onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, eşin yurt dışı süresini borçlanabileceğinin tespiti ve ölüm aylığı tahsis talebi hakkının belirlenmesine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının muris eşinin yurt dışında geçirdiği süreyi borçlanabileceğine ve bu süre üzerinden ölüm aylığı talep edebileceğine dair karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Yargıtay, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının borçlanma bedelini ödemesi ve tahsis talebinde bulunması şartıyla hüküm tesis etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitine ilişkin 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince, davacının belirtilen süreler üzerinden 1800 günü borçlanabileceğine dair hükmün de usul hatası içerdiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, hukuki süreçteki eksikliklerin giderilmesi ve tarafların haklarının net bir şekilde belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/5596 E.  ,  2024/7278 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/599 E., 2024/53 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/147 E., 2021/92 K.

    Taraflar arasındaki eşin yurt dışı süresini borçlanabileceğinin tespiti ile hak sahibi olarak ölüm aylığı tahsis talebi bulunma hakkı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, müvekkilinin eşinin yurt dışı süresini borçlanabileceğinin ve 1800 günlük prim ödemesine göre eşi üzerinden hak sahibi olarak ölüm aylığı tahsis talebi bulunma hakkı olduğunun tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı … vekili, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının muris eşi … …’ın yurt dışında 10.05.1975 tarihinden 09.07.2002 tarihine kadar Türk vatandaşı olarak geçen süreden talep ile bağlı kalınarak 1800 günlük yurt dışı borçlanma hakkı olduğunun tespitine, davacının 10.05.1975 tarihinden itibaren en az 1800 gün borçlanması ve borçlanma bedelini ödemesi ve tahsis talebinde bulunması halinde borçlanma bedelinin ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığına hak kazanabileceğinin tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri
    Davalı … vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı … vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, eşin yurt dışı süresini borçlanabileceğinin tespiti ile hak sahibi olarak ölüm aylığı tahsis talebi bulunma hakkı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 297/2 nci maddesi, 3201 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi.

    3.Değerlendirme
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

    2-İnceleme konusu davada, davacı, davalı Kurumun 24.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin reddi işleminin iptalini talep etmiş, Mahkemece, hükümde belli bir tarih belirtilmeksizin ancak davanın kabulüne denilerek “1-Davacının muris eşi … …’ın yurt dışında 10.05.1975 tarihinden 09.07.2002 tarihine kadar Türk vatandaşı olarak geçen süreden talep ile bağlı kalınarak 1800 günlük yurt dışı borçlanma hakkı olduğunun tespitine,

    2-Davacının 10.05.1975 tarihinden itibaren en az 1800 gün borçlanması ve borçlanma bedelini ödemesi ve tahsis talebinde bulunması halinde borçlanma bedelinin ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığına hak kazanabileceğinin tespitine,..” şeklinde karar verilmiştir. Karar eksik araştırma ve inceleme sonucu verilmiştir.

    6100 sayılı Kanun’un 297/2 nci bendinde, “(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. ” düzenlemesi gereği, Mahkemece hükmünün 2 nci bendinde ” davacının borçlanma bedelini ödemesi ve tahsis talebinde bulunması halinde ” ibareleri ile şartlı hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.

    3201 sayılı Kanun’un ” Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” başlıklı 5 inci maddesinin ilk bendi, ” Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. ” düzenlemesi gereği ise Mahkemenin, davacının 10.05.1975 tarihinden 09.07.2002 tarihine kadar sürede geçen 1800 günü borçlanabileceğine dair hükmü usul ve yasaya aykırı olmuştur.

    Mahkemece davacının talebi açıklattırılarak, eldeki dava ile dava konusu edilen talebin, davacının 24.07.2019 tarihli borçlanma talebinin reddi işleminin iptali mi yoksa müstakilen davacının, eşinin yurt dışı sürelerinden 1800 günü, hak sahibi olarak, Türk vatandaşı olmaksızın, borçlanabileceğinin tespiti talebi mi olduğu ve ayrıca ölüm aylığı tahsis talebinin bulunup bulunmadığı hususları belirlenerek dava konusu talep ya da taleplerin netleştirilmesinden sonra, dava konusu talepler hakkında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

    VI.KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    27.06.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.