onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, tapu kaydındaki yolsuz tescil şerhinin kaldırılması talebi incelenmiştir. Davacı, müvekkilinin taşınmazına yolsuz tescil şerhi konulduğunu, bu durumun mülkiyet hakkını kısıtladığını belirterek şerhin terkinini istemiştir. Davalı ise, yolsuz tescil işlemleri nedeniyle şerhin konulduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, şerhlerin tek taraflı bir işlemle konulduğunu ve ilgililerin rızası olmadan gerçekleştirildiğini belirterek şerhlerin terkine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını kısmen kabul ederek davanın kabulüne hükmetmiştir. Ancak, davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, gerekli araştırmaların yapılmadığını ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu tespit etmiştir. Yargıtay, tapu kaydındaki yolsuz tescil şerhinin kaldırılması için daha kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiğine karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, eksik araştırma nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir. Bu karar, tapu kayıtlarının doğru tutulması ve mülkiyet haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.

7. Hukuk Dairesi         2023/5409 E.  ,  2024/5871 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1160 E., 2023/876 K.
    DAVA TARİHİ : 14.04.2021
    KARAR : Davanın kabulü
    İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/437 E., 2022/571 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin …ili, … ilçesi,…Mah. 1773 ada, 16 parsel No.lu taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin malik olduğu taşınmaza yolsuz tescil şerhi konulduğunu, söz konusu şerhin müvekkilinin taşınmazdaki tasarruf yetkisini kısıtladığını, davalı kurumun tek taraflı bir işlem ile müfettiş raporlarına dayanarak müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtladığını, bu nedenle müvekkiline ait taşınmaza konulan şerhin terkinine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda yolsuz tescil işlemleri yapıldığını, bu nedenle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 29.12.2017 tarih ve 33275/7 sayılı raporu ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarih ve 2137475 sayılı yazılarına istinaden yolsuz tescil şerhi konulduğunu, dava konusu taşınmazda 21.06.2017 tarih 5669 yevmiye numaralı isim düzeltme işlemi yapıldığını, bu işlem yasaya uygun olmadığı için şerh işlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Davaya konu taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde, taşınmazın evveliyatından beri söz edilen şerhlerin yer almadığı, sonradan konulan her iki şerhin ise müfettiş raporu doğrultusunda tapuda yapılan tek taraflı işlem ile gerçekleştirildiği, bu şerhlerin ilgilisinin rızasına göre yapılmış bir işleme de dayanmadığının anlaşıldığı, bu durumda; evveliyet kaydında olmayan bir kaydın konulması basit bir yazım hatasının düzeltilmesi olmadığı gibi, tapu memurunca bu işlemin ilgililerin rızası alınarak da tesis edilmediği, tek taraflı idari işlem ile usulsüz konulan bu şerhlerin terkini gerektiği, her ne kadar davalı kurum “resmi senetteki birtakım eksikliklerden dolayı üçüncü kişilerin korunması maksadıyla bu şerhin konulduğunu ve maliklerin tasarruf yetkilerini kısıtlamadığını” ifade etmiş ise de, resmi senetteki eksik hususlar konusunda sorumluluğun tapu sicil memurluğunda olduğu, mahkeme kararı ya da ilgili rızası olmadıkça böyle bir şerhin tek taraflı bir işlem ile konulamayacağı gerekçesiyle; tek taraflı bir idari işlemle, usulsüz olarak konulan ve mülkiyet hakkını sınırlayan dava konusu şerhlerin terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
    a.Yapılan düzeltme işlemi yasaya ve usule uygun şartları taşımadığı için tapu kaydına şerh işlendiğini,
    b.Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan, yolsuz tescil var mı yok mu incelenmeden hüküm kurulduğunu, haksız mülkiyet nakline engel olma durumunun değerlendirilmediğini ileri sürerek, hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık; tapu kaydındaki yolsuz tescil şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.

    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Beyanlar” kenar başlıklı 1012 inci maddesi şöyledir: “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır.

    Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

    Özel kanun hükümleri saklıdır.”

    Kanunun sözü edilen bu hükmü uyarınca; genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için ya 4721 sayılı Kanun’da bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi veya Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir. Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ıncı maddesi hükmü gereğince de kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir.

    Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyiniyetini bertaraf etmeye yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır. Bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı, bazı beyanlar da kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir.

    Diğer taraftan; tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhlerin terkini davasında davacının davayı şerhin terkini ile hakları zarara uğrayabilecek olanlara, başka bir ifadeyle söz konusu şerhin terkini ile hakları alakalı olan hak sahiplerine yöneltmesi gerekir. Somut olayın özelliğine göre, tapu sicilinin doğru tutulmasından sorumlu tapu müdürlüğüne de husumet yöneltilebilir.

    Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; davacı, tapuya güvenerek dava konusu yolsuz tescil şerhinin bulunduğu taşınmazı satın aldığını, satın aldığı tarihte taşınmaz kaydında herhangi bir şerh bulunmadığını, bu nedenle şerhin kaldırılmasını talep etmiş, davalı vekili ise Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu raporu doğrultusunda, dava konusu taşınmaz ile ilgili yolsuz tescil işlemleri yapıldığından dolayı şerhin işlendiğini, davanın reddini savunmuştur.

    Dava konusu şerhin bulunduğu, 1773 ada, 16 parsel sayılı taşınmaz….. Oğlu adına kayıtlı iken, Musa oğlu …in talebi ile Tapu Sicil Tüzüğünün 75. maddesi uyarınca yapılan 21.06.2017 tarihli ve 4292 sayılı kişi kimlik bilgilerinin düzeltilmesi işlemi ile taşınmazın Musa oğlu … adına tescil edildiği ve aynı gün … adına vekaleten … Karaboğa tarafından davacıya satış ve devir işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır.

    Mahkemece; “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarih, E.2137475 sayılı talimatı gereği Camikebir Mah. 207 ve 210 parsel nolu taşınmazların imar uygulaması sonucu oluşan parsellerdeki hisseler “ Hıdır Kurt “ adına kayıtlı iken 21.06.2017 tarih 5669 yevmiye ile “Musa oğlu …“ adına yapılan isim düzeltmesi işlemi hukuksuz olup yolsuz tescil vardır” ve “bu hisse soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir” şeklinde yazılı şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiş ise de; gerekli araştırmaların yapıldığı söylenemez. Bu sebeple öncelikle; Mahkemece dava konusu taşınmaza ait tüm tedavül kayıtları ile dayanak tüm bilgi ve belgelerin Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, kadastro tutanağında adı yazılı mahalli bilirkişilerin tanık sıfatı ile dinlenerek, kayıt malikinin kimlik bilgilerinin tespitine çalışılmalı, Nüfus Müdürlüğü veya Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğünden kayıt maliki adına bir kayıt bulunup bulunmadığının sorulması, yine taşınmazın bulunduğu yerde yolsuz tescil sebebine dayalı taşınmaz için bir dava açılıp açılmadığı mahkeme kalemince araştırılmalı, yolsuz tescil kaydına esas varsa ceza dosyaları getirtilmelidir. Ayrıca; yolsuz tescil iddiası bulunduğundan, davacı ile ilgisi bulunmayan yaşlı ve tarafsız üç mahalli bilirkişi adı tespit edilerek keşif yapılmalı, taşınmazın baştan beri mülkiyet ve zilyetlik durumu araştırılmalıdır.

    Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda araştırma yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

    Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    19.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.