ÖZET: Başvuran, 2016 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından pasaportuna getirilen idari sınırlamanın kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak, İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Valiliği, başvuranın yurt dışına çıkma özgürlüğünün kısıtlanmasına ilişkin kararları, devam eden bir soruşturma gerekçesiyle reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, yurt dışına çıkma hürriyetinin yalnızca hakim kararıyla sınırlanabileceğini belirtmiş ve idari sınırlamanın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın idari sınırlamanın kaldırılması yönünde yeni bir işlem tesis edilmesi için İçişleri Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, Anayasa’nın 23. maddesi ile güvence altına alınan seyahat özgürlüğünün ihlali nedeniyle yapılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddi işleminin hukuka aykırı olduğu ve ilgili idarenin bu durumu göz önünde bulundurarak yeni bir işlem yapması gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8231-S.21.13214

BAŞVURU NO : 2020/102350

KARAR TARİHİ : 31/05/2021

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

İdari sınırlamanın kaldırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 09/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, pasaportuna 2016 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca idari sınırlama işlemi yapıldığını, sınırlamanın kaldırılması talepli yaptığı başvurular sonucunda, 03/02/2020 tarihli yazı ile

İstanbul Valiliğinden sınırlamanın kaldırılmasının istendiğini, adli kontrol tedbirleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu gerekçesi ile emniyet birimlerince sınırlamanın kaldırılmadığını, Nüfus ve

Vatandaşlık İstanbul İl Müdürlüğüne yaptığı başvuruya, komisyon cevabının beklendiği gerekçesi ile olumlu cevap verilmediğini, Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğüne yaptığı başvuruya gerekli talimatın verildiği yönünde cevap verildiğini, geçen süreçte sınırlamanın halen kaldırılmadığını, bu durumun hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu ve eziyete dönüştüğünü, Anayasa Mahkemesi kararlarında hâkim kararı olmaksızın yurt dışı çıkış yasağı konulmasının yurt dışına çıkma özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale niteliğinde olduğunun vurgulandığını belirterek idari sınırlandırmanın kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 03/02/2020 tarihli İstanbul Valiliğine (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü) muhatap yazısında, “Cumhuriyet

Başsavcılığımızca “FETÖ/PDY silahlı terör örgülüne üye olmak” suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, pasaportuna tahdit konulan şüpheli (TCKN isimli

/

şüphelinin işbu soruşturma yönünden yurt dışına çıkmasında herhangi bir sakınca bulunmadığı, şahıs hakkında pasaportunda zayi tedbir işlemleri işbu soruşturmadan ve irtibatı nedeniyle bu soruşturmayla birleştirilen diğer dosyalar kapsamında ( ve Malatya CBS’nin

) yapılmış ise derhal kaldırılması hususunda, gereği önemle rica olunur.”,

3. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün sayılı ve 01.04.2021 tarihli cevabi yazısında, “Genel Müdürlüğümüzde T.C. kimlik numaralı hakkında 30.03.2021 tarihi saat 10:34 itibari ile sistem üzerinden yapılan incelemede; başvuruya konu idari karar kaydının İstanbul Valiliği tarafından sisteme girildiği Bakanlığımız tarafından idari karar kaydına ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmıştır.”,

4. İstanbul Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün sayılı ve

02.04.2021 tarihli cevabi yazısında, “Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Emniyet Genel

Müdürlüğü arasında imzalanan protokol gereği pasaport iş ve işlemleri ile arşiv dosyaları 02.04.2018 tarihinde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne devredilmiştir. Müdürlüğümüzce yapılan arşiv ve dosya incelemesinde; 6749 Sayılı Kanunun 5.maddesi “Milli Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeni ile haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçe ile haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili Pasaport birimlerine derhal bildirilir, bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportları iptal edilir” hükmü gereğince; T.C. Kimlik

Numaralı ilgi (c) sayılı yazı ile isminin bildirildiği ve bu bildirime esas olmak üzere pasaportunun İstanbul Emniyet Müdürlüğünce iptal edilerek Polnet-4 müracaat kısmına ilgi (ç) sayılı genelge gereğince şerh kaydı girildiği anlaşılmıştır.

5. ilgi (d) sayılı dilekçe ile müdürlüğümüze müracaatta bulunarak pasaportunun kullanıma açılmasını talep etmiş olup 7188 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve ilgi (f) sayılı genelge gereği İstanbul Emniyet Müdürlüğünden tahkikat talep edilmiştir.

6. İstanbul Emniyet Müdürlüğünden alınan ilgi (ğ) sayılı cevabi yazıda 10.06.2020 tarihinde toplanan İdari

Karar Komisyonunca yapılan değerlendirmede bahse konu “kaydın kaldırılmaması devam etmesine ilişkin kanaat oluşturulamamıştır” şeklinde bildirilmiş adı geçene ait idari karar kaydı kaldırma işlemi yapılamamış olup 2019/14 sayılı genelge gereği tüm bilgi ve belge örnekleri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri

Genel Müdürlüğünde bulunan Üst Komisyon tarafından incelenmek üzere MERNİS sistemi üzerinden gönderilmiştir.

7. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Üst Komisyonunca yapılan inceleme sonucunda adı geçenin başvurusu sistem üzerinden reddedilmiş olup dilekçesinde beyan etmiş olduğu … adresine posta yolu ile bilgi yazısı gönderilmiştir.

8. Bahse konu başvurunun reddi ile ilgili Müdürlüğümüzde bilgi yada belge örneği bulunmamakta olup

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde bulunan İdari Karar Üst Komisyonunca red işlemi

/

yapılması sebebi ile bilgi ve belge örneklerinin yasal süresi içerisinde doğrudan Kamu Denetçiliği

Kurumuna … gönderilmesini … arz ederim.”,

9. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün sayılı ve 16.04.2021 tarihli cevabi yazısında, “… yapılan incelemede; başvuruya konu idari karar kaydının İstanbul Valiliği tarafından sisteme girildiği anlaşılmıştır. Olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişilerin başvurularına yönelik, 7075 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi; “… tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek

7 nci maddesi hükmü saklıdır. (2) Başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için kamu kurum ve

kuruluşları bünyesinde komisyon kurulabilir…. (7) Kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı

Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir…” hükmündedir.

10. 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 nci maddesi; “…haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkumiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları halinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.” hükmüne amir olup, anılan kanun hükmü gereğince ilgilinin başvurusu üzerine kolluk birimlerince araştırma yapılması için Bakanlığımızın

04.12.2019 tarih ve 2019/14 sayılı genelgesine istinaden İl Emniyet Müdürlükleri bünyesinde kurulan

komisyonlara görüşleri sorulmaktadır.

11. MERNİS sistemi üzerinde yapılan incelemede; davacının idari karar kaydının kaldırılması talebiyle

07.05.2020 tarihinde İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunduğu,

başvurusu üzerine İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünce 07.05.2020 tarihinde İstanbul İl Emniyet

Müdürlüğünce araştırma yapılmasının istenildiği, İl Emniyet Komisyonu tarafından 15.06.2020 tarih cevabi yazı ile ” …adı geçenin idari karar kaydının kaldırılmasına/devam etmesine ilişkin kanaat belirtilmediği..” yönünde görüş bildirildiği, Bakanlığımızın 2019/14 sayılı Genelgesi kapsamında adı geçenin 28.08.2020 tarihli dilekçesi ile bu duruma itirazda bulunması üzerine başvurusunun Bakanlığımız

Pasaport İdari Karar Komisyonuna sevk edildiği anlaşılmıştır.

12. Bu kapsamda, Bakanlığımız Pasaport İdari Karar Komisyonunun 03.02.2021 tarih ve sayılı kararı ile anılan tarihte adı geçinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında esas sayılı devam eden soruşturmasının bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 inci maddesi kapsamında reddedildiği anlaşılmıştır.” ifadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

13. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” , ‘Yerleşme ve seyahat hürriyeti’ başlıklı 23 üncü maddesinde, “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. … Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.”,

14. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

15. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun ‘Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler’ başlıklı 5 inci maddesinde, “(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir. (Burada yer alan “edilir” ibaresi,

29.04.2017 tarih ve 30052 (mük.) sayılı R.G.de yayımlanan 690 sayılı KHK.nin 25. maddesiyle “edilebilir”

şeklinde değiştirilmiştir.)”,

16. 5682 sayılı Pasaport Kanununun ‘Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller’ başlıklı 22 nci maddesinde, “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere, (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez.”, Ek 7 nci Maddesinde, “(Ek madde: 17.10.2019

– 7188 S.K/Madde 2) Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, B) 18/10/2016 tarihli ve

6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları

hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.”,

17. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun ‘İlave tedbirler için başvuru yolu’ başlıklı geçici 4 üncü maddesinde, “(Ek madde: 11.11.2020 – 7256 S.K/Madde 41) (1) Bu

Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır.”,

18. 2019/14 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesinde, “24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 5682 sayılı Pasaport Kanununa Ek 7 nci madde olarak;

“Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü

Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul

Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.” hükmü eklenmiştir.

19. Bakanlığımızca, idari karar uygulamalarına ilişkin ilke ve prensipleri belirlemek, uygulamaları takip etmek, karar almak ve verilen kararları değerlendirmek üzere Bakan Yardımcısı başkanlığında “Pasaport

İdari Karar Komisyonu”, Komisyon çalışmalarına esas teşkil eden dosyaları incelemek, değerlendirmek ve komisyona sevk işlemlerini yürütmek üzere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde

Mülkiye Müfettişi başkanlığında Alt (teknik) Komisyon kurulmuştur.

20. İllerimizdeki idari karar uygulamalarına ilişkin iş ve işlemler aşağıda belirtilen şekilde yürütülecektir.

1) İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlükleri tarafından; – Kurumlarının bildirimi üzerine sistemde idari karar

kaydı bulunanlardan; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle, devam eden idari soruşturması

/

bulunup bulunmadığı hususu bildirim yapılan kurumdan, – İlgili kişiler hakkında devam eden adli soruşturma veya kovuşturma olup/olmadığı ile idari karar kayıtlarının kaldırılmasında genel güvenlik açısından mahzur bulunup/bulunmadığı hususu İl Emniyet Müdürlüklerinden, sorulacaktır.

21. 2) İl Emniyet Müdürlükleri tarafından; – İl Emniyet Müdür Yardımcısı (TEM Şube Müdürlüğünden sorumlu) başkanlığında, TEM, KOM ve İstihbarat Şube Müdürlerinin katılımı ile 10 gün içerisinde komisyon oluşturulacaktır. Bu komisyonca; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle, devam eden adli soruşturma veya kovuşturma olup/olmadığı ve neticelenen adli işlemlere ilişkin bilgiler ile idari karar kaydının kaldırılmasında genel güvenlik açısından mahzur bulunup/bulunmadığına ilişkin ilgili kişiler hakkında yapılacak değerlendirme sonucunda; a) İdari karar kaydının kaldırılması, b) İdari karar kaydının devam etmesi, c) İdari karar kaydının kaldırılmasına/devam etmesine ilişkin kanaat belirtilememiştir, şeklinde oluşturulacak görüşler gerekçeleriyle birlikte 15 gün içerisinde İl Nüfus ve Vatandaşlık

Müdürlüklerine bildirilecektir.

22. Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından; idari karar kaydına dair işlem yapılan kişilerin ikameti Jandarma sorumluluk sahasında bulunması durumunda, Jandarma Komutanlığının görüşü alınarak değerlendirmesi yapılacaktır.

23. 3) Haklarında; – Adli işlem tesis edilmemiş kişilerden, – Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kişilerden, ¬ Beraat kararı verilen kişilerden, – Ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilen kişilerden, – Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen kişilerden, – Davanın reddine veya düşmesine karar verilen kişilerden, İl Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından yapılacak araştırma sonucuna göre, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüklerince; a) İdari karar kayıtlarından kaldırılması şeklinde görüş verilenlerin idari karar kayıtları kaldırılarak pasaportları geçerli hale getirilecektir. Tüm işlem tesis edilen idari karar dosyaları MERNİS uygulama yazılımı üzerinden

Genel Müdürlüğe (Pasaport İdari Karar Komisyonuna) gönderilecektir. b) İdari karar kayıtlarının devam etmesi şeklinde görüş verilenlerin idari karar kayıtları kaldırılmayacak ve pasaportları geçerli hale getirilmeyecektir. Bu kişilerin itirazı halinde dosyalar MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel

Müdürlüğe gönderilecektir. c) İdari karar kayıtlarının kaldırılıp kaldırılmamasına dair kanaat belirtilmeyen durumlarda gerekçeler ile birlikte dosyalar MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel

Müdürlüğe gönderilecektir. 4) Haklarında; – Devam eden soruşturma ve/veya kovuşturma bulunan kişilerin, – Mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilen veya ertelenen kişilerin, İdari karar dosyaları İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü görüşü belirtilerek İl Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından yapılacak araştırma sonuçları ile birlikte MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel Müdürlüğe gönderilecektir.” hükümleri bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

24. Başvuran hakkında uygulanan ve anayasaya aykırı olan idari sınırlamanın kaldırılması hususunda yeni bir işlem tesisi yönünde tavsiyede bulunulması önerilmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 25. Başvuran, hakkında uygulanan idari sınırlamanın kaldırılmasını talep etmektedir.

26. İlgili idare, yapılan değerlendirme sonucunda sınırlamanın kaldırılmamasına karar verildiğini belirtmektedir.

27. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre; başvuranın pasaportuna 2016 yılında İstanbul

Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 6749 Sayılı Kanunun 5.maddesi kapsamında idari sınırlama getirildiği, kaldırılması amacıyla birden çok başvuruda bulunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 03/02/2020 tarihli İstanbul Valiliğine (Nüfus ve Vatandaşlık

İşleri Müdürlüğü) muhatap yazısı ile de var ise uygulanan tedbir işlemlerinin kaldırılmasının istendiği, taleplerinin Kanun ve genelge hükümleri gerekçe gösterilerek reddedildiği,

28. İlgili idarenin kendi içinde yaptığı değerlendirmelerde, öncesinde İl Emniyet Müdürlükleri bünyesinde kurulan komisyonlarca kanaat oluşturulamadığı şeklinde bildirimde bulunulduğu, akabinde Pasaport İdari

Karar Komisyonunun 03.02.2021 tarih ve sayılı kararı ile anılan tarihte adı geçenin İstanbul

Cumhuriyet Başsavcılığında esas sayılı devam eden soruşturmasının bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 inci maddesi kapsamında reddedildiği anlaşılmıştır.

29. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ((2) Birinci fıkraya göre ilgili pasaport birimine isimleri bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportlar da genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi halinde aynı tarihte İçişleri

Bakanlığınca iptal edilebilir.) üzerine yapılan değerlendirmede Anayasa Mahkemesi; “ … kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 23. maddesi yönünden de incelenmiştir. Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhâl bildirileceği; bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlarının iptal edilebileceği düzenlenmektedir. Dava konusu (2) numaralı fıkrada ise ilgili pasaport birimine bildirilen kişilerin eşlerinin pasaportlarının da genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi hâlinde iptal edilebileceği öngörülmektedir.

30. Dava konusu kural içeriği itibarıyla olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesine yönelik olmasına rağmen olağanüstü hâl süresini aşacak biçimde uygulanmaya imkân vermektedir. Başka bir ifadeyle kural olağanüstü hâl süresiyle sınırlı bir düzenleme öngörmemektedir. Bu durumda kurala ilişkin incelemenin sınırlamaya konu hakkın düzenlendiği Anayasa maddesi başta olmak üzere Anayasa’nın ilgili hükümleri bağlamında yapılması gerekir.

31. Anayasa’nın “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23. maddesinde herkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olduğu; seyahat hürriyetinin suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla kanunla sınırlanabileceği, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır.

32. Dava konusu kuralda, millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olması nedeniyle idari işleme ya da suç soruşturması veya kovuşturmasına muhatap olan kişilerin eşlerinin pasaportlarının da, yurt dışına

çıkmalarının genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi durumunda, İçişleri Bakanlığınca iptal edilebileceği düzenlenmektedir.

33. Anayasa’nın 23. maddesinin beşinci fıkrasında vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kural ise belirli koşullardaki kişilerin haklarında bir suç nedeniyle yapılan soruşturma ya da kovuşturma olmaksızın ve hâkim kararı aranmaksızın pasaportlarının bakanlıkça iptaline karar verilebilmesine imkân sağlamaktadır. Bu nedenle kural, Anayasa’nın yerleşme ve seyahat özgürlüğüne tanıdığı güvencelerle bağdaşmamaktadır.

34. Öte yandan kural olağanüstü dönemde de uygulama alanı bulmuştur. Olağanüstü dönemlerde temel hak ve özgürlüklere Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınmasına Anayasa belirli koşullarda cevaz vermiştir. Bu nedenle kuralın olağan dönemde seyahat özgürlüğüne aykırı olduğu yönünde yapılan tespit kuralın olağanüstü dönemle sınırlı uygulamasını kapsamamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 23. Maddesine aykırıdır. İptali gerekir.” hususlarını vurgulamıştır. (Anayasa

Mahkemesinin 24/07/2019 tarihli ve E.2016/205, K.2019/63 sayılı Kararı)

35. Kamu Denetçiliği Kurumu, 20/04/2018 tarihli ve 2017/13827 sayılı kararında, “Diğer yandan, Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulmasını düzenleyen 15 inci maddesinde, olağanüstü hallerde savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağı, kimsenin din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı ve bunlardan dolayı suçlanamayacağı, suç ve cezalar geçmişe yürütülemeyeceği, suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, hususlarının öngörüldüğü, dolayısıyla temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulduğu olağanüstü hallerde söz konusu çekirdek haklar dışında aralarında seyahat hürriyetinin de bulunduğu diğer hakların kısıtlanabileceği anlaşılmakla birlikte, somut olayda 667 sayılı KHK’nın 5 inci maddesi gereğince terör örgütlerine üyeliği iddiasıyla hakkında suç kovuşturması yürütülen başvuranın seyahat hürriyetinin ihlal edilmediği…” değerlendirmesinde bulunmuştur.

36. Aynı bakış açısıyla değerlendirme yapıldığında, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulduğu olağanüstü hallerin söz konusu olmadığı zamanlarda, çekirdek haklar dışında aralarında seyahat hürriyetinin de bulunduğu diğer haklar Anayasaya aykırı olarak kısıtlanmamalıdır.

37. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, tahdit konmasını talep eden İstanbul Cumhuriyet

Savcılığınca da varsa sınırlamanın kaldırılması yönünde görüşte bulunulduğu, hukukun temeli konumunda olan normlar hiyerarşisi gereği alt mevzuat düzenlemelerinin anayasal hükümlere aykırı olamayacağı, anayasamızda açıkça vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabileceğinin düzenlendiği, başvuran hakkında hakim kararına bağlı bir sınırlama bulunmadığı, sınırlamanın idari işlemden kaynaklandığı, sınırlama için devam eden bir soruşturma veya kovuşturmanın tek başına yeterli olmayacağı, sınırlamanın gerekli görülmesi durumunda yargı makamlarınca tahdit kararı alınabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde başvuranın talebinin reddi işleminin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 38. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, karara karşı başvuru yollarının

gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

39. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye

Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuran hakkında uygulanan ve anayasaya aykırı olan idari sınırlamanın kaldırılması hususunda yeni bir işlem tesisi için İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğ edilmesine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdarece bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/