|
ÖZET: 3201 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince, tahakkuk ettirilen borçların tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmesi zorunludur. Ödeme gün sayısı, prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dâhil edilir. Üç aylık süre içinde borcunu ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranmaktadır. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesi, borç tutarının iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceğini belirtmektedir. Posta alındısının teslim tarihi, borcun tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borç tahakkuk cetvelinin tebliğ edilememesi durumunda, başvuranın adresinin doğru olup olmadığı kontrol edilerek, borçlanma işlemi geçersiz sayılabilir.
Başvuran, yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılması talebinin tebliğ edilmesini ve üç aylık sürenin bu tarihten itibaren başlamasını istemektedir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu, borç tahakkuk cetvelinin tebliğinin 7201 sayılı Kanun’a uygun olarak yapılmadığını, dolayısıyla başvurunun geçersiz sayıldığını ifade etmektedir. Yasal düzenlemelere göre, tebligatın muhataba ulaşması, hukuki sonuçların doğması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, tebligatın usulüne uygun yapılmaması durumunda, muhatapların hak kaybı yaşamaması için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Sonuç olarak, başvuranın yurt dışındaki çalışma sürelerinin borçlandırılması talebinin geçersiz sayılması işlemi hukuka aykırı bulunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, borç tahakkuk cetvellerinin tebliğ işlemlerini 7201 sayılı Kanun’a uygun bir şekilde yeniden ele alması önerilmektedir. Bu bağlamda, başvuranın hak arama özgürlüğünün korunması ve idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmesi önem taşımaktadır. |
2.2) 3201 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre tahakkuk ettirilen borç tutarının, tebliğ edildiği
tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenmesi gerektiği, ödeme yapılan gün sayısının prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dâhil edildiği, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartının arandığı,
2.3) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmeliği’nin 10. maddesinin dördüncü fıkrasında, Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi olacağının öngörüldüğü, gerek Kanun’da gerekse
Yönetmelik’te tebligatın 7201 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığını, başvurana yapılan tebligatın 3201 sayılı Kanun, anılan
Yönetmelik ve 2011/48 sayılı Genelge hükümleri doğrultusunda usulüne uygun olarak yapıldığı,
2.4) Borç tahakkuk cetvelinin tebliğine yönelik PTT Gönderi Sorgulama Ekranı’nda
“Teslim girişiminde bulunuldu veya teslim edilemedi” ibaresinin yer aldığı, tebliğ mektubunun başvurana teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edildiği, başvuranın adresinin dosyasından ve adrese dayalı kimlik paylaşım sisteminden doğru olup olmadığının kontrol edildiği ve adresin doğru olduğu anlaşıldığından, borcun başvurana tebliğine ilişkin yazının
Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuranın müracaatı olmaması üzerine borçlanma işleminin geçersiz sayıldığı,
2.5) Bu kapsamda 27/9/2018 tarihinde 3201 sayılı Kanun’a göre yurtdışı borçlanma
talebinde bulunan başvurana, borç tahakkuk cetvelinin 18/10/2018 tarihli iadeli tahahütlü yazı ile gönderildiği, başvuranın adres bilgilerinin doğru olmasına rağmen borç tebliğ edilemeden tahakkuk cetvelinin Kuruma iade edildiği, başvuran üç ay içerisinde yeniden başvuruda bulunmadığından borçlanma talebinin 27/9/2018 tarihindeki talebe göre geçerli sayılmasına imkân bulunmadığı, söz konusu borcun hangi adrese gönderileceğinin başvuru sahibince belirtildiği ve Kurumca başvuranın vermiş olduğu adrese gönderilen borç tahakkuk cetvelinin ulaşmamasında Kurumun herhangi bir sorumluluğunun olmadığının değerlendirildiği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen
Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un;
5.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde;
“Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu
Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
5.2) “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde;
“Bu Kanunda geçen:
…
c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,
ifade eder.”
5.3) “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.”
5.4) “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesinin birinci
fıkrasında;
“Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir.
Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.”
6) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı birinci
maddesinde;
“Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı
Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”
7) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmelik’in;
7.1) “Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7. maddesinde;
“Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.”
7.2) “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10. maddesinin
dördüncü ve altıncı fıkralarında;
“Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir.
…
Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır. Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.”
7.3) “Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi” başlıklı 11.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak Kuruma bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılır.”
8) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün
8/6/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin, “Yurtdışı Borçlanma İşlemleri” başlıklı ikinci bölümünün “Borç miktarının tebliği” başlıklı dördüncü maddesinin beş numaralı paragrafında;
“Tebliğ mektubunun ilgililere teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edilmesi halinde, adresin ilgilinin dosyası ve adrese dayalı kimlik paylaşım sisteminden doğru olup olmadığı ile ilgili yapılacak olan kontrol neticesinde;
a) Tebliğ mektubuna yazılan adresin yanlış olduğu tespit edildiği takdirde, tahakkuk ettirilen borç iadeli taahhütlü olarak yeniden doğru adrese tebliğ edilecektir.
b) Tebliğ mektubuna yazılan adresin doğru olduğu tespit edildiği takdirde, borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ilgilinin müracaatı üzerine aynı borç yeniden tebliğ edilecek, yeniden müracaat üç aylık süreden sonra yapılmış ise önceki borçlanma işlemi geçersiz sayılacak yeni borç tahakkuku yeni talep tarihinde geçerli olan prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında seçilecek olan kazanç üzerinden gerçekleştirilecektir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran, yurt dışında geçen çalışma
sürelerinin borçlandırılması talebi kapsamında düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin, yurt dışı adresine yeniden tebliğ edilmesini ve kanuni üç aylık ödeme süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlatılmasını talep etmektedir.
11) Buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise, borç tahakkuk cetvelinin
tebliğinin 7201 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, borç tahakkuk cetveline ilişkin tebliğ mektubunun Kanun ve Yönetmelik’e uygun olarak tebliğe çıkarılmasına rağmen başvurana teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edildiği, başvuranın adresinin doğru olup olmadığının dosyasından ve adrese dayalı kimlik paylaşım sisteminden kontrol edildiği ve adresin doğru olduğu anlaşıldığından, borcun başvurana tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuranın müracaatı olmaması üzerine borçlanma işleminin geçersiz sayıldığı açıklamalarına yer verilmiştir. Şu durumda başvuranın, yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılması talebi kapsamında düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin tebliğinin hangi Kanun kapsamında yapılacağı ile söz konusu yazının, Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuranın müracaatı olmaması nedeniyle borçlanma işleminin geçersiz sayılmasına yönelik
Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
12) Bu noktada değinmek gerekir ki; tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki
işlemlerin, işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri istenilen kişilere kanuna uygun şekilde bildirimini ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesini ifade etmektedir. Bu nedenle söz konusu işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi, her şeyden önce muhatabına bildirilmesine bağlıdır. Bu yönüyle tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir. (Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve E: 2013/95, K: 2014/176 sayılı kararından. Kaynak: www.corpus.com.tr ) Bu nedenle yetkili makamların, tebliğ işlemlerini yürütürken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle muhatabının tebliğ konusuna vâkıf olamadığı durumlarda, muhatabının herhangi bir kusuru bulunmadığı hâlde tebligata bağlanan hukuki sonuçtan sorumlu tutmak hakkın varlığını anlamsız kılacaktır. (Anayasa
Mahkemesinin; 25/10/2017 tarihli ve E: 2014/7805, K: 2014/7805; 21/3/2019 tarihli ve E:
2016/2595, K: 2016 2595 sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr ) Şu halde tebligat konusu hukuki işlemin ilgilisi hakkında hukuki sonuç doğurmasının, kanuna uygun şekilde bildirim yapılmasının yanında, bu bildirimin ayrıca usulüne uygun olarak belgelendirilmesine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
13) Bu anlamda tebligat, tebliğ konusu hakkında muhatabın bilgilendirilmesinin yanında,
bu bilgilendirmenin belgelendirilmesini de içeren bir usul işlemidir. Nitekim 7201 sayılı
Kanun, tebligatın bu özelliklerinin somut olarak gerçekleşmesini tamamen birtakım şekli kurallar ile sağlamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Kanun’un amacı; tebliğin muhatabına ulaşması, tebliğ konusu ile ilgili olarak muhatabın bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hâl böyle iken, Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak tebligatlarda, söz konusu şekli hükümlerin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması yasal
zorunluluktur. (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 16/3/2017 tarihli ve E: 2017/1090, K:
2017/2178 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )
14) Bu noktada ifade etmek gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu, 5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli IV sayılı cetvelde sayılan sosyal güvenlik kurumları arasında yer almaktadır. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak tebligatların, altı numaralı paragrafta yer verilen düzenleme doğrultusunda 7201 sayılı Kanun’a tabi olduğu açıktır. Dolayısıyla mezkûr idare tarafından yapılacak tebligatların usulüne uygun olması için, 7201 sayılı Kanun’daki zorunlu şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir.
15) Bu kapsamda yurt dışı adreslere yapılacak tebligatlarda da, 7201 sayılı Kanun’un
öngördüğü usulde tebliğe çıkılması, tebligatın yapılamaması durumunda ise ilanen tebligat dâhil Kanun’un öngördüğü tüm hukuki çarelere başvurulması gerekmektedir. (Aynı yönde, Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin 24/1/2018 tarihli ve E: 2016/13378, K: 2018/94 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr) Dolayısıyla ilgililerin yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılmasına yönelik talepleri kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumunca düzenlenecek borç tahakkuk cetvellerinin de 7201 sayılı Kanun’da benimsenen usul uyarınca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Gerçekten de, söz konusu borç tahakkukunun tebliğine ilişkin 3201 sayılı
Kanun’da ayrı bir düzenlemeye yer verilmemiş olması ve Sosyal Güvenlik Kurumunun 7201 sayılı Kanun’a tabi olması karşısında bu kabulün zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak somut olayda, borç tahakkuk cetvelinin tebliğinin 7201 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı yönündeki Kurum açıklamasına katılmak hukuken mümkün değildir. Nitekim 2020/2456 numaralı başvuruya ilişkin 27/4/2020 tarihli
Tavsiye Kararı’nda da, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılacak tebligatın 7201 sayılı
Kanun’da öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiği, aksi halde tebligatın usulsüz olacağı değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
16) Hal böyle iken, yurt dışı çalışma sürelerinin borçlandırılması talebini konu alan geçerli
bir dilekçenin mevcut olduğu durumlarda, ilgililerin talep dilekçelerinde belirttikleri adreslere yapılacak tebligatların Kurumun sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle
Kurumun, herhangi bir nedenle borç tahakkuk cetvelinin ilgilisine tebliğ edilemediği durumlarda 7201 sayılı Kanun’un öngördüğü şekli şartların yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmesi ve ilanen tebliğ usulü de dâhil olmak üzere söz konusu borç tahakkukunun ilgilisine tebliğ edilmesine yönelik hukuki çarelere başvurması gerekmektedir.
17) Diğer taraftan somut olayda, borç tahakkuk cetvelinin başvurana tebliğ edilememesi
nedeniyle, söz konusu yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç aylık sürenin geçirilmesi ile başvuranın yurt dışı çalışma sürelerini borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması işleminin de irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada gerek 3201 sayılı Kanun’un ve gerekse bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin Yönetmelik’in, hangi hallerde ilgililerin başvurularının geçersiz sayılacağını düzenlediği görülmektedir. Bu kapsamda Kanun’un 4.
maddesinde, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı düzenlenmektedir. Diğer bir deyişle, tahakkuk ettirilen borç miktarı ilgilisine tebliğ edilmesine rağmen üç aylık yasal süre içerisinde ödenmemiş ise yapılan başvuru geçersiz hale gelmektedir. Bu durumda ise 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapılabilmesi, ilgilisinin yapacağı yeni başvuru üzerine hesaplanacak borcun ödenmesi ile mümkün olacaktır.
18) Diğer taraftan Yönetmelik’in ise, ilgililerin borçlanma başvurularının hangi hallerde
geçersiz sayılacağını 10. ve 11. maddelerinde düzenlediği görülmektedir. Buna göre ilk olarak tahakkuk ettirilen prim borcunu, tebliğden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenlerin başvuruları geçersiz sayılacaktır. İkinci olarak ise borç tebliğ edilmeden veya tebliğden sonra üç aylık süre içerisinde Kuruma başvurarak, borçlanma talebinden vazgeçtiklerini bildirenlerin başvurularının geçersiz sayılacağı düzenlenmektedir. Görüldüğü üzere ne Kanun ne de
Yönetmelik, sayılan haller dışında borç tahakkuk cetveli tebliğ edilmeden ve/veya ilgilisince borçlanma talebinden vazgeçildiği yönünde irade açıklaması ortaya konulmadan, borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına olanak tanımamaktadır. Bu nedenle borç tahakkuk cetvelinin herhangi bir nedenle ilgilisine tebliğ edilememesi nedeniyle, söz konusu yazının
Kurum kayıtlarından çıkış tarihi esas alınarak borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına hukuken imkân bulunmamaktadır.
19) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın yurt dışı çalışma
sürelerinin borçlandırılması talebi kapsamında düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin, 7201 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yöntemince tebliği gerçekleştirilmeden, tahakkuk ettirilen borcun başvurana tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuranın müracaatı bulunmadığı gerekçesiyle borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Hatay
İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin geri alınması,
3201 sayılı Kanun kapsamında, yurt dışında geçen sürelerin borçlanılmasına ilişkin başvurular
doğrultusunda düzenlenen borç tahakkuk cetvellerinin tebliğine ilişkin 2011/48 sayılı Genelge hükümlerinin 7201 sayılı Kanun’a uygun olarak yeniden ele alınması,
Hususlarında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi