ÖZET: Başvuranın yurt dışı hizmet borçlanması talebi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 30/07/2019 tarihinde yapılan başvurunun, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b statüsü kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran vekili, müvekkilinin 31/07/2019 tarihinde işe başladığını ve bu tarihten itibaren 4/1-a statüsü ile emekli aylığı bağlanması gerektiğini savunmuştur. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 30/07/2019 tarihinde Türkiye’de sigortalılığı bulunmadığı için yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b statüsünde değerlendirileceğini belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvuranın yurt dışı borçlanma talep tarihinin 30/07/2019 olarak kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Ancak, başvuranın yurt dışı hizmet borçlanmasının hangi sigortalılık statüsü kapsamında değerlendirileceği hususunda, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a statüsünde gerekli şartların sağlanmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın yurt dışı hizmet borçlanması talebi, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun belirlediği yasal çerçeveye uygun olarak 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b statüsü kapsamında değerlendirilmiş ve talep reddedilmiştir. Karar, başvuran vekiline ve ilgili idareye tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12291-S.21.19718

BAŞVURU NO : 2021/6072

KARAR TARİHİ : 23/08/2021

RET KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, yurt dışı hizmet borçlanması kapsamındaki sürelerinin hangi sigortalılık statüsü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran vekili; müvekkilinin 31/7/2019 tarihli dilekçesi ile 30/7/2019 tarihinde başlayan ancak bu

tarihte işe giriş bildirgesi verilip 31/7/2019 tarihinde sigorta sicil numarasıyla yaptığı çalışmalarına istinaden 3201 sayılı Kanun gereğince yurt dışında geçen çalışma ve işsizlik sürelerinin borçlandırılmasını talep ettiğini, bu doğrultuda Ankara Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezince 31/7/2019 tarihinin ilgi tutularak 4/1-a statüsü kapsamında 29/1/2020 tarihli ve varide numarasıyla müvekkilinin 9/4/1974 – 9/6/1984 tarihleri arasındaki 3600 gün yurt dışı sigortalılık ve işsizlik sürelerinin karşılığı 98.244 TL için yurt dışı borç tahakkuk cetvelinin düzenlendiğini, söz konusu tutarın müvekkilince ödenerek 11/2/2020 tarihinde emeklilik tahsis talebinde bulunulduğunu, ancak müvekkilinin borçlanma başvurusunun 30/7/2019 tarihi olduğundan bahisle Rüzgârlı Sosyal Güvenlik Merkezine gönderilen 22/2/2020 tarihli yazı ile Bağ-Kur sicil numarası verilerek Bağ-Kur kapsamına alındığını, oysa müvekkilinin 30/7/2019 tarihinde işe başladığını, işe giriş bildirgesinin verildiğini, sigorta sicil numarasının borçlanma talep dilekçesinde dahi yer aldığını, dolayısıyla müvekkilinin 30/7/2019 tarihi itibarıyla sigorta girişinin bulunduğunu, diğer taraftan 29/1/2020 tarihli borç tahakkuk cetvelinde başvuru tarihinin 31/7/2019 tarihi olarak gösterildiğini ve borçlanmanın 4/1-a statüsü kapsamında yapıldığını, müvekkilinin de buna güvenerek ödeme yaptığını, eğer borç tahakkuk cetveli 4/1-b statüsü kapsamında

Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA

düzenlenseydi ödeme yapmayarak işleme itiraz edeceğini, tahsis aşamasında yapılan statü değişikliğinin hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, diğer taraftan Rüzgârlı Sosyal Güvenlik Merkezinin 22/10/2020 tarihli yazısında müvekkilinin Bağ-Kur kapsamında 3600 gün ve SSK’lı 2 gün, toplamda 3602 gün çalışmasının aylık bağlama şartlarını karşılamadığının belirtildiği, öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı Yurtdışı Sözleşmeler ve Emeklilik Daire Başkanlığının 24/2/2021 tarihli yazısında ise müvekkilinin 31/7/2019 tarihinde Türkiye’de bulunduğuna ilişkin kayda rastlanılmadığının belirtildiğini, oysa müvekkilinin 21/10/2020 tarihli dilekçesi ekinde yer alan belgelerden 26/6/2018 tarihinde Kapıkule

Hudut Kapısından Türkiye’ye girdiği ve 21/9/2019 tarihinde Türkiye’den çıkış yaptığı anlaşıldığından, 30

– 31/7/2019 tarihlerinde Türkiye’de bulunduğunun tevsik edildiğini belirterek 4/2/2021 tarihli Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin 31/7/2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebi kapsamında tanzim edilen 29/1/2020 tarihli ve varide numaralı borçlanma tahakkukunun geçerli olduğuna ve 11/2/2020 tarihli tahsis talebi gereğince emekli aylığının 4/1-a statüsü kapsamında bağlanması gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 12/4/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) Başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un 4/1 -a statüsü kapsamında aylık bağlanabilmesi için gerekli olan

55 yaş, 3600 prim ödeme gün sayısı ve 15 yıl sigortalılık süresi şartlarını yerine getirdiği, ancak son yedi

yıllık fiili hizmet süresi içinde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b statüsünde geçen süresi fazla olduğundan 4/1-a statüsünde yaşlılık aylığı bağlanamayacağı,

2.2) 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesi ve yine aynı Kanun’un geçici 9. maddesinin ikinci fıkrası

uyarınca, başvuranın yurtdışı borçlanma kapsamında geçen süresi bulunması ve bugün itibarıyla borcunu ödeyip tahsis talebinde bulunması şartıyla, Kuruma ibraz etmiş olduğu 14/10/2019 tarihli Almanya hizmet cetvelinde son çalışma tarihi olan 31/12/2018, Türkiye’deki sigortalılık tarihinden önceki bir süreyi kapsadığından ilk işe giriş tarihinin tespitinde Türkiye’de sigortalı olarak işe başladığı 31/7/2019 tarihinden borçlanılan gün sayısı kadar geriye gidilerek bulunan tarih baz alınarak ilk işe giriş koşulları hesaplandığında 62 yaş ve 15 tam yıl prim ödeme gün sayısı veya 55 yaş ve 25 tam yıl prim ödeme gün sayısı ile 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b statüsü kapsamında yaşlılık aylığı bağlanabileceği,

2.3) 3201 sayılı Kanun’un mülga 5. maddesinin dördüncü fıkrasına göre 1/8/2019 tarihinden önceki

yurtdışı hizmet borçlanma talepleri için kişilerin talepte bulundukları tarihte en son 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a statüsü kapsamında sigortalılıklarının bulunması halinde, 3201 sayılı Kanun kapsamında yaptığı borçlanmaların 5510 sayılı Kanun’un 4/1 -a statüsü kapsamında değerlendirileceği, ancak başvuranın yurt dışı borçlanma talep tarihi olan 30/7/2019 tarihinde ülkemizde sigortalılığı bulunmadığından, yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirildiği,

2.4) Diğer taraftan başvuran vekilince 21/10/2019 tarihinde verilen dilekçe ekinde alınan Emniyet Yolcu

Kayıtları Sorgulama bilgilerinde ve yurda giriş çıkış kayıtlarının sorgulandığı Emniyet Genel Müdürlüğü

Pasaport Giriş/Çıkış Bilgileri Projesi programında, başvuranın sigortalı olarak çalıştığı 31/7/2019 tarihinde

ülkemizde bulunduğuna dair bir kayda rastlanılamadığı, ayrıca başvuranın yapmış olduğu başvurunun 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b statüsünde sonuçlandırılmış olmasının nedeninin, başvuranın çalışmaya başladığı 31/7/2019 tarihinde ülkemizde olup olmadığı değil, bilakis borçlanma başvurusunun yapıldığı 30/7/2019 tarihinde ülkemizde sigortalılığının bulunmaması olduğu,

2.5) Öte yandan borçlanma talep dilekçesinin tarih bölümünde 31/7/2019 tarihi belirtilmiş olsa da,

borçlanma başvurusunun hangi tarih itibarıyla yapıldığının tespitinde borçlanma başvurusunda yazan tarihin değil, 3201 sayılı Kanun’un mülga 5. maddesinin dördüncü fıkrası ve Yurtdışında Geçen Sürelerin

Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliği’nin mülga 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre belirlenen tarihin esas alındığı, bu nedenle, anılan Yönetmelik hükmü gereği söz konusu başvurunun iadeli taahhütlü olarak postaya verildiği 30/7/2019 tarihinin, borçlanma talep tarihi olarak kabul edildiği,

2.6) 5510 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre sigorta hak ve yükümlülüklerinin 4. maddenin birinci

fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya başladıkları tarihten itibaren başladığı, buna göre işveren tarafından işe giriş bildirgesi 30/7/2019 tarihinde verilse de, bildirgede işe başlama tarihi 31/7/2019 olarak bildirildiğinden sigorta sicil numarası verilmek suretiyle yapılan tescil işlemine esas olan sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin 31/7/2019 tarihinde başladığı, bu itibarla, başvuranın yurt dışı borçlanma talep tarihi olan 30/7/2019 tarihinde ülkemizde sigortalılığı bulunmadığından, yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirildiği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin

Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un, “Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” başlıklı 5. maddesinin dördüncü fıkrasının 7186 sayılı

Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde;

“Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”

6) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun’un “Sigortalılığın

başlangıcı” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde;

“Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;

a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, … başladıkları tarihten, …

itibaren başlar.”

7) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in,

“Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10. maddesinin ikinci fıkrasının 6/11/2020 tarihli ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 8. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde;

“Borçlanma tutarının tespitinde, adi posta veya kargo yolu ile veya Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilir.”

8) Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “Sigortalılığın başlangıcı ve bildirim yükümlülüğü”

başlıklı 11. maddesinin ikinci fıkrasında;

“İşverenler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının;

a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları, çalışmaya başladıkları tarihten önce, …

Kuruma e-sigorta yoluyla bildirmekle yükümlüdür.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Başvuran vekilinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran vekili özetle; müvekkilinin 11/2/2020 tarihli

tahsis talebi doğrultusunda emekli aylığının 4/1-a sigortalılık statüsü kapsamında bağlanması gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

11) Buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise, başvuranın işe giriş bildirgesi 30/7/2019

tarihinde verilse de, bildirgede işe başlama tarihi 31/7/2019 olarak bildirildiğinden sigorta sicil numarası verilmek suretiyle yapılan tescil işlemine esas olan sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin 31/7/2019 tarihinde başladığı, bu itibarla başvuranın yurt dışı borçlanma talep tarihi olan 30/7/2019 tarihinde ülkemizde sigortalılığının bulunmadığı, bu nedenle yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı

Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirildiği belirtilmektedir. Şu durumda somut olayda, başvuranın yurt dışı borçlanma talep tarihinin tespiti ile söz konusu borçlanmasının hangi sigortalılık statüsü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususlarının temel uyuşmazlık konuları olduğu anlaşılmaktadır.

12) Bu noktada öncelikle, başvuranın yurt dışı hizmet borçlanması talebi bakımından hangi tarihin esas

alınacağı sorunu çözümlenmelidir. Bu kapsamda somut olayda, başvuranın yurt dışı hizmet borçlanma talep dilekçesinin 31/7/2019 tarihli ve evrak kayıt numarası ile Kurum kayıtlarına girdiği, bununla birlikte söz konusu dilekçenin taahhütlü olarak 30/7/2019 tarihinde postaya verildiği görülmektedir. Şu durumda, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin

Yönetmelik’in 10. maddesi uyarınca taahhütlü posta ile gönderilen yurt dışı borçlanma taleplerinde, dilekçenin postaya verildiği tarih Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinden, başvuranın yurt dışı hizmet borçlanma başvuru tarihinin 30/7/2019 tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

13) Diğer taraftan, başvuranın yurt dışı hizmet borçlanmasının hangi sigortalılık statüsü kapsamında

değerlendirileceği sorununa gelince; ilgililerin yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerinin 5510 sayılı

Kanun kapsamında hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesine ilişkin esasların 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlendiği görülmektedir. Mezkûr fıkranın, başvuranın borçlanma talep tarihinde yürürlükte olan halinde; ilgililerin yurt dışı hizmet borçlanmalarına ait süreleri yönünden, Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık halinin esas alınacağının, sigortalılıkları yoksa aynı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

14) Bu aşamada başvuranın, 30/7/2019 tarihinde işe başladığı ve bu tarih itibarıyla sigortalı sayılması

gerektiği iddiasına da değinmek gerekir. Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için sigorta hak ve yükümlülükleri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren başlamaktadır. Öte yandan, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 11.

maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da işverenler 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a)

bendi kapsamında sigortalı sayılanları, çalışmaya başladıkları tarihten önce Kuruma e-sigorta yoluyla bildirmekle yükümlüdürler. Bu doğrultuda somut olayda işveren tarafından Kuruma verilen 30/7/2019 tarihli işe giriş bildirgesi ile başvuranın, 1086915 numaralı işyerinde 4/a sigortalılık statüsü kapsamında 31/7/2019 tarihinde işe başlayacağının bildirildiği görülmektedir. Şu durumda, başvuranın işvereni tarafından verilen işe giriş bildirgesi uyarınca başvuranın çalışmasının 31/7/2019 tarihi itibarıyla başladığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, başvuranın Türkiye’deki sigortalılığının anılan tarih itibarıyla

başladığı kabul edilmelidir. Bu nedenle, başvuranın 30/7/2019 tarihi itibarıyla sigortalı olması gerekip gerekmediğinin, bir diğer deyişle bir kısım çalışmasının işverence bildirim dışı bırakılıp bırakılmadığının,

5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi kapsamında hizmet tespiti davasına konu olabilecek nitelikte bir

uyuşmazlık olduğu değerlendirilmektedir. İfade etmek gerekir ki, başvuranın borçlandığı süreleri

Kurumun hatalı olarak 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsüne göre değerlendirmesinin, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan açık hüküm uyarınca başvuran yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı açıktır. Hal böyle iken, yurt dışı hizmet borçlanma talep tarihi olan 30/7/2019 tarihinde Türkiye’de sigortalı çalışması mevcut olmayan başvuranın, yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerinin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilmesinin yasal zorunluluk olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

15) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın yurt dışı hizmet borçlanması

kapsamındaki sürelerine ilişkin sigortalılık statüsünün, işe giriş bildirgesi esas alınarak belirlenmesine yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvuran vekiline

tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuran vekilinin talebinin reddine;

Kararın başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi