onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 29.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği üzerinedir. Davacı, yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespitini talep ederken, davalı Kurum, işlemin süresinde tamamlanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar, davalı Kurum tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, davacının borçlanma talebinin geçerli olması için makul sürede işlem yapılması gerektiğini vurgulayarak, ilk mahkeme kararını bozmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne ve davacının belirlenen tarihteki yurt dışı borçlanma hakkının tespitine karar vermiştir. Ancak, temyiz aşamasında taraf vekilleri, kararın eksik inceleme ile verildiğini ve borçlanmanın geçerli olduğuna dair tespit yapılması gerektiğini savunmuşlardır. Yargıtay, temyiz itirazlarını reddederek, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğuna hükmetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği konusunda yapılan başvurunun, yasal çerçevede değerlendirildiğini ve temyiz itirazlarının yerinde görülmediğini belirterek, kararın onanmasına karar vermiştir. Bu durum, yurt dışı borçlanma işlemlerinin zamanında takip edilmesinin önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/10492 E.  ,  2024/10610 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2024/159 E., 2024/223 K.
    KARAR : Kısmen Kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen 29.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, davacının 29.07.2019 tarihi itibariyle yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı borçlanma işlemlerini kanuni süresinde tamamlayamadığından borçlanmanın iptal edildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2020/84 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    Daire kararında “…Kuruma borçlanma için başvuran sigortalının, Kurumun işlem yapmaması halinde makul süre içinde işlemin iptali için dava açması gerekir. Borçlanma işlemleri başlatan ancak makul sürede takip etmeyen sigortalının kusurlu bulunduğu açıktır.

    Bu durumda Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 18.06.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi…” gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihi olan 18.06.2020 tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanun kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 18.06.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, borçlanmanın süresinde tamamlanmasından müvekkilinin kusurlu olmadığını, yurt dışı borçlanmasının talep tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, 29.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.