ÖZET: Başvuru, 28 Eylül 2023 tarihinde Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye yapılmış olup, 1 Temmuz 2023 tarihinde yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle konutunda meydana gelen hasarların tazmini talep edilmektedir. Başvuran, yüksek voltaj nedeniyle tüm ampullerin patladığını ve çamaşır makinesinin yandığını belirterek, can güvenliğinin tehlikede olduğunu ifade etmiştir. Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş., yaptığı incelemeler sonucunda, elektrik şebekesinde hasara neden olacak bir arıza tespit edilmediğini ve dolayısıyla şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını bildirmiştir.

Başvurunun değerlendirilmesi sırasında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve ilgili mevzuat çerçevesinde idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı tazmin etme yükümlülüğü olduğu vurgulanmıştır. Elektrik dağıtım hizmetinin, özel dağıtım şirketleri aracılığıyla sunulması ve bu şirketlerin tüketicilere güvenilir bir hizmet sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuru sahibinin yaşadığı sorun, elektrik iletimindeki kalitesizlikten kaynaklanmakta olup, tüketicilerin kesintisiz ve kaliteli elektrik hizmeti alma hakları bulunmaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve idarenin sorumlulukları çerçevesinde incelenmiş ve tazminat talebinin değerlendirilmesi için gerekli adımların atılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, elektrik dağıtım hizmetinin kalitesinin artırılması ve tüketici haklarının korunması açısından önem arz etmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/1969-S.24.3134

BAŞVURU NO : 2023/15624

KARAR TARİHİ : 20.02.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : VANGÖLÜ ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş.

BAŞVURUNUN KONUSU : Yüksek voltaj nedeniyle kullanıcı teçhizatında oluşan hasara ilişkin zararın tazmini talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 28.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza tarafından yapılan başvuruda başvuru sahibi, 01.07.2023 tarihinde elektrik

kesintisi yaşandığını ve konutunu komple elektrik sardığını, bütün ampullerin patladığını, çamaşır makinesinin yüksek gelen voltaj ile yandığını can güvenlikleri olmadığını konunun çözülmesini ve zararının giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 25/10/2023 tarih ve sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme

yazılarına istinaden Vangölü Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin 06/11/2023 tarih ve sayılı yazılarında;

2.1) Başvuruya konusuyla ilgili Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin

Kalite Yönetmeliği kullanıcı hasarının tazmini başlıklı 26’ncı maddesi kapsamında dağıtım şirketi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde 01.07.2023 tarihinde enerji alınan dağıtım şebekesinde elektrikle çalışan cihazlara zarar verecek mahiyette arıza meydana gelmediği; bu tespitten hareketle bahsi geçen cihaz hasarınızın dağıtım şebekesinden kaynaklanmadığı için de şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, açıklamaları yapılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’

başlıklı 74’üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” ,

‘Yargı yolu’ başlıklı 125’inci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. …İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

“Tüketicilerin korunması” başlıklı 172’nci maddesinde; “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun amacıyla ilgili 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı;

elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır.”

6) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun ‘Giderim yükümlülüğü’ başlıklı 69’uncu maddesinde, “Bir

binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.”

7) 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik

Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliğinde,

7.1) “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3’üncü maddesinde,

pp) Uzun kesinti: Üç dakikadan uzun süren kesintiyi, rr) Uzun süreli kesinti tazminatı: Kentsel dağıtım bölgesinde 10 saati, kentaltı dağıtım bölgesinde 11 saati ve kırsal dağıtım bölgesinde 12 saati aşan ve sebebi şebeke işletmecisi veya dışsal olan kesintiler için; kesintiden etkilenen her bir kullanıcıya dağıtım şirketi tarafından ödenen tazminatı, ss) Yıllık kesinti tazminatı: Bir takvim yılı içerisinde meydana gelen kesintiler için Tablo 9-A’da yer alan eşik süre ve/veya eşik sayı değerlerinin aşılması nedeniyle kullanıcılara ödenen tazminatı, ifade eder.

7.2) Aynı Yönetmelikte “Kullanıcı hasarının tazmini” başlıklı 26’ncı maddesinde,

(1) Kullanıcı, elektrik dağıtım sisteminden kaynaklanan kalite sorunları nedeniyle teçhizatında oluşan hasara ilişkin zararın tazmini için zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 30 (otuz) gün içerisinde dağıtım şirketine talepte bulunur.

(2) Kullanıcı tarafından yapılan teçhizat hasarının tazminine ilişkin başvurularda, hasarın niteliği, kullanıcı tesisinin durumu, dağıtım sisteminde meydana gelen kesinti, arıza, gerilim dalgalanması gibi hususlarda dağıtım şirketi tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Kullanıcı teçhizatı hasarının tazmin edilebilmesi için hazırlanan teknik rapor sonucunda söz konusu hasarın dağıtım sisteminden kaynaklandığının tespit edilmesi gereklidir.

(3) Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde başvurunun haklı bulunmadığı durumda, dağıtım şirketi başvuruyu müteakip 10 (on) iş günü içerisinde, gerekçe ve inceleme sonuçlarını içeren teknik rapor ile birlikte kullanıcıya bildirimde bulunur.

(4) Başvurunun haklı bulunduğu durumlarda; a) Dağıtım şirketi tarafından hasarın onarımının ya da hasarın onarımı için anlaşmalı servise/servislere yönlendirme yöntemlerinden birinin tercih edilmesi halinde, başvuru tarihini müteakip 3 (üç) iş günü içerisinde dağıtım şirketi hasarın tazminine ilişkin hususları kullanıcıya bildirir. Teçhizatın garanti haklarının korunması kaydıyla onarım, cihazın bulunduğu yerde veya başka bir yerde yapılabilir. Onarım, kullanıcının başvurusunun haklı bulunmasından itibaren azami 15 (on beş) gün içerisinde gerçekleştirilir.

b) Dağıtım şirketi tarafından onarım masrafının ödenmesinin tercih edilmesi halinde ise başvuru tarihini müteakip 10 (on) iş günü içerisinde, dağıtım şirketi hasarın tazminine ilişkin hususları kullanıcıya bildirir.

Kullanıcı tarafından teçhizatın onarım masrafına ilişkin faturanın ibraz edilmesinden itibaren dağıtım şirketi tarafından 5 (beş) iş günü içerisinde, kullanıcının tercih ettiği şekilde (banka/PTT vb. aracılığıyla)

fatura tutarı ödenir.

(5) Hasar gören teçhizatın onarımının yapılamaması durumunda dağıtım şirketi tarafından tespit edilecek/ettirilecek rayiç bedel veya dağıtım şirketinin uygun görmesi halinde kullanıcının talep ettiği bedel kullanıcıya ödenir.

(6) Teçhizat hasarına ilişkin dağıtım şirketi ile kullanıcı arasında uyuşmazlık olması durumunda uyuşmazlık, konusuna göre tüketici hakem heyetlerinde ve/veya tüketici mahkemelerinde çözüme kavuşturulur.

8) 30/5/2018 tarih ve 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde,

8.1) “Tedarikçilerin yükümlülükleri” başlıklı 38 inci maddesinde; “(1) Tedarikçi aşağıda belirtilen

yükümlülükleri yerine getirir: a) Elektrik kesintileri hariç anlaşma koşulları çerçevesinde taahhüt ettiği elektrik enerjisi ve/veya kapasiteyi kesintisiz olarak sağlar.”

8.2) “Tüketici şikayetleri çözüm mekanizması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “(1) Tedarikçiler;

tüketicinin şikâyetlerinin iletildiği, kaydedildiği ve tüketici tarafından takip edilebildiği iletişim kanallarını tesis etmekle ve kendisine iletilen talepleri 15 iş günü içerisinde sonuçlandırarak tüketiciyi bilgilendirmekle yükümlüdür.”

8.3) “Tüketicilerin korunması” başlıklı 52’nci maddesinde; “(5) Planlı elektrik kesintileri söz konusu

olması durumunda bu tüketiciler elektrik dağıtım şirketleri tarafından tüketicinin belirlediği iletişim aracıyla öncelikle bilgilendirilirler. (6) Plansız elektrik kesintileri söz konusu olması durumunda bu tüketiciler kesinti ile ilgili durum hakkında elektrik dağıtım şirketleri tarafından tüketicinin belirlediği iletişim aracıyla bilgilendirilirler.”

8.4) “Tüketicilerin bilgilendirilmesi ile tüketici hakları ve zararların tazmini” başlıklı 56’ncı

maddesinde; “(1) Dağıtım şirketi ile görevli tedarik şirketleri, tüketicilerin yeterli, güvenli, sürekli ve kolay bir şekilde hizmet almalarını ve hizmet seçeneklerini öğrenmelerini teminen, gerekli bilgilendirme

faaliyetini, yerine getirmekle yükümlüdür. (2) Tüketicilerin bilgilendirilmesi görevi, ilgili tüzel kişinin tüketici hizmetleri merkezleri tarafından yürütülür. İlgili tüzel kişiler, tüketicilere ücretsiz olarak broşür, katalog gibi araçlar dağıtabilir ve/veya elektronik posta veya kısa mesaj gönderebilir. Bu madde kapsamında yapılacak bilgilendirmeler, ayrıca internet sitesi üzerinden de kolayca ulaşılabilecek bir biçimde yayımlanır. (3) Dağıtım şirketi, tüketicinin talebi halinde ve her takvim yılı içerisinde iki defadan fazla olmamak üzere, tüketicinin geçmiş 24 aya yönelik elektrik enerjisi tüketimini tek zamanlı veya çok zamanlı olarak kWh cinsinden gösteren belgeyi ücretsiz olarak sunmakla yükümlüdür. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, tüketicileri dağıtım veya iletim sisteminde programlanmış bir müdahale nedeniyle meydana gelecek programlı kesintiler hakkında yazılı, işitsel veya görsel basın yayın kuruluşları aracılığıyla ve internet sitesinde, ayrıca isteyen kullanıcılara kısa mesaj ve/veya elektronik posta gönderilmesi suretiyle kesintinin tarih, başlangıç ve sona erme zamanının, kesintinin başlama zamanından en az kırk sekiz saat önce nihai tüketicilere bilgilendirmekle yükümlüdür.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuru sahibi özetle, konutunda meydana gelen elektrik kesintisi sebebiyle konutunu komple

elektrik ile sarıldığını, bütün ampullerin patladığını, çamaşır makinesinin yüksek gelen voltaj ile yandığını, can güvenlikleri olmadığını, konunun çözülmesini ve zararının giderilmesini talep etmektedir.

11) Başvuru sahibinin konutunda elektrik sayaçlarının direklere taşınması sonucunda, elektriklerin gidip

gelmesi ve yüksek voltaj neticesinde ampullerin hepsinin patladığını, prizlerin yandığını, çamaşır makinesinin ana kartının yandığından bahisle zararının karşılanmasıyla ilgili olarak Dağıtım Şirketi tarafından enerji alınan dağıtım şebekesinde elektrikle çalışan cihazlara zarar verecek mahiyette arıza meydana gelmediği; bu tespitten hareketle bahsi geçen cihaz hasarınızın dağıtım şebekemizden kaynaklanmadığı için de şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, cihaz hasarının meydana geldiği tarihte dağıtım şebekesinden kaynaklı herhangi bir şebeke arızası, voltaj dalgalanması vb. bir duruma rastlanmadığından hasarın karşılanmasına yönelik talebinin olumsuz olarak sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.

12) Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı

işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125’inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. İdarenin işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmini

İdarenin sorumluluğu altındadır. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bunun idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığında kuşku bulunmamaktadır.

13) Elektrik dağıtım hizmeti özel dağıtım şirketleri aracılığıyla yerine getirilen, söz konusu hizmetin

gereklerinin yapmak konusunda da ilgili dağıtım şirketinin sorumlu olduğu hizmet biçimidir. Söz konusu

hizmetlerin tüketicilere sunulması aşamasında dağıtım şirketi ile görevli tedarik şirketleri, tüketicilerin yeterli, güvenli, sürekli ve kolay bir şekilde hizmet almalarını sağlamakla yükümlüdür. Nitekim elektrik hizmetlerinde yaşanan kesinti ve arızaların bulunması durumunda da gerekli inceleme ve araştırmaları ivedilikle yaparak tüketicilere sunulan hizmetin iyi işlemesini sağlamakla mükelleftir.

14) Elektrik hizmetinin sağlanması özü itibariyle kamu hizmeti olarak nitelendirebilen ve dağıtım

şirketlerinin ve tedarikçi şirketin idare hukuku kurallarıyla bağlı olduğu bir hizmet çeşididir. Bu kapsamda dağıtım şirketi ve tedarikçi firma hizmetin sağlanması aşamasında hizmetin kesintisiz ve iyi işlemesini sağlamak durumundadır. Hizmetin kötü işlemesi; idare tarafından sağlanması beklenen hizmetin hiç işlememesi yahut geç işlemesi gibi durumların varlığı olarak nitelenmektedir. 6446 sayılı

Elektrik Piyasası Kanununun amaçları arasında elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulmasının vurgulandığı, Elektrik Piyasasında

Dağıtım Ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliğinde de Dağıtım şirketinin, dağıtım faaliyeti gösterdiği bölgede bulunan kullanıcılara sunduğu hizmetin kalitesinden sorumlu belirtilmiştir.

Elektrik üretimi ve dağıtımının tehlikeli faaliyet kapsamında olması nedeniyle bu amaca hizmet eden tüm organizasyon ile teknik cihazların kişilerin yaşamı ve vücut bütünlüklerinin korunmasına ilişkin gerekliliklere uygun ve güvenli şekilde yerleştirilmesi yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu kapsamda kullanılan binalar, teknik ekipmanlar ile diğer cihazların bakım ve onarımının yapılması, korunması, gerekirse etkisiz hâle getirilmesi de bu yükümlülüğün bir parçasıdır.

15) Elektrik piyasasında; tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetlerden kaynaklanan hak ve

yükümlülüklerini tanımlayan lisansların verilmesi ve ilgili diğer işlemlerin yapılması; piyasa performanslarının izlenip, performans standartlarının oluşturulması; ikincil mevzuatın oluşturulması, geliştirilmesi ve uygulanmasının sağlanması; lisans sahibi tüzel kişilerin denetlenmesi; düzenlemeye tabi tarifelerin hazırlanması, tadili ve uygulanmasının sağlanması; piyasada Elektrik Piyasası Kanununa uygun şekilde davranılmasının sağlanmasından sorumlu Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayınlanan Elektrik Piyasası ve Tüketici Hakları Kılavuzu içinde; Elektrik Piyasası Mevzuatı, dağıtım faaliyetine ilişkin hizmet kalitesinin dağıtım şirketlerince, perakende satış faaliyetine ilişkin ticari kalitenin ise görevli tedarik şirketince yerine getirilmesini sağlayacağı, kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla, kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabileceği belirtilmiştir.

16) Ülkemizde enerji alanında yaşanan önemli sorunlardan birisi de elektrik iletimi ve dağıtımındaki

kalitesizlikler ve düzensizliklerden kaynaklanan elektrik kesintileri ile yüksek ve düşük voltajın yol açtığı zararlardır. Sık sık yaşanan yüksek ve düşük voltaj nedeniyle konutlarda kullanılan çeşitli elektrikli ve elektronik cihazların zarar gördüğü, yangına sebebiyet verdiği, bazen de can güvenliği açısından da tehlikeler oluşturduğu bilinmektedir. Tüketicilerin elektriği kesintisiz, düzenli ve kaliteli bir şekilde kullanma hakkı vardır. İlgili İdarelerin 6446 sayılı Kanunda sorumluluk ve görevleri açıkça belirtilmiştir.

17) Bilindiği üzere elektrik üretiminin, dağıtımının, satışının ve ticaretinin kamunun tekelinden çıktığı,

elektrik sektöründe dağıtımın görevleri ve elektriğin nihai tüketicilere ulaştırılması görevinin özel dağıtım şirketlerine verildiği, elektrik dağıtım şirketlerinin asli görevinin de bütün abonelere elektriği güvenilir bir şekilde sağlamak ve ulaştırmak, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması olduğu açıktır. Bu çerçevede mezkur mevzuat hükümleri uyarınca kullanıcının elektrik dağıtım sisteminden kaynaklı teçhizatında oluşan zararların ilgili dağıtım şirketinden tazmin etme hakkı vardır.

18) Anayasa’nın 172’nci maddesinde, Devletin, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alacağı,

tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik edeceği ifade edilerek tüketicilerin haklarının korunmasına ilişkin doğrudan ve özel bir düzenlemeye yer verilmiştir.

19) Tüketici kavramı, tüketicinin korunmasında temel hareket noktası olması nedeniyle, tüketiciyi

korumaya yönelik politikaların oluşturulması bakımından büyük önem taşımaktadır. Gerçekten de, tüketicinin korunması gerektiği düşüncesi, öncelikle, mal ve hizmeti sunanlara karşı tüketicinin daha elverişsiz bir konumda olması vakıasından kaynaklanmıştır. Daha açık bir ifade ile, tüketicinin dahil olduğu sosyal ve hukuki bir ilişkide, ilişkinin ekonomik ve sosyal bakımdan zayıf tarafını oluşturduğu ve ekonomik ve hukuki anlamda tecrübesiz bir konumda bulunduğu gerçeği tüketicinin korunması fikrinin odak noktasını oluşturmuştur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/593, K. 2010/623, T. 01.12.2010)

16.

20) Konuya ilişkin uluslararası belgelerden Birleşmiş Milletler Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesinde,

devletlerin tüketiciyi koruma politikasında göz önünde tutması gereken ilkeler belirlenmiş, bu ilkeleri uygulamak, güçlendirmek ve kontrol etmek için hukuki ve idari tedbirlerin tesis ve idame edilmesi hedeflenmiştir. Bu çerçevede, tüketicilerin sağlık ve güvenliklerine karşı tehlikelerden korunması, ekonomik menfaatlerinin geliştirilmesi, bilinçli seçim imkânı sağlamak için yeterli bilgilere erişim sağlanması, etkili bir hata telafi ve tazmin merciinin tüketicilere temin edilmesi, tazmin şekilleri ve diğer uyuşmazlık çözme usulleri hakkındaki bilgilerin tüketiciye sunulması, temel tüketim malları ile hizmetlerin güvenlik, kalite ve performanslarını testlere tabi tutarak sınayabilecek ve belgeleyecek tesislerin mevcudiyetinin teşvik ve temin edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

21) Avrupa Birliği uygulamalarına bakıldığında, Avrupa enerji mevzuatında tüketicinin korunmasına dair

kuralların kademeli olarak güçlendirildiği, 30/11/2016 tarihinde “Tüm Avrupalılar İçin Temiz Enerji

Paketi”nin açıklanmasıyla mevzuatın gözden geçirilerek birçok değişikliğe gidildiği, bu kapsamda çıkarılan 2019/944 sayılı Direktif’te tüketici merkezli, adil ve şeffaf elektrik piyasası sağlamayı amaçlayan kurallar belirlendiği, Direktif’in III. Bölümünün, tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlere ayrıldığı, “Tüketicinin Güçlendirilmesi ve Korunması” başlıklı bu bölümde temel sözleşme hakları kapsamında özlü ve anlaşılır biçimde bilgilendirilme, sözleşmeyi sona erdirme, iyi hizmet standartları, şikâyetlerinin adil ve hızlı şekilde ele alınması hakkı, tedarikçi değiştirme hakkı, elektrik piyasasında aktif tüketici olarak hareket etme hakkı, tüketicinin akıllı ölçüm sistemi kurulmasını talep etme hakkı, tüketicilerin ölçüm, tüketim ve diğer hizmetler için gerekli verilere erişim hakkı, mahkeme dışı uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının geliştirilmesi gibi birçok düzenleme yapıldığı, böylece tüketicinin korunmasına ilişkin geniş ve güçlü bir çerçeve çizilerek enerji verimliliğinin sağlanmasının, zayıf konumdaki tüketicinin güçlendirilmesinin, tüketicilerin elektrik piyasasında aktif rol oynamasının amaçlandığı görülmektedir.

22) Başvuru konusu ile ilgili yargı kararları incelendiğinde; başvuru konusuyla ilgili benzer bir

uyuşmazlıkta, Sincan Tüketici Mahkemesinin 16/12/2009 tarih ve Karar sayılı ilamında, davacı Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. davalı şahsa karşı açtığı, “Hakem Heyeti Kararına itiraz” davasının yapılan yargılamasında; davalıya ait olan konutta bulunan kombinin elektrik şebekesinin gerilimindeki düzensizlik ve aşırı yükselme nedeniyle meydana gelen ani voltaj değişimine bağlı olarak arızalandığının davalının beyanları ve servis tutanakları ile açıkca saptandığı; davalının zararının giderilmesi için davacı idareye yazılı olarak başvurduğu, ancak davacının 01.06.2009 tarihli yazı ile bu istemi kabul etmediği, davacının davasını kanıtlayacak kanıtlar sunamadığı, Elektrik Piyasası Müşteri

Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11’inci maddesi gereğince “ Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, ilgili mevzuat