|
ÖZET: Başvuran, yurt dışında çalıştığı sürelerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hatalı bir şekilde değerlendirildiğini ve emekli aylığının bağlanmadığını belirterek, hatalı işlemlerin düzeltilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunmuştur. Başvuru sürecinde, başvuranın SGK’ya yaptığı müracaatlar ve sunduğu belgeler doğrultusunda, yurt dışı borçlanma talepleri ile ilgili karmaşık bir durum ortaya çıkmıştır. Başvuran, yurt dışında çalıştığı sürelerin doğru bir şekilde hesaplanmadığını, bu nedenle emeklilik hakkının ihlal edildiğini ifade etmiştir.
SGK’nın verdiği yanıtta, başvuranın borçlanma taleplerinin yanlış değerlendirildiği ve bazı günlerin iptal edildiği belirtilmiştir. Ancak, başvuranın yurt dışındaki çalışmalarının borçlandırılmasına ilişkin süreçte yaşanan iletişim eksiklikleri ve hatalı yönlendirmeler nedeniyle mağduriyetinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Başvuranın, emeklilik şartlarını yerine getirmesine rağmen SGK’nın hatalı işlemleri nedeniyle emekli olamadığı ve bu durumun sağlık sorunlarına da yol açtığı ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için SGK’ya tavsiyede bulunmuş ve emeklilik işlemlerinin en kısa sürede tamamlanmasını istemiştir. Ayrıca, sigortalıların emeklilik süreçlerinde doğru bilgilendirilmesi ve tercih yapmalarına olanak tanıyacak mekanizmaların kurulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, SGK’nın hatalı işlemleri düzeltmesi ve başvuranın haklarını teslim etmesi beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/7124-S.20.11301
BAŞVURU NO : 2019/20878
KARAR TARİHİ : 11/05/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Yurtdışı çalışmalarına ilişkin borçlanma sürelerinin
BAŞVURUNUN KONUSU :
tespitinde idare tarafından hatalı işlem tesis edildiğini ve yanlış yönlendirildiğini ifade eden başvuranın hatalı işlemlerin düzeltilerek emekli aylığının bağlanması ve mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29/11/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından, uzunca bir dönem yurt dışında ve ülkemizde çeşitli pozisyonlarda çalıştığı, emekli olabilmek adına Sosyal Güvenlik Kurumu Erzurum İl Müdürlüğüne müracaatta bulunduğu, Kurum personeli tarafından istenilen evrakların hepsini teslim ettiği, tarafına en geç iki ay içerisinde emekli olacağı söylendiği halde söz konusu süre geçtikten sonra emekli olamadığı, bunun üzerine yeniden Kuruma başvurduğu, tarafına Kurumdan kaynaklı bir yanlışlık nedeni ile fazladan yatırılan prim günlerinin düzeltilmesi gerektiği cevabının verildiği, söz konusu hatanın Kurumca alternatif yollara başvurularak çözülmeye çalışıldığı, bu çerçevede yurt dışı borçlanması yaptığı bazı günlerin kabul edilebileceğinin, bazılarının ise
BAĞKUR günleriyle aynı döneme denk gelmesi nedeniyle kabul edilemeyeceğinin, sonrasında ise 140 gününün açık kaldığının ve bunun IRAK’ta çalıştığı günlerden telafi edilebileceğinin söylendiği, sürecin uzamaması için kendisinin IRAK’a gidip çalıştığı günleri gösteren evrakları elden getirmesinin istenmesine müteakip IRAK’a gidip evraklarını elden getirdiği, bu süre zarfında maddi ve manevi olarak yıprandığı ancak IRAK’tan getirdiği evrakların geçersiz olduğunun söylendiği, akabinde yurt dışı borçlanmasından kaynaklı 17 TL olarak borçlandığı ve ödediği prim günlerinin 27 TL olarak yeniden hesaplandığının ancak yine 90 günlük prim açığı olduğunun, bu süreyi herhangi bir sigortalı işte çalışarak geçirirse emekli olacağının söylendiği, bu şekilde sürekli gün açığı olduğu söylenerek bir türlü emekli edilmediği, özetle kurum tarafından yapılan bir hatanın üstünün kapatılmaya çalışıldığı, sağlık sorunları olduğu ve bu süreçte çokça yıprandığı, aynı dönemde müracaatta bulunduğu arkadaşlarının emekli edilmesine rağmen kendisinin emekli edilmemesi nedeniyle mağdur edildiği, bu duruma
Kurum personelinin tavrı, ilgisizliği, dosyasının gereğince incelenmemesi, hatalı yönlendirilmesinin sebep olduğu, defaatle başvurmasına ve her türlü hukuki prosedürü yerine getirmesine rağmen bir türlü emekli edilmediği, bu çerçevede SGK’daki işleyişin hukuka uygun olmadığı kanısında olduğu, kanaatine göre yaklaşık bir yıl önce emekli olması gerektiği halde Kurumun hatası nedeniyle bu hakkından mahrum kaldığı belirtilerek emekli olabilmesi adına SGK tarafından yapılan yanlışlığın ivedi olarak düzeltilmesi, emeklilik işlemlerinin tamamlanması ve mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 21.02.2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri
Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 22.03.2020 tarihli ve sayılı yazı ve
eklerinde özetle:
2.1. Başvuranın ilk kez 16.02.2017 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğu, ancak adına 1079 gün karşılığı tahakkuk ettirilen borçlanma tutarını ödemediği, 2.2. Başvuranın 15.10.2018 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğu, ancak 1056 gün yerine sehven 1795 gün borçlanma işlemi yapıldığı ve 1795 günlük borçlanma tutarının başvuran tarafından ödendiği, sehven borçlandırılan 739 günün başvuranın hizmetinden silindiği, borçlandırılabilecek 1056 günlük sürenin 361 günlük kısmının ise 5510 sayılı
Kanunun 4/1-(a) kapsamındaki hizmetlerle çakışmasından dolayı iptal edildiği, başvuranın fazla ödediği tutarın ise daha sonra yapılacak borçlanma işlemlerinde mahsup edilmek üzere başvuranın talebi doğrultusunda iade edilmediği, 2.3. Başvuranın 31.05.2019 tarihinde 341 gün yurt dışı borçlanması, 20.06.2019 tarihinde 390 gün askerlik borçlanması yaptığı, bu borçlanmalar için tahakkuk ettirilen tutarın önceki borçlanma işlemi için fazla ödenmiş tutardan mahsup edildiği, arta kalan tutarın başvurana iade edildiği, 2.4. 2011/48 sayılı Genelge’ye göre ülkemizdeki geçerli sigortalılık sürelerinin sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde geçen çalışmalarla çakışması halinde söz konusu yurt dışı sürelerin borçlandırılmadığı, dolayısıyla 23.8.2012 – 17.5.2013 tarihleri arasında ülkemizde 4/1-(a) kapsamında sigortalı olduğundan başvuranın 17.5.2012 – 17.5.2013 tarihleri arasında
Irak’ta geçen çalışmalarının borçlandırılmasına imkan bulunmadığı, 2.5. Borçlanma işlemlerinde 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesinde belirtilen esasların dikkate alındığı, buna göre başvuran için de esas alınan asgari günlük borçlanma tutarının 2018 yılı için 21,65 TL, 2019 yılı için 27,29 TL olduğu, 2.6. Başvuranın tahsis talebinde bulunduğu 05.04.2019 tarihinde 2685 gün 4/1-(a), 780 gün 4/1(b), 1056 gün yurt dışı borçlanma, 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5061 prim ödeme gününün bulunduğu, tahsis talebinden sonraki çalışmaları neticesinde 120 gün daha 4/1(a) hizmeti bulunduğu ve mevcut toplam hizmetinin 5181 güne ulaştığı, başvuranın 506 sayılı
Kanun’un geçici 81’inci maddesi gereği 25 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve 5300 gün şartına tabi olduğu, 2.7. Başvuranın dosyasının incelenmesinde; 4/1-(a) ve (b) kapsamındaki çalışmalarının yanında birden çok ülkede geçen yurt dışı çalışmaları olup bu çalışmalara ve askerlik süresine istinaden borçlanma taleplerinin bulunduğunun tespit edildiği, dosyadaki karışık durum ve iletişim eksikliğinden dolayı başvurana şifahen eksik bilgi verildiğinin anlaşıldığı, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Başvuranın borçlanma talebinde bulunduğu tarih itibarıyla 3201 sayılı Yurt Dışında
Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri
Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un; 5.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesi; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.
5.2. “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4’üncü maddesi;
“Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32’sidir…” 6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun Geçici 81’inci maddesi; “…
B) 23.5.2002 tarihinde; …
f) Sigortalılık süresi 13 (dahil) yıldan fazla, 14 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 15 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 17 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları ve en az 5300 gün, …
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
…” 7. 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 numaralı “Bakanlıklara
Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”nin Sosyal Güvenlik Kurumu başlıklı
Otuzuncu Kısmı altındaki; 7.1. “Kurumun amacı ve görevleri” başlıklı 405’inci maddesi; “Kurumun temel amacı; sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı etkin, adil, kolay erişilebilir, aktüeryal ve malî açıdan sürdürülebilir, çağdaş standartlarda sosyal güvenlik sistemini yürütmektir. (2) Kurumun görevleri şunlardır: … b) Hizmet sunduğu gerçek ve tüzel kişileri hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, haklarının kullanılmasını ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırmak. c) Sosyal güvenliğe ilişkin konularda; uluslararası gelişmeleri izlemek, Avrupa
Birliği ve uluslararası kuruluşlar ile işbirliği yapmak, yabancı ülkelerle yapılacak sosyal güvenlik sözleşmelerine ilişkin gerekli çalışmaları yürütmek, usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaları uygulamak …” , 7.2. “Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü” başlıklı 414’üncü maddesi; “Emeklilik
Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır: a) Sosyal güvenlik mevzuatında yer alan emeklilik işlemlerini yürütmek. b) Sigortalı ve hak sahiplerine yönelik hizmetlerin ve her türlü iletişimin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirleri almak. c) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı Kanun, 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Kanun, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Kanun, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun, 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanun, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanun, 24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı Kanun, 16/12/1960 tarihli ve 168 sayılı Kanun hükümleri ile yılı bütçe kanunlarına ekli cetvellerde ve 2330 sayılı
Kanuna atıfta bulunan diğer kanun hükümlerine göre bedeli Hazine tarafından karşılanmak suretiyle 5502 sayılı Kanunla devredilen Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel
Müdürlüğü tarafından yapılması gereken tazminat ve yardım işlemleri ile bu kanunlar kapsamında bulunan er, erbaş ve sivil görevlilere yönelik aylık ve diğer ödemeleri yapmak. ç)
Kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlarla ilgili işlemleri yapmak. d) Yabancı ülkelerle yapılacak sosyal güvenlik sözleşmelerine ilişkin gerekli çalışmaları yürütmek. e)
Mevzuatta yer alan ve görev alanına giren hususlarla ilgili iş ve işlemleri yapmak. f) Görev konusuyla ilgili uygulamaları izlemek ve geliştirmek. g) Sigortalı ve hak sahiplerini sosyal güvenlik mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirmek. ğ) Başkan tarafından verilecek benzer nitelikteki diğer görevleri yapmak.”, 7.3. “Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü” başlıklı 417’inci maddesi; “Hizmet Sunumu
Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır: a) Kurumun gerçek ve tüzel kişilere yönelik hizmet sunumunun kesintisiz olarak yerine getirilmesini sağlamak. b) Hizmet sunumuna ilişkin konularda performansın geliştirilmesine yönelik olarak ilgili birimler ile birlikte iş süreçlerini belirlemek, yürütülen işlerle ilgili verileri toplamak, analiz etmek, elde ettiği sonuçları ilgili birimlerle paylaşarak iş süreçlerini geliştirmek. … d) Sosyal güvenlik veri tabanını oluşturmak, diğer kamu idarelerinin veri tabanları ile entegrasyonunu sağlamak, sosyal güvenlik veri tabanı bilgilerinin güncelliğini sağlamak ve Kurum faaliyetlerinin etkililiğini artıracak şekilde kullanıma sunmak.”, 7.4. “Yazışma, evrak, bilgi arşivleme esasları” başlıklı 433’üncü maddesi; “Kurumun her türlü işlemleri ve kayıtları elektronik ortamda tutulabilir. Elektronik ortamda yapılan işlemlerin ve saklanan bilgilerin tespit ve tevsikinde Kurum kayıtları esas alınır. Kurum kayıtları, adlî ve idarî merciler nezdinde resmî belge olarak geçerlidir. Kurum kayıtlarına itiraz edilmesi halinde ispat mükellefiyeti itiraz edene aittir. Kişilerin başvurularından, Kurum tarafından reddedilenlerin gerekçelerinin bildirilmesi ve konuyla ilgili kişilerin kanunî haklarına yer verilmesi zorunludur.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran tarafından özetle, yurt dışı çalışmalarına ilişkin borçlanma sürelerinin tespiti işlemlerinde Sosyal Güvenlik Kurumunca hatalı işlem tesis edildiği, yanlış yönlendirildiği ve emekli aylığı bağlanma şartlarını taşıdığı halde aylığının bağlanmadığı belirtilerek hatalı işlemlerin düzeltilmesi, emekli aylığının bağlanması ve mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumunca gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın borçlanabileceği yurt dışı çalışma süresinin ilk olarak sehven 1056 gün yerine 1795 gün üzerinden belirlendiği ve borçlanma işleminin bu gün sayısı üzerinden yapıldığı, fazla tespit edilen 739 günün daha sonra başvuranın tescilinden silindiği, bununla birlikte borçlanılabilecek kapsamdaki 1056 günün 361 gününde başvuranın ülkemizde 4/1-(a) kapsamında sigortalı olduğunun sonradan tespit edilmesi üzerine bu günlere ait borçlanmanın da iptal edildiği, dosyadaki karışık durum ve iletişim eksikliğinden dolayı başvurana şifahen eksik bilgi verildiğinin anlaşıldığı, son durumda toplam 5181 prim ödeme gün sayısı olan başvuranın tarafına emekli aylığı bağlanabilmesi için 25 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve 5300 prim ödeme gününün doldurulması şartlarına tabi olduğu bildirilmiştir.
11. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın yurt dışı borçlanma işlemlerinin zamanında ve doğru yapılıp yapılmadığı ile hak ve yükümlülükleri konusunda gereğine uygun şekilde bilgilendirilip bilgilendirilmediğine bağlı olarak başvurana emekli aylığı bağlanması işlemlerinde hata bulunup bulunmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
12. Başvuranın yurt dışı borçlanma işlemleri hakkında; 12.1. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin
Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un amaç ve kapsamının belirlendiği 1’inci maddesinde ülkemiz sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olmak ve istekte bulunmak kaydıyla Kanun’da belirlenen diğer şartları da taşıyanların yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılmak suretiyle sosyal güvenlik bakımından değerlendirileceği düzenlenmiştir.
12.2. Aynı şekilde Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde de sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında geçen sürelerle çakışan yurt dışı sürelerinin borçlandırılmayacağı düzenlenmiştir.
12.3. Yine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın “Yurt dışı borçlanma ve tahsis işlemleri” konulu 2011/48 sayılı Genelgesi’nin başvuranın yurt dışı borçlanma işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan “1.2.5 Yurt dışı sürelerin yurtiçi hizmet süreleri ile çakışması” başlığı altında, sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında geçen sürelerle çakışan yurt dışı sürelerinin borçlandırılmasına imkan bulunmadığı, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerdeki çalışmalarla çakışan ülkemizdeki prim ödeme sürelerinin mevzuatımıza göre geçerli hizmet olarak kabul edilmesi halinde iptal edilmeyeceği ve bu sürelerle çakışan yurt dışı sürelerinin de borçlandırılmayacağı açıklanmıştır.
12.4. Öte yandan 4 numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer
Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde Sosyal
Güvenlik Kurumunun ve bünyesindeki farklı birimlerin görevleri arasında; hizmet sunduğu gerçek ve tüzel kişileri hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, haklarının kullanılmasını ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırmak, sosyal güvenlik mevzuatında yer alan emeklilik işlemlerini yürütmek, sigortalı ve hak sahiplerine yönelik hizmetlerin ve her türlü iletişimin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirleri almak, sigortalı ve hak sahiplerini sosyal güvenlik mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirmek açıkça sayılmıştır.
12.5. Başvuran ilk kez 16.02.2017 tarihinde yurt dışı borçlanma talebiyle Sosyal Güvenlik
Kurumuna müracaat etmiş, bu müracaatında 22.06.1993 – 10.12.1993, 19.06.1995 – 08.12.1995, 30.04.2002 – 16.05.2002, 29.11.2007 – 20.08.2008 ve 25.02.2008 – 24.07.2008 tarihleri arasında yurt dışında çalıştığını gösterir belgeleri sunmuştur. Başvuran 18.02.2017 tarihinde de askerlik borçlanması talebinde bulunmuş ise de gerek yurt dışı borçlanma talebine istinaden adına tahakkuk ettirilen 1079 gün karşılığı borçlanma tutarını gerekse askerlik borçlanma talebine istinaden adına tahakkuk ettirilen 542 gün karşılığı borçlanma tutarını süresi içinde ödememiştir. Tahakkuk ettirilen borç tutarlarının süresi içinde ödenmemesi nedeniyle başvuran herhangi bir hizmet süresi kazanamamıştır.
12.6. Başvuran 15.10.2018 tarihinde hizmet belgeleri ve işveren bonservislerinin dosyasında mevcut olduğunu belirterek yeniden yurt dışı borçlanma talebinde bulunmuş, ilk olarak adına
30.04.2002 – 16.05.2005 (1097 gün), 08.12.2007 – 20.02.2008 (73 gün), 25.02.2008 –
24.07.2008 (150 gün), 18.05.2010 – 23.08.2010 (96 gün), 23.01.2012 – 23.07.2012 (181 gün),
27.01.2015 – 15.08.2016 (559 gün) olmak üzere toplam 2156 gün karşılığı borç tahakkuk
ettirilmiştir. Başvuran, Kurumca tarafına söz konusu sürelerden 01.05.2008 – 06.01.2014 tarihleri arasında 4/1-(b) kapsamında sigortalı olduğunun ve söz konusu dönemlerin iptali sonrası kalan kısımları borçlanabileceğinin bildirildiğini belirterek 21.11.2018 tarihinde borçlanma başvurusunu yenilenmiştir. Bu kez başvuran adına 30.04.2002 – 16.05.2005 (1097 gün), 08.12.2007 – 30.04.2008 (139 gün), 27.01.2015 – 15.08.2016 (559 gün) olmak üzere toplam 1795 gün karşılığı borç tahakkuk ettirilmiş ve 38.861,75 TL tutarındaki borcun tamamı
05.03.2019 tarihinde süresi içinde ödenmiştir.
12.7. Anılan işlemlere yönelik olarak Kurumumuzun bilgi-belge talebi yazısına istinaden
İdareden alınan yanıtta; başvuranın 1056 gün yerine sehven 1795 gün borçlandırıldığı, bu süreden 739 günün fazladan borçlandırıldığı için, 361 günün ise Türkiye’deki 4/1-(a)
kapsamındaki sigortalılık süreleri ile çakıştığı için (toplam 1000 gün) iptal edildiği belirtilmiştir. Ancak İdarenin sunduğu 26.02.2020 tarihli hizmet dökümünde ve borçlanma işlemlerine ilişkin kayıtlarda başvuranın 15.10.2018 tarihli talebine istinaden borçlandırıldığı tarih aralıklarından yalnızca 30.04.2002 – 16.05.2005 (1097 gün) döneminin daha önce başvuran tarafından sunulan yurt dışı çalışmalarına ilişkin bildirimle uyumlu şekilde
30.04.2002 – 16.05.2002 (17 gün) olarak değiştirildiği, dolayısıyla başvuranın iptal edilen gün
sayısının 1000 gün değil 1080 gün olduğu görülmektedir.
12.8. Yine, başvuranın hizmet dökümünün incelenmesinden fazladan borçlandırıldığı ve
Türkiye’de sigortalı olduğu gerekçesiyle iptal edilen 17.05.2002 – 16.05.2005 (1080 gün)
dönemi içindeki 17.05.2002 – 22.10.2004 (975 gün) ile 10.12.2004 – 16.05.2005 (186 gün)
dönemlerinde toplam 1031 gün herhangi bir sigortalılık kaydının bulunmadığı, yalnızca
23.10.2004 – 10.12.2004 (49 gün) döneminde Türkiye’de 4/1-(a) kapsamında sigortalılık
kaydının bulunduğu görülmektedir. Bununla birlikte başvuranın, iptal edilen 1080 günlük dönemi borçlanmak için idareye herhangi bir talepte bulunmadığı gibi anılan dönemde yurt dışında çalıştığına dair herhangi bir yazılı bildirimde de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla her ne kadar herhangi bir çakışmadan söz edilemeyecek olsa da başvuran tarafından yurt dışı borçlanma talebine konu edilmeyip yurt dışında çalışıldığına dair herhangi bir belge sunulmayan 17.05.2002 – 16.05.2005 dönemine ilişkin 1080 günlük sürenin yurt dışı borçlanma yapılabilecek kapsamda olmadığı da açıktır. Sonuç olarak, başvuranın 15.10.2018 tarihli borçlanma talebine istinaden kazandığı hizmet sürelerinin, idare tarafından 17.05.2002
– 16.05.2005 dönemine ilişkin 1080 günlük süre iptal edildikten sonra 30.04.2002 – 16.05.2002 (17 gün), 08.12.2007 – 20.02.2008 (73 gün), 25.02.2008 – 30.04.2008 (66 gün), 27.01.2015 –
15.08.2016 (559 gün) olmak üzere toplam 715 gün olarak belirlendiği görülmektedir.
12.9. Başvuran 05.04.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş, 25.04.2019 tarihli dilekçesinde ödediği yurt dışı borçlanmasının bir kısmının kabul edilmediğini belirterek 1993 – 1995 yılları arasında Rusya’da geçen çalışmalarını borçlanabilmek için Rusya’dan hizmet belgesi talebinde bulunduğunu, anılan belge temin edilene kadar fazla ödediği yurt dışı borçlanma tutarından artan kısmın sonraki borçlanma işlemlerinde kullanılmak üzere tarafına iade edilmemesini talep etmiştir.
12.10. Aynı dönemde İdarenin 05.04.2019 ve 24.04.2019 tarihli işlemleri ile başvuranın 4/1(b) kapsamındaki hizmet süresi, 12 aydan fazla borcu olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un geçici 63’üncü maddesi gereği yeniden belirlenmiştir. Daha önce başvuran tarafından Kurumca kendisine bildirim yapıldığı belirtilerek borçlanma işlemlerinde dikkate alınmaması talep edilen 4/1-(b) kapsamındaki sürelerden 01.02.2009 – 06.01.2014 tarihleri arasındaki 01.02.2009 – 01.03.2011, 01.04.2011 – 27.07.2011, 23.08.2011 – 08.09.2011, 01.11.2011 – 22.08.2012,
16.11.2013 – 06.01.2014 dönemleri toplam 1 yıl 4 ay 27 gün (507 gün) 5510 sayılı Kanun’un
geçici 63’üncü maddesi gereği durdurulmuş, 31.12.1997 – 31.05.1999 ile 01.05.2008 –
31.01.2009 tarihleri arasındaki 2 yıl 2 aylık (toplam 780 gün) süre ise başvuranın 4/1-(b)
kapsamında sigortalı olduğu süre olarak belirlenmiştir.
12.11. Başvuran 14.11.2018 ve 06.03.2019 tarihlerinde askerlik borçlanması talebinde bulunmuş ve adına tahakkuk ettirilen borç tutarlarını süresi içinde ödememişse de daha sonra
03.04.2019 (150 gün karşılığı) ve 20.06.2019 (390 gün karşılığı) tarihlerinde yeniden askerlik
borçlanması taleplerinde bulunmuş, bu kez adına tahakkuk ettirilen borçlanma tutarları daha önce 15.10.2018 tarihli borçlanma başvurusuna istinaden yaptığı fazla ödemeden mahsup edilmiştir.
12.12. Başvuran 31.05.2019 tarihinde Rusya’da geçen yurt dışı çalışma sürelerini borçlanma talebinde bulunmuş, adına 22.06.1993 – 12.12.1993 (171 gün) ile 19.06.1995 – 08.12.1995 (170 gün) tarihleri arası 341 gün karşılığı tahakkuk ettirilen borçlanma tutarı da daha önce
15.10.2018 tarihli borçlanma başvurusuna istinaden yaptığı fazla ödemeden 18.08.2019 ve
23.08.2019 tarihlerinde mahsup edilmiştir.
12.13. Diğer yandan İdare 05.07.2019 tarihli yazısında, başvuranın 5061 günü olduğunu, tarafına yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için 5300 prim ödeme gün sayısı bulunması gerektiğini belirterek başvuranın 05.04.2019 tarihli tahsis talebini reddetmiştir.
12.14. Başvuran 08.08.2019 tarihinde Erbil Başkonsolosluğuna sunulmak üzere hazırlanmış belgelerle yurt dışı borçlanma talebinde bulunmuş, anılan talep eksik bilgi ve belge sunulduğu gerekçesiyle idarenin 09.09.2019 tarihli yazısı ile reddedilmiştir. Konuya ilişkin Kurumumuzun bilgi-belge talebi yazısına idare tarafından verilen yanıtta, başvuranın 17.05.2012 – 17.05.2013 tarihleri arasında Irak’ta çalıştığını beyan ettiği ancak başvuranın söz konusu sürelerle çakışan
23.08.2012 – 17.05.2013 tarihleri arasında Türkiye’de de 4/1-(a) kapsamında sigortalı olduğu,
bu nedenle çakışan süreleri için borçlandırma işlemi yapılmasına imkan bulunmadığı belirtilmiş olup başvuranın Irak’ta çalıştığını beyan ettiği süreden Türkiye’deki 4/1-(a) sigortalılığı ile çakışmadığı anlaşılan 17.05.2012 – 22.08.2012 (95 gün) tarihleri arasındaki sürenin borçlandırılmamasının gerekçesine ilişkin ayrıca bir açıklamaya gidilmemiştir.
12.15. Öte yandan, başvuranın Kurumumuza 20.04.2020 tarihinde iletmiş olduğu ek evraktan, başvuranın 22.01.2020 tarihli talebine istinaden SGK Nenehatun Sosyal Güvenlik Merkezinin cevabi yazısında Irak’ta 17.05.2012 – 23.07.2017 (67 gün) tarihleri arasındaki çalıştığı sürenin borçlandırma işleminin yapılarak borç tahakkukunun 18.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir.
12.16. Başvuran 03.09.2019 tarihli dilekçesiyle fazla ödemiş olduğu borçlanma tutarının tarafına iadesini talep etmiş, 25.09.2019 tarihinde söz konusu fazla ödemeden kalan 3.433,51
TL tutardan Horasan Vergi Dairesine olan 2.455,29 TL tutarındaki borcu mahsup edildikten sonra geriye kalan 978,22 TL başvurana iade edilmiştir.
12.17. Başvuran 27.09.2019 tarihi itibarıyla 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlamış olup 26.11.2019 tarihli dilekçesine istinaden SGK Nenehatun Sosyal Güvenlik
Merkezinin 03.01.2020 tarihli cevabi yazısında başvuranın 4/1-(a) hizmetinin 2748 gün, 4/1(b) hizmetinin 780 gün, yurtdışı borçlanmasının 1056 gün, askerlik borçlanmasının 540 gün olmak üzere toplam 5124 gün hizmetinin bulunduğu bildirilmiştir.
12.18. Diğer yandan, İdare tarafından Kurumumuzun bilgi-belge talep yazısına yanıt verildiği
22.03.2020 tarihi itibarıyla başvuranın 5181 gün toplam hizmetinin olduğu bildirilmiştir.
13. Yukarıda yer verilen süreçte; 13.1. Başvuranın 15.10.2018 tarihli yurt dışı borçlanma talebi üzerine idarece ilk olarak başvuran tarafından borçlanma talebinde bulunulmayan ve buna yönelik belge de ibraz edilmeyen sürelerin dahil edildiği 2156 günlük borç tahakkukunun yapıldığı, daha sonra başvuranın 4/1-(b) kapsamında hizmetleri olduğunu bildirdiği 21.11.2018 tarihli kendi dilekçesi üzerine borç tahakkuk ettirilen gün sayısının 1795 gün olarak değiştirildiği, başvuranın 05.03.2019 tarihinde adına tahakkuk ettirilen borçlanma tutarını ödediği, söz konusu 1795 günün 1080’inin borçlanma kapsamında olmadığının ise, idare tarafından ancak anılan borç ödendikten sonra anlaşıldığı ve iptal edilerek borçlandırma süresinin 715 gün olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan söz konusu düzeltme işlemi hakkında başvuranın yazılı olarak bilgilendirildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir yazılı kayda rastlanmamıştır. Her ne kadar yazılı bir kayda rastlanmamışsa da 05.04.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunan başvuranın, 25.04.2019 tarihli dilekçesinde ödemesini yaptığı yurt dışı günlerinden bir kısmının kabul edilmediğini belirterek fazladan ödediği tutarın daha sonra yapılacak borçlanma işlemlerinde kullanılmak üzere iade edilmemesini talep ettiği görüldüğünden, dilekçe tarihi itibarıyla yapılan düzeltme işlemi hakkında bilgi sahibi olduğu anlaşılmaktadır.
13.2. Yurt dışı borçlanma ve tahsis talebinde bulunan başvuranın 4/1-(b) kapsamındaki hizmetlerine yönelik olarak idarece yapılan incelemede, başvuranın 4/1-(b) kapsamında 2 yıl 2 ay hizmetinin bulunduğu ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 63’üncü maddesi gereği durdurulan 1 yıl 4 ay 27 günlük (507 gün) hizmeti bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür. Ancak başvuranın isteği halinde ödeme yapmak suretiyle ihya edebileceği 1 yıl 4 ay 27 günlük (507 gün) hizmeti hakkında başvurana açık ve yazılı bir bilgilendirme yapıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir kayda rastlanmamıştır. Nitekim başvuran tarafından söz konusu sürelerin ihyası için herhangi bir talepte bulunulmayıp 31.05.2019 tarihinde 341 gün için,
08.08.2019 tarihinde 360 gün için yurt dışında geçmiş başkaca sürelerini borçlanma talebinde
bulunulduğu görülmektedir.
13.3. Başvuranın 17.05.2012 – 17.05.2013 tarihleri arasında Irak’ta geçen çalışmalarının borçlandırılmasına yönelik son yurt dışı borçlanma talebinin, idarenin 09.09.2019 tarihli yazısında eksik bilgi-belge nedeniyle reddedildiği belirtilmişse de hangi bilgi-belgenin eksik olduğu açıkça belirtilmediği gibi Kurumumuz bilgi-belge talebine verilen yanıtta başvuranın talepte bulunduğu dönem itibarıyla Türkiye’de sigortalı olması nedeniyle borçlandırma işlemi yapılmasına imkân bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak hizmet dökümünde Türkiye’deki 4/1-(a)
sigortalılığı ile çakışmadığı görülen 17.05.2012 – 22.08.2012 (95 gün) tarihleri arasındaki yurt dışı çalışmasının borçlandırılmamasının gerekçesine ilişkin ayrıca bir açıklamaya gidilmemiştir. Öte yandan, başvuranın Kurumumuza 20.04.2020 tarihinde iletmiş olduğu ek evraktan, başvuranın Irak’ta 17.05.2012 – 23.07.2017 (67 gün) tarihleri arasındaki çalıştığı sürenin borçlandırma işleminin yapılarak borç tahakkukunun tebliğ edildiği ancak idarenin
22.03.2020 tarihinde Kurumumuza iletmiş olduğu bilgi-belgelerde bu hususa yer verilmediği
tespit edilmiştir. Bu durumda, idarenin başvurana ve Kurumumuza verdiği yanıtların farklı olmasının yanında söz konusu yanıtların hizmet dökümündeki kayıtlarla da uyumlu olmadığı anlaşıldığından başvuranın anılan dönemin borçlandırılması talebinin reddine yönelik işlemlerde bir hata bulunup bulunmadığının yeniden değerlendirilerek sonucunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açıklanması gerektiği değerlendirilmektedir.
14. Yukarıda yer verilen sürecin bütününden, tahsis talebinde bulunduktan sonra idarenin hatası nedeniyle 1080 gün için fazladan ödediği yurt dışı borçlanma tutarını daha sonra yapacağı borçlanmalarda değerlendirilmesi için iade almadığı ve bu açıklamasına uyumlu şekilde takip eden tarihlerde yurt dışı ve askerlik sürelerini borçlanmaya devam edip borçlandığı tutarların fazladan ödediği tutardan mahsup edildiği, tahsis talebi reddedilince yeniden yurt dışı borçlanma çabasına girdiği, bu talep de reddedilince bu kez sigortalı olarak yeniden çalışmaya başladığı görülen başvuranın söz konusu eylemlerinin emeklilik şartlarını tamamlayarak emekli olma yönündeki iradesinin açık bir yansıması olduğu, söz konusu iradenin oluşmasında borçlanacağı yurt dışı süreleriyle emeklilik şartlarını dolduracağı beklenti ve kanaatinin etkisinin de bulunduğu değerlendirilmektedir.
15. Başvuranın tahsis talebi İdareye müracaat ettikten 3 ay sonra 05.07.2019 tarihinde reddedilmiştir. Dosya kapsamında İdarenin cevaplarından tahsis talebinin reddedildiği tarih itibarıyla başvuranın 2685 gün 4/1-(a) kapsamında hizmeti, 780 gün 4/1-(b) kapsamında sigortalı hizmeti, 1056 gün yurt dışı borçlanması, 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5061 gün hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, daha önce yukarıdaki paragraflarda yer verildiği üzere anılan tarih itibarıyla başvuranın 4/1-(b) kapsamında ihya ederek toplam hizmet süresine ekleyebileceği 507 gününün daha bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, tahsis talebi reddedildikten sonra söz konusu süreleri ihya etmek yerine Türkiye’deki sigortalılık süreleri ile kısmen çakışan Irak’ta geçmiş çalışma sürelerini borçlanabilmek için belge temin edip yeniden yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğu görülmektedir.
16. Bu durumda, emekli olma iradesiyle hareket ettiği kabul edilen başvuranın, hâlihazırda emekli aylığının bağlanmasına imkân sağlayacak kadar ihya edebileceği durdurulmuş hizmet süresi bulunmaktayken, tahsis talebinin reddi sonrasında yeniden yurt dışında çalıştığı sürelere ilişkin belge temin edip yurt dışı borçlanma yoluyla hizmet süresi kazanmaya çalışmasının,
08.08.2019 tarihli son borçlanma talebi reddedilip gün sayısını tamamlayamayınca yeniden
sigortalı olarak çalışmaya başlamasının, başvuranın yurt dışı borçlanma yapmak suretiyle emekli olma amacına uygun ve makul olmadığı gibi hayatın olağan akışıyla da örtüşmediği, sürecin bütününden başvuranın eylemlerinin, borçlanacağı yurt dışı süreleriyle emeklilik şartlarını dolduracağı beklenti ve kanaatine dayandığı, anılan beklenti ve kanaatin oluşmasında ve başvuranın tercihlerinde idarenin hatalı işlemlerinin ve gereği gibi bilgilendirilmemesinin payı olduğu değerlendirilmektedir.
17. Sigortalıların sosyal güvenliğe ilişkin her türlü işlemlerini yapılmasına ve kaydının tutulmasına yönelik görev, sorumluluk ve yetkinin başvuruya konu İdarede olduğu, başvuranın idareyi yanıltmaya yönelik ya da hatalı herhangi bir beyanının bulunmadığı gibi bu kapsamda değerlendirilebilecek herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığı göz önüne alındığında hatalı borçlandırma işlemlerinde başvurana izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, yapılan hatalı işlemlerin yurt dışı borçlandırma işlemlerinin gerçekleştirilmesinde ve kontrolünde yetkili, görevli ve sorumlu olan idarenin işlem tesis ederken gerekli özen ve dikkati göstermemesinden kaynaklandığı, diğer taraftan borçlandırma işlemlerinin sonucu ve olası sonuçları ile sonradan yapılan tespitler sonucu değişen ya da yeniden belirlenen hizmet süreleri hakkında başvurana yazılı olarak yeterli ve açık bilgilendirme yapılmadığı, başvurana ve
Kurumumuza verilen kimi yanıtlar arasında tutarsızlıklar bulunduğu, tüm bunların bir arada başvuranın sağlıklı ve etkili karar alıp doğru tercihlerde bulunmasını olumsuz yönde etkilediği değerlendirilmektedir.
18. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un 7’nci maddesinde yetkili makamlara yapılan başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verileceği, işlem safahatının duyurulması halinde alınan sonucun ayrıca bildirileceği hüküm altına alınmıştır.
19. Öte yandan, sosyal güvenlik mevzuatının dinamikliği yanında sigortalıların çalışmaları uzun bir zaman diliminde, farklı işyerlerinde, farklı statülerde geçebilmekte, bu sürecin içine borçlanma işlemleri ile yapılandırma kanunları kapsamında yapılan işlemlerin de dahil olmasıyla sigortalıların dosyaları karmaşık hale gelebilmektedir. Bu nitelikteki dosyalardaki işlemlerin kimi zaman geç sonuçlandırıldığı, kimi zaman ise hatalı tesis edilebildiği görülmektedir. Nitekim idare de mevcut dosya özelinde dosyanın karmaşıklığı nedeniyle başvuranın borçlandırma işlemlerinde birden fazla defa hatalı tahakkuk yapıldığını kabul etmektedir.
20. İdarenin “iyi yönetişim” ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. “İyi yönetişim” ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (AYM Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3.4.2014, § 68).
21. Emeklilik çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatı boyunca varılmak istenen bir gaye, sosyal devlet olmanın gereği olarak yaşlılık riskine karşı alınan bir güvence, devlet için bir ödevdir. İdarenin sigortalıların bu hakkın kazanılmasına yönelik işlemlerinde yasaya uygun davranarak azami dikkat ve özeni göstermesi, sigortalıları beklentiye sokacak davranışlardan özenle kaçınması beklenmektedir. Bu tür durumlara sebep verilmemesi için idarenin, hizmetin gerekleri göz önüne alınarak personelin eğitimi ve yetiştirilmesine ve kendi içinde kontrol ve denetim mekanizmalarına gereken önemi vermesi gerektiği, yine, yaptığı hataları düzeltirken iyi bir zamanlamayla, uygun bir şekilde ve en önemlisi tutarlı olarak hareket etmesi beklenmektedir.
22. Diğer taraftan, başvuranın borçlanma işlemlerinde ilk başta günlük 17 TL üzerinden yaptığı borçlanma işlemlerinin sonradan 27 TL üzerinden yapıldığı iddiasına yönelik yapılan incelemede ise; idarece başvuranın 2018 ve 2019 yıllarında farklı tarihlerde yaptığı borçlanma taleplerine yönelik günlük borçlanma tutarlarının 3201 ve 5510 sayılı Kanunlardaki hükümlere uygun şekilde, borçlanma talep tarihindeki prime esas kazanç alt sınırları esas alınarak sırasıyla 21,65 TL ve 27,29 TL üzerinden hesaplandığı, idarenin hatalı hesaplamasına dayanarak fazladan ödediği tutarı iade alabilecekken başvuranın bu hakkını kullanmamayı tercih ettiği, iade alınmayan fazla ödeme tutarının, ileride yapılacak borçlanmalarda fazla ödeme yapılmış tarihteki prime esas kazanç tutarının esas alınmasını gerektirdiği sonucuna ulaşılamayacağı değerlendirilmiştir.
23. Yukarıda yapılan açıklamalar ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; emekli olma iradesiyle hareket eden başvuranın, tahsis talebinde bulunduğu tarih itibarıyla emekli aylığı bağlanmasına imkân sağlayacak kadar ihya edebileceği durdurulmuş hizmet süresi bulunmaktayken başvuranın idare tarafından makul süre içinde, yazılı, doğru ve sağlıklı tercih yapabilmesine imkan verecek şekilde bilgilendirilmediği, aksine idare tarafından da kabul edildiği üzere şifahen yanlış yönlendirildiği, bu durumun başvuranın emeklilik işlemlerinin gecikmesine sebebiyet verdiği, ancak yukarıda anılan mevzuat hükümlerinde idarenin hizmet sunduğu kişileri hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, haklarının kullanılmasını ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırmak, sosyal güvenlik mevzuatında yer alan emeklilik işlemlerini yürütmek, sigortalı ve hak sahiplerine yönelik hizmetlerin ve her türlü iletişimin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirleri almak, sigortalı ve hak sahiplerini sosyal güvenlik mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirmekle yükümlü kılındığı, bu itibarla başvuruya konu olayda İdarenin yapmış olduğu geç, eksik ve yanlış bilgilendirmeler nedeniyle hatalı davrandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup
İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere başvuranı mevzuattan doğan haklarına ilişkin gereği gibi bilgilendirmediği, yanlış yönlendirmelerde bulunduğu ve işlemlerinin gerekçesini bildirmediği, bu nedenle “dürüstlük”, “haklı beklentiye uygunluk” ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uymadığı, ayrıca başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
25. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
– Başvuranın mağduriyetini giderecek şekilde ve en kısa sürede emeklilik işlemlerinin tamamlanması, – Birden fazla işlem adımı içeren ve sigortalılar açısından emeklilik şartlarının tamamlanması için birden fazla seçeneğin ortaya çıktığı durumlarda sigortalıların sağlıklı tercih yapmalarına imkan sağlayacak bilgilendirme mekanizmalarının kurulması ve işletilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA
TEBLİĞİNE;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi