|
ÖZET: Başvuru, yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, Türk vatandaşlığını kaybettikten sonra yurt dışındaki çalışmalarının sona ermediği gerekçesiyle 05.01.2024 tarihli aylık talebinin reddedildiğini belirtmiş ve bu talebin 01.02.2024 tarihinden itibaren geçerli olmasını istemiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yurtdışında çalışmaya devam ettiğini ve bu nedenle aylık bağlanamayacağını ifade etmiştir. 3201 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince, aylık bağlanabilmesi için yurda kesin dönüş yapılması, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmesi ve yazılı başvuru yapılması şarttır.
İdarenin açıklamalarına göre, başvuranın yurt dışındaki çalışmaları devam etmekte olduğundan, kesin dönüş şartını yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, 3201 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerde kesin dönüş tanımı, yurtdışındaki çalışmanın sona ermesi ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alınmaması olarak belirlenmiştir. Başvuranın, Türk vatandaşlığından izinle çıkmasının ardından yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılamayacağı ve bu durumun aylık bağlanmasına engel olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli sebeplerle reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuranın, ret kararına karşı yargı yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/1156-S.25.1789
BAŞVURU NO : 2024/10475
KARAR TARİHİ : 04.02.2025
RET KARARI ,TCKN:
Adres: No:/ /
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yaşlılık aylığı tahsis talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22.08.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılmış olan başvuruda, başvuran ( vekili tarafından özetle: Bakanlar
Kurulunun 27.03.2002 tarih ve / sayılı kararı ile 02.09.2003 tarihinde Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan 3201 sayılı kanun kapsamında yapmış olduğu borçlanma ve ödeme işlemi sonrasında 05.01.2024 tarihli tahsis talebinin yurt dışındaki çalışmalarının sona ermediği gerekçe gösterilerek reddedildiği ifade ederek 05.01.2024 tarihli tahsis talebinin 01.02.2024 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından 25.09.2024 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğü tarafından gönderilen 31.10.2024 tarih ve E. sayılı yazı ve eklerinde özetle:
2.1. Başvuranın 14.12.2023 tarihli yurtdışı borçlanma talebi doğrultusunda 3345 günlük yurtdışı borçlanma işlemine istinaden 673.080,90 TL borç tahakkuk ettirildiği ve ilgilinin bir günlük borçlanma bedelini ödemesi sonrasında bir günlük sürenin hizmet kütüğüne işlendiği,
2.2. 05.01.2024 tarihli aylık talebine göre yapılan inceleme sonucunda; adı geçen vekili tarafından doldurulan “3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt
Belgesi”nde “Yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışıyor musunuz? şeklindeki 7 nci soruya “Evet”
/
cevabının verildiği, bu kapsamda, 26.03.2024 tarihli ve sayılı yazı ile aylık talebinin ilgili mevzuat hükümleri gereğince reddedildiği,
2.3. 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanması yaptıktan sonra aylık talebinde bulunan kişilere aylık bağlanabilmesi için; yurda kesin dönülmüş, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş, sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış ve Kuruma yazılı başvuruda bulunulmuş olmasının gerektiği, başvuranın 21.05.2024 Kurum kayıt tarihli dilekçesinde belirttiği; kişinin Türk vatandaşlığından çıktıktan sonra yurt dışında geçen süreleri borçlandırılamadığından hizmetlerinin devam etmesi nedeniyle kişiye aylık bağlanmamasının adı geçenin mağduriyetine sebep olduğu şeklindeki gerekçesinin 3201 sayılı
Kanunun 6 ncı maddesindeki “yurda kesin dönülmüş olması” şartına uymadığı,
2.4. 3201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde 6552 sayılı Kanun ile değişiklik yapılarak 10.09.2014 tarihinden sonra vatandaşlıktan izinle çıkanlara Türk vatandaşlığında geçirdikleri yurtdışı sürelerini borçlanma hakkı verilmişse de; bu aylık bağlanması için aranan şartlardan biri olan “çalışmama” koşulunun borçlandırılmayan sürelerle bağdaştırılması anlamını taşımadığı,
2.5. 3201 sayılı Kanuna ilişkin “Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer aldığı üzere “kesin dönüş” ifadesinin; kişinin kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere yurtdışındaki çalışmasının sona ermesi, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaması durumu olarak tanımlandığı,
2.6. Ayrıca 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin b bendinde “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.” hükmü gereği yurt dışında çalışmama şartında borçlandırılabilen ya da borçlandırılmayan çalışmalar şeklinde bir ayrıma gidilmediği, yurt dışındaki tüm çalışmaların aylık kesme sebebi olduğu,
2.7. Adı geçenin aynı dilekçesinde belirttiği 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesindeki “yurda kesin dönülmüş olması” ifadesinin yalnızca Türk vatandaşlarını bağladığı, Türk vatandaşlığından izinle çıkanları bağlamadığı şeklindeki iddiasının “kesin dönüş” ifadesinin Yönetmelikte yer alan tanımına bakıldığında gerçeği yansıtmadığı, Yönetmeliğin yukarıdaki 4 üncü maddesinde yer aldığı üzere “kesin dönüş” ifadesinin aylık tahsis talebinde bulunanların kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere yurtdışındaki çalışmasının sona ermesi, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaması durumu olarak tanımlandığı, dolayısıyla bu şartın başvuranın iddia ettiği şekilde sadece Türk vatandaşları için değil, aynı zamanda 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanması yaptıktan sonra aylık tahsis talebinde bulunan Türk vatandaşı ya da yabancı ülke vatandaşı olan herkesi kapsadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine
Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile
tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal
Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun;
5.1. “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu
Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
5.2. “Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6 ncı maddesinde; “ A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;
a) Yurda kesin dönülmüş olması,
b) Tahakkuk ettirilen (…)1 borcunun tamamının ödenmiş olması,
c) (…)1 borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması, Şarttır.
(Değişik son paragraf: 17/4/2008-5754/79 md.) Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre bağlanır.
B) (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) (Değişik birinci paragraf: 16/6/2010-5997/15 md.) Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.
Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.
C) (Ek:18/6/2020-7247/3 md.) Yurt dışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi kısa süreli çalışma olarak adlandırılan işlerde çalışanların aylıkları bu madde kapsamında değerlendirilmez ve kesilmez. Bu maddede geçen kısa süreli çalışmaya tabi işler yönetmelik ile belirlenir.” hükümlerine yer verilmiştir.
6. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin;
6.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “d) Kesin dönüş: Aylık tahsis talebinde bulunanların kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade eder.” ,
6.2. “Aylığa hak kazanma ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 13 üncü maddesinde; /
“(1)Değerlendirilen sürelerin aylık bağlanmasında dikkate alınabilmesi için;
a)Yurda kesin dönülmüş olması,
b)Tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması,
c)5510 sayılı Kanunla mülga kanunların yürürlükteki hükümlerine veya sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış olması,
ç)Kuruma yazılı başvuruda bulunulması şarttır.
(2)Tahsis talebinde bulunanlardan; 3201 sayılı Kanuna göre aylık talebinde bulunanlara mahsus beyan ve taahhüt belgesi ile yurtdışında ikamet edenlerden çalıştığı işyerinden ayrıldığını gösterir belge alınır.
(3)Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartları yerine getirenlerin aylıkları, yazılı talepte bulundukları tarihi takip eden aybaşından başlar.
Aylıkların hesabında 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ABDULLAH CENGİZ MAKAS’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran 1 no.lu paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, özetle; 3201 sayılı kanun kapsamında yapmış olduğu borçlanma ve ödeme işlemi sonrasında 05.01.2024 tarihli tahsis talebinin yurt dışındaki çalışmalarının sona ermediği gerekçe gösterilerek reddedildiğini ifade ederek 05.01.2024 tarihli tahsis talebinin 01.02.2024 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
9. 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde sigortalıya aylık bağlanmasının koşulları düzenlenmiştir. Buna göre; sigortalıya aylık bağlanabilmesi için sigortalının yurda kesin dönüş yapmış olması, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması ve yürürlükte bulunan kanunun hükümlerine aylığa hak kazanılmış olması ve Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı başvuruda bulunulması şarttır. Bu koşullardan herhangi birinin eksik olması durumunda sigortalıya aylık bağlanamayacağı amir hükümdür.
Somut olayda uyuşmazlık konusunun Türk vatandaşlığından çıkan başvuranın yurda kesin dönüş yapma şartını yerine getirmediği gerekçesiyle yaşlılık aylığı talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
9.1 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin a bendinde; borçlanılan yurt dışı hizmet sürelerine istinaden
aylık bağlanabilmesi için, yurda kesin dönüş yapmış olma şartı bulunduğu, bu koşulun Anayasaya aykırılık
/
iddiasıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi; aylığa hak kazanmak için 3201 sayılı Kanun ile yurt dışında çalışanların hizmetlerinin sosyal güvenlikleri yönünden değerlendirerek yaşlılık aylığı tahsis edilebilmesinin yurda kesin dönüş koşulana bağlanmasının; yurt dışındaki aktif çalışma hayatının sona erdirilmesi amaçladığını ve sosyal güvenlik kurumlarının aktüeryal dengelerinin ve Anayasanın 65.
maddedeki malî kaynakların yeterliği ölçütünün gözetildiği ve yurda kesin dönüş yapmış olma şartının
Anayasanın 10, 60 ve 65 inci maddelerine aykırı olmadığına hükmetmiştir (Anayasa Mahkemesinin 2000/36E. , 2002/198K. sayılı kararı.).
9.2. 3201 sayılı Kanunda yurda kesin dönüş yapma kavramı açıkça tanımlanmamışsa da Yurtdışında Geçen
Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; yurda kesin dönüş kesin dönüş; Aylık tahsis talebinde bulunanların kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade eder şeklinde tanımlanmış olup, bununla birlikte Yargıtay Hukuk Genel
Kurulunun bir kararında yurda kesin dönüş yapma; yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalışma işyerleri ve gerekse ilgili olduğu tüm sosyal güvenlik kuruluşları yönünden sona erdirerek yerleşmek ve sosyal güvenliklerini de burada sağlamak üzere anavatana dönüş yapması şeklinde tanımlanmıştır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1998/284E. , 1998/300K.) Yargıtay Hukuk Kurulu vermiş olduğu bir başka kararında yurt dışından işsizlik yardım alınmasının ilgili ülkede ikamet edildiğine ve yurda kesin dönüş yapılmadığına dair güçlü bir kanıt ve karine oluşturduğu sonucuna ulaşmıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1997/588E, 1997/857K.). Benzer şekilde öğretide de kişinin yurt dışında çalışma arzusunun devam ettiğini göstermesi, yurt dışından işsizlik sigortası yardımı gibi herhangi bir sosyal yardımın alınması ve bu durumun o ülkede bulunmayı zorunlu 1 kılması; kişinin yurda kesin dönme iradesi bulunmadığını ortaya koyduğu ifade edilmektedir .
10. Aynı şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun vermiş olduğu bir başka kararında; 29.05.2009 tarih ve
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 12.06.2009 gün ve 27256 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak bu
tarihte yürürlüğe girdiği, bu Kanunun uygulanmasında Türk vatandaşı: Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi, yabancı ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi ifade ettiği,
10.1 Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının yaşadıkları ve çalıştıkları ülkelerde ekonomik, sosyal ve
siyasi haklardan eksiksiz yararlanmak amacıyla yabancı devlet Vatandaşlığına geçtiğini, özellikle bazı
Avrupa ülkeleri, çifte vatandaşlığa izin vermediğinden bu ülkelerin vatandaşlığına geçmek isteyenlerin
Türk vatandaşlığından çıkmasının zorunlu halde geldiğini, Türk vatandaşlığından izinle çıkanların anavatanlarıyla bağları aynen devam etmekte ve çoğunlukla yurt dışında emekli olduktan sonra Türkiye’ye geri döndüklerini, bu nedenledir ki Türk vatandaşlığından izinle çıkanlar aslında vatandaşlığı kâğıt üzerinde kaybetmekte ancak Türkiye ile maddi ve manevi bağları aynen devam etmekte olduğunu, Türk vatandaşlığından izinle çıkanların anavatanları ile bağları aynı kuvvetle devam etmesine karşın bu kişilere doğumla Türk vatandaşı olmayan bir yabancı muamelesi yapılması Türkiye gerçekleriyle bağdaşmayacağından 5901 sayılı “Türk Vatandaşlığı Kanununun 28 inci maddesi ile bu kişilerin kazanılmış haklarının saklı tutulduğu,
10.2 Kanun’un 28 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi “Doğumla Türk vatandaşı olup da
çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, bu
1
İştar URHANOĞLU, 3201 Sayılı Kanun’a Göre Yapılacak Yurt Dışı Hizmet Borçlanmasında Aylık Bağlama Koşulları, Sosyal
Güvenlik Dergisi 2020, s.250.
/
maddede belirtilen istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler.” biçiminde olup izinle Türk vatandaşlığından çıkanlara kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalışma imkânı tanımış olması, bu kişilerin mümkün olduğunca Türk vatandaşlarına özgü haklara sahip olmalarının istendiğinin kanıtı olduğu, (…)
10.3. Ayrıca, 3201 sayılı Kanun yurt dışı borçlanmasına ilişkin özel Kanun olmakla birlikte 403 ve 5901 sayılı Kanun’lar Türk vatandaşlığından izinle çıkanların kazanılmış hakları yönünden özel kanun statüsünde olduğu ve 3201 sayılı Kanuna göre uygulama önceliğinin bulunduğu, bu kapsamda aylık bağlanması ve devamı için Türk vatandaşı olma koşulu bulunmadığına göre 3201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde yer alan “yurda kesin dönülmüş olması” koşulunun bu hallerde nasıl anlaşılması gerektiğine gelince; (…)
10.4. 3201 sayılı Kanun’un 6/A-(a) bendinde, bu Kanun’a göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için “yurda kesin dönülmüş olması” koşul olarak belirlenmiş ise de 3201 sayılı
Kanun’da “kesin dönüş” kavramı tanımlanmadığı gibi bu kavramdan ne anlaşılması gerektiğine dair açıklayıcı bir bilgiye de yer verilmediği,
10.5. Kesin dönüş kavramının tanımı Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin d bendinde yapıldığı, buna göre; kesin dönüş aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği, bu tanımda geçen; sosyal sigorta ödeneği deyiminden; çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ikamete dayalı ödenekler, sosyal yardım ödeneği deyiminden ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımların anlaşıldığı,
10.6. Yurda kesin dönülmüş olması koşulunun; 4/1-(a) bendi kapsamındaki sigortalılara aylık tahsisi için aranan “çalışılan işten ayrılma” koşulunun yurt dışı aylıklarındaki karşılığının olduğu,
10.7 Yaşlılık aylığı, yaşının ilerlemesi (ihtiyarlama) nedeniyle çalışamadığı için geliri olmayan veya
yaşlılığa bağlı iş gücü kaybı nedeniyle geliri azalan kişilerin, başkalarının yardımına muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürmelerini amaçlayan sosyal güvenlik ödemesi olduğuna göre, yurt dışında iş ilişkisini sürdürmek suretiyle gelir elde eden ve sosyal güvenlik yardımına ihtiyacı olmayan kişilerin bu aylıktan yararlanmaması gerektiği, bu kabul, aynı zamanda “kesin dönüşün” fiziki olarak ülkemize dönülmesi değil, yurt dışındaki çalışmanın (gelir elde etmenin) ve sosyal güvenlik kurumlarıyla sigortalı ilişkinin (yardım, ödenek) sona ermesi olarak anlaşılması gerektiği sonucunu doğurduğu, (…) bu kapsamda yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, borçlanılan süreler dikkate alınarak aylık bağlanması için talep tarihinde ve aylığın devamı süresince Türk vatandaşı olma şartı bulunmadığından, aylık talep tarihinde Türk vatandaşı olmayan kişinin “yurda kesin dönmüş olması“ koşulu “yurt dışı çalışma ilişkisinin ve bu bağlamda sosyal güvenlik kurumlarıyla sigortalı ilişkinin sona ermesi” olarak anlaşılması gerektiği, Mahkemece, yurda kesin dönüş koşulunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yönünden yerine getirilmesi mümkün bir koşul olduğu ve davacının tekrar Türk Vatandaşlığına dönmediği sürece kesin dönüş koşulunu yerine getirmesinin mümkün olmadığına dair görüşünün yukarıda yer alan nedenlerle doğru olmadığı ifade edilmiştir.
11. Somut olayda; başvuran 3201 sayılı kanun kapsamında yapmış olduğu tahsis talebine ilişkin 01.02.2024 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, ilgili idare tarafından gönderilen cevabi yazıda ise; 05.01.2024 tarihli aylık talebine göre yapılan inceleme sonucunda; adı geçen vekili
/
tarafından doldurulan “3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi”nde “Yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışıyor musunuz? şeklindeki 7 nci soruya “Evet” cevabının verildiği, bu kapsamda, 26.03.2024 tarihli ve sayılı yazı ile aylık talebinin ilgili mevzuat hükümleri gereğince reddedildiği, ifade edilmiş olup bu kapsamda başvuranın yurt dışındaki çalışmalarının sona ermediği, bir başka ifade ile 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan
“yurda kesin dönülmüş olması” koşulunu sağlamadığı anlaşılmaktadır.
12. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, uygulama örnekleri ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuran tarafından iddia edilen hususlar ile ilgili olarak; kamu yararı ve hizmeti gereklerine aykırı bir husus tespit edilemediği ve ilgili idare tarafından yapılan uygulamaların ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli ve kabul edilebilir sebepler dışında bir sebebe dayanmadığı görüldüğünden hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin ilgili idare tarafından zamanında ve gerekçeli olarak iletildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak başvuranın talebine ilişkin verilen ret kararına karşı hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu yüzden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idareye bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA,
14. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi
/