|
ÖZET: Uyuşmazlık, başvurucunun yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması talebine ilişkin olup, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen işlemlerin hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine uygun olarak tamamlanması gerekliliği üzerine odaklanmaktadır. Başvurucu, mahkeme kararının uygulanmadığını ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması için gerekli işlemlerin yapılmadığını iddia etmiştir. İdare, başvurucunun talebine ilişkin olarak henüz kesin bir işlem tesis etmediğini belirtmiştir.
5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi, yurt dışına çıkış yasağı olan kişiler için pasaport verilmemesini öngörmektedir. Ancak, idarenin başvuruya ilişkin işlemleri zamanında tamamlaması ve başvuru sahibine bilgi vermesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan belirlilik ve hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla, idarenin makul bir süre içinde gerekli işlemleri tamamlaması gerektiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvurucunun yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması talebi üzerine idarenin eylem ve işlemlerinin zamanında gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7278-S.23.11840
BAŞVURU NO : 2022/18943
KARAR TARİHİ : 12/06/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 18/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi Kurumumuza yapılan başvurusunda dilekçesinde kayıtlı olan hususlarda özetle, hakkında daha önce İçişleri Bakanlığınca verilmiş olan yurt dışı çıkış yasağının hukuksuz olduğu ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına ilişkin Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının uygulanması yönündeki Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesince verilen kararın İçişleri Bakanlığınca uygulanmadığı, mahkeme kararlarının uygulanmasına yönelik yaptığı başvuruya İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık
İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 02/11/2022 tarihinde “mahkeme kararının ifa edildiği” şeklinde resmi cevap verilmesine rağmen fiili olarak yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmadığı iddia ve ifade edilerek, Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesince İçişleri Bakanlığının hakkında uygulamış olduğu yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması ve gereğinin yapılmasına dair verilen esas ve sayılı kararın uygulanması talep edilmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca 6328 sayılı Kanun’un “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden 18/01/2023 tarih ve sayılı ile 22/03/2023 tarih ve yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,
2.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda özetle; “Genel
Müdürlüğümüzde hakkında 13.02.2023 tarihi itibari ile sistem üzerinden yapılan incelemede; başvuruya konu idari karar kaydının Mardin Valiliği tarafından sisteme girildiği,
Adı geçen idari karar kaydının kaldırılmasına ilişkin açılan dava üzerine Mardin 2. İdare Mahkemesince
01.03.2022 tarih ve sayılı esas üzerinden “davanın reddine” karar verildiği, istinaf başvurusu
üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava dairesi tarafından 04.10.2022 tarihinde “davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına” ve “dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.
Bu kapsamda, Bakanlık Makamının 31.07.2022 tarihli Oluru ile Mardin Valiliğince tesis edilen davaya konu idari karar kaydın Bakanlık Makamının 31.07.2022 tarihli oluruna istinaden 01.08.2022 tarihi itibari ile Genel Müdürlüğümüzce kaldırıldığından davaya konu olan işlemin ortadan kalktığı ve kararın gereğinin ifa edildiği 02.11.2022 tarihli yazı ile adı geçene bildirilmiştir.
5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi; “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara,
memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez…” hükmünde olup, Emniyet Genel Müdürlüğünce alınan Bakanlık Makamının 31.07.2022 tarihli Oluru ile adı geçenin ”genel güvenlik bakımından mahzurlu bulunduğu değerlendirildiğinden 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında idari işlem tesis edilmesine” karar verildiğinin bildirilmesi üzerine Genel Müdürlüğümüz tarafından adı geçen hakkında 01.08.2022 tarihinde yeni bir idari karar işlemi eklendiği ve idari karar kaydının halen devam ettiği anlaşılmıştır.
Başvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle 18.10.2022 tarihli CİMER başvurusuna istinaden
Genel Müdürlüğümüz tarafından 31.10.2022 tarihli yazı ile 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında adı geçene pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığı Emniyet Genel Müdürlüğünden sorulmuş olup, alınacak cevabı yazıya göre işlem tesis edilerek sonucundan adı geçene bilgi verilecektir.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,
3.2. “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,
4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
5. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun;
5.1. “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport
B
veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir.
Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir.
İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir.
Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır.
Birinci fıkrada yazılı makamlar tarafından pasaport verilmesi veya yurt dışına çıkması yasaklananlarla, yurt dışında kalmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlerin süreleri dolan pasaportları yenilenmez, kendilerine Türkiye’ye dönmeleri için seyahat vesikası verilir.
Pasaport veya pasaport yerine geçen vesikaları kaybedenlerden, bunu haklı bir sebebe dayandıramayanlarla bulundukları ülkelerden sınır dışı edilmiş olanlara, bu ülkelerden çıkarılış sebepleri gözönünde tutularak pasaport veya vesika verilmeyebilir. ”
hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Şikâyetçi, iş bu Kararın 1 no.lu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle, Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesince
İçişleri Bakanlığının hakkında uygulamış olduğu yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması ve gereğinin yapılmasına dair verilen esas ve sayılı kararın uygulanmasını talep etmektedir.
8. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez.”, hükmüne yer verilmiştir.
9. Uyuşmazlık konusu hakkında, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından
Kurumumuza iletilen yazıda özetle, ‘Adı geçen idari karar kaydının kaldırılmasına ilişkin açılan dava üzerine Mardin 2. İdare Mahkemesince 01.03.2022 tarih ve sayılı esas üzerinden “davanın reddine” karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava dairesi tarafından 04.10.2022 tarihinde “davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına” ve “dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.
Bu kapsamda, Bakanlık Makamının 31.07.2022 tarihli Oluru ile Mardin Valiliğince tesis edilen davaya konu idari karar kaydın Bakanlık Makamının 31.07.2022 tarihli oluruna istinaden 01.08.2022 tarihi itibari ile Genel Müdürlüğümüzce kaldırıldığından davaya konu olan işlemin ortadan kalktığı ve kararın gereğinin ifa edildiği 02.11.2022 tarihli yazı ile adı geçene bildirilmiştir.
5682 sayılı Pasaport Kanununun 22’nci maddesi; “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara,
memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez…” hükmünde olup, Emniyet Genel Müdürlüğünce alınan Bakanlık Makamının 31.07.2022 tarihli Oluru ile adı geçenin ”genel güvenlik bakımından mahzurlu bulunduğu değerlendirildiğinden 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında idari işlem tesis edilmesine” karar verildiğinin bildirilmesi üzerine Genel Müdürlüğümüz tarafından adı geçen hakkında 01.08.2022 tarihinde yeni bir idari karar işlemi eklendiği ve idari karar kaydının halen devam ettiği anlaşılmıştır.
Başvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle 18.10.2022 tarihli CİMER başvurusuna istinaden
Genel Müdürlüğümüz tarafından 31.10.2022 tarihli yazı ile 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22’nci maddesi kapsamında adı geçene pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığı Emniyet Genel Müdürlüğünden sorulmuş olup, alınacak cevabı yazıya göre işlem tesis edilerek sonucundan adı geçene bilgi verilecektir” yönünde açıklamada bulunulduğu tespit edilmiştir.
10. İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanır. İdareye belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir. İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. Bu gibi durumlarda takdir yetkisinden söz edilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin “keyfi” olarak hareket edebileceği anlamına gelmez.
İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.
11. Bu noktada yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve üstünlükler, keyfi bir idari yönetimi amaçlamamakta, idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda
Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241243,2009)
12. Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir
Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin Kullanılmasında
Uygulanacak Temel İlkeler bölümünde, “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4)
İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar.” ifadelerine yer verilmiştir.
13. Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında; “İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.
Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin
gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir.
14. Bu kapsamda idarenin cevabi yazısında yer verdiği “…Başvurucunun idari karar kaydının kaldırılması talebiyle 18.10.2022 tarihli CİMER başvurusuna istinaden Genel Müdürlüğümüz tarafından
31.10.2022 tarihli yazı ile 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci maddesi kapsamında adı geçene
pasaport düzenlenmesinde genel güvenlik bakımından mahzur bulunup bulunmadığı Emniyet Genel
Müdürlüğünden sorulmuş olup, alınacak cevabı yazıya göre işlem tesis edilerek sonucundan adı geçene bilgi verilecektir” yönündeki açıklaması dikkate alındığında, idarenin başvuru konusu talep hakkında henüz kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis etmediği bununla birlikte, söz konusu işlemin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda herhangi bir süre öngörülmediği tespit edilmiştir. Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması; ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir…Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Anayasa Mahkemesi’nin 18/01/2018 tarihli ve E.2017/129, K.2018/6 sayılı Kararı). Dolayısıyla hukuk güvenliğinin sağlanması açısından idari süreçler hakkında belli bir süre öngörülmesi ve idari işlemlerin belirlenen süre zarfında tamamlanması gerektiği değerlendirilmiştir.
15. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22’nci maddesinde İçişleri Bakanlığı’nca yurtdışına çıkmaları genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmeyeceği hükme bağlanmış olup, idarenin cevabi yazısında yer verdiği açıklamalar ve konuyla ilgili tesis edilen idari işlem tarihleri birlikte dikkate alındığında, şikâyetçinin ‘yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması’ yönündeki talebi hakkında idare tarafında yürütülen iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında makul süre içerisinde tamamlaması ve başvuru sahibine bilgi verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarenin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup idarenin işlem veya eylemine karşı Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre,
Uyuşmazlık konusu ve buna bağlı talep hakkında idare tarafında yürütülen iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında tamamlanarak başvuru sahibine bilgi verilmesi için NÜFUS VE
VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA
Kararın Başvurana ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi