başlıklı Ek Madde 3 maddesinde; “İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır.
a) Kıdem tazminatı.
b) İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.
c) Kötüniyet tazminatı.
d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. 1 no.lu paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvuruda, başvuran; 19 günlük yıllık izin ücretinin ödenmesini talep etmekte iken ilgili idare, Bakanlık nezdinde yapılan uygulamalarda emeklilik durumunda kalan yıllık izin ücretlerinin ödendiğini ancak istifa sonrası yapılan yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini dolayısıyla başvuranın talebinin reddedildiğini belirtmektedir.
8. Dosya kapsamında yer alan evrakların incelenmesinden; /
8.1. Başvuranın 10/08/2022 tarihinde Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile 3600 gün (15 yıl) çalışma süresini doldurarak Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığı belgeye istinaden fazla çalışma ücretleri, resmi tatil, ulusal bayram tatili, kıdem tazminatı ve yıllık izin günü alacaklarının tarafına ödenmesini ve iş akdinin feshi ile ilişiğinin kesilmesini istediği, 8.2. Söz konusu dilekçeye istinaden başvuranın istifasının kabul edildiği ve kıdem tazminatının ödendiği ancak yıllık izin ücretlerinin ödenmediği ve bu sebeple söz konusu ihtilaf hakkında Arabuluculuk yoluna gidildiği, 8.3. 25/11/2022 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinde tarafların anlaşamadığı, 8.4. Bunun üzerine başvuran tarafından söz konusu alacak için İzmir 26. İcra Dairesine başvurulduğu ve
/ dosya numaralı ve 29/12/2022 tarihli ödeme emrine rağmen ödeme yapılmadığından
Kurumumuza başvuru yapıldığı, Anlaşılmıştır.
9. Bilindiği üzere bir işyerinde işe başladığı günden itibaren en az bir yıl çalışmış işçi yıllık ücretli izne hak kazanmaktadır. İşveren, işçiye 4857 sayılı Kanunun 53’üncü maddesinde belirtilen esaslar dâhilinde yıllık ücretli izin vermek zorundadır. İşçinin dinlenmesi için getirilmiş ve Anayasa ile güvence altına alınmış bir hak olan yıllık izin ücretinden vazgeçmek de mümkün değildir. Bu noktada işçinin yıllık ücretli izin hakkının doğması için, iş sözleşmesinin belirli ya da belirsiz süreli olması da önemli değildir. Eğer iş sözleşmesi fesih ile sona ermişse ve işveren, en az bir yıl çalışmış olan işçiye yıllık ücretli iznini kullandırmamışsa; söz konusu izin ücreti sözleşmenin sona ermesiyle muaccel hale gelmekte ve işçi alacağına dönüşmektedir.
10. Mevcut başvuruda, başvuran; 10/08/2022 tarihli dilekçesiyle iş ilişkisini sona erdirmiş olup ilgili idareden kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacaklarını talep etmiştir. Ancak ilgili idare, Bakanlık nezdinde yapılan uygulamalar doğrultusunda emeklilik durumunda kalan yıllık izin ücretlerinin ödendiği; istifa sonrası talep edilen yıllık izin ücretlerinin ise ödenmediğini belirterek başvuranın talebini reddetmiştir.
11. İş Kanununun “Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde; iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir ifadesine yer verildiği görülmektedir. Kanun koyucu, burada, iş sözleşmesi sona erdikten sonra yıllık izin ücretinin ödenip ödenmemesi açısından herhangi bir koşul koymaz iken yani iş sözleşmesi ne şekilde sona ererse ersin işçinin kalan yıllık iznine ilişkin ücretlerinin ödenmesi gerektiğini belirtirken; ilgili idare istifa ettikten sonra istifa eden kişiye yıllık izin ücretinin ödenmeyeceğini sadece emeklilik durumunda kullanmadığı yıllık izinlerine ait ücretin ödenebileceğini belirtmektedir. Söz konusu işlem yukarıda yer alan mevzuat hükümleri açısından değerlendirildiğinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir işlemdir.
12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerden, başvuranın çalıştığı döneme ait kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin ilgili idare tarafından başvuranın istifa
etmiş olması nedeniyle ödenmediği açıkça anlaşıldığından ve ilgili düzenlemeler kapsamında işçinin çalıştığı döneme ait kalan yıllık iznine ilişkin ücretlerinin iş sözleşmesinin sona erme şekli açısından herhangi bir ayrım yapılmadan ödenmesi gerektiği belirtildiğinden, ilgili idareye, yıllık izin ücretinin ödenmesi gerektiği yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup idareden istenen bilgi ve belgelerin
Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderilmediği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde hesap verilebilirlik, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket etmediği, ayrıca başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili
Mahkemelerde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvurana, çalıştığı döneme ait ödenmemiş yıllık izin ücretlerinin ödenmesi hususunda AİLE ve SOSYAL
HİZMETLER BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın gereği için BAŞVURANA ve AİLE ve SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/