|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir yol yapım çalışmasına ilişkin hizmet sözleşmesinin varlığına dair hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk derece mahkemesi, davalı tarafın sözleşmeyi inkar etmesi ve davacı tanıklarının beyanlarının yetersiz bulunması gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi ise, sözleşmenin yazılı delillerle kanıtlanamadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Davacı, yol yapım işinin aciliyeti nedeniyle ihalesiz olarak yapıldığını ve masraflarının ödenmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece yapılan incelemede, eser sözleşmesinin ispatı için yazılı delil arandığı ve tanık beyanlarının yeterli görülmediği ifade edilmiştir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya aykırı bularak bozmuş, bilirkişi raporu alınarak keşif yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davacının yaptığı yol dolgu imalatının bedelinin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre hesaplanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine karar vermiştir. |
6. Hukuk Dairesi 2023/1985 E. , 2024/3049 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1973 E., 2022/2342 K.
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1040 E., 2020/354 K.
İlk derece mahkemesince taraflar arasında yol yapım çalışmasına ilişkin hizmet sözleşmesinin davalı tarafça inkar edildiği ve yapılan birtakım dolgu imalatlarının davacı şirket sahibi yakınının milletvekili adayı olması sebebi ile yardım amaçlı yapıldığının iddia edildiği, davacı tanıklarının yol yapımının ne kadar alan ve hangi mahalleleri, kaç caddeyi kapsadığına ilişkin net beyanlarının bulunmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davalı belediyenin ihale ile işveren bir kurum olduğu, yol yapımına ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin ibraz edilmediği, bu haliyle keşif icra edilmesinde de hukuki yararın bulunmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından sözlü olarak kurulduğu iddia olunan eser sözleşmesi ilişkisinin yazılı delillerle kanıtlanamadığı, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı 2015 yılı seçimleri öncesinde Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanı …’un isteği üzerine işin aciliyeti nedeniyle Halfeti İlçesi Argıl ve Yeşilözen mahallerinin yollarını ihalesiz olarak yapılmasının talep edildiğini, talep üzerine 6.823,515 m³ alt temel malzemesi aldığını, nakliyesi, serim ve sıkıştırılması olmak üzere yol yapımını gerçekleştirdiğini ancak davalı tarafın hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, davalı tarafın işin yardım amaçlı yapıldığına ilişkin savunmalarının yersiz olduğunu, yapılan masraflarının ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davaya konu işle ilgili eser sözleşmesi bulunduğunun yazılı delille kanıtlanamadığı, eser sözleşmesi bulunmaksızın sözleşmesiz olarak iş yaptırılması halinde vekaletsiz iş görme hükümlerine göre bunun bedelinin istenebileceği, davacının bu işleri kendisinin yaptığını ispatlaması gerektiği,eser sözleşmesinin ispatı için yazılı veya kesin delil aranırken bu şekilde bir ispat belgesi olmayanın salt tanık beyanıyla işi kendisinin yaptığını ispatlayıp bedelini isteyebilecek olması yazılı delille ispat kurallarının dolanılmasına yol açabileceğinden tanık beyanlarının her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı tanıklarından mıcır ocağı yöneticisi ve çalışanının yol düzeltme işlemi için davacının mıcır ocağından mal aldığını beyan ettiği yine davalının 30.08.2018 tarihli cevabi yazısında “Fen İşleri ve Daire Başkanlığı Bünyesinde … Mimarlık tarafından Argıl ve Yeşilözen mahallelerinde herhangi bir imalatın yapılmadığı, bahsi geçen mahallelerde seçim öncesinde ilgili dilekçede belirtildiği kadar olmasa dahi dolgu imalatı yapıldığı, ancak yapılan imalatların… tarafından yakınının milletvekili adayı olması nedeni ile mahalle sakinlerinin talepleri doğrultusunda yardım amaçlı yapıldığının” bildirildiği, dolayısıyla davacının bir takım imalatları yaptığının kabulünün gerekir.
Bu durumda mahkemece oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınmak üzere yerinde keşif yapılarak, davacı tarafından yapıldığı anlaşılan yol dolgu imalatının bedelinin, TBK’nın 526 ve devamı maddeleri uyarınca vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldıkları tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre, piyasa rayiçleri içerisinde KDV ve yüklenici kârı da bulunduğundan rayiç bedellere ayrıca ekleme yapılmaksızın belirlenerek hesaplanması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK’nın 373/1. maddesi gereğince Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1040 E.- 2020/354 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.10.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.