|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, müvekkilinin yurt dışı borçlanması yaparak emeklilik talebinde bulunduğunu, ancak Kurumun talebini reddettiğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve Kurumun kararının iptaline karar vermiştir. Davalı Kurum vekili, istinaf başvurusunda bulunmuş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararının usul ve esas yönünden yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddini talep etmiştir. Ancak Yargıtay, temyiz edilen kararın, tarafların iddia ve savunmalarına, belgelere ve uygulanması gereken hukuk kurallarına uygun olduğunu, dolayısıyla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesindeki nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8736 E. , 2024/10803 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/634 E., 2024/1557 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/305 E., 2020/97 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun, müvekkiline, Avrupadaki çalışmalarını borçlandığı takdirde emekli olabileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin bunun üzerine yurt dışı borçlanması yaparak bedelini Kuruma ödediğini, 30.05.2019 tarihinde Kuruma başvurarak tahsis talebinde bulunduğunu, aradan 4,5 ay sonra, Kurumca, talep tarihinde 5375 günlük prim ödeme şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile talebin reddedildiğini, ret gerekçesinin şifahi olarak davacının çalıştığı bazı firmaların denetimde olduğunu, bu yüzden de firmalardaki çalışmalarının sayılmadığının bildirildiğini, davacının sigorta başlangıcının 1988/1 olduğunu 25 yıllık sigortalılık süresi ve 5375 gün prim ödeme, 50 yaşını doldurması koşullarını taşıdığını belirterek 30.05.2019 tarihli talebini takip eden ay başından itibaren ödenmeyen alacaklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum Genel Müdürlüğünün 10.11.2015 tarihli genel yazısında sahte işyeri tescili yapılan işyerleri ile ilgili olarak tescil programına, sahte, kontrollü ve şüpheli kodlarının konulması sağlanarak, bu işyerlerinden bildirilen sigortalılar hakkında yersiz olarak hizmet bildirme ve birleştirme yapılmaması açısından sahte işyeri, kontrollü işyeri, şüpheli işyerinden bildirilen hizmetlerin farklı renk (turuncu) ile gösteriminin sağlandığını, bu şekilde hizmet bildirimi yapılan sigortalılar hakkında Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen denetim raporları bulunduğundan bu tarz işyerlerinden hizmetlerin iptal edileceğinin talimatlandırıldığını, kontrollü işyeri kodu bulunan işyeri dosyaları hakkında denetim sonucuna göre işlem yapılmakta olduğunu, bu işyerinde yapılan denetim sonucunun müvekkil Kurumdan sorulmasının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; ”İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde: “…Davanın kabulü ile 1-SGK Afyonkarahisar İl Müdürlüğünün davacının tahsis talebinin reddine dair kararının iptaline, müracaat tarihi olan 30.05.2019 tarihini takip eden ay başından itibaren ödenmeyen aylıklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesine,…” şeklinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili Kurum zararının meydana gelmesi durumunda söz konusu olabileceğinden bilirkişi raporunun bu hizmetlerin geçerli sayılmasının kabulü vb. tespitlerine katılmadıklarını, müvekkil Kurum denetmenlerince yapılan denetimin aşamasının düzenlenecek raporun celbinin akabinde gerekirse bilirkişiden ek rapor tanzimi yerel mahkemeden taleplerinin reddine dair verilen kararın yerinde olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; ”Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle Kanun’a uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, dairemizce Kuruma yazılan müzekkere cevabında, davacının hizmet döküm cetvelinde görünen çalışmalarının iptal edildiğine dair bilgi ve belge sunulmamış olmasına göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanunun 79/1 ve geçici 81 inci maddeleri, 3201 ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.