|
ÖZET: Başvuran, yurtdışı borçlanma talebinde bulunduğu süreyi yanlışlıkla 2015 olarak belirttiğini ifade ederek, emekli aylığının düşük bağlandığını ve bu durumun düzeltilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın eksik bilgileri tamamlaması üzerine borç tahakkukunu gerçekleştirmiştir. Ancak başvuran, 2016 yılında borçlanma tarih aralığını değiştirmek istemiş, SGK ise bu talebi, ilgili mevzuat gereği kabul etmemiştir. Başvuran, ödemelerini yapmasına rağmen, SGK’nın işlemlerinde hata olmadığını belirterek, aylık bağlama sürecinin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna karar vermiştir. Başvuranın, borçlanma talep dilekçesinde belirttiği sürelerin değiştirilmesi gerektiği, SGK’nın bu durumu göz önünde bulundurarak yeni bir değerlendirme yapması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, SGK’nın başvuranı yaşlılık aylığı konusunda bilgilendirmediği de belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, SGK’ya başvuranın emekliliğine yetecek sürelerin 1992 yılı esas alınarak yeniden hesaplanması ve fark aylıklarının ödenmesi hususunda tavsiyede bulunmuştur. Bu kararın, SGK tarafından belirtilen süre içinde yerine getirilmesi gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3389-S.4855
BAŞVURU NO : 2018/16177
KARAR TARİHİ : 20/05/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Yurt dışı borçlanma tarih aralığının değiştirilmesi talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 06/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda başvuran; yurtdışı borçlanma talep dilekçesinde borçlanmak istediği süreyi sehven 2015 olarak belirttiği gerekçesiyle aylığının emsallerine göre düşük bağlandığını ifade ederek, emekli aylığının tekrar hesaplanarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuranın Kurumumuza yaptığı 16/08/2018 tarihli şikayet başvurusuna ilişkin verilen 2018/10504 numaralı Gönderme Kararımıza istinaden SGK tarafından Kurumumuza gönderilen 09/10/2018 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinden özetle; 2.1. SGK tarafından yapılan incelemede, başvuranın 25.12.2015 tarihli yurt dışı hizmet borçlanma talebine istinaden 28.01.2016 tarihli ve … sayılı yazı ile talep dilekçesinde eksik olan 6, 9 ve 11 inci soruların cevaplarının tamamlanmasının istendiği, söz konusu eksiklerin başvuranın 18.02.2016 tarihli dilekçesi ile tamamlandığı, buna müteakiben 15.03.2016 tarihli
… sayılı yazı ile 11.11.1999-15.12.2015 tarihleri arası 5675 gün borç tahakkukunun başvurana gönderildiği, 2.2. Başvuran tarafından yurt dışı borçlanma talep dilekçesinde borçlanmak istenilen süreye
“07.10.1992-15.12.2015 emekliliğime yetecek süreler” şeklinde belirtilmiş olduğundan, SGK tarafından 3201 sayılı Kanun ve 2015/4 e-YURTDIŞI talimatına istinaden borçlandırılacak süreler ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan 15.12.2015 tarihinden geriye doğru borçlandırılma işleminin gerçekleştirildiği, 2.3. Başvuranın oluşturulan bu tahakkuka 22.04.2016 tarihli dilekçe ile itirazda bulunduğu, ancak SGK tarafından, 3201 sayılı Kanun ve 2015/4 e-YURTDIŞI talimatının 1 inci
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
maddesinin 3 üncü fıkrasında belirtildiği üzere borçlanması tebliğ edilen tahakkuk cetvelindeki sürelerin değiştirilmesine imkan bulunmadığı hakkında başvurana 28.04.2016 tarihli ve
6173486 sayılı yazı ile cevap verildiği, başvuran tarafından bu borcun bir kısmı olan 3121 gün
karşılığı olan 42.400 TL’nin 13.06.2016 tarihinde ödendiği, kısmi ödenen bu tutara karşılık gelen sürelerin tahakkuk cetvelinde kayıtlı 15.12.2015 tarihinden geriye doğru hesaplanarak
13.12.2006 tarihleri arasını kapsadığı,
2.4. Bu süreç zarfında, başvuran tarafından 22.06.2016 tarihli dilekçe ile 07.10.1992 tarihinden itibaren 2554 gün borçlanma talebinde bulunulduğu ve şahsına 16.08.2016 tarihli ve … sayılı yazı ile 01.07.1993-04.08.2000 tarihleri arası 2554 gün karşılığı 44.868,67 TL borç tahakkuk cetveli gönderildiği, süresi içerisinde 12.10.2016 tarihinde söz konusu borcu ödediği,
08.02.2017 tarihli tahsis talebine istinaden SGK’nın 26.04.2017 tarihli ve … sayılı yazı ile 50
yaş şartını yerine getirmediğinden RED kararının bildirildiği, 2.5. Bunun üzerine, başvuran tarafından 20.07.2017 tarihli dilekçe ile 12.10.1992 tarihinden itibaren 40 gün daha borçlanma talebinde bulunulduğu ve 12.10.1992-20.11.1992 tarihleri arası
40 gün karşılığı 758,40 TL borç tahakkuk ettirildiği ve süresi içerisinde 08.08.2017 tarihinde
724 TL, 21.08.2017 tarihinde de 35 TL ödeyerek 24.08.2017 tarihinde tekrar vermiş olduğu
tahsis talep dilekçesine istinaden başvurana 01.09.2017 tarihinden itibaren … tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığı, 2.6. Bu açıklamalar ışığında, SGK tarafından yapılan işlemlerde hata olmadığı, başvuranın hesabına gönderilen aylıkların da çekildiği tespit edildiğinden 2011/48 sayılı Genelge kapsamında aylıktan vazgeçme imkanı bulunmadığı, belirtilmiştir.
3. Kurumumuzun 08/02/2019 tarihli ve … sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu(SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 20/02/2019 tarihli ve … sayılı yazıda özetle; 3.1. Adı geçenin emeklilik işlemlerinin, 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının
Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında
Kanun ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 81 inci maddesinin (B) bendinin (j)
alt bendine göre yürütüldüğü, 3.2. 23/5/2002 tarihinde; sigortalılık süresi 9 (dahil) yıldan fazla, 10 yıldan az olup 20 yıllık sigortalılık süresi ile 49 yaşını doldurma ve en az 5600 gün prim ödeme gün sayısı şartı sağlandığından adı geçene yaşlılık aylığı bağlandığı, 3.3. Ayrıca hukuki işlemin irade açıklaması ve hukuki sonuç olmak üzere iki temel unsuru olduğu, bu iki temel unsurun bir araya gelmesi ile de hukuki işlem meydana geldiği, dolayısıyla, irade açıklaması olmadan bir hukuki işlemin ortaya çıkma ihtimalinin bulunmadığı, irade açıklamasının, belirli bir hukuki işlemin gerçekleştirilmesine yönelik arzunun ifade edilmesi anlamına geldiği, söz konusu durumda irade açıklamasının sigortalı tarafından yazılı olarak ibraz edilen yurtdışı hizmet talep borçlanması dilekçesinde ve beyan ve taahhüt belgesinde
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
vücut bulduğu, kişinin bu beyanıyla kendisini beyan ettiği hususlar çerçevesinde bir yükümlülük altına soktuğu, 3.4. Bununla beraber, adı geçenin açık rızasıyla gerçekleştirdiği yazılı irade açıklaması sonucunda hukuki işlemin ikinci temel unsuru olan borçlanma işlemi gerçekleştirilmiş olup yine kişiye rızası doğrultusunda yaşlılık aylığı bağlandığı, sonuç olarak da, hukuki işlemin tesis edildiği, 3.5. İdarenin işlemlerinin yazılı olmasının şekil şartı olduğu, niyet okuma unsurunun göz önüne alınmadığı ve yukarıda anlatılan hukuki işlem aşamalarının temel unsur sayıldığı, başvuru sahibinin kendi rızasıyla yaptığı yazılı irade açıklaması ile başlayan sürecin SGK tarafından ilgili yasal düzenlemeler doğrultusunda yürütüldüğü, 3.6. Bu itibarla, başvuru sahibi tarafından doldurulup SGK’ya ibraz edilen yurtdışı hizmet talep borçlanması dilekçesi çerçevesinde yurt dışı borçlanmasının tahakkuk ettirildiği, bu doğrultuda, SGK tarafından bağlanan yaşlılık aylığı üzerinde yapılan incelemede herhangi bir yanlış ve eksik ödeme yapılmadığı, adı geçenin hesabına gönderilen aylıkların da çekildiği tespit edildiğinden 2011/48 sayılı Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis İşlemleri Genelgesine istinaden bağlanan aylıktan vazgeçme imkanı bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 22.05.1985 tarihli ve 18761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3201 sayılı “Yurt Dışında
Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri
Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun”un “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır. Borçlanmadan sonradan vazgeçenler ile yapılan borçlanma sonrasında aylık bağlanması için gerekli şartları yerine getiremeyenlere ve bunların hak sahiplerine talepleri üzerine yaptıkları ödemeler, faizsiz
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
olarak iade edilir.” 5 inci maddesinde “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.” 7. 06/11/2008 tarihli ve 27046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yurtdışında Geçen
Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik”in “Borçlanma kapsamındaki süreler” başlıklı 6 ncı maddesinde; “… (3) Borçlanma için başvuruda bulunanlar, yurtdışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler.
Kısmi borçlanma yapmak isteyenler, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar.” “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10 uncu maddesinde; “… (2) Borçlanma tutarının tespitinde, adi posta veya kargo yolu ile veya
Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin
Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilir. (3) Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile seçilen bir günlük borçlanma miktarının tespitine esas kazanç, borç tutarının ilgiliye tebliğ tarihine kadar yapılacak yazılı başvuru üzerine, yeniden belirleyeceği prime esas kazanca göre değiştirilir. (4) Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir. (5) Borçlanma başvuru sahiplerine borçlanma tutarı Yeni Türk Lirası cinsinden tebliğ edilir. Tebliğ edilen borç, Türkiye’de ödenmesi halinde Yeni Türk Lirası, yurtdışından ödenmesi halinde ise Yeni Türk Lirası karşılığı döviz olarak ödenir. (6) Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır. Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.” “Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi” başlıklı 11 inci maddesinde; “(1) Borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılır. (2) Tahakkuk ettirilen borcun tamamını veya bir kısmını ödeyenlerden borçlanmalarının iptal edilmesi için başvuruda bulunanların ödedikleri borçlanma tutarının tamamı, faiz uygulanmaksızın Yeni Türk Lirası olarak iade edilir. Kısmi iade yapılmaz. (3) Borçlandıkları hizmetleri ile malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalılar ile ölüm aylığı bağlanamayan hak sahiplerine başvuruları halinde ödenen borçlanma tutarının tamamı faiz uygulanmaksızın Yeni Türk Lirası olarak iade edilir.
(4) Borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık bağlanmış olanlar, borçlanma başvurusundan vazgeçemezler ve bunların ödedikleri borçlanma tutarı iade edilmez.”
“Borçlandırılan sürelerin değerlendirilmesi ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır. Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır. …” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuranın; 25/12/2015 tarihinde SGK’ya yurt dışı borçlanma talebiyle başvuruda bulunduğu, ancak borçlanma talep dilekçesi formunda bazı soruları yanıtsız bıraktığı gerekçesiyle SGK’nın 28/01/2016 tarihli ve … sayılı yazısı ile eksiklerin tamamlanmasının talep edildiği, bunun üzerine başvuran tarafından 18/02/2016 tarihli dilekçe ile, 07/10/199215/12/2015 tarihleri arası emekliliğine yetecek kadar süre kadar borçlanmak istediğini de belirtir şekilde formun tamamlandığı ve SGK’ya gönderildiği, başvuranın 18/02/2016 tarihli dilekçesine istinaden SGK’nın 15/03/2016 tarihli ve … sayılı yazısı ile başvurana 11/11/1999 ila 15/12/2015 tarihleri arası için toplam 5675 gün olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, ancak söz konusu borç ödenmeden başvuran tarafından 22/04/2016 tarihli dilekçe ile 2015 yılının dikkate alınmamasını borçlanma tarihinde 1992 yılının dikkate alınmasını talep ettiği, söz konusu itirazın, SGK tarafından 28/04/2016 tarihli ve … sayılı yazı ile 3201 sayılı Kanun ve 2015/4 e-Yurtdışı talimatının 1 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında, tahakkuk ettirilen sürelerin değiştirilemeyeceğinin düzenlendiği gerekçe gösterilerek reddedildiği, bunun üzerine, başvuran tarafından 13/06/2016 tarihinde söz konusu borcun bir kısmı olan 3121 gün karşılığı
42.400 TL’nin ödendiği, ödenen kısmın 15/12/2015 tarihinden geriye doğru hesaplanarak
15/12/2015-13/12/2006 tarihleri arasını kapsadığı, başvuranın daha sonra 22/06/2016 tarihli dilekçesiyle 07/10/1992 tarihinden ileriye gidecek şekilde 2554 gün borçlanmak istediği, söz konusu talebe istinaden SGK tarafından başvuranın, 01/07/1993 ila 04/08/2000 tarihleri arası
2554 gün karşılığı 44.868,67 TL borçlandırıldığı, söz konusu borcun başvuran tarafından
süresinde ödendiği, daha sonra başvuranın 20/07/2017 tarihli dilekçesine istinaden 12/10/199220/11/1992 tarihleri arasında 40 gün karşılığı 758,40 TL borçlandırıldığı ve 24/08/2017 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden başvurana 01/09/2017 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, bu sefer bağlanan aylıkların başvuran tarafından çekildiği gerekçesiyle 2011/48 sayılı Genelge gerekçe gösterilerek aylıktan vazgeçme imkanı bulunmadığından talebinin reddedildiği görülmektedir.
10. Başvuruya konu uyuşmazlığın; başvuranın borçlanma talep dilekçesine istinaden yurt dışı borçlanmaya ilişkin tarafına tahakkuk ettirilen borç aralığını 22/04/2016 tarihli dilekçesi ile değiştirip değiştiremeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
11. Yurtdışında geçen sigortalılık sürelerini borçlanmak isteyen sigortalılar yurtdışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler, kısmi borçlanma yapmak isteyenler borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar. Yurtdışı borçlanmalarında başvuru sahibince yurtdışında geçen sürelerden borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır.
Diğer yandan borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır. Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlanmıştır.
12. Bununla birlikte; borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna bildirenlerin borçlanma başvurularının geçersiz sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
13. Somut olay kapsamında yapılan incelemede; başvuranın 18/02/2016 tarihli dilekçesinde
1992 ila 2015 yılları arasını kapsamak suretiyle emekliliğine yetecek süreyi borçlandırma talep
dilekçesine idare tarafından 2015 yılı esas alınarak geriye doğru borç tahakkuku yapılması işlemlerinde 3201 sayılı Kanunun 5 inci madde hükmü dikkate alındığında hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
14. Öte yandan; SGK tarafından 15/03/2016 tarihinde tahakkuku yapılan borcun başvuran tarafından ödenmeden 25/04/2016 tarihli dilekçe ile borç aralığının değiştirilmesinin talep edildiği, söz konusu talebin 28/04/2016 tarihli cevabi yazı ile borcun tahakkuku yapıldığı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir. Oysa; Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi başlıklı 11 inci maddesinde; borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılacağının hüküm altına alındığı, görülmektedir. Bunun da ötesinde; tahakkuk ettirilen borcun tamamını veya bir kısmını ödeyenlerden borçlanmalarının iptal edilmesi için başvuruda bulunanların ödedikleri borçlanma tutarının tamamının, faiz uygulanmaksızın iade edileceği ve kısmi iade yapılmayacağı dahi hüküm altına alınmıştır.
15. Borçlanma başvurusundan vazgeçememe durumunun ise aylık bağlanmış olanlar için düzenlendiği görülmektedir. Nitekim; Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2015/11691 Esas ve 2015/14241 numaralı Kararında; “… Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 16.01.2013 tarihinde yurt dışı hizmetlerini borçlanma talebinde bulunduğu, borçlanma talep dilekçesinde borçlanmak istediği süre için tarih aralığı belirtmeden ‘5000 gün, aylık bağlanmasına yetecek süre’ şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının borçlanma başvurusu üzerine kurumca düzenlenen ve davacıya 04.03.2013 tarihli yazı ile bildirilen borç tahakkuk cetvelinde
11.01.1998 ile 30.11.2011 arası 5000 gün karşılığı 52.192,00 TL borç tahakkuku yapıldığı
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
görülmektedir. Davacı , yurt dışı borçlanma bedelini 04.03.2013 tarihinde ödemiştir ve davacıya 05.03.2013 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davacı, kendisine bağlanan yaşlılık aylığını çekmemiş ve 17.06.2013 tarihli yazı ile Kuruma başvurarak borçlanmasında esas alınacak sürenin 31.12.1999 ve öncesi olarak belirlenmesini talep etmiştir. Kurum, 01.04.2013 tarihi itibariyle geçerli olan aylığını almamış olması koşuluyla, davacının 16.01.2013 tarihli borçlanmasından vazgeçerek borçlanma bedelinin iadesinden sonra yeniden borçlanma talebinde bulunması ve borçlanmak istediği tarih aralığını belirtmesi gerektiğini bildirmiştir….” 15.1. Söz konusu davada görüldüğü üzere aylık bağlandığı aşamada bile tarih aralığını değiştirmek isteyen başvurana borçlanmasından vazgeçerek borçlanma bedelinin iadesinden sonra yeniden borçlanma talebinde bulunması ve borçlanmak istediği tarih aralığını belirtmesi şeklinde bilgi verildiği, görülmektedir. Somut olayda ise borçlanma tarihini değiştirmek isteyen başvuran başvurduğu tarihte borcun kısmi ödemesini dahi yapmamış iken borçlanmak istediği tarihler değiştirilmemiş, ayrıca başvuran konu hakkında da bilgilendirilmemiştir.
15.2. Diğer yandan; SGK’nın söz konusu işlemi iptal etmeme gerekçesinin dayanağı olarak gösterdiği 2015/4 e-yurtdışı talimatının ise SGK’nın iç işleyişine ilişkin olduğu ayrıca erişilebilir bir metin olmadığı, bununla birlikte bilgi ve belge talepli yazımızda Kurumumuza da sunulmadığı görülmektedir.
16. Yine somut olay kapsamında başvuranın 25/04/2016 tarihli yazı ile borç aralığının değiştirilmesinin talep ettiği dilekçesinde; “15/03/2016 tarihli yazınıza göre borçlanmak istediğim süreler farklı değerlendirilmiş. Bu sebeple borçlanma dilekçemde belirttiğim gibi 07/10/1992’den itibaren 5675 gün olarak düzeltilmesini, arz ederim.” şeklindedir.
16.1. SGK tarafından Kurumumuza gönderilen ve 3. numaralı paragrafta yer verilen cevabi yazıda niyet okuma unsuru göz önüne alınmadan başvuruların değerlendirildiği hususuna değinilmiştir. Bu kapsamda; niyet okuma unsuru göz önüne alınmaksızın, 16 numaralı paragrafta yer verilen söz konusu dilekçeye ilişkin yapılan değerlendirmede, başvuranın ilk borçlanma talebinden vazgeçtiği ve 1992 yılından itibaren borçlanmak istediği açıkça anlaşılmaktadır.
17. Muhtelif tarihlerde yürürlüğe giren yasal değişikliklere göre sigortalılara bağlanan aylık miktarının değiştiği, hizmetler ne kadar geriye giderse yaşlılık aylığının o oranda yüksek olduğu, bu sebeple eski tarihleri borçlanan ve aynı parayı ödeyen sigortalı ile daha yeni hizmetlerini borçlanan sigortalıların yaşlılık aylıkları arasında farklar oluştuğu, bu da aynı parayı ödemelerine karşın, yani aynı külfete katlanmalarına karşın, farklı şekilde nimetlerden yararlanmaları nedeniyle şikayetlere sebep olduğu, Kurumun bilgilendirme yükümlülüğü bulunmasına karşın 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma talebinde bulunan sigortalıyı yaşlılık aylığında lehe olan durumlarla ilgili olarak bilgilendirmediği, görülmektedir.
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri kapsamında borçlanma için başvuruda bulunanların, yurtdışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabileceği, kısmi borçlanma yapmak isteyenlerin,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorunda oldukları, başvuranın bu kapsamda ilk tahsis talep dilekçesinde borçlanmaya ilişkin süreyi belirtmiş olsa da hemen akabinde bu aralığı değiştirmek istediği, ancak idare tarafından bunun diğer başvurudan vazgeçip yeni bir başvuru olarak değerlendirilmesi gerekirken söz konusu talebin reddedildiği, oysa sigortalıların borcu ödemiş olsalar dahi, borçlanma başvurularından vazgeçebileceğinin hüküm altına alındığı, bununla birlikte söz konusu İdarenin sigortalıyı yaşlılık aylığında lehe olan durumlarla ilgili olarak bilgilendirmediği hususları göz önüne alındığında başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Bartın İş
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, başvuranın 22/04/2016 tarihli dilekçesi başlangıç alınarak, 1992 yılı esas alınmak suretiyle başvuranın emekliliğine yetecek süreler tespit edilerek, 4/a kapsamında 506 sayılı Kanunun geçici 81/B-j maddesine göre bağlanan aylığın hesaplanarak bağlanması, ayrıca 01/09/2017 tarihinden itibaren fark aylıkların da başvurana ödenmesi hususunda, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA, tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.