|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği üzerine bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini istemiş, ancak İlk Derece Mahkemesi davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek, İlk Derece Mahkeme kararını kaldırmış ve davanın kabulüne karar vermiştir.
Daire, bozma ilamında, davacının borçlanma başvurusunun eksik belgelerle yapıldığını belirtmiş, ancak talebin dava tarihi esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacının yurt dışı hizmet borçlanmasının geçerli olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusunda bulunan davalı Kurum vekilinin itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu karar, yurt dışı borçlanma taleplerinin değerlendirilmesinde hukuki süreçlerin ve belgelerin önemini ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/10325 E. , 2024/10615 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/939 E., 2024/1414 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/271 E., 2021/116 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itibari hizmet süresi tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/271 E., 2021/116 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli ve 2021/1189 E., 2021/116 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz bozma ilamında, davacının 27.7.2019 tarihli borçlanma başvurusunun eksik belgeler içermesi nedeniyle Kurum tarafından 11.11.2019 tarihli yazı ile iptal edildiğinin bildirdiği ancak eldeki davanın makul süreyi aşacak şekilde 16.8.2020 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, talebin dava tarihi esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. 2. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, davacının 27.07.2019 tarihli yurt dışı hizmet borçlanması talebinin geçerli olduğu, 7186 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önceki 3201 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak davacının 5510 sayılı Kanun’un 4-a maddesi kapsamında borçlanma yapabileceğinin tespitine, dava tarihi olan 16.08.2020 tarihindeki prime esas kazanç üzerinden borçlanma yapabileceğinin tespitine, fazlaya dair isteminin reddine dair verilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz bozma ilamında “…Bu durumda Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve şimdiki gibi 16.08.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi…” gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ile esas ve karar numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davaya Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve kanuna aykırı olarak verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.