ÖZET: Bu karar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile hükümlü olan bir başvurucunun, ceza infaz kurumundaki penceresinin tel levha ile kapatılmasını şikayet etmesi üzerine alınmıştır. Başvurucu, tel levhanın görüş alanını, hava sirkülasyonunu ve ışık girişini engellediğini, bu durumun fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini iddia etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, başvurucunun yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumunda barındırılması gerektiği ve bu tür güvenlik önlemlerinin firar girişimlerini engellemek amacıyla alındığı belirtilmiştir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 9. maddesi gereğince, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarının firara karşı çeşitli güvenlik önlemleri ile donatılması zorunludur. Bu bağlamda, başvurucunun talebinin reddedilmesi, hem mevzuata uygunluk hem de kamu güvenliğinin sağlanması açısından hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/2285-S.20.3656

BAŞVURU NO : 2019/14833

KARAR TARİHİ : 12/02/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun, barındırıldığı ceza infaz kurumu odası penceresine monteli tel levhanın kaldırılması istemidir.

BAŞVURU TARİHİ : 29/08/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvurucu, 27/06/2019 tarih ve 2019/… no’lu başvurusu ile; Tarsus T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile hükümlü olarak tek kişilik odada barındırıldığını, odada mevcut pencerenin, demir parmaklık üzerine monteli tel ile kapatılmış olmasının fiziksel ve ruhsal olarak rahatsızlık verici olduğunu iddia ederek odada mevcut pencere önüne monteli tel levhanın sökülmesi hususunda gereğini Kurumumuzdan talep etmiştir. Başvuru hakkında Kurumumuz tarafından 08/07/2019 tarih 2019/… sayı ile

“gönderme kararı” verilmiştir. Başvurucu verilen karar üzerine ilgili idarece tarafına herhangi bir yazılı cevap verilmediği ve söz konusu şikayetinin devam ettiğinden bahisle Kurumumuza tekrar başvuruda bulunarak gereğini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden, 16/09/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğün 19/10/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Adı geçenin ”Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis” cezasına hükümlü olduğu ve hâlen bahse konu kurumda barındırıldığı, suç grubu nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gerektiği, 2.2. Ayrıca, ceza infaz kurumlarında, oda ve koğuş yerleştirme işlemlerinin, 5275 sayılı

Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan ‘Hükümlülerin Gözlem ve Sınıflandırılması’ başlığı altında yer alan maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezi Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapıldığı, verilen karara karşı yargı yolunun açık olduğu,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2.3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 8 inci ve 9 uncu maddelerinde “Kapalı ve Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış olduklarının” belirtildiği, 2.4. Ayrıca, Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Komitesinin üye devletlere Avrupa Cezaevi

Kuralları Hakkında 2006/2 No’lu Tavsiye Kararının “Yerleştirme ve Barınma” başlıklı 18 inci maddesinin onuncu fıkrasında; “Bütün mahpusların kaldıkları yerler, onların kaçma ve kendilerine veya başkalarına zarar verme tehlikesine karşı asgari sınırlayıcı güvenlik düzenlemelerine uygun koşullarda olmalıdır.” hükmüne yer verildiği, 2.5. Kurum İdare ve Gözlem Kurulunca “Kurumun yüksek güvenlikli bölümünde bulunan koğuşların pencerelerine takılı olan tellerin olası firar girişimini ve aynı ünitede kalan diğer hükümlü ve tutuklular ile olabilecek engelleyici bir unsur olarak kurumun yapımı projesinde yer almasından dolayı hükümlülerin taleplerinin uygun olmadığı ve koğuş pencerelerinde bulunan tellerin sökülemeyeceği” yönünde 04/02/2019 tarihli ve 2019/470 sayılı kararın alındığı, 2.6. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü/tutukluların kurum uygulamalarına karşı öncelikle infaz hâkimliklerine şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri, yargı bağımsızlığına sahip hâkim kararlarına karşı idarenin hiçbir şekilde telkin veya tavsiye suretiyle müdahale imkânı bulunmadığının anlaşılmış olduğu ile başvurucuya 24/09/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile bilgi verildiği, Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Tarsus 3 No’lu T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden, 23/10/2019 tarih, … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 04/11/2019 tarihli cevabi yazısında; 3.1. Başvurucunun “Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini

Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma(FETÖ/PDY)

suçundan hükümlü olduğu ve 05/10/2017 tarihinde kuruma nakil olarak geldiği, 3.2. Başvurucunun, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olduğu 5275 sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 9. Maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanların cezalarının Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumlarında infaz edileceği ayrıca aynı maddede, Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması halinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılacağı, 3.3. Bu hükümler gereğince kurum idare ve gözlem kurulu başkanlığının 04/02/2019 tarih ve 2019/470 sayılı kararı doğrultusunda “kurumun yüksek güvenlikli bölümünde bulunan koğuşların pencerelerine takılı olan tellerin olası firar girişimini ve aynı ünitede kalan diğer hükümlü ve tutuklular ile olabilecek teması engelleyici bir unsur olarak kurumun yapım projesinde yer almasından dolayı hükümlünün talebinin uygun olmadığı ve koğuş pencerelerinde bulunan tellerin sökülemeyeceği” yönünde karar alındığı, 3.4. Başvurucunun iddia ettiği uygulamaya dayanak herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, Bilgilerinin verildiği ve cevabi yazı ekinde başvurucunun barındırıldığı odanın

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

ve odada mevcut pencerenin (pencereye monteli tel dahil) içeriden ve dışarıdan çekilmiş fotoğraflarının yer aldığı,görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

4.1. “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19. Maddesi “Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi… halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.” 4.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. Maddesi “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 4.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. Maddesi “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” 5. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” Hükmüne amirdir 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.

maddesi; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, 7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “işkence yasağı” başlıklı 3ncü maddesi : “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz”Kurumun görev alanı dışındadır.” Hükmüne amirdir.

7.1. “Özgürlük ve güvenlik hakkı” başlıklı 5. maddesi : “1. Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz: (a) Kişinin, yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş mahkûmiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak tutulması…” düzenlemesine yer vermektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

8. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun “Kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 8inci maddesi: “Kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasın olanaklı bulunduğu, yeterli düzeyde güvenlik sağlanmış ve hükümlünün gereksinimine göre bireysel, grup hâlinde veya toplu olarak iyileştirme yöntemlerinin uygulanabileceği tesislerdir.” 8.1.“Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. Maddesi: “1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza

Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.

(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.” ,

8.2. “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23. Maddesi:

“(1) Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır:

a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, (…) belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. (…)

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

g) Gözlem sonunda, gözlem merkezi hükümlüye ait dosyayı görüşü ile birlikte Adalet

Bakanlığına gönderir. Gözlem sonucuna göre hükümlünün gönderileceği infaz kurumu

Bakanlıkça belirlenir. (…)”

8.3. “ Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 25. Maddesi:

“(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir:” a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.

b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır.

c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir”,

8.4. “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63. Maddesi:

“(1) Tehlikeli hâli bulunan hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar.

(2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir.

(3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez.

(4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.” Hükmüne amirdir.

9. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ün “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 11inci

maddesi :

“(1) Yüksek güvenlikli kapalı kurumlar, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, 5237 sayılı

Kanunda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d)

Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.” Hükmüne amirdir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

10. “Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallar”ın “İlk Tespitler” başlıklı 4.

Maddesi: “ (1) Birinci Bölüm, kurumların genel idaresini düzenlemektedir; bu bölüm, hukuki ve cezai bir nedenle, tutuklu veya mahkum olan ve bir yargıcın karar verdiği “güvenlik tedbirlerine” veya iyileştirici tedbirlere tabi tutulan her kategorideki mahpuslara uygulanır.”, 10.1. 10.maddesi: “Mahpuslara kalmaları için ayrılan bütün yerlerde, ve özellikle uyumak için kaldıkları yerlerde, iklim şartlarına ve ayrıca metreküpteki hava miktarına, asgari metrekare alana, ışıklandırmaya, ısıtmaya ve havalandırmaya gerekli özen gösterilerek, sağlık için gerekli bütün gerekler karşılanır.” 10.2. 11. Maddesi: “Mahpusların yaşamaları ve çalışmaları istenen yerlerde, a) Pencereler, mahpusun gün ışığında okuyabilmesine veya çalışabilmesine imkan verecek yeterli büyüklükte, ve havalandırma tertibatı yapılmış olsa da, temiz havanın girebileceği bir biçimde yapılmış olur.” Düzenlemelerine yer vermektedir.

11. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 12 Şubat 1987 tarihinde kabul ettiği “Avrupa

Cezaevi Koşulları” başlıklı (87) 3 No’lu Tavsiye Kararı’nın “Tutukluların Kaldığı

Yerler” başlıklı 8. Maddesi: “1. Aksine hüküm olmadıkça, tutuklular, ilke olarak geceleri tek kişilik odalarda kalırlar.

2. Yatakhane sisteminin uygulandığı hallerde, buralarda, bu koşullarda kalmaya elverişli olduğu saptanmış tutuklular kalır. Bunlar geceleri söz konusu tutukevi tipine uygun bir denetime tabi tutulurlar.”, 11.1. 9. Maddesi: “ Tutukluların kaldığı yerler ve özellikle yatakhaneler, iklim, kişi başına düşen hava ve asgari m2 yer, ışıklandırma, ısıtma ve havalandırma gibi konular dikkate alınarak, hijyen koşullarına cevap verecek durumda olmalıdır.

11.2. 10. Maddesi: “ Tutukluların yaşadığı ya da çalıştığı her yerde:

a) Pencereler tutukluların doğal gün ışığında okuyup çalışmalarına yetecek kadar büyük olmalıdır; pencerelerin düzenlenme şekli, yapay bir havalandırma sistemi olsun ya da olmasın temiz havanın içeri girmesine elverişli olmalıdır; bunlardan başka pencerelerin, güvenliğin gerektirdiği hususlar da dikkate alınarak, boyutları, konumları, inşaatı açılarından görünüşü, mümkün olduğu ölçüde normal olmalıdır.

b) Yapay ışıklandırma, bu konuda kabul edilmiş teknik normlara uygun olmalıdır.”

Düzenlemelerine yer vermektedir., 12. Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi

Kuralları Hakkında 2006/2 No’lu Tavsiye Kararının “Yerleştirme ve Barınma” başlıklı 18. Maddesi 1inci fıkrası: “Mahpuslara sağlanan barınma yerleri ve özellikle bütün yatakhane bölümleri, insan onuruna ve mümkün olabildiğince özel yaşama saygı gösterecek biçimde olmalı, iklim koşulları ve özellikle zemin alanı, havanın metreküp miktarı, aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılamalıdır.”

12.1. 2. Fıkrası : “Mahpusların yaşadığı, çalıştığı veya bir araya geldiği tüm binalarda:

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

a. Pencereler, mahpusların normal koşullarda gün ışığında okumalarını veya çalışmalarını mümkün kılmaya yeterli büyüklükte olmalı ve klima sistemiyle yeterli ölçüde bir havalandırmanın yapıldığı haller hariç, temiz havanın içeriye girmesini sağlamalıdır; b. Yapay aydınlatma, onaylanan teknik standartlara uygun olmalıdır c. Mahpusların personel ile gecikmeksizin irtibat kurmasını mümkün kılan bir alarm sistemi olmalıdır.” 12.2. 10. Fıkrası: “Bütün mahpusların kaldıkları yerler, onların kaçma ve kendilerine veya başkalarına zarar verme tehlikesine karşı asgari sınırlayıcı güvenlik düzenlemelerine uygun koşullarda olmalıdır.” Düzenlemelerine yer vermektedir.

13. Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi

Kuralları Hakkında 2006/2 No’lu Tavsiye Kararına Ek 4üncü Bölüm “Güvenlik” başlıklı

51 inci maddesi 1inci fıkrası: “Bireysel mahpuslara uygulanan güvenlik önlemleri, onların

güvenle hapsedilmesinin sağlanması için gereken asgari düzeyde olmalıdır.”

13.1. 3üncü fıkrası: “Kuruma kabulünden sonra mümkün olabilen en kısa sürede mahpusların:

a. Kaçmaları halinde toplum için teşkil edecekleri tehlike; b. Kendi başlarına veya dışarıdan alacakları bir yardımla kaçma girişiminde bulunma tehlikesi; değerlendirilmeli ve belirlenmelidir.” 13.2. 4üncü fıkrası: “Böylece her mahpus taşıdığı tehlike seviyesine uygun güvenlik koşulları altında tutulmalıdır.

13.3. 5inci fıkrası: “Gerekli olan güvenlik seviyesi, kişinin hapsedilme süresi boyunca düzenli aralıklarla gözden geçirilmelidir”. Düzenlemelerine yer vermektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. Başvurucunun iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Başvurucu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile hükümlü olarak barındırıldığı tek kişilik odada mevcut demir parmaklıklı pencerenin tel levha ile kapatılmış olmasını şikayet konusu yapmıştır.

16. Başvurucu barındırıldığı odanın; tek pencereye sahip olduğundan, bu pencere önüne monte edilmiş olan tel levhanın görüş alanını, odada hava sirkülasyonunun sağlanmasını, odaya ışık girişini engellediğinden, mevcut iklim şartlarında yılın büyük bir kısmında nem oranının ve ısının yüksek oluşu da dikkate alındığında bu halin fiziksel ve psikolojik olarak kendisini olumsuz etkilediğinden bahsetmektedir.

17. Tarsus 3 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nca, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 9. Maddesi gereği başvuranın yüksek güvenlikli ceza

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

infaz kurumunda veya kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümünde barındırılması gerektiği, mevzuat dolayısıyla kurum idare ve gözlem kurulu başkanlığının 04/02/2019 tarih ve 2019/470 sayılı kararı doğrultusunda, kurumun yüksek güvenlikli bölümünde bulunan koğuşların pencerelerine takılı olan tellerin olası firar girişimini ve aynı ünitede kalan diğer hükümlü ve tutuklular ile olabilecek teması engelleyici bir unsur olarak kurumun yapım projesinde yer almasından dolayı hükümlünün talebinin uygun olmadığı ve koğuş pencerelerinde bulunan tellerin sökülemeyeceği” yönünde karar alındığı ifade edilmiştir.

18. Başvurucunun barındırıldığı odanın, oda penceresi ve ona monteli levhanın içeriden ve dışarıdan çekilmiş fotoğrafları başvuru dosyası içeriğine alınmıştır.

19. Adalet Bakanlığı Ceza Ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nce, 5275 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine atıfta bulunulduğu, oda ve koğuş yerleştirme işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, bu kapsamda, adı geçenin söz konusu Kurumda tek kişilik odada barındırıldığı, Kapalı ve Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış olduklarının mevzuat gereği olduğu, ifade edilmiştir.

20. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında herkesin “yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına” sahip olduğu, Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında ise kimseye “işkence”, “eziyet” yapılamayacağı ve kimsenin “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele ve cezaya” tabi tutulamayacağı düzenlenmektedir. Bu düzenlemelerin amacı; bir taraftan bireyi kamu makamlarının keyfî müdahalelerine karşı korumak, diğer taraftan bireyler arası ilişkilerde de insan onurunun korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır.

Ayrıca bireyin fiziksel ve zihinsel bütünlüğü, Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen “maddi ve manevi varlık” kapsamında yer almaktadır.

21. Bu husus, 5275 sayılı Kanun’un “İnfazda temel ilke” başlıklı 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.” ve yine Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)

bendinde “Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir.” şeklinde düzenleme ile açıkça vurgulanmıştır. Dolayısıyla verilen bir mahkûmiyet kararının veya tutuklama kararının infazında mahkûmlar için sağlanacak şartlar insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olmalıdır ( Anayasa Mahkemesi B. No: 2013/3550, 9/11/2014 tarihli kararı)

22. Hükümlü ve tutuklular, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkından hukuka uygun olarak mahrum bırakılabilirken genel olarak Anayasa kapsamında kalan diğer temel hak ve hürriyetlere sahiptir. AİHM de aynı şekilde hükümlü ve tutukluların

Sözleşme’de yer alan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No: 74025/01, 6/10/2005).

Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin temin edilmesine yönelik kabul edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda sahip olunan haklar sınırlanabilir. (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983).

23. Somut olayda başvurucu, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya

Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye

Olma(FETÖ/PDY) suçundan hükümlü olup suç grubu ile ilgili düzenlemeler gereğince yüksek

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

güvenlikli ceza infaz kurumu statüsünde bölüme sahip olan Tarsus 3 No’lu T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumuna konulmuştur. Ceza infaz kurumlarında hükümlü ya da tutuklu statüsüyle tutulan farklı suç gruplarında kişilerin diğer tutulanlardan ayrılmasının ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürebilecek durumlara dair ayrıca güvenlik önlemleri alınmasının tek başına

Anayasa’nın 17. maddesine aykırı bir durum oluşturmadığı Anayasa Mahkemesi kararları ile de sabittir. Buna göre disiplinin sağlanması, güvenlik gerekçesi veya ayrı tutulan kişiyi diğerlerinden korumak kaygısıyla bu tür uygulamalar yapılması mümkündür.

24. AİHM’e göre yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumunda tutulma, mahpuslar için tek başına kötü muamele yasağının ihlali olarak kabul edilemez. Kamu düzeninin sağlanması amacıyla bazı suçlardan ceza alanların veya tehlikeli mahkûmların yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında tutulmaları gerekebilir. Firarı engellemek, diğer mahkûmların huzur ve güvenliğini sağlamak amacı ile yapılacak bu tür düzenlemeler ile bazı mahkûmların diğer mahkûmlardan ayrılması ve sıkı kontrol altında tutulması öngörülmektedir.

(Piechowicz/Polonya, Ramirez Sanchez/Fransa [BD], B. No: 59450/00, 4/7/2006, Messina/İtalya (No. 2), B. No: 25498/94, 28/9/2000,; Rohde/Danimarka, B. No: 69332/01, 21/7/2005, Van der Ven/Hollanda, Csüllög/Macaristan, B. No: 30042/08, 7/6/2011).

25. Yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumunda cezanın infazındaki amaç, hükümlülerin birbirleri ile irtibatına ve haberleşmesine engel olmaktır. Bu kurumlarda hükümlülerin birbirleriyle ilişkilerine ve diğer hükümlülerle haberleşmelerine engel olunacağı da belirtilmektedir. İnfaz kurumlarında ilişkilerin sınırlandırılması yoluyla cezaevi yönetimine karşı ayaklanmaların, hükümlü ve tutukluların birbirlerini kötü yolda etkilemelerinin önlenmesine çalışılmıştır. Bununla birlikte, güvenliği sağlama, tutulan kişiyi diğer tutulanlardan koruma, devam eden yargılamada sanıkların hileli iş birliği yapmalarını veya tutulan kişinin dışarıdakilerle suç için iş birliği yapmalarını önleme de yüksek güvenlikli kurumlarda alınan tedbirlerin nedenlerindendir. Cezalandırmanın temelinde toplumun kendini savunma hakkı bulunmaktadır. Bu önlemler alınmakla bir yandan tutuklu ve hükümlülerin kaçmaları, ayaklanmaları, dışarıdaki yandaşlarıyla ilişki kurmaları, ileriye dönük suç planları yapmaları önlenmek istenmiş, diğer yandan, uygulamanın katılığı karşısında suç işlemeyi düşünenlerin bundan caymaları sağlanmaya çalışılmıştır.

26. Somut olaya bakıldığında başvurucu; hükümlü olduğu suç grubu nedeniyle Tarsus 3 No’lu

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun yüksek güvenlikli bölümünde barındırılmaktadır.

Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin barındırıldıkları tesisler olduğu 5275 sayılı yasa ile düzenlenmiştir. Dosya içeriğine alınan fotoğrafların ve başvurucunun ve ilgili idarelerin yazı içeriklerinin incelenmesi neticesinde başvurucunun tutulduğu odanın büyüklüğü, havalandırma penceresinin ebadı, tuvalet ve banyo için ayrı bölümlerinin olması hususları bir bütün olarak ele alındığında, odanın fiziki şartlarının yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarının sahip olması gereken kriterlere uygun olduğu değerlendirilmiştir. Ceza infaz kurumlarında huzur ve güvenliği sağlamak amacı ile bir kısım önlemlerin alınması olağan ve gereklidir. Şikayet başvurusuna konu edilen yüksek güvenlikli ceza infaz kurumu statüsündeki hükümlü/tutuklu oda penceresinin tel levha ile kapatılmış olmasının başvurucunun suç grubu dolayısıyla sıkı kontrol altında tutulmasının gerekliliğinden olduğu, levhanın kurumun yapımından beri var olduğu ve ilgili ceza infaz kurumunda huzur ve güvenliğin temin edilmesine, kamu güvenliğinin korunması ile kamu düzeninin sağlanmasına

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

yönelik makul bir tedbir olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında yapılan değerlendirme ışığında, başvurucunun barındırıldığı tek kişilik oda penceresine monteli tel levhanın kaldırılmamasına ilişkin idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 27. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

28. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin 1.

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Tarsus İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre;

BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.