|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının yurt dışı borçlanma süresinin belirlenmesi ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkindir. Davacı, 15.06.1988 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini ve 01.01.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da esastan reddedilmiştir.
Yargıtay, davacının ödediği borçlanma sürelerinin değerlendirilmesinde eksik araştırma yapıldığını tespit etmiştir. İlk borçlanma talebine istinaden ödediği 1566 gün ile ikinci borçlanma talebine istinaden ödenen 2040 günün, yasal çerçevede doğru şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davacının temyiz itirazlarını kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Bu karar, borçlanma sürelerinin doğru bir şekilde tespit edilmesi ve yaşlılık aylığı bağlanması açısından önem taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2023/12844 E. , 2024/2754 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/365 E., 2023/1597 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/65 E., 2021/337 K.
Taraflar arasındaki yurt dışı borçlanma süresinin 15.06.1988-14.02.1994 arasına maledilmesi, 15.06.1988 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak alınarak 01.01.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması, aylıkların faizleriyle ödenmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının yurt dışı borçlanması ile ödediği 2040 günün 15.06.1988-14.02.1994 tarihleri arasına maledilemesini, 15.06.1988 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak kabulü ile 01.01.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma süresinin 15.06.1988-14.02.1994 arasına maledilmesi, 15.06.1988 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak alınarak 01.01.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması, aylıkların faizleriyle ödenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201, 506 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
2-3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi.
” Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” başlıklı madde,
” Madde 5 – (Değişik birinci fıkra: 17.04.2008-5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.
(Ek fıkra: 17.04.2008-5754/79 md.) (Değişik fıkra:17.07.2019-7186/10 md.)Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(Ek fıkra: 17.04.2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz. (Ek cümle: 10.09.2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.
(Ek fıkra:17.07.2019-7186/10 md.) Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanun’un 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir.” düzenlemesini içerir.
3.Değerlendirme
İnceleme konusu davada, 01.04.1960 doğumlu davacının; Türkiye’de 16.11.2018-17.11.2018 tarihleri arasında 2 gün 4/1-a kapsamda hizmetinin, 15.06.1988-01.07.2015 tarihleri arasında da Almanya’da hizmetlerinin bulunduğu, ilk defa 19.11.2018 tarihinde borçlanma talebinde bulunarak bu borçlanmaya istinaden 1566 günlük borçlanmayı ödediği, davalı Kurum’un bu süreyi 4/1-a kapsamda değerlendirdiği, ikinci defa 19.10.2020 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu ve borçlanmaya istinaden de süresinde 2040 günlük borçlanma süresini ödediği, bu sürelerin ise 4/1-b kapsamda değerlendirildiği, 30.12.2020 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebinin 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece, davacının ilk borçlanma talebine istinaden ödediği 1566 günün, davacının borçlanma talebine istinaden ibraz ettiği ispatlayıcı belgelerde bulunan son tarihten geriye doğru, ikinci borçlanma talebine istinaden ödenen 2040 günün ise daha önce maledilen ilk tarihten başa doğru hizmetler olarak işlenmesi gerektiği gözetilerek, yaşlılık aylığı tahsis talebinin 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.