TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 9467-9467 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2017/15123 2017/ 15123
KARAR TARİHİ : 01/06/2018 |tarih|
TAVSİYE KARARI 1.
( 2.
( 3.
( 4.
( TCKN :
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : Av.
BAŞVURUYA KONU İDARE : 1. Trabzon Büyükşehir Belediyesi 2.
Ortahisar Belediyesi
BAŞVURUNUN KONUSU : Kısmen yol kısmen konut alanında kalan taşınmazın mer ’i imar planı ve mevzuatına göre yapı çekme mesafeleri uygulandığında nitelikli bir yapı yapılmaya uygun olmadığından bahisle tamamının kamulaştırılması istemi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 06/12/2017 6.12.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuranlar vekili özetle, müvekkillerinin Trabzon ili, ilçesi, Mahallesi, Mahalle Mevkiinde bulunan ada numaralı parselde kayıtlı 218,309 m 2 yüzölçümündeki taşınmazın hissedarları olduğunu; söz konusu taşınmaza ait imar durumu belgesinin düzenlenmesi
1 / 9için Ortahisar Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduklarını, 27/ 01/ 2017 ve sayılı yazıya
karşılık olarak düzenlenen 1 sayılı belgenin incelenmesinden taşınmazın mer ’i imar planında iskan sahasında göründüğünü ancak “imarda yol olan kısımlar gerisinde bitişik parseller ve yol artığı ile tevhitten sonra ada içinde öngörülen nizam ve şartlarda inşaata izin verilir” denildiğini; ancak bitişik parsellerde hâlihazırda bina bulunmasından dolayı tevhit ile inşaat yapılmasının fiilen mümkün olmadığını, çevre parsellerdeki binaların parseli kullanılamaz hale getirdiğini; parselin 17 m 2’lik kısmının yol yapılmak amacıyla 1989 yılında kamulaştırıldığını ve söz konusu alanda Belediye tarafından yaptırılan bir merdiven bulunduğunu; bu bağlamda kullanılamaz halde olan parselin tamamının kamulaştırılması için Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduklarını, ancak söz konusu taşınmazın mevcut imar programında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini belirterek, bahse konu taşınmazın tamamının kamulaştırılması için gereğini talep etmiştir .
2. Başvuran vekilinin sunduğu bilgi ve belgelerin tetkikinden, Mahallesi ada, numaralı parselin geldisi numaralı parselin 17,00 m 2lik kısmının (merdivenin bulunduğu kısım) yol yapılmak amacıyla Belediye Encümeninin 21.02.1989 tarihli ve sayılı kararı ile kamulaştırıldığı; taşınmaz malikleri tarafından kamulaştırma bedeli düşük bulunarak Trabzon 3. Asliye Hukuk
Mahkemesinin Esasında kamulaştırma bedelinin artırılması davasının açıldığı, davanın aynı mahkemenin Kararıyla sonuçlandığı hususları tespit edilmiştir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Ortahisar Belediye Başkanlığının 18/ 01/ 2018 tarihli ve sayılı yazısı ve 21/ 05/ 2018 tarihli ve sayılı yazılarında özetle, 3.1. Trabzon Belediye Meclisinin 09/ 01/ 1989 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan Revizyon İmar
Planında parselin tamamının yol olarak ayrıldığını; Trabzon Belediye Meclisinin 25/ 12/ 2002 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan revizyon imar planında ise taşınmazın bir kısmının yol ( 129,84m 2)
geri kalan kısmının Ayrık Nizam 5 kat yapılaşma hakkı bulunan konut alanı içerisinde yer aldığı; 3.2. 04/ 11/ 2003 tarih ve sayılı imar durumu belgesinde söz konusu parsel (eski parsel) için ada tatbikatından sonra inşaata izin verilir denildiği; 3.3. İmar Planı ve mevzuatına göre yapı çekme mesafeleri uygulandığında parsel sınırları içerisinde nitelikli bir yapı yapılamayacağı, bu nedenle bitişik parsellerle tevhit yapılması gerektiği; 3.4. Parselin Ayrık Nizam 5 kat Konut Alanı olarak yapılaşma koşullarının bulunduğu, bitişik parsellerde bulunan binaların içinden merdiven geçiyor olmasının söz konusu parselin bitişik parsellerle yapacağı terk, tevhit ve ifraz sonucu oluşacak yeni parselde yapılacak inşaat için engel teşkil etmediği, 3.5. 27/ 01/ 2017 tarih ve sayılı yazıya karşılık hazırlanan İmar durum belgesinde, “ 9 no.lu parsele yol olan kısımlar gerisinde bitişik parseller ve yol artığı ile tevhitten sonra ada içinde öngörülen nizam ve şartlarda inşaata izin verilir” denildiği, bu durumun imar mevzuatı açısından
2 / 9engel teşkil etmediği fakat fiili durumda söz konusu parsel üzerinde nitelikli yapı yapılamayacağı,
3.6. İmar uygulamaları öncelik sırasına göre uygulandığı ve söz konusu parsel bu kapsamda olmadığı, bahse konu alanda imar uygulaması ( 3194 sayılı kanunun 18. maddesi) yapılmadığı ve planlanan bir imar uygulamasının olmadığı; 3.7. Belediyeye ait müstakil imar parsellerinin olmaması nedeni ile de trampa işleminin yapılmasının mümkün olmadığı, 3.8. Ortahisar Belediyesi sınırları içerisinde bu ve bu gibi parsellerdeki uygulamaların çok fazla olduğu, bu nedenle arazi ve binanın ekonomik ölçüler dâhilinde kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı; Açıklamalarına yer verilmiştir .
4. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 9. Bölge Müdürlüğünün 25/ 01/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekleri ile 24/ 04/ 2018 tarih ve sayı ile kayıt altına alınan 19/ 04/ 2018 tarihli cevabi yazısı ve eki belgelerde özetle, 4.1. Taşınmazın kayıtlı olduğu mahallesinde sayılı Tapulama Kanununa göre tesis kadastrosu yapıldığı ve bu çalışmanın 15.10.1969 tarihinde kesinleştiği, ada 9 numaralı parselin evveliyatı olan parselin tesis kadastrosunda 430 numaralı parsel olarak ve ölçüsünün yapıldığı; 4.2. Toklu mahallesinde Müdürlükleri tarafından 2013 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek l .
maddesi uygulaması (sayısallaştırma çalışması) yapıldığı, numaralı parselin bu uygulama sonucu ada numaralı parsel olduğunu, işlemin 04.06.2013 tarihinde kesinleştiği; 4.3. Zeminde yapılan incelemede Belediye tarafından inşa edilen merdivenin 8.84 m 2sinin ada
9 nolu parselin içinde kaldığının tespit edildiği; zemin durumunu gösteren krokide sarı renk ile
işaretlenen 47.85 m 2nin yol olarak kullanıldığı; 9 parselin numaralı parselle olan sınırında krokide mavi renk ile gösterilen yerde 3.59 m 2 yüzölçümlü istinat duvarının olduğu; Açıklamalarına yer verilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası 5.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”; 5.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde : “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir .
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir . Mülkiyet hakkının kullanılması
3 / 9toplum yararına aykırı olamaz .”;
5.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir .”; 6. 03/ 05/ 1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir .”; 6.2. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali : ” başlıklı 10 uncu maddesinde, “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere
5 yıllık imar programlarını hazırlarlar… Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan
alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar . Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur . İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder .”; 7. 04/ 11/ 1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 7.1.“Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, …karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler .”; 7.2. “Kısmen kamulaştırma” başlıklı 12 nci maddesinin beşinci fıkrasında, “ Bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmı yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hallerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvurusu üzerine, bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur .”; 7.3. Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, “(Ek : 20/ 8/ 2016- 6745/ 33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır . Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar
Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın
4 / 9kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir . ”;
7.4. Geçici Madde 11- (Ek : 20/ 8/ 2016- 6745/ 34 md.) (İptal birinci fıkra : Anayasa Mahkemesinin 28/ 3/ 2018 tarihli ve E : 2016/ 196 ve K: 2018/ 34 sayılı kararıyla .) (İptal ikinci fıkra : Anayasa
Mahkemesinin 28/ 3/ 2018 tarihli ve E : 2016/ 196 ve K: 2018/ 34 sayılı kararıyla .)
8. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında , Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”; 9. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tavsiye kararı” başlıklı 32 nci maddesinde, “ İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”;
Düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi incelemesinde, mevcut imar planına göre başvuruya konu taşınmazın yüzölçümünün yarısından fazlasının yol olarak ayrılması nedeniyle imar planı ve mevzuatına göre yapı çekme mesafeleri uygulandığında parsel sınırları içinde nitelikli bir yapı yapılamaması, idarenin inşaata izin verilmesi için getirdiği “tevhit şartı’nın ise bitişik parsellerde hâlihazırda binalar bulunması nedeniyle fiilen imkânsız olması karşısında, idarenin taşınmazın tamamının kamulaştırılması yönündeki talebi “imar programında olmadığı” gerekçesiyle ret işleminin, malikleri mülkiyetin geleceği konusunda belirsizliğe ittiğini, mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmalarını engellediğini ve taşınmazın satış şansı da dâhil olmak üzere sonucu itibarıyla taşınmazın değerini azalttığını değerlendirerek, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin başvuran aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşmış ve idareye bahse konu taşınmazın ivedilikle yatırım programına alınarak tamamının kamulaştırılması yönünde tavsiyede bulunulması yönünde hazırladığı tavsiye karar önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran vekili özetle, müvekkillerinin Trabzon ili, ilçesi, Mahallesi, Mahalle Mevkiinde bulunan ada numaralı parselde kayıtlı 218,309 m 2 yüzölçümündeki taşınmazına imar durumu belgesi verilmesi için yaptıkları başvurunun “imarda yol olan kısımlar gerisinde bitişik parseller ve yol artığı ile tevhitten sonra ada içinde öngörülen nizam ve şartlarda inşaata izin verilir” denilmek suretiyle reddedildiğini, bitişik parsellerde hâlihazırda bina bulunmasından dolayı tevhit ile inşaat yapılmasının fiilen mümkün olmadığını, parselin tamamının
5 / 9kamulaştırılması için yaptıkları başvurunun ise söz konusu taşınmazın mevcut imar programında
bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek taşınmazın tamamının kamulaştırılması için gereğini talep etmiştir .
12. Anayasanın 35 inci maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış olup, 46 ncı maddesinde ise özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir . Anayasanın 46 ıncı maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanunu ile de kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılabileceği kurala bağlanmış; taşınmazın kamulaştırılan kısımdan arta kalan bölümünün yararlanmaya elverişli olmaması durumunda, malik tarafından belirli şartların yerine getirilmesi halinde idarenin taşınmazın arta kalan kısmını da kamulaştırmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır .
13. 20/ 08/ 2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanununa eklenen Ek 1 inci maddesi ile ise uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır .
14. 3194 sayılı İmar Kanunuyla, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla aynı Kanunun 7 nci ve 8 inci maddesiyle belirli nüfusu aşan belediyelere imar planlarını hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiş olup, 10 uncu maddesinde de belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içinde imar programı hazırlama; ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmetine tahsis edilmiş özel mülkiyete konu taşınmazları kamulaştırma yükümlülüğü getirilmiştir .
15. Mülkiyet hakkına müdahaleler en yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/ 12/ 2010 tarihli ve sayılı kararında, “ …uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiği, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağı kalmadığı, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiği” tespitinde bulunmuştur . Benzer şekilde
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 13331/ 07 başvuru nolu 11 Ocak 2011 tarihli “Hakan ARI – Türkiye” davasında, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin 2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “ idarenin belirtilmeyen bir tarihte yapacağı kamulaştırmaya dek araziye getirilen imar yasağı sebebiyle başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının
.
6 / 9engellendiğini, arazinin satış şansı da dahil, sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır
ölçüde azalttığını, maliklerin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır . (Corpus Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim 13/ 02/ 2018) .
16. İlgili idaresince ve başvuran tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, Trabzon Belediye Meclisinin 1989 tarihli revizyon imar planında bahse konu taşınmazın geldisi 430 parselin ( 218 m 2 yüzölçümlü) tamamının yol olarak ayrıldığı, 2002 tarihli revizyon imar planında bahse konu parselin bir kısmının “yol” bir kısmının “konut” fonksiyonuna ayrıldığı, 2003 tarihli imar durum belgesinde (eski no.lu parsel) ada tatbikatında sonra inşaata izin verileceğinin belirtildiği,
2013 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışması sonucu
numaralı parselin ada numaralı parsel ( 218.309 m 2) olarak tescil edildiği, başvuranların parseli 2015 yılında intikal suretiyle edindikleri; 218.309 m 2 yüzölçümlü taşınmazın 129,84 m 2sinin
10 metrelik yolda kaldığı, imar planı ve mevzuatına göre yapı çekme mesafeleri uygulandığında
parsel sınırları içinde nitelikli bir yapı yapılamayacağından bahisle imar durum belgesinde taşınmaz üzerinde ada içinde öngörülen nizam ve şartlarda inşaata izin verilmesi için imarda yol olan kısmın gerisinde bitişik parseller ve yol artığı ile tevhit şartı getirildiği; taşınmaza bitişik parsellerde halihazırda binalar bulunması sebebiyle tevhit şartının yerine getirilmesinin fiilen olanaksız olduğu gerekçesiyle taşınmazın tamamının kamulaştırılması yönünde idareye yapılan başvurunun ise taşınmazın imar programında olmadığı gerekçesiyle reddedildiği hususları tespit edilmiştir . İlgili
Kadastro Müdürlüğünce taşınmazın zemininde yapılan ölçüme göre ise, taşınmazın 8.84 m 2sinde
Belediye tarafından inşa edilen merdiven ( 430 nolu parsel iken kamulaştırması yapılan), 3.59 m 2sinde istinat duvarının olduğu, taşınmazın 47.85 m 2nin ise fiilen yol olarak kullanıldığı görülmüştür .
17. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik yer verilen düzenlemeler ve Mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak, bu müdahalede “kamu yararı” , “kanuni düzenleme” ve “ölçülülük” ya da “orantılılık” gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı sonucuna ulaşılmaktadır . Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth (İsveç)” davasında uzun süreli kamulaştırma şerhleri ve imar yasakları ile karşı karşıya kalan mülk sahiplerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla yaptıkları başvuruya ilişkin incelemesinde, mülkiyet hakkına herhangi bir müdahalenin haklı gösterilebilmesi için bunun kamu veya genel çıkarlar doğrultusunda meşru bir amaca hizmet etmesi gerektiğini, fakat bunun yeterli olmadığını, Mahkemece ayrıca toplumun genel çıkarlarının gerekleri ile bireyin temel haklarının korunması gereği arasında adil dengenin korunup korunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir ( http : //www .inhak .adalet .gov .tr/inhak_bilgi_bankasi/el_kitaplari/mulikyet_kilavuz .pdf , 13/ 2/ 2018) .
18. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiil durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuruya konu talep değerlendirildiğinde, mevcut imar planına göre taşınmazın
7 / 9yüzölçümünün yarısından fazlasının yol olarak ayrıldığı, imar planı ve mevzuatına göre yapı çekme
mesafeleri uygulandığında parsel sınırları içinde nitelikli bir yapı yapılamayacağı, idarenin 2003 yılı imar durumu belgesi ile inşaata izin verilmesi için 18. madde uygulamasını şart koştuğu, 2017 yılı imar durumu belgesi ile inşaata izin verilmesi için getirdiği ‘imarda yol olan kısmın gerisinde bitişik parseller ve yol artığı ile tevhit şartı’nın ise bitişik parsellerde hâlihazırda binalar bulunması nedeniyle fiilen imkânsız olması karşısında, 2002 yılından itibaren 5 yılı aşan bir süre geçtiği halde taşınmazın yatırım programına alınmaması suretiyle sürdürülen uygulamanın Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağını zedelediği kanaati ve sonucuna varılmıştır .
19. Sonuç olarak, mevcut imar planına göre başvuruya konu taşınmazın yüzölçümünün yarısından fazlasının yol olarak ayrılması nedeniyle imar planı ve mevzuatına göre yapı çekme mesafeleri uygulandığında parsel sınırları içinde nitelikli bir yapı yapılamaması; idarenin inşaata izin verilmesi için getirdiği “tevhit şartı’nın ise bitişik parsellerde hâlihazırda binalar bulunması nedeniyle fiilen imkânsız olması gerekliliği karşısında idarenin, taşınmazın tamamının kamulaştırılması yönündeki talebi taşınmazın imar programında olmadığı gerekçesiyle reddinin, malikleri mülkiyetin geleceği konusunda belirsizliğe ittiği; mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmalarını engellediği; taşınmazın satış şansı da dâhil olmak üzere sonucu itibarıyla değerini azalttığı değerlendirildiğinden, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin malikler aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşılmış olup, idareye bahse konu taşınmazın ivedilikle yatırım programına alınarak tamamının kamulaştırılması yönünde tavsiyede bulunmak gerekmiştir .
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin
Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “ dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve
“ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Trabzon İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE;
8 / 91. Kısmen yol kısmen konut alanında kalan başvuruya konu taşınmazın ivedilikle imar
(kamulaştırma) programına alınarak tamamının kamulaştırılması; 2. İdare ile malikler arasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin, güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yoluyla belirlenmesi ve kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesini teminen yeni bir işlem tesis etmesi; Hususlarında, TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA VE ORTAHİSAR
BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarelerce bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANLAR VEKİLİNE, TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE
BAŞKANLIĞI’NA VE ORTAHİSAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi