ÖZET: Başvuran, yurt dışında geçirdiği süreleri borçlanma talebinin geçersiz sayılmasına itiraz ederek, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) bu işlemin geri alınmasını talep etmiştir. Başvuru, 27 Aralık 2018 tarihinde yapılmış olup, SGK, 23 Ocak 2019 tarihinde eksik belgelerin tamamlanması için üç aylık bir süre tanımıştır. Ancak başvuran, bu yazıyı zamanında almadığını ve Eylül 2019’da haberdar olduktan sonra belgeleri sunduğunu belirtmiştir. Başvuran, borç tutarının ilk başvuru tarihindeki oranlar üzerinden hesaplanmasını istemektedir.

SGK, başvuranın belgeleri zamanında ibraz etmediği gerekçesiyle borçlanma talebini geçersiz saymıştır. Ancak Kamu Denetçiliği Kurumu, tebligatın usulüne uygun yapılmadığını tespit ederek, başvuranın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda, üç aylık sürenin başvuranın yazıdan haberdar olduğu tarihten itibaren başlatılması gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, SGK’ya, başvuranın 27 Aralık 2018 tarihli borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması işleminin geri alınması yönünde tavsiyede bulunmuştur. SGK’nın bu tavsiyeye uyması ve işlemi 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/6599-S.20.10481

BAŞVURU NO : 2020/2456

KARAR TARİHİ : 27/04/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran tarafından yurt dışı sürelerini borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması yönündeki işlemin geri alınması talep edilmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 05/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ

1. Başvuran tarafından 27.12.2018 tarihinde yurtdışında geçirdiği süreleri borçlanma talebinde bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 23.01.2019 tarihli yazısıyla eksik olduğu ifade edilen çalışma belgesinin ibrazının istendiği, söz konusu belgenin 3 ay içinde anılan idareye ibraz edilmesi gerektiği, fakat idarenin anılan yazısını tebellüğ etmediği, Eylül 2019’da söz konusu yazıdan haberdar olduğu, bunun üzerine eksik belgeyi idareye ibraz ettiği, ancak üç aylık süre geçtiğinden yeniden borçlanma başvurusu yapması gerektiğinin belirtildiği, fakat güncel değerler üzerinden hesaplanması halinde borç tutarının yüksek olduğu ifade edilerek ilk başvuru tarihi olan 27.12.2018’de geçerli olan tutarlar üzerinden hesaplama yapılarak borçlandırılması ve bu tür önemli tebligatların iadeli taahhütlü posta yoluyla yapılması talep edilmektedir

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. SGK’nin 13.03.2020 tarihli ve … sayılı yazısında; 2.1. Sigortalılara eksik belgelerin tamamlanması için verilen 3 aylık ek sürenin adi posta ile bildirildiği, gönderilecek olan bu belgenin kaydının işlemi yapan birimce tutulduğu, tüm postaların PTT aracılığıyla gönderildiği, 2.2. Başvuranın 27.12.2018 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinde beyan ettiği adrese (… Mah. … Sokak No:… …/…) eksik belgelerin tamamlanması gerektiği bilgisini içeren yazının gönderildiği,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2.3. 2011/48 sayılı “Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri” başlıklı Genelgenin “Borç

Miktarının Tebliği” başlığı altında; yurt dışı borçlanma sürelerine ait borçlanma miktarı ve bu miktarın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ile aylık bağlama şartlarının iadeli taahhütlü bir yazı ile tebliğ edileceği hükmüne yer verildiği, 2.4. Anılan Genelgenin “Yazılı İstekte Bulunmak” başlığı altında, Kurumun yazılı bildirisine rağmen eksik bilgi, beyan ve belgelerini üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemlerinin durdurulacağının, söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınacağının belirtildiği, 2.5. Mevzuatta borç miktarının ilgiliye iadeli taahhütlü posta ile tebliğ edileceği belirtilmekle birlikte eksik belgelerin tamamlanmasına ilişkin yazının tebliği hususunda bu yönde bir hükme yer verilmediği, söz konusu yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınacağının belirtildiği, dolayısıyla bildirimin adi posta ile yapılmasına cevaz verildiği, bu doğrultuda bildirimin başvuranın beyan ettiği adrese yapıldığı, adi postanın ilgililere ulaşıp ulaşmadığının takibinin yapılmadığı, bu sebeple söz konusu 3 aylık sürenin başlangıç tarihinin belgenin Kurumdan çıktığı tarih olarak kabul edildiği, 2.6. Tebliğin PTT aracılığıyla başvuranın Kimlik Paylaşım Sisteminde kayıtlı adresine yapıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırılığın söz konusu olmadığı, bu sebeple başvuranın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesine imkan bulunmadığı, 2.7. Yazılı bildirime rağmen eksik bilgi, beyan ve belgeleri üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemi iptal edilip yeni bir borçlanma talebi arandığından başvuranın bu sürenin bitmesinden dolayı ibraz ettiği belgelere istinaden işlem yapılmasının mümkün olmadığı, 2.8. Başvuranın “Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesi”nde belirtilen adresi ile Kimlik Paylaşım

Sisteminde yer alan adresinin aynı olduğu ve eksik bilgi ve belgelerin tamamlanmasına ilişkin

23.01.2019 tarihli ve … sayılı yazının da bu adrese gönderildiğinin tespit edildiği ifade

edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin

Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.” hükmü yer almaktadır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

4. 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1’inci maddesinde, “Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I)

sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV)

sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı

Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.” hükmü; “Tebliğ mazbatası” başlıklı 23’üncü maddesinde, “Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Bu mazbatanın: 1. Tebliği çıkaran merciin adını, 2. Tebliği istiyen tarafın adını, soyadını ve adresini, 3. Tebliğ olunacak şahsın adını, soyadını ve adresini, 4. Tebliğin mevzuunu, 5. Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu, 6. Tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını, 7. 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi, 8. (Ek: 11/1/2011-6099/6 md.) Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı, 9. (Değişik: 19/3/20034829/7 md.) Tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını, İhtiva etmesi lazımdır.” hükmü; “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32’nci maddesinde, “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” hükmü yer almaktadır.

5. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in

“Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7’nci maddesinde, “(1) Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun Internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı

Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır. (2) Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep

Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir. (3) Yurtdışı

Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.” hükmü; “Yurtdışı sigortalılık sürelerine ait belgeler” başlıklı 9’uncu maddesinde, “Borçlanma yapılabilmesi için; a) Borçlanılacak süre sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde geçmişse; 1) Çalışılan ülkede bağlı bulunulan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta kartlarından… durumlarına uygun olan belgenin Kuruma ibraz edilmesi gerekir…”hükmü; “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10’uncu maddesinde, “…Borçlanma tutarının tespitinde, adi posta veya kargo yolu ile veya Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır… Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

tarih, borcun tebliğ tarihidir… Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır. Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.” hükmü yer almaktadır.

6. 08.06.2011 tarihli ve “Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri” konulu Genelgenin (2011/48)

“Yazılı istekte bulunmak” başlığı altında (15.08.2019 tarihli ve 2019/16 no.lu Genelgeyle ilga edilmiştir) “…Borçlanma için belgelendirme ve tahakkuk eden borcun üç ay içinde ödenme mecburiyeti dikkate alındığında, Kurumun yazılı bildirisine rağmen eksik bilgi, beyan ve belgelerini üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemleri durdurularak, borçlanmanın geçersiz olduğu başvuru sahibine yazılı olarak bildirilecektir. Bu durumda olanların borçlanma işlemi, yeni bir Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesine göre sonuçlandırılacaktır. Söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının Kurumdan çıkış tarihi esas alınacaktır.” hükmü yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından başvuranın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunması ve eksikliğin giderilmesi için öngörülen üç aylık sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği, hukuki güvenlik ilkesine aykırı olarak üç aylık sürenin tebliğ tarihi yerine yazının kurumdan çıkış tarihinden itibaren başlatılması suretiyle 27.12.2018 tarihli borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması yönündeki işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle “Tavsiye

Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın, başvuranın yurt dışında geçen sürelerinin borçlanılmasında 27.12.2018 tarihli başvurusunun geçersiz sayılması ve yeniden başvuru şartı aranması yönündeki işlemden kaynakladığı görülmektedir.

9. 3201 sayılı Kanunun yürürlükte bulunan 4’üncü maddesi uyarınca borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki günlük kazancın %45’i esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu sebeple yurt dışı sürelerinin borçlanılması talebiyle yapılan başvurunun tarihi önem arz etmektedir. Ayrıca anılan maddede yer alan oran %32 iken 17.07.2019 tarihli ve 7186 sayılı Kanunun 9’uncu maddesiyle %45’e çıkarılmıştır. Bu yönüyle de borçlanma

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

başvurusunun söz konusu yasal değişiklikten önce ya da sonra yapılmış olması tahakkuk ettirilecek borç miktarı bakımından belirleyici nitelik taşımaktadır.

10. Başvuranın 27.12.2018 tarihinde Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesiyle yurt dışında geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu başvuru üzerine idarece 23.01.2019 tarihli yazıyla, borçlanma işleminin yapılabilmesi için yurtdışında çalışılan ülkenin sigorta merciinden temin edilecek çalışma belgesinin de en geç 3 ay içinde sunulması gerektiği başvurana bildirilmiştir. Başvuran tarafından anılan yazının adresine ulaşmadığı, söz konusu yazıdan Eylül 2019’da SGK’ye gittiğinde haberdar olduğu ve 3 ay geçmeden söz konusu belgeyi ibraz ettiği ifade ve iddia edilmektedir.

11. Uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulabilmesi, başvuranın 27.12.2018 tarihli borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması yönündeki işlemin hukuka uygun olup olmadığının tespit edilmesine bağlıdır.

12. 3201 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde, tahakkuk ettirilen borç tutarının, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceği, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı kurala bağlanmaktadır. Borçlanma başvurusu sırasında belgelendirme yükümlülüğünün yerine getirilmesini teminen idareye sunulması gereken bilgi ve belgelerin sunulmadığı durumda yapılacak işlemler ve izlenecek yöntem ise söz konusu dönemde yürürlükte bulunan 2011/48 no.lu Genelgenin “Yazılı istekte bulunmak” başlığı altında düzenlenmektedir. Buna göre, söz konusu eksikliğin tamamlanması için idarece başvurana yazılı bildirimde bulunulması, bu bildirim üzerine başvuran tarafından eksik belgelerin üç ay içinde ibraz edilmesi, bu süre içerisinde ibraz edilirse başvuru geçerli sayılarak başvuru tarihi esas alınmak suretiyle borç tahakkukunun yapılması, bu süre içerisinde ibraz edilmezse borçlanma işlemleri durdurularak borçlanmanın geçersiz olduğunun başvuru sahibine yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla 27.12.2018 tarihli başvurunun geçersiz sayılması, eksik belgelerin söz konusu üç aylık süre içerisinde idareye sunulmaması halinde mümkündür.

13. Başvuranın belge eksikliğinin tamamlanması gerektiğini bildiren yazıdan haberdar olduktan sonra üç ay içinde (Eylül 2019’da) eksik belgeyi (çalışma belgesi) idareye sunduğu, dolayısıyla

27.12.2018 tarihli başvurunun geçerli sayılması gerektiği yönündeki iddiaları karşısında idarece

üç aylık sürenin başvuranın anılan yazıdan haberdar olduğu tarihten başlatılamayacağı, zira 2011/48 no.lu Genelgede üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının kurumdan çıkış tarihinin esas alınacağının öngörüldüğü, yazının 23.01.2019 tarihinde postaya verildiği, dolayısıyla üç aylık sürenin 23.04.2019 tarihinde sona erdiği ileri sürülmektedir.

14. Tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin bu işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri amaçlanan kişilere kanuna uygun şekilde bildirimi ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesi işlemidir. Usulüne uygun işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına bildirilmesi gerekir. Usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir (AYM, 13/11/2014, E.2013/95, K.2014/176).

15. Bu doğrultuda söz konusu hak ve hürriyetlerin güvence altına alınmasını teminen tebligatın yapılmasına ilişkin usul ve esasların 7201 sayılı Tebligat Kanunuyla ayrıntılı olarak düzenlendiği görülmektedir. Anılan Kanunun 1’inci maddesi uyarınca SGK tarafından yapılacak tüm tebligatların bu Kanuna uygun olarak yapılması gerekmektedir.

16. 7201 sayılı Kanunun 23’üncü maddesi gereğince tebliğin bir mazbata ile tevsik edilmesi zorunlu olup bu mazbatanın tebliği çıkaran merciin adını, tebliği isteyen tarafın adını, soyadını ve adresini, tebliğ olunacak şahsın adını, soyadını ve adresini, tebliğin mevzuunu, tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22’nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu, tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını, 21’inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi, tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı, tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını ihtiva etmesi gerekmektedir.

17. İdare tarafından eksik belgenin tamamlanması gerektiğini bildiren yazının başvurana tebliğ edildiğini tevsik eden herhangi bir belge sunulmadığı, söz konusu yazının adi posta yoluyla gönderildiğinin ve başvurana ulaşıp ulaşmadığının takibinin yapılmadığının belirtildiği görülmektedir. Bu itibarla tebliğin usulüne aykırı yapıldığı tespit edilmekte olup 7201 sayılı

Kanunun 32’nci maddesi uyarınca başvuranın tebliğe muttali olduğu anlaşıldığından tebliğin muteber sayılması ve başvuranın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

18. Bu gerekçeyle tebligatın 7201 sayılı Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yapılması, başvuranın söz konusu eksik belgenin idareye ibraz edilmesi gerektiğinden haberdar edildiğinin herhangi bir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya koyulması, tebligat usulüne uygun yapılmadığından başvuranın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunması ve eksikliğin giderilmesi için öngörülen üç aylık sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerekirken hukuki güvenlik ilkesine aykırı olarak üç aylık sürenin tebliğ tarihi yerine yazının kurumdan çıkış tarihinden itibaren başlatılması suretiyle 27.12.2018 tarihli borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması yönündeki işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle

“kanunlara uygunluk” ilkesine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden artakalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvuranın yurt dışında geçen süreleri borçlanma talebiyle yaptığı başvuru kapsamında eksik belgenin ibrazı için öngörülen üç aylık sürenin 23.01.2019 tarihinden başlatılması sebebiyle

27.12.2018 tarihli başvurunun geçersiz sayılması işleminin geri alınması yönünde Sosyal

Güvenlik Kurumuna TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik

Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına, Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.