ÖZET: Başvuran, 29.07.2019 tarihinde yurt dışı hizmet borçlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunmuş, ancak başvurusunun usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini iddia etmiştir. Başvuru sürecinde, başvuranın belgeleri zamanında sunmasına rağmen, tebligat adresinin yanlış olması nedeniyle borç tahakkuk cetveli kendisine ulaştırılamamıştır. Pandemi sürecinin de etkisiyle, başvuranın durumu hakkında bilgi alamadığı ve gerekli işlemlerin uzadığı belirtilmiştir. Başvuran, borç tahakkuk cetvelinin geçerli sayılmasını ve yeniden tebliğ edilmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın borçlanma talebinin, bildirilen adrese iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, ancak tebligatın iade edildiğini ifade etmiştir. Kurum, başvuranın belirtilen adreste bulunmadığını ve dolayısıyla borçlanma işleminin geçersiz sayıldığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın yeni adres talebi ve tebligatın usulüne uygun yapılmadığına dair delillerin bulunmaması, durumu karmaşık hale getirmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, borç tahakkuk cetvelinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğine karar vermiştir. Bu bağlamda, başvurunun kabul edilerek, başvuran adına oluşturulacak borç tahakkuk cetvelinin kendisine tebliğ edilmesi yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. Kurum, bu kararın uygulanması için gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmekle yükümlüdür.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/9117-S.21.14777

BAŞVURU NO : 2021/343

KARAR TARİHİ : 22/06/2021

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvurana gönderilen borç tahakkuk cetvelinin tebliğ usulü ve

BAŞVURUNUN KONUSU :

başvuranın yurt dışı hizmet borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/01/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili özetle, müvekkilinin 3201 Sayılı Kanun uyarınca borçlanma amacıyla 29.07.2019 tarihinde Sıhhıye Sosyal Güvenlik Merkezi’ne müracaat ettiğini, anılan Merkezce müracaatın önce sehven

Balıkesir SGM’ye gönderildiğini, daha sonra ilgisi nedeniyle Balıkesir’den geri gönderildiğini, borçlanma işlemlerine esas olmak üzere müvekkilinin yurtdışı hizmet belgesi ile emniyet giriş çıkış kayıtlarının da

Kuruma haricen sunulduğunu, pandemi süreci nedeniyle müvekkilin uzun bir süre Türkiye’ye gelemediğini, müracaata ilişkin işlemlerin de aynı sebeple uzadığını düşündüğünü, ancak daha sonra borçlanma tahakkuk cetvelinin adres yetersizliğinden kuruma iade edildiğini öğrendiğini, ilgili kurumla yazışma yapılarak borçlanma tahakkuk evrakının tebliğinin usulsüz olduğunun ve yeniden gönderilmesinin talep edildiğini ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, pandemi sürecindeki kısıtlamalar nedeniyle Ankara’ya gelemeyen müvekkilin borçlanma dosyasının yeniden işleme alınarak, düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin Sok. No: / Keçiören Ankara adresine gönderilmesini talep ettiğini ancak talebinin reddedildiğini, müvekkilinin başvuru esnasında hem yurt içi hem de yurt dışı adresini bildirdiğini, ancak sadece yurt içi adresine tebligat çıkarıldığını, borçlanma evrakı Kuruma iade olduktan sonra Kurumca başkaca bir işlem yapılmayıp evrakın arşive kaldırıldığını

ifade ederek 29.7.2019 tarihli başvuruya istinaden düzenlenmiş olan tahakkuk cetvelinin geçerli kabul edilmesini ve müvekkiline tebliğini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 07.03.2021 tarihli ve S. sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen

13.04.2021 tarihli ve E. 6 sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine de yer

verilmek suretiyle özetle; 2.1. Başvuranın borçlanma tutarının Sıhhiye SGM’nin 05.03.2020 tarihli ve no’lu yazısı ile başvuranın dilekçesinde beyan ettiği Mah. Cad. No: / Mamak/Ankara adresine iadeli taahhütlü olarak gönderildiği, ancak söz konusu adresin Gençlik Merkezi olduğu gerekçesiyle tebligatın Kurumlarına iade edildiği, 2.2. Adres Kayıt Sisiteminde başvuranın yurtdışı adresi olarak “

” bulunduğu, bununla birlikte borçlanma dilekçesinin 8. Maddesinde “borç miktarının tebliğ edileceği adres” kısmında Türkiye adresi işaretlendiği, bu nedenle tebliğin beyan edilen Türkiye adresine yapıldığı, 2.3. Başvuranın 9.7.2020 tarihli dilekçesiyle borçlanma tahakkuk cetvelinin tarafına ulaşmadığından bahisle anılan cetvelin bu kez Bulvarı No: / Kat: Kızılay/Ankara adresine gönderilmesini talep ettiği, 2.4. 2011/48 sayılı Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis İşlemleri Genelgesinin Yurtdışı Borçlanma Tebliği başlıklı 4 üncü maddesinde; borç bildirim yazısının ilgililere teslim edilemeyip Kuruma iade edilmesi halinde öncelikle adresin yeniden kontrol edileceğinin, adresin doğru olması halinde borcun tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde ilgilinin müracatı halinde aynı borcun yeniden tebliğ edileceğinin, bu süre içinde müracaat edilmemesi halinde borçlanma işleminin geçersiz sayılacağı ve yeni borç tahakkukunun yeni talep tarihindeki prime esas kazançlara göre belileneceğinin düzenlendiği, 2.5. Başvuranın 29.7.2019 tarihli dilekçesi ekinde bulunmayan borçlanma işlemlerine esas belgelerini

24.12.2019 tarihinde Kurumlarına gönderdiği, borç tahakkuk işleminin 5.3.2020 tarihinde

sonuçlandırıldığı, 2.6. Kurumlarınca sunulan hizmetlere ilişkin SMS üzerinden bilgilendirme yapılabildiği, sigortalıların

SMS ile bilgi almak istediklerine dair formu doldurmaları halinde belirtmiş oldukları telefon numaralarına başvurularıyla ilgili işlemler hakkında SMS gönderildiği, başvuranın 29.7.2019 tarihli

Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinde cep telefonu numarası yer almadığından ve ayrıca başvuru esanasında SMS ile bilgi almak istiyorum formunu doldurmadığından bilgilendirme yapılamadığı, hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin

Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.” 6. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve

Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 432 nci maddesi; “(1) Bu

Bölüm gereğince yapılacak tebligatlar hakkında 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.” 7. 7201 sayılı Tebligat Kanununun; 7.1. “Tebligatın yapılması” başlıklı 1’inci maddesin; “Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf

Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.” 7.2. “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10 uncu maddesi; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” 7.3. “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesi; Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber

verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

…” 7.4. “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32’nci maddesi; “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” 8. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in

“Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10’uncu maddesinde; “…

(4) Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir.

…

(6) Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır. Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.” 9. 08.06.2011 tarihli ve “Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri” konulu 2011/48 sayılı

Genelgenin Yurtdışı Borçlanma İşlemleri kısmının Borç Miktarının Tebliği başlıklı 4 üncü maddesinde; “…

5) Tebliğ mektubunun ilgililere teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edilmesi halinde, adresin

ilgilinin dosyası ve adrese dayalı kimlik paylaşım sisteminden doğru olup olmadığı ile ilgili yapılacak olan kontrol neticesinde; a) Tebliğ mektubuna yazılan adresin yanlış olduğu tespit edildiği takdirde, tahakkuk ettirilen borç iadeli taahhütlü olarak yeniden doğru adrese tebliğ edilecektir.

b) Tebliğ mektubuna yazılan adresin doğru olduğu tespit edildiği takdirde, borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ilgilinin müracaatı üzerine aynı borç yeniden tebliğ edilecek, yeniden müracaat üç aylık süreden sonra yapılmış ise önceki borçlanma işlemi geçersiz sayılacak yeni borç tahakkuku yeni talep tarihinde geçerli olan prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında seçilecek olan kazanç üzerinden gerçekleştirilecektir.

…”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, 29.7.2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebine istinaden hazırlanan borç tahakkukunun usulüne uygun şekilde tarafına tebliğ edilmediğini belirterek anılan tarihteki borçlanma esaslarına göre düzenlenecek borç tahakkuk cetvelinin tarafına tebliğini talep etmektedir.

12. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvuranın yurtdışı borçlanma talebi üzerine hazırlanan borç tahakkukunun, başvuran tarafından Kurumlarına bildirilen adrese iadeli taahhütlü olarak gönderildiği, gönderilen tebligatın başvuranın bildirdiği adresten iade olması ve borç bildirim yazısının gönderildiği tarihi takip eden 3 ay içerisinde başvuran tarafından yeniden müracaat edilmemesi nedeniyle borçlanma işleminin geçersiz sayıldığı bildirilmiştir.

13. Bu çerçevede uyuşmazlığın; adına tahakkuk ettirilen yurtdışı borçlanma tutarının başvurana usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

14. Somut olayda başvuran tarafından idarenin Sıhhiye SGM birimine sunulan 29.7.2019 tarihli

Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinde ilk olarak “ Mah. Cad. No: /

Mamak/Ankara” adresinin bildirildiği, başvuranın 24.12.2019 tarihli dilekçesi ile Balıkesir İl

Müdürlüğüne hizmet belgesinin sunulduğu, posta evrakında “ Cad. Sok. No: /

Mamak/Ankara” adresinin bulunduğu, Altıeylül SGM tarafından gereği için Sıhhiye SGM’ne, bilgi için başvurana gönderilen 31.12.2019 tarihli yazıda başvuranın adresi olarak yine “ Cad.

Sok. No: / Mamak/Ankara” adresinin kullanıldığı, Sıhhiye SGM’nin başvuran adına düzenlenmiş borç tahakkuk cetvelini ihtiva eden 5.3.2020 tarihli iadeli taahhütlü yazısında bu kez “ Mah.

Cad. No: / Mamak/Ankara” adresinin bulunduğu, anılan yazının adresin mevcut olmaması ve başvuranın tanınmaması nedenleriyle iade olduğu görülmektedir.

14.1. Başvuran tarafından 9.7.2019 tarihli dilekçesiyle borç tahakkuk cetvelinin yanlış adrese götürüldüğü için eline ulaşmadığı ve pandemi süreci nedeniyle Kurumdan daha önce bilgi alamadığından bahisle borç tahakkuk cetvelinin bu kez “ Bulvarı No: / Kat: Kızılay/Ankara” adresine gönderilmesinin talep edildiği, anılan talebin ise idare tarafından 2011/48 sayılı genelgeye yapılan atıfla, tebliğ yapılması istenen adres ile tebliğ mektubunun gönderildiği adresin aynı olması ve yazı kurum kayıtlarından çıktıktan sonra 3 ay içerisinde yeniden başvuru yapılmadığı gerekçesiyle reddedildiği, başvuranın son olarak 15.9.2020 tarihinde bu kez tebliğ adresi olarak “ Sok. No: /

Keçiören/Ankara” adresini bildirmek suretiyle yaptığı aynı nitelikteki başvurunun, ilgili daire başkanlığından konuyla ilgili görüş alındıktan sonra idarenin 3.11.2020 tarihli yazısı ile daha önce belirtilen gerekçeyle reddedildiği görülmektedir.

15. 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki günlük kazancın %45’i esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu sebeple yurt dışı sürelerinin borçlanılması talebiyle yapılan başvurunun tarihi önem arz etmektedir. Söz konusu oran %32 iken

17.07.2019 tarihli ve 7186 sayılı Kanunun 9’uncu maddesiyle %45’e çıkarılmıştır. Bu yönüyle de

borçlanma başvurusunun söz konusu yasal değişiklikten önce ya da sonra yapılmış olması tahakkuk ettirilecek borç miktarı bakımından belirleyici nitelik taşımaktadır.

16. 3201 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde tahakkuk ettirilen borç tutarının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceği, tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı düzenlenmiştir.

17. Diğer taraftan 7201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde 5018 sayılı Kanununa ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları tarafından yapılacak tüm tebligatın bu Kanun hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.

18. Yine 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sosyal Güvenlik Kurumunun kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasları düzenlendiği otuzuncu bölümü altındaki “Tebligat” başlıklı

432 nci maddesinde bu bölüm gereğince yapılacak tebligatlar hakkında Tebligat Kanunu hükümlerinin

uygulanacağı düzenlenmiştir.

19. Bu durumda, 3201 sayılı Kanunda ilgilisine tebliğ edileceği açıkça ifade edilen borçlanma tutarının, gerek 7201 sayılı Kanunun gerekse 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin açık hükümleri karşısında Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak ilgililere tebliğ edilmesi gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

20. Tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin bu işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri amaçlanan kişilere kanuna uygun şekilde bildirimi ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesi işlemidir. Usulüne uygun işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına bildirilmesi gerekir. Usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir (AYM, 27.9.2012, E.2021/20, K.2012/132;

13/11/2014, E.2013/95, K.2014/176).

21. Bu doğrultuda söz konusu hak ve hürriyetlerin güvence altına alınmasını teminen tebligatın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar 7201 sayılı Tebligat Kanunuyla düzenlenmiştir.

22. 7201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde SGK’nın da aralarında yer aldığı Kanun kapsamındaki idareler, 10 uncu maddesinde bilinen adreste tebligatın ne şekilde yapılacağı, 21 inci maddesinde tebliğ imkansızlığı halinde yapılacaklar, 23’üncü maddesinde tebliğ mazbatası ve içeriği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bunun yanında Kanunun “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32 nci maddesinde tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhattabı tebliğe muttali olmuşsa tebliğin geçerli olduğu, muhattabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olduğu düzenlenmiştir.

23. Diğer yandan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin

Yönetmelik’in 10 uncu maddesinde Kurumca tahakkuk ettirilen borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi olduğu düzenlenmiştir. Bahse konu düzenlemenin 7201 sayılı Kanunda belirlenen tebligat usulüne uygun olmadığı görülmekle birlikte ilgililerin borç tahakkukundan haberdar olmalarına yönelik söz konusu uygulamanın, posta alındısının ilgililere teslim edilmesi durumunda 7201 sayılı Kanunun 32 nci maddesi uyarınca tebliği geçerli kılacağı değerlendirilmektedir. Ancak posta alındısının ilgililere teslim edilemeyip iade olunduğu ve ilgililerin de borç tahakkukundan haberdar olduğuna dair açık tespitin yapılamadığı durumlarda tebliğin geçerli olduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır. Aksi durum tebligata bağlanan sonuçlar ile kullanılabilecek hakkı ve hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesine yönelik hukuki yararı ortadan kaldıracaktır.

24. Somut olayda yurtdışı borçlanma tutarı tahakkukunu bildiren yazının Tebligat Kanunu hükümlerine göre başvurana tebliğ edildiğini tevsik eden herhangi bir belgeye rastlanmamakla beraber söz konusu yazının iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiği ve adresin mevcut olmaması ve başvuranın tanınmaması nedenleriyle iade olduğu dolayısıyla başvurana ulaşmadığı görülmektedir. Bu itibarla öncelikle Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılmayan tebliğin usulüne aykırı yapıldığının kabulü gerekmektedir.

25. Diğer taraftan her ne kadar borç tahakkuku tebliğinin usulüne aykırı olarak yapıldığı anlaşılmaktaysa da başvuranın 9.7.2020 tarihli dilekçesinde borç tahakkuk cetvelinin yanlış adrese götürüldüğü için eline ulaşmadığını ve pandemi süreci nedeniyle Kurumdan daha önce bilgi alamadığını belirterek borç tahakkuk cetvelinin sunduğu yeni adrese tebliğ edilmesi talebiyle Kuruma başvurduğu görülmektedir. Bu durumda anılan dilekçe tarihinden önce borç tahakkuk yazısından haberdar olduğuna dair idarece herhangi bir bilgi, belge ve kayıt ortaya konulamayan başvuranın en geç 9.7.2020 tarihi itibarıyla 7201 sayılı Kanunun 32 nci maddesi uyarınca tebliğe muttali olduğunun da kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla borçlanma işlemlerinin de bahse konu tebliğ tarihi esas alınarak yürütülmesi ve gerekmektedir.

26. Nitekim benzer nitelikli başka bir başvuru üzerine Kurumumuzca verilen başka bir kararda, yurtdışı borçlanmaya ilişkin eksik belgelerin ibrazının Kurumca adi postayla gönderilen yazı ile istenmesi ve gönderilen yazının başvurana teslim edildiğine ya da başvuranın anılan yazıdan haberdar olduğuna dair herhangi bir tespit bulunmaması üzerine başvuranın anılan yazıdan haberdar olduğunu beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi sayılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır (27.4.2020 tarihli ve 2020/2456 Başvuru No’lu

Tavsiye Kararı).

27. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, başvuru konusu işleme ilişkin tebligatın 7201 sayılı Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yapılmadığı, başvuranın söz konusu borç tahakkukundan haberdar edildiğinin herhangi bir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya koyulmadığı, bu durumda tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından başvuranın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, borç tebliği yapılabilmesi için aranan üç aylık sürenin tebliğ tarihi yerine yazının kurumdan çıkış tarihinden itibaren başlatılması ve başvurana yeniden tebligat gönderilmemesi suretiyle 29.7.2019 tarihli borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması yönündeki işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

29. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuran adına 29.7.2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebi esas alınarak oluşturulacak borç tahakkuk cetvelinin başvurana tebliği yönünde Sosyal Güvenlik Kurumuna TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal

Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi