ÖZET: Başvuran, Türkiye’deki sigortalı hizmetleri dikkate alınarak emekli aylığı bağlanması talebinde bulunmuştur. 1967 doğumlu olan başvuran, 1989 yılında sigortalı olarak çalışmaya başlamış ve 2018 yılında emeklilik talebinde bulunmuştur. Ancak, yurt dışında çalışmaya devam etmesi nedeniyle talebi reddedilmiştir. Başvuran, Kanada’da çalıştığı dönemde Türkiye’deki sigortalılık sürelerinin yeterli olduğunu ve bu nedenle emekli aylığına hak kazandığını savunmuştur. Ayrıca, Türkiye ile Kanada arasında mevcut sosyal güvenlik anlaşmasının, her iki ülkeden de emeklilik aylığı alınmasına olanak sağladığını belirtmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, Kanada’daki çalışmasının Türk mevzuatı açısından da dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir. Anlaşma gereği, başvuranın Kanada’daki çalışmasını sonlandırmadan Türkiye’den emekli aylığı almasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın sadece Türkiye’deki sigortalılık süreleri göz önünde bulundurularak emeklilik talebinin değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın Türkiye’deki sigortalılık süreleri dikkate alınarak emekli aylığı ve ikramiyelerinin faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği tavsiye edilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu’na, bu karar doğrultusunda işlem tesis etmesi için 30 gün süre verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/72088-S.20.78465

BAŞVURU NO : 2020/6338

KARAR TARİHİ : 03/09/2020

TAVSİYE KARARI

İ

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, sadece Türkiye’deki sigortalı hizmetlerinin dikkate alınarak emekli aylığı bağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 10/04/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, doğum tarihinin 24/10/1967 ve sigortalılık başlangıcının 26/10/1989 tarihi

olduğunu, 51 yaş, 5450 prim ödeme gün sayısı ve 25 yıl sigortalılık süresi koşullarının gerçekleştiği 25/10/2018 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna tahsis talebinde bulunduğunu, yurt dışında çalışmaya devam etmesi nedeniyle talebinin reddedildiğini, 2008 yılı Mayıs ayında

Kanada’ya yerleşerek 2009 yılı Şubat ayından itibaren Kanada mevzuatına göre çalışmaya başladığını, 2009 yılı Şubat ayı öncesinde Kanada ya da başka bir yabancı ülkede çalışmasının bulunmadığını, Türkiye’de çalıştığı dönemde hizmet çakışması olmadığının belgelenmesi amacıyla Kanada yetkili kurumunun düzenlediği güncel bir sigorta prim dökümünün noter onaylı tercümesini 29/4/2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ilettiğini, tahsis talebinin işten ayrılma koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle reddedildiğini düşündüğünü, ancak işten ayrılma koşulunun Türk mevzuatı uyarınca çalışanlara uygulanabilir olduğunu, yasada bu koşulun yurt dışında başka bir ülke mevzuatı uyarınca çalışanlara uygulanabileceğine dair açık hükmün bulunmadığını, Kanada ve Türkiye arasında yürürlükte bulunan Sosyal Güvenlik

Anlaşması’na göre, sigortalıların iki ülkeden de ayrı ayrı tam emeklilik aylığı alabileceği ve hizmet birleştirmesinin zorunlu olmadığı göz önüne alındığında idarenin tahsis talebini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, başvuru konusuna benzer bir uyuşmazlığı içeren 2017/11611 sayılı başvuruya ilişkin olarak 2/3/2018 tarihli ve E: sayılı Tavsiye Kararının bulunduğunu, talebinin yurt dışı hizmet borçlanması ya da hizmet birleştirilmesi yapılmaksızın sadece Türkiye’de 26/10/1989- 20/4/2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin esas alınarak emeklilik aylığı bağlanmasına yönelik olduğunu belirterek; 25/10/2018 tarihli tahsis talebi esas alınarak sadece Türkiye’de geçen hizmetlerinin karşılığında emekli aylığı bağlanması ve anılan tarihten itibaren hak kazanmış olduğu emekli aylığı ve ikramiyelerinin faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün

başvuru konusuna ilişkin 4/6/2020 tarihli ve E: sayılı yazısında özetle;

2.1) Başvuranın Türkiye’de 26/10/1989 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı,

26/10/1989-12/4/2001 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 13/4/2001-20/4/2008 tarihleri arasında aynı maddenin (a) bendi kapsamında çalışmasının bulunduğu, 11/5/2020 tarihi itibariyle toplam sigortalılık süresinin 30 yıl 6 ay 15 gün, prim gün sayısının 4/1-(b) kapsamında 4126 gün, 4/1 kapsamında 2498 gün olmak üzere toplamda 6624 prim gününün mevcut olduğu,

2.2) Başvuranın sadece Türkiye’de geçen sigortalılığı kapsamında yaşlılık aylığına hak

kazanacağı statünün 4/1-(a) statüsü olduğu, 4759 sayılı Kanun ile değişik 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (h) alt bendi gereğince, 23/5/2002 tarihi itibarıyla sigortalılık süresi 12 yıl 6 ay (dâhil) dan fazla, 14 yıldan az olan erkek sigortalıların

25 yıl sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5450 gün prim ödeme koşuluyla

yaşlılık aylığına hak kazandıkları, öte yandan başvuranın 25/10/2018 tarihli tahsis talep dilekçesi kabul edilmiş olsa idi, 1/11/2018 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazanmış olacağı, aylık aldığı sürelere ait bayram ikramiyelerinin de kendisine ödeneceği,

2.3) Bu kapsamda her ne kadar, başvuranın Türkiye’deki sigortalılık süreleri müstakil bir

aylığa hak kazanmak için yeterli olsa da, tahsis talep tarihinde sosyal güvenlik anlaşması akdedilmiş bir ülke olan Kanada’da çalışmasının bulunması nedeniyle yapmış olduğu tahsis talebinin aynı zamanda Anlaşma’nın 18. maddesi gereğince Kanada mevzuatı kapsamında da yapılmış bir tahsis talebi sayılacağından, ilgiliye bağlanacak aylığın Anlaşma kapsamında bir aylık olduğu,

2.4) Sosyal güvenlik anlaşmalarının temel ilkelerinden birisinin her iki akit tarafta geçen

sigortalılık sürelerinin birleştirilmesi olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kanada

Hükümeti Arasında Akdedilen Sosyal Güvenlik Anlaşması’nın 8. maddesinin birinci fıkrası ile 13. maddesinin ikinci fıkrasına göre tahsis talep tarihinde başvuranın Kanada da çalışması mevcut olduğundan bu ülkedeki çalışmalarının Türk mevzuatı bakımından da dikkate alındığı, bu çerçevede Kanada’daki çalışma sürelerinin Anlaşma bakımından Türkiye’deki sürelerin devamı olarak nitelendirildiği, bu nedenle başvuranın aylığa hak kazanabilmesi için 5510 sayılı

Kanun’un 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre Kanada’daki çalışmalarını da sona erdirmesi gerektiği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Yaşlılık

sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasında;

“Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b)

bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.”

6) Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Yaşlılık aylığından yararlanma

şartları” başlıklı 60. maddesinin (H) bendinde;

“Bu maddede belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması ve yazılı istekte bulunması şarttır.”

7) 19/6/1998 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Kanada Hükümeti Arasında Sosyal

Güvenlik Anlaşması’nın;

7.1) “Tanımlar” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının “Kredilenebilir Süre” başlıklı

bendinde;

“Kanada bakımından, Kanada Aylık Planı uyarınca bir maluliyet aylığı ödenebilen süre de dâhil, Kanada mevzuatına göre bir yardım hakkının elde edilmesi için kullanılan prim veya ikamet süresini; ve Türkiye bakımından ise, prim veya kesenek ödenmiş ve ödenmiş sayılan süreyi;

…

İfade eder.”

7.2) “Uygulamanın Kapsadığı Kişiler” başlıklı 3. maddesinde;

“Bu Anlaşma, Türkiye ve Kanada mevzuatına tabi olmuş kimseler ile bunların iki ülkeden birinin uygulanan mevzuatının kapsamında bulunan bakmakla yükümlü olduğu kimselere ve geride kalan hak sahiplerine uygulanır.”

7.3) “Kanada ve Türkiye Mevzuatı Uyarınca Süreler” başlıklı 8. maddesinin bir ila

dördüncü paragraflarında;

1. Bir kimsenin, bir Tarafın mevzuatına göre, yeterli kredilenebilir süreyi tamamlayamaması nedeniyle, bir yardım ödenmesine hak kazanamaması durumunda, bu kimsenin, bu yardımın ödenmesine hak kazanması, sürelerin çakışmaması koşuluyla, 2 ila 4.

paragraflarda belirlendiği gibi, bu sürelerin birleştirilmesi suretiyle tespit edilir.

2. (a) Kanada Yaşlılık Güvencesi Kanunu’na göre, bir yardım ödemesine hak kazanmanın tespitinde, Türk mevzuatı uyarınca kredilenebilir bir süre, Kanada ülkesindeki bir ikamet süresi olarak kabul edilir.

(b) Kanada Aylık Planı’na göre, bir yardım ödenmesine hak kazanmanın tespitinde, Türk mevzuatı uyarınca kredilenebilir en az 90 günlük bir süreyi kapsayan bir takvim yılı, Kanada

Aylık Planı uyarınca kredilenebilir bir yıl olarak kabul edilir.

3. Türk mevzuatına göre, bir yaşlılık yardımı ödenmesine hak kazanılmasının tespitinde :

(a) Kanada Aylık Planı uyarınca kredilenebilir bir süre olan bir takvim yılı, Türk mevzuatı uyarınca kredilenebilir 360 gün olarak kabul edilir; ve

(b) Kanada’nın Yaşlılık Güvencesi Kanunu’na göre, kredilenebilir bir süre olan ve

Kanada Aylık Planı uyarınca kredilenebilir sürenin bir bölümü olmayan bir gün, Türk mevzuatı uyarınca kredilenebilir bir gün olarak kabul edilir.

4. Türk mevzuatına göre, bir maluliyet veya ölüm yardımının ödenmesine hak kazanılmasının tespitinde, Kanada Aylık Planı uyarınca kredilenebilir bir süre olan bir takvim yılı, Türk mevzuatı uyarınca kredilenebilir 360 gün olarak kabul edilir.”

7.4) “Türk Mevzuatı Uyarınca Yardımlar” başlıklı 3. Bölümünün “Ödenecek Yardım

Miktarının Hesaplanması” başlıklı 13. maddesinde;

1. Türk kredilenebilir sürelerinden bir aylık veya gelir bağlanmasını talep etmek hakkının mevcut olmaması, ancak Anlaşmanın VIII veya IX maddesi sonucu bir aylık veya gelir talep

etme hakkının mevcut olması halinde, aşağıdaki hükümler uygulanır:

(a) Yetkili Türk Sosyal Güvenlik Kurumu, birleştirilen kredilenebilir süreleri kendi mevzuatına göre geçmiş gibi dikkate alarak aylık veya geliri tespit eder.

(b) Yetkili Türk Sosyal Güvenlik Kurumu daha sonra (a) bendine göre nazari olarak tespit edilen aylık veya gelirin kendi mevzuatına göre geçen kredilenebilir sürelerin her iki akit Taraf mevzuatına göre geçen kredilenebilir süreler toplamına olan oranına uygun kısmını hesaplayarak, ödenecek aylık veya gelir miktarını belirler.

2. Türk mevzuatındaki aylığın azaltılması, durdurulması veya kesilmesi ile ilgili hükümler bu

Anlaşmanın uygulanmasında nazara alınır.”

7.5) “Talep, Bildiri ve İtirazların Sunulması” başlıklı 18. maddesinde;

“1. Akit Taraflardan birinin mevzuatına göre, o Tarafın yetkili makam veya kurumuna yasal süresi içinde yapılmış olan bir yardımın ödenmesi veya yardım hakkının belirlenmesine ilişkin talep, bildiri veya itiraz, diğer Tarafın yetkili makamına, kurumuna sunulmuş gibi kabul edilir.

Aynı husus diğer konulara ilişkin dilekçeler ile beyannameler ve itirazlar için de geçerlidir.

2. Bu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra bir Taraf mevzuatı uyarınca yapılan yardım talebi, diğer Tarafın mevzuatı uyarınca muadil bir yardım için talep olarak kabul edilir.

Şu kadar ki başvuru sahibinin:

(a) talebinin diğer Tarafın mevzuatı uyarınca da geçerli olduğunu dilekçesinde belirtmiş olması,

(b) veya diğer Tarafın mevzuatı uyarınca tamamlanmış kredilenebilir sürelere ilişkin bilgi ve belgeleri ibraz etmesi gereklidir.

Yukarıdaki hususlar müracaatçının dilekçesinde açık olarak yardım talebinin ertelenmesini istemesi halinde geçerli değildir.

3. 1 ve 2. Paragrafın uygulandığı herhangi bir durumda, talep, bildiri veya itirazın sunulduğu yetkili makam veya kurum, bunu gecikmeksizin diğer Tarafın yetkili makam veya kurumuna iletir.”

Düzenlemeleri bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere; sadece Türkiye’de geçen

çalışma sürelerinin nazara alınarak yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihten itibaren ödenmemiş aylık ve ikramiyelerinin faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

10) Somut olayda başvuranın sadece Türkiye’de geçen çalışmaları ile yaşlılık aylığına hak

kazandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, tahsis talep tarihi itibarıyla

Kanada’da çalışması devam eden başvurana, adı geçen yabancı ülkedeki çalışmasını sona erdirmeden yaşlılık aylığı ödenip ödenemeyeceği noktasındadır.

11) Sosyal Güvenlik Kurumu başvuranın tahsis talebinin, aynı zamanda Türkiye

Cumhuriyeti Hükümeti İle Kanada Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması’nın 18.

maddesi gereğince, Kanada mevzuatı kapsamında da yapılmış bir tahsis talebi sayılacağı, bu nedenle başvurana bağlanacak aylığın Anlaşma kapsamında bir aylık olduğu, mezkûr

Anlaşma’nın 8. maddesinin birinci fıkrası ile 13. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tahsis talep tarihinde Kanada da çalışması mevcut olan başvuranın bu ülkedeki çalışmalarının Türk mevzuatı bakımından da dikkate alındığı, bu çerçevede Kanada’daki çalışma sürelerinin

Anlaşma bakımından Türkiye’deki sürelerin devamı olarak nitelendirildiği, bu nedenle başvuranın aylığa hak kazanabilmesi için 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre Kanada’daki çalışmalarını da sona erdirmesi gerektiği ifade edilmektedir.

12) Bu noktada Anlaşma hükümlerine bakıldığında ilk olarak; prim veya kesenek ödenmiş

ve ödenmiş sayılan sürenin Anlaşma kapsamında Türkiye bakımından kredilenebilir süre olduğu, Türkiye ve Kanada mevzuatına tabi olmuş kişiler hakkında da Anlaşma’nın uygulanabilir olduğu görülmektedir. Diğer taraftan Anlaşma’nın 8. maddesi, Anlaşma kapsamındaki bir kimsenin, taraf devletlerden birinin mevzuatına göre yeterli kredilenebilir süreyi tamamlayamaması nedeniyle bir yardım ödenmesine hak kazanamaması durumunda

Türkiye ve Kanada’da geçen sürelerin birleştirilmesine imkân tanımaktadır. Böyle bir durumda ilgilinin yardım ödemesine hak kazanıp kazanmadığı hususu, sürelerin çakışmaması koşuluyla

Türkiye ve Kanada’daki sürelerin maddede belirtilen esaslar doğrultusunda birleştirilmesi suretiyle tespit edilecektir. Bu doğrultuda, Türk mevzuatına göre yapılacak bir yardımın

Anlaşma kapsamında yer almasının, Türk kredilenebilir sürelerinden bir aylık veya gelir bağlanmasını talep etmek hakkının mevcut olmamasına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Keza

Anlaşma’nın 8. maddesinin uygulanması sonucunda birleştirilen süreler ile bir aylık veya gelir talep etme hakkının mevcut olması durumunda, Türk mevzuatı uyarınca ödenecek yardım miktarının hesabı Anlaşma’nın 13. maddesine göre yapılacaktır. Dolayısıyla Türk mevzuatına göre ödenecek bir yardımın, Anlaşma kapsamında yer aldığının kabulü için öncelikle

Anlaşma’nın 8. maddesi kapsamında birleştirilmiş kredilenebilir sürelerin varlığına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Türk mevzuatındaki aylığın azaltılması, durdurulması veya kesilmesi ile ilgili hükümlerin dikkate alınacağını öngören Anlaşma’nın 13. maddesinin son paragrafı, sadece birleştirilen hizmet süreleri ile yardıma hak kazanılması durumunda uygulanabilecektir. Diğer taraftan her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumunca, başvuranın

Kanada’da çalışmasının bulunması nedeniyle tahsis talebinin aynı zamanda Anlaşma’nın 18.

maddesi gereğince Kanada mevzuatı kapsamında da yapılmış bir tahsis talebi sayılacağı, bağlanacak aylığın Anlaşma kapsamında bir aylık olduğu ifade edilmekte ise de, somut olayda

Anlaşma hükümlerinin uygulanması suretiyle birleştirilen kredilenebilir süreler mevcut olmadığından mezkûr 18. maddenin de uyuşmazlık hakkında uygulanması mümkün değildir.

13) Bu kapsamda sadece Türkiye’deki sigortalılık süreleri dikkate alındığında yaşlılık

aylığından yararlanmaya hak kazanan başvuranın, yabancı ülkede çalışmaya devam etmesinin yaşlılık aylığı almasına engel olduğunu kabul etmeye hukuken imkân bulunmamaktadır.

Nitekim Kurumumuzca, 2017/11611 numaralı başvuru dosyası hakkında verilen 2/3/2018 tarihli ve E: sayılı Tavsiye Kararında da; yurt dışında geçen çalışmalara herhangi bir sigortalılık statüsü içerisinde yer verilmediği, öte yandan yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için sigortalıların çalıştıkları işlerden ayrılma şartının, aylık bağlanma sırasında tabi olunan kanunlar kapsamındaki çalışmalara ilişkin olduğu değerlendirmelerine yer verilmiştir.

14) Benzer şekilde Yüksek Mahkeme de, 506 sayılı Kanun’un 60. maddesinin (H) bendinde

yer alan sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılma şartının, 506 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olarak çalışanlar bakımından uygulanabileceğini, söz konusu şart ile yurt dışında yabancı işverene tabi olarak çalışan sigortalıların amaçlanmadığının açık olduğunu, yurt dışında çalışanların 506 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olarak değerlendirilmesine olanak olmadığını tespit etmiştir.

Yüksek Mahkeme bir başka kararında ise, 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık sigortasından aylık alanların bu aylıklarının kesilebilmesinin ancak 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde mümkün olduğu, diğer taraftan 5510 sayılı Kanun’un 28.

ve devamı maddelerinde, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için öngörülen “çalıştığı işten ayrılma” şartından amacın, Türkiye’deki sigortalılık kapsamındaki işten ayrılma olarak anlaşılması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. (Yargıtay Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin 12/4/2004 tarihli ve E: 2004/881, K: 2004/3527 sayılı kararı; Yargıtay Onuncu Hukuk

Dairesinin 13/2/2018 tarihli ve E: 2017/6314, K: 2018/932 sayılı kararı. Kaynak:

www.corpus.com.tr )

15) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın yaşlılık aylığı

bağlanması talebi hakkında sadece Türkiye’de geçen sigortalılık süreleri esas alınarak karar verilmesi gerekirken, yurt dışında çalışmaya devam etmesi nedeniyle reddedilmesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul

İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın Türkiye’deki sigortalılık süreleri dikkate alındığında yaşlılık aylığından yararlanma şartlarını tamamladığı tarihte emekli olduğu kabul edilerek, aylık ve ikramiyelerinin faiziyle birlikte ödenmesine yönelik işlem tesis edilmesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına;

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi