|
ÖZET: Uyuşmazlık, 30.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği üzerinedir. Davacı, yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespitini talep ederken, davalı Kurum, işlemin süresinde tamamlanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davacının başvurusunun geçerli sayılmasına ve borçlanma talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme, borçlanma işlemleri için başvuran sigortalının, Kurumun işlem yapmaması durumunda makul süre içinde dava açması gerektiğine dikkat çekmiştir. Davacının, talep tarihi itibariyle geçerli bir borçlanma başvurusunun bulunmadığına dair değerlendirme yapılmış, ancak dava dilekçesinin geçerli bir başvuru olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nihayetinde, temyiz itirazları reddedilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu süreç, yurt dışı borçlanma taleplerinin hukuki geçerliliği ve sürecin nasıl işlemesi gerektiği açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11700 E. , 2024/10648 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/876 E., 2024/1135 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/454 E., 2021/513 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 30.07.2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 30.07.2019 tarihi itibariyle yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı borçlanma işlemlerini kanuni süresinde tamamlayamadığından borçlanmanın iptal edildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/454 E., 2021/513 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2023 tarih, 2022/265 E., 2023/938 K. sayılı kararıyla davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; “…Kuruma borçlanma için başvuran sigortalının, Kurumun işlem yapmaması halinde makul süre içinde işlemin iptali için dava açması gerekir. Borçlanma işlemleri başlatan ancak makul sürede takip etmeyen sigortalının kusurlu bulunduğu açıktır. Bu durumda Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 11.12.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar …” verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 30.07.2019 tarihinde yapmış olduğu başvurunun geçerli sayılmasına ve 4/A kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ilişkin talebin reddine, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 11.12.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava tarihi itibariyle kabul kararının da davanın kabulü niteliğinde olduğunu, davacı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 30.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.