|
ÖZET: Başvuru, Irak uyruklu bir kişinin Türkiye’ye giriş yasağının kaldırılması ve mevcut durumda transit vize ile üçüncü bir ülkeye seyahat etme imkanları hakkında yapılmıştır. Başvuranın avukatı, müvekkilinin 12/06/2023 tarihinde Göç İdaresi Başkanlığı’na yaptığı başvuruda, kendisine konulan “Genel Güvenlik” gerekçeli yurda giriş yasağının detaylarını öğrenmek istemiştir. Ancak, idare tarafından verilen yanıtta, yasağın hangi somut gerekçeye dayandığı ve ne zaman konulduğu belirtilmemiştir. Başvuran, ikamet izni süresi dolmadan gerekli başvuruları yapmasına rağmen, sınırda alıkonmuş ve yurda girişi engellenmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru üzerine Göç İdaresi’nden bilgi talep etmiş ve alınan yanıtta, müvekkilin yurda giriş yasağının “Genel Güvenlik” gerekçesiyle konulduğu bildirilmiştir. İdare, bu yasağın kaldırılmasına yönelik talepleri uygun görmemiştir. Ancak, transit vize ile Türkiye üzerinden üçüncü bir ülkeye seyahat etmek isteyen yabancılardan vize talep edilmediği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuru hukuka uygun bulunmuş ve reddedilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/3621-S.24.5741
BAŞVURU NO : 2023/16912
KARAR TARİHİ : 02.04.2024
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Yurda giriş yasağının kaldırılması ve müvekkilin mevcut durumda transit vize ile ülkemizi kullanarak üçüncü bir ülkeye seyahatinin mümkün olup olmadığı konuları hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi vekili tarafından 04/08/2023 tarihinde Kurumumuza verilen dilekçede kayıtlı olan hususlarda özetle, Irak uyruklu, 18/03/1990 doğumlu ve pasaport numaralı müvekkil hakkında Göç İdaresi Başkanlığına 12/06/2023 tarihinde dilekçe yolu ile başvurulduğunu, anılan başvuru ile müvekkil adına konmuş herhangi bir tahdit kodunun var olup olmadığı, var ise bu kodun/kodların ne zaman konduğu ve bu kodların muhtevası, hangi somut olay sebebiyle kondukları hususlarına ilişkin yazılı bilgi talep edildiğini, Göç İdare Başkanlığı tarafından verilen 10/07/2023 tarihli cevabi yazıda müvekkil hakkında; 6458 sayılı Yabancılar ve
Uluslararası Koruma Kanununu 9. maddesinin 3. fıkrası kapsamında G kodlu “Genel Güvenlik” gerekçeli yurda giriş yasağı kararı alındığı ve var olan tahdit kodlarının kaldırılmasına ilişkin taleplerinin uygun bulunmadığının bildirildiğini, idare tarafından verilen cevabi yazıda müvekkil adına konmuş yurda giriş yasağından bahsedilmişse de bu yasağın hangi tarihte ve hangi somut gerekçe ile konduğu, kodların kaldırılmasına dair taleplerinin hangi gerekçe ile reddedildiğinin izah edilmediğini, nitekim müvekkilinin de hakkında konan tahdit kodundan işbu cevabi yazı ile haberdar olduğunu, dolayısıyla başvuruya konu tahdit kodu ile yurda giriş yasağına dair idari işlemin sebebi ve giriş yasağının tam olarak ne zaman konduğunun taraflarınca bilinemediğini, 1.1. Müvekkilinin ülkemize yasal yollardan giriş yaptığını, ikamet izni aldığını, verilen ikamet izni süresinin 07/02/2020 tarihinde sona erdiğini, ikamet izni süresi sona ermeden 2 gün önce 05/02/2020 tarihinde ikamet izin süresini uzatmak için usulüne uygun olarak başvuruda bulunduğunu, başvurusunun kabul
edildiğini, bu sırada ülkesi Irak’a çıkış yapan müvekkilinin 11/11/2022 tarihinde ülkemize giriş yaparken sınırda kolluk tarafından ülkeye giremeyeceğinin söylendiğini, müvekkilin kolluk tarafından alıkonularak darp edildiğini, ikamet kimliğinin ise elinden alınarak kırıldığını, müvekkilinin bu şekilde ülkemize giremeden geri gönderildiğini, bu esnada müvekkiline ülkeye neden giremeyeceğinin söylenmediğini, dolayısıyla müvekkilin aslında herhangi bir ikamet ihlali yapmadığı halde idarenin ihmalleri neticesinde adına giriş yasağı konulduğunu, bu yasağa ilişkin usulüne uygun herhangi bir tebliğ yapılmadığını, müvekkilin ikamet izni ve kimliği bulunduğu halde ülkemize giremediğini, müvekkilin Türkçe konuşamadığını, sınır kolluğunun ise Arapça bilmediğini, dil engeli nedeniyle sağlıklı bir iletişim kurulamadığını, bu nedenle taraflarınca Göç İdaresi Başkanlığına yapılan başvuru neticelenene kadar hakkında konulan tahdit kodu ile yurda giriş vaşağından haberdar olamadığını, müvekkilinin ülkemizde kaldığı süreçte hiçbir adli olaya karışmadığını, ancak buna rağmen ‘Genel Güvenlik’ gerekçesi ile hakkında yurda giriş yasağı konulduğunu, bu yasağın ‘Genel Güvenliği’ tehlikeye sokacak hangi eylem nedeniyle ve ne zaman konulduğunun bilinmediğini, 1.2. Müvekkilinin şu anda menşe ülkesi olan Irak’ta bulunduğunu, yurtdışı bağlantılı firmalarla ticari faaliyetler yürütmekte olan müvekkilinin sık sık iş için yurt dışına ve özellikle Suudi Arabistan’a gitmesi gerektiğini, Suudi Arabistan merkezli bir şirketten iş teklifi almış olduğunu, 09/10/2023 tarihine kadar sözleşme imzalamak üzere Suudi Arabistan’a gitmesi gerektiğini, ancak Irak’tan Suudi Arabistan’a doğrudan uçuş seferleri yapılmadığını, tüm seferlerin İstanbul aktartmalı olduğunu, müvekkilinin ise yurda giriş yasağı dolayısıyla bu uçuş seferleri ile seyahat edemediğini, işlerinin bu nedenle sekteye uğradığını, bu durumun telafisi mümkün olmayan maddi zararlara sebebiyet verdiğini, öyle ki müvekkilin Suudi
Arabistan’a gidememesi nedeniyle işinden olma riskinin olduğunu, idare tarafından ihmal ve dikkatsizlik ile tesis edilen bu idari işlemin, müvekkilin yalnızca seyahat özgürlüğünü kısıtlamakla kalmayıp işini de kaybetmesine yol açacak mahiyette olduğunu, başvuruya konu idari işlemin hukuki dayanaktan yoksun ve tüm unsurları itibariyle sakat olduğunu ifade ve iddia ederek uyuşmazlık konusu hakkında ayrıntılarına dilekçesinde yer verdiği süreç ve gerekçeler kapsamında, müvekkil adına konmuş olan G kodlu “Genel Güvenlik” gerekçeli yurda giriş yasağının kaldırılmasını, müvekkilin mevcut durumda transit vize ile ülkemizi kullanarak Suudi Arabistan’a gidip gidemeyeceği, gidebilecekse bunun hangi işlemler ile yapılması gerektiği hususunda taraflarına bilgi verilmesini talep etmiştir.
1.3. Yukarıda özetlenen 04/08/2023 tarihli 2023/12456 sayılı başvuru hakkında Kurumumuzca, Göç
İdaresi Başkanlığına 07/09/2023 tarih ve – sayılı Gönderme Kararı verilmiş, söz konusu karara istinaden dağıtımlı olarak şikayetçi vekiline de iletildiği anlaşılan 10.10.2023 tarih ve
– – sayılı cevabi yazı alınmıştır.
1.4. Şikayetçi vekilinin Kurumumuza yaptığı ve esastan incelenmekte olunan tarihli ikinci başvurusunda özetle, Kurumumuza yapılan 2023/12456 sayılı başvurusu hakkında, İdare tarafından verilen cevabi yazının başvuru konusuna ilişkin yeterli görülmediği ifade ve iddia edilerek, 2023/12456 sayılı başvurusu ile bağlantılı olarak müvekkili adına sehven konulduğu kanaatinde oldukları tahdit kodlarının kaldırılması ve başvurusunun esastan incelenmesi talep edilmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 13/11/2023 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup, Göç İdaresi
Başkanlığı’ndan alınan 06.12.2023 tarih ve sayılı yazıda özetle: Konuya ilişkin yapılan incelemede; yabancı hakkında 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun
9 uncu maddesi kapsamında EGM’nin (İstihbarat Başkanlığı) yazısı ile “Genel Güvenlik” gerekçeli yurda
giriş yasağı tanzim edildiği, giriş yasağının kaldırılması talebinin uygun görülmediğinin şikayetçi vekiline bildirildiği, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun Ek- 7 inci maddesi; “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde ve sanal ortamda istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar. ” ve “Bu madde hükümlerine göre yürütülen faaliyetler çerçevesinde elde edilen kayıtlar, birinci fıkrada belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz. Elde edilen bilgi ve kayıtların saklanmasında ve korunmasında gizlilik ilkesi geçerlidir. …” hükmünü amir olduğu, söz konusu şahsın, hakkında uygulanan G (Genel Güvenlik) tahdit kaydı aktif olduğu sürece “Transit Vize” alarak ülkemizden girişinin gerçekleştirilemeyeceği ve ülkemiz üzerinden üçüncü bir ülkeye transit geçişinin mümkün olmadığı, ancak daha önce şikayetçinin avukatına bildirildiği üzere, ülkemiz üzerinden üçüncü bir ülkeye transit gitmek isteyen yabancıların, ülkemize giriş yapmadan transit bölgeyi kullanarak seyahatlerini tamamlayabildikleri, halihazırda transit olarak ülkemiz üzerinden üçüncü bir ülkeye seyahat etmek isteyen yabancılardan vize talep edilmediği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” , 3.1. Anayasa’nın “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde, “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.” 4. Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin “Seyahat özgürlüğü” başlıklı 12’nci maddesinde; “1. Bir Devletin ülkesinde hukuka uygun olarak bulunan bir kimse, o ülke sınırları içinde seyahat etme özgürlüğüne ve yerleşeceği yeri seçme hakkına sahiptir. 2. Herkes kendi ülkesi de dahil, bir ülkeden ayrılmakta serbesttir. 3. Yukarıda belirtilen haklar, bu Sözleşmede tanınan diğer haklara uygun olarak ulusal güvenlik, kamu düzeni (ordre public), genel sağlık veya genel ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli sebepler ile hukuken öngörülmüş sınırlamalar dışında hiç bir sınırlamaya tabi tutulamaz. 4. Hiç kimse, kendi ülkesine girme hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5.1. “İnceleme ve araştırma başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
6. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun “Türkiye’ye giriş yasağı” başlıklı 9’uncu maddesinde, “(1) Genel Müdürlük, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir.
(2) Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanır.
(3) Türkiye’ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir.
(4) (Değişik:6/12/2019-7196/71 md.) Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılara, idari para cezalarını ödemiş olmaları ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamaları kaydıyla, Türkiye’ye giriş yasağı kararı alınmayabilir.
(5) 56 ncı madde uyarınca Türkiye’yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir.
(6) Genel Müdürlük, giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir.
(7) (Değişik:6/12/2019-7196/71 md.) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı sebebiyle Genel
Müdürlükçe; idari para cezaları ve kamu alacakları sebebiyle ise valiliklerce yabancıların ülkeye kabulü ön izin şartına bağlanabilir. (8) (Ek:6/12/2019-7196/71 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”, 6.1. “Vize verilmeyecek yabancılar” başlıklı 15’inci maddesinde, “(1) Aşağıda belirtilen yabancılara
vize verilmez:
a) Talep ettikleri vize süresinden en az altmış gün daha uzun süreli pasaport ya da pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar b) Türkiye’ye girişleri yasaklı olanlar c) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler … ,” 7. 17/03/2016 tarihli ve 29656 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yabancılar ve Uluslararası Koruma
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Türkiye’ye giriş yasağı ve ön izin şartı” başlıklı 8’inci maddesinde, “(1) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’de bulunması sakıncalı görülen yabancılar hakkında Genel Müdürlük; Türkiye’de iken hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılara ilişkin ise Genel Müdürlük veya valilikler ülkeye giriş yasağı kararı alabilir.
(2) Giriş yasağına ilişkin usuller şunlardır: …
(3) Kamu düzeni veya kamu güvenliği sebebiyle, bazı yabancıların ülkeye kabulü ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi ile veya doğrudan Genel Müdürlük tarafından ön izin şartına bağlanabilir. Sistemde ön izin şartına bağlı olduğu görülen yabancıların Genel Müdürlüğün olumlu görüşü alınmadan ülkeye girişlerine izin verilmez.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Şikayetçi vekili 04/08/2023 tarihli 2023/12546 No.lu başvurusunda özetle, müvekkil adına konmuş olan G kodlu “Genel Güvenlik” gerekçeli yurda giriş yasağının kaldırılmasını, müvekkilin mevcut durumda transit vize ile ülkemizi kullanarak Suudi Arabistan’a gidip gidemeyeceği, gidebilecekse bunun hangi işlemler ile yapılması gerektiği hususunda taraflarına bilgi verilmesini talep etmiş akabinde
Kurumumuzca verilen Gönderme Kararı sonrasında tarihinde Kurumumuza yaptığı ikinci başvurusunda özetle, Kurumumuza yapılan 2023/12456 sayılı başvurusu hakkında, İdare tarafından verilen cevabi yazının başvuru konusuna ilişkin yeterli görülmediği ifade ve iddia edilerek, 2023/12456 sayılı başvurusu ile bağlantılı olarak müvekkili adına sehven konulduğu kanaatinde oldukları tahdit kodlarının kaldırılması ve başvurusunun esastan incelenmesi talep edilmektedir.
10. 4/08/2023 tarihinde şikayetçi vekilinin Kurumumuza yapmış olduğu 2023/12546 No.lu başvuru hakkında idari başvuru yolu tüketilmediğinden 07/09/2023 tarihinde Göç İdaresi Başkanlığı’na muhatap 2023/11200- sayılı Gönderme Kararı verilmiştir. Gönderme Kararı üzerine şikayetçi vekili ile birlikte Kurumumuza da gönderilen Göç İdaresi Başkanlığı Yabancılar Genel Müdürlüğü’nün 10.10.2023 tarihli ve – – sayılı cevabında özetle, “Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından verilen karara istinaden, başvurucu söz konusu yabancı adına avukatının vermiş olduğu dilekçe ve talepler incelenmiştir. Bilindiği üzere Göç İdaresi Başkanlığı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma
Kanunu kapsamında yabancılara ilişkin iş ve işlemleri yürütmektedir. Bu kapsamda, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun 9. madde kapsamında yabancılar hakkında giriş yasağı kararı alınabilmektedir. Yine mezkur Kanun’un 7. ve 15. maddeler kapsamında yabancıların ülkemize girişlerine izin verilmeyebilir. Ancak Ülkemiz üzerinden üçüncü bir ülkeye transit gitmek isteyen yabancılar, ülkemize giriş yapmadan transit bölgeyi kullanarak seyahatlerini tamamlayabilmektedir. Halihazırda transit olarak ülkemiz üzerinden üçüncü bir ülkeye seyahat etmek isteyen yabancılardan vize talep edilmemektedir.” hususu belirtilmiştir.
11. Şikayetçi vekili tarihinde Kurumumuza yaptığı ikinci başvurusunda özetle, Kurumumuza yapılan 2023/12456 sayılı başvurusu hakkında, İdare tarafından verilen cevabi yazının başvuru konusuna ilişkin yeterli görülmediği ifade ve iddia edilerek, 2023/12456 sayılı başvurusu ile bağlantılı olarak müvekkili adına sehven konulduğu kanaatinde oldukları tahdit kodlarının kaldırılması ve başvurusunun esastan incelenmesi talep edilmektedir.
12. İdareye belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda serbesti tanınması ya da idarenin belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması idarenin takdir yetkisi olarak tanımlanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
13. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve E.2015/50, K.2015/107 sayılı kararında, “….
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususunu vurgulamaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
14. Ancak idareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bu koşullara uymalı, takdir yetkisini gerekçeli olarak kullanmalıdır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
15. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ne göre, “Herkes, kendi ülkesi de dahil, herhangi bir ülkeden ayrılma ve ülkesine geri dönme hakkına sahiptir” (m. 13/2). Bildiri’de yerleşme ve seyahat özgürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin özel bir düzenleme öngörülmemiş olmakla birlikte, Bildiri’nin 29’uncu maddesinde genel nitelikte bir sınırlama hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, “Herkes, haklarını ve özgürlüklerini kullanırken, ancak başkalarının hak ve özgürlüklerinin gereğince tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması, demokratik bir toplumda ahlâkın, kamu düzeninin ve genel refahın haklı gereklerinin karşılanması amacıyla kanunla belirlenmiş sınırlamalarla bağlı olabilir” (m. 29/2). Öte yandan Bildiri’de, “Bu Bildiri’nin hiçbir hükmü, herhangi bir devlet, topluluk ya da kişiye, Bildiri’de açıklanan hak ve özgürlükleri yok etmeye yönelik bir davranışa girişme ya da eylemde bulunma hakkını verecek şekilde yorumlanamaz” (m. 30), denilmek suretiyle temel hak ve özgürlüklerin kötüye kullanılmasını önleyen bir hüküm düzenlenmiştir.
16. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 4 Nolu Protokol’de de, seyahat özgürlüğü düzenlenmiştir.
Protokol’e göre, “Herkes, kendi ülkesi de dahil olmak üzere, her ülkeyi terk etmekte serbesttir.” (m. 2/2).
“Bu haklar ulusal güvenlik, kamu emniyeti, kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlık ve ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirler olarak ve kanunla öngörülmüş sınırlamalara tâbi tutulabilir” (m. 2/3).
17. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Medenî ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin, yerleşme ve seyahat özgürlüğünü düzenleyen hükmünde, “Herkes, kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeyi terk etmekte özgürdür”, denilmektedir (m. 12/2). Sözleşme, her iki özgürlüğün kısıtlanması bakımından şu hükme yer vermektedir: “Yukarıda sözü edilen haklara, ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığını ya da genel ahlâkı veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak üzere kanunlarla konmuş ve bu Sözleşme’de tanınan diğer haklarla uyumlu olanlar dışında, herhangi bir sınırlama konulamaz” (m. 12/3).
18. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), öncelikle yerleşik uluslararası hukuk çerçevesinde ve
Sözleşme’ye dâhil diğer antlaşmalardan doğan yükümlülüklere dayalı olarak Sözleşmeci devletlerin yabancıların ülkeye giriş, ülkede ikamet ve ülkeden sınır dışı edilmelerini denetlemek hakkına sahip olduğunu teyit etmektedir (Vilvarajah ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 13163/87, 30/10/1991, § 102; Ahmut/Hollanda, B. No: 21702/93, 28/11/1996, § 67-b).
19. Sözleşme bir yabancının ülkeye giriş yapma veya orada ikamet etme hakkını yahut bir kişinin aile yaşamını belirli bir ülkede kurma şeklindeki bir hakkı güvence altına almamaktadır (Abdulaziz, Cabales and Balkandali/Birleşik Krallık [GK], B. No: 9214/80…, 28/5/1985, § 68; Ahmut/Hollanda, § 67-c).
20. 1982 Anayasası’nın “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlığını taşıyan 23’üncü maddesi hükmünde, herkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olduğu düzenlenmiş; her iki özgürlüğün kısıtlanması bakımından farklı ölçütler öngörülmüştür. Anayasa’nın anılan hükmüne göre, seyahat özgürlüğü “suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek” amacıyla ve kanunla sınırlanabilir (m.
23/3).
21. Uluslararası hukukun temel metinlerinden biri olan AİHS’de hakların sınırlanması bakımından ulusal güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlık, ahlak ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi ölçütler belirleyici olmuştur. En önemli ölçüt ise sınırlamanın kanunla öngörülmüş olmasıdır.
22. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 9’uncu maddesinde, Göç İdaresi
Başkanlığının (Genel Müdürlüğünün), gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabileceği; Başkanlığın, giriş yasağını kaldırabileceği veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebileceği açık hükmüne yer verildiği görülmektedir. 17/03/2016 tarihli ve 29656 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yabancılar ve
Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Türkiye’ye giriş yasağı ve ön izin şartı” başlıklı 8’inci maddesinde de benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir.
23. Devletlerin, uluslararası hukukta genel kabul gören ülkesel egemenlik ilkesi ile sahip oldukları yetkileri sebebiyle yabancıları ülkelerine kabul etme yükümlülüğü olmadığı gibi, yabancıları ülkeye kabul hususunda da gerekli gördükleri şartları belirlemekte mutlak yetkili oldukları kabul edilir. Kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ülkeye girmesinde sakınca görülen yabancının ülkeye girişinin yasaklanabileceğine ilişkin düzenleme ile idareye oldukça geniş bir takdir yetkisi verildiğini söylemek mümkündür.
24. Danıştay, yabancıların ülkeye girişinin yasaklanmasına gerekçe olan durumun bir mahkeme kararı ile belirlenmiş olmasını zorunlu tutmamakta, bu konuda idareye tanınan takdir yetkisini geniş yorumlamaktadır. YUKK’taki düzenlemeden de (m. 9/1) yabancının ülkeye girişinin sakıncalı görülmesi için herhangi bir mahkeme kararına gerek duyulmadığı anlaşılmaktadır. (Bkz. Danıştay 10. Daire,
20.01.2000 tarih ve E. 1997/6513, K. 2000/128 sayılı karar; Danıştay 10. Daire, 19.10.1995 tarih ve E.
1993/3535, K. 1995/4616 sayılı karar; Ankara 17. İdare Mahkemesi, 26.12.2012 tarih ve E. 2012/610, K.
2012/2665 sayılı kararı onayan Danıştay 10. Daire, 21.03.2016 tarih ve E. 2013/3032, K. 2016/1568 sayılı karar.)
25. Anayasa’nın devletin temel amaç ve görevlerini düzenleyen 5. maddesi (kişinin maddî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak) ve yaşama hakkını düzenleyen 17. maddesi hükümleri uyarınca, Devlet vatandaşını koruma yükümlülüğü altındadır. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma kapsamında, Irak vatandaşı olan şikayetçi hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire
Başkanlığı’nın yazısına istinaden “Genel Güvenlik” gerekçeli yurda giriş yasağı tanzim edildiği tespit edilmiştir.
26. Şikayetçi vekilinin iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ile ilgili tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın 04.08.2023 tarihli başvurusunda müvekkilinin şu anda menşe ülkesi olan Irak’ta bulunduğunu, yurtdışı bağlantılı firmalarla ticari faaliyetler yürütmekte olan müvekkilinin sık sık iş için yurt dışına ve özellikle Suudi Arabistan ülkesine gitmesi gerektiğini, Suudi Arabistan merkezli bir şirketten iş teklifi almış olduğunu, bu ülkeye gitmek istediğini ifade ettiği, İdarece şikayetçi vekiline, ülkemiz üzerinden üçüncü bir ülkeye transit gitmek isteyen yabancıların, ülkemize giriş yapmadan transit bölgeyi kullanarak seyahatlerini tamamlayabildikleri, halihazırda transit olarak ülkemiz üzerinden üçüncü bir ülkeye seyahat etmek isteyen yabancılardan vize talep edilmediğinin bildirildiği, ilgili idaresince devlet güvenlik birimlerinin güvenlik gereğine ilişkin
yazısı dikkate alınmak suretiyle ve hükümranlık yetkisi dahilinde tesis olunduğu anlaşılan şikayet konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
28. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret
Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi