|
ÖZET: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkin bir uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğunu belirlemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermişken, Bölge Adliye Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, davalı Kurum vekilinin itirazları, usul ve kanuna uygunluk açısından yerinde görülmemiştir.
Dava sürecinde, 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesi dikkate alınarak, yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği üzerine yapılan değerlendirmelerde hukuki bir isabetsizlik tespit edilmemiştir. Bozma kararına uyulmasıyla, karşı tarafın kazanılmış haklarının yeniden incelenmesine imkân bulunmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11190 E. , 2024/10644 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1199 E., 2024/2056 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/110 E., 2021/515 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2020/110 E., 2021/515 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/67 E., 2023/1213 K. sayılı kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz bozma ilamında, “…talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 11.05.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden ve 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi gereği yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağı gözetilerek borçlanabileceğinin tespitine…”dair bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ile esas ve karar numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davaya Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve kanuna aykırı olarak verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.