|
ÖZET: Başvuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiştir. Başvuran, Almanya’da geçen 5450 gün süresinin Türk sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini talep etmiştir. Başvuranın, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yaptığı ve Almanya ile Türkiye arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesinin 29. maddesi gereği, ilk işe giriş tarihinin 1/4/1992 olarak belirlenmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın ev kadınlığı süresini borçlandığı için bu sürenin Türk sigorta başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.
SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın 1/4/1992 tarihli Alman rant sigortasına girişinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilebilmesi için, sigortalılık süresinin borçlanılması gerekmektedir. Başvuranın, 2/11/2020 tarihindeki yaşlılık aylığı talebinin, gerekli prim gün sayısını karşılamadığı için reddedildiği ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın 2. kez yaptığı tahsis talebinin, 1/4/1992 tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesine ve başvuranın 2/11/2020 tarihli tahsis talebinin, 1/4/1992 tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak değerlendirilerek sonuçlandırılması yönünde SGK’ya tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. Bu kararın, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 30 gün içinde uygulanması gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10900-S.21.17524
BAŞVURU NO : 2021/4187
KARAR TARİHİ : 26/07/2021
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın yurt dışı sigorta başlangıç tarihinin Türk sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/02/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Almanya’da geçen 5450 günü karşılığı 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yaptığını, ancak işe giriş tarihinin Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olan 26.12.2015 tarihinden geriye doğru
5450 gün gidilerek 6.11.2000 tarihi olarak belirlendiğini, oysa Alman rant sigortasına giriş tarihinin
1.4.1992 tarihi olduğunu, Almanya ile Türkiye arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesinin 29 uncu
maddesi ve 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereği ilk işe giriş tarihinin anılan tarih olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek aylık bağlama şartlarının da gerçekleştiğinden bahisle tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 28/6/2021 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde
özetle:
2.1. Başvuranın ilk olarak 31.12.2015 tarihinde Hannover Eyaleti Detaylı İkamet Belgesini ibraz ederek yurtdışında ev kadınlığında geçen süre kapsamında borçlanma talebinde bulunduğu, 2.2. Başvuranın 10/10/2019 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu ve Alman Sigorta
Kurumundan alınmış güncel hizmet belgesini sunduğu, Alman Sigorta Kurumunca düzenlenmiş 3/6/2019 tarihli hizmet belgesinde 1/4/1992-30/4/1992 tarihleri arasında geçtiği görülen sürenin Alman rant sigortasına giriş kapsamında olduğu, ancak başvuranın ev kadınlığı süresini borçlandığından ve 2018/38 genelgeye göre ev kadınlığı sürelerinin akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi kabul edilmediğinden söz konusu sürelerin Türkiye’de işe başlangıç süresi olarak kabul edilmediği, sigortalılık başlangıç tarihi bu esaslarla belirlenen başvuranın tahsis talebinin 25 yıl sigortalılık süresi ve 58 yaş şartı yerine gelmediğinden reddedildiği,
2.3. Başvuranın 26/11/2019 tarihinde 21.11.2019 tarihli Hannover Eyaleti Detaylı İkamet Belgesini ibraz ederek ve borçlanma formunda yine ev kadınlığı süresini işaretlemek suretiyle yeniden borçlanma talebinde bulunduğu, 2.4. Başvuranın 2/11/2020 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu ve Alman Sigorta Kurumundan alınmış güncel hizmet belgesini sunduğu, Alman Sigorta Kurumunca düzenlenmiş 5/10/2020 tarihli hizmet belgesinde 1/4/1992-30/4/1992 tarihleri arasında geçtiği görülen sürenin Alman rant sigortasına giriş kapsamında olduğu, ancak başvuran ev kadınlığı süresini borçlandığından ve 2018/38 genelgeye göre ev kadınlığı sürelerinin akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi kabul edilmediğinden söz konusu sürelerin Türkiye’de işe başlangıç süresi olarak kabul edilmediği, 2.5. İkili sosyal güvenlik sözleşmelerinde Akit ülke sigortasına girilen tarihin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki ilk işe giriş tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilebilmesi için 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca
“sigortalılık süresinin” borçlanılmasının gerekli olduğu, bu nedenle ev kadınlığı süresi borçlanan başvuranın Almanya’daki sigortalılık başlangıç tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmediği, 2.6. Son olarak başvuranın 23/2/2021 tarihinde bu kez 2 günlük sigortalılık süresi borçlanma talebinde bulunduğu ve Alman Sigorta Kurumundan aldığı 2/2/2021 tarihli hizmet belgesini sunduğu, başvuranın 29/3/2021 tarihli yaşlılık aylığı talebine istinaden talebi takip eden aybaşı olan 1/4/2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlandığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesi;“Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 3.3. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinin beşinci fıkrasında;“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/20045170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 10.04.1965 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren
Türkiye Cumhuriyetiyle Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik
Sözleşmesinin 29 uncu maddesinin (4 ) numaralı bendi; “Bir kimsenin Türk sigortasına girişten önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde Alman rant sigortasına girişi, Türk sigortasına giriş olarak kabul edilir.”
6. 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında
Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 nci maddesi; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu
Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” 6.2. “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası;
“Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu
Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10/9/2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, özetle; 1/4/1992 ile 30/4/1992 tarihleri arasında Almanya’da Rant sigortası kapsamında geçen süresinin Türkiye’deki işe başlangıç tarihi olarak dikkate alınmasını ve yaşlılık aylığının ilk talep tarihi esas alınarak bağlanmasını talep etmektedir.
9. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; İkili sosyal güvenlik sözleşmelerinde Akit ülke sigortasına girilen tarihin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki ilk işe giriş tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilebilmesi için 3201 sayılı
Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca “sigortalılık süresinin” borçlanılmasının gerekli olduğu, buna göre her ne kadar 1/4/1992 tarihinde Alman rant sigortası kapsamına girmişse de borçlanma işlemini ev kadınlığı süresi kapsamında yapan başvuranın Almanya’daki sigortalılık başlangıç tarihinin
Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmediği, nitekim son olarak 2 günlük sigortalılık süresini borçlanan başvuranın Almanya’daki sigortalılık başlangıcının Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak esas alındığı ve borçlandıktan sonraki ilk aylık talebine istinaden yaşlılık aylığının bağlandığı ifade edilmiştir.
10. Bu çerçevede uyuşmazlığın, ev kadınlığı süresi kapsamında yurtdışı borçlanma yapan başvuranın 1/4/1992 tarihli Alman rant sigortasına girişinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
11. Mevcut sosyal güvenlik sistemimizde yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi temelde iki yolla sağlanmaktadır. Bunlardan ilkinde 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında geçmiş süreler borçlanılmak suretiyle Türk sigortasında
geçmiş bir hizmet olarak değerlendirilmekte ve ilgililere tamamen Türk mevzuatına göre aylık bağlanmaktadır. İkincisinde ise akit ülkelerde geçmiş sigortalı süreler ikili sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında birleştirilmekte ve hak kazanılması halinde talepte bulunulan ülke mevzuatı kapsamında ilgililere bağlanan kısmi sözleşme aylıkları akit ülkelerde geçen sigortalı sürelerle orantılı olarak akit ülkeler tarafından ödenmektedir.
12. Somut olayda başvuranın 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapmak suretiyle tarafına aylık bağlanması talebinde bulunduğu görülmekle birlikte başvuranın aynı zamanda ülkemizle arasında ikili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan Almanya’da geçen sigortalı sürelerinin bulunduğu dolayısıyla zorunlu olarak Sözleşme hükümlerine de tabi olduğu görülmektedir.
13. 3201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yurtdışı borçlanma işlemine konu olabilecek süreler sigortalılık süreleri, belirli şartlarla işsizlik süreleri ve ev kadını olarak geçen süreler olmak üzere üç tür olarak belirlenmiştir. Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasında ise uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin Türk sigortasında ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Nitekim bu çerçevede idare tarafından 5 inci maddedeki “… sigortalılık sürelerini borçlananların…” ibaresine atıfta bulunularak başvuranın Alman sigortasına giriş tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilebilmesinin sigortalılık süresinin borçlanılması şartına bağlı olduğu şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirme neticesinde idare sigortalılık süresi dışında bir sürenin borçlanılması halinde Alman Sigortasına girişin Türk sigortasına giriş olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmış ve bu husus Kurumun 2018/38 sayılı Genelgesinde ayrıntılı olarak örnekleriyle açıklanmıştır.
14. Diğer yandan Türkiye Cumhuriyetiyle Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal
Güvenlik Sözleşmesinin 29 uncu maddesinde Türk sigortasına girişten önce bir Alman rant sigortasına girilmiş olması halinde Alman rant sigortasına girişin, Türk sigortasına giriş olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Sözleşmede söz konusu düzenlemenin uygulanmasına yönelik olarak herhangi bir sınırlamaya ya da istisnaya yer verilmemiştir.
15. Bu durumda yurt dışındaki sigortalılık başlangıcının Türk sigortasına giriş olarak kabul edilip edilmeyeceğine yönelik olarak bir tarafta iç hukuk alanında kabul edilen bir yasa kuralı diğer tarafta uluslararası sözleşmede yer alan farklı bir düzenleme bulunduğu görülmektedir. Somut olay çerçevesinde hangi kuralın uygulanması gerektiğinin normlar hiyerarşisi ilkeleri çerçevesinde ortaya konulması gerekmektedir.
16. Anayasa’nın 90 ıncı maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklik ile usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, uluslararası temel hak ve özgürlüklere ilişkin sözleşme hükümlerinin iç hukuk hükümleri ile çatışması halinde sözleşmenin esas alınacağı kabul edilmiştir. Nitekim sosyal güvenlik hakkının temel hak ve özgürlükler kapsamında bulunduğu gerek
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince gerekse ulusal yargı organlarımızca kabul edilmektedir. Bu durumda temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmenin bir kuralına uygulama açısından yasal bir güç tanımanın hatta iç hukuk hükümleriyle çatışması halinde sözleşme hükümlerine üstünlük tanımanın
Anayasal bir zorunluluk olduğu kabul edilmektedir (HGK’nın 09.12.2015 gün ve 2015/10 – 1824 E., 2015/2903 K. sayılı kararı).
17. Nitekim başvuru konusuyla örtüşür şekilde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 6/4/2016 tarihli ve
E.2014/10-454, K.2016/481 ile 18/01/2017 tarihli ve 2014/2380 E., 2017/26 K. sayılı yurt dışında geçen çalışmaların Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilebilmesi için 3201 sayılı Kanun’a göre
borçlanmanın yapılmasının gerekli olup olmadığı hususunun tartışıldığı kararlarında sigortalılık süresinin başlangıcı kavramı; 3201 sayılı Kanun, Türk-Alman sosyal güvenlik sözleşmesi ve Anayasa’nın 90 ıncı maddesi çerçevesinde tartışılmış, nihayetinde özetle, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal
Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29/4. fıkrasında yer alan “bir kimsenin
Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş olması halinde, Alman rant sigortasına girişi, Türk sigortasına giriş olarak kabul edilir.” düzenlemesi nedeniyle davacının Alman Rant
Sigortasına giriş tarihinin Türkiye’deki sigortalılığın başlangıcı olarak kabul edilebilmesi için borçlanma işleminin yapılmasına gerek olmadığının kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmış ve Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin Türkiye’deki sigortalılığın başlangıcı olarak kabul edilebilmesi için borçlanma işlemi yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılarak yerel mahkemenin direnme kararı onanmıştır.
18. Bu durumda, Anayasanın 90 ıncı maddesinin temel haklar ve özgürlükler alanındaki uluslararası sözleşme hükümlerine tanıdığı üstünlük, aynı temelde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Alman Rant
Sigortasına giriş tarihinin Türkiye’deki sigortalılığın başlangıcı olarak kabul edilebilmesi için borçlanma işlemi yapılmasına gerek olmadığı yönündeki içtihadı çerçevesinde; Alman sigorta kurumunca düzenlenen hizmet cetvelinde 1/4/1992 tarihinde Alman rant sigortası kapsamına girdiği görülen başvuranın ilk işe giriş tarihinin 1/4/1992 tarihi olarak kabulü için borçlanma şartı aranamayacağı, dolayısıyla anılan tarihin ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği ve başvuranın emeklilik şartlarının da anılan tarih esas alınarak belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
19. Somut olayda Türkiye’de ilk defa 26/12/2015 tarihinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı olan başvuranın, daha sonra ev kadınlığında geçen 5450 günlük süresini aynı statüden borçlanarak ödediği, buna göre Kanunun 4/1-(a) statüsüne bağlı olarak yaşlılık aylığı bağlanması yönünden
20 yıl sigortalılık süresi, 48 yaşın dolumu ve 5525 gün prim ödeme gün sayısı şartlarına tabi olduğu
görülmektedir. Bu durumda ilk defa yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu 10/10/2019 tarihi itibarıyla başvuranın söz konusu şartlardan 5525 gün prim ödeme gün sayısı şartını taşımadığı görüldüğünden anılan talebin reddi işleminin her ne kadar gerekçesi farklı olsa da sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır.
20. Öte yandan başvuranın 26/11/2019 tarihinde bu kez 80 günlük ev kadınlığı süresini daha borçlandığı ve 2/11/2020 tarihinde ikinci defa yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, bu talep tarihi itibarıyla 5534 prim ödeme günü olduğu anlaşılan başvuranın kanunda aranan yaşlılık aylığı bağlama şartlarını tamamladığı, dolayısıyla tarafına aylık talep tarihini takip eden aybaşı olan 1/12/2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği anlaşılmaktadır.
21. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Anayasanın 90 ıncı maddesi bağlamında mevcut ikili sosyal güvenlik sözleşmesi hükmü ile yerleşik yargı içtihadı uyarınca Alman rant sigortasına girdiği 1/4/1992 tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi kabul edilmesi gerektiği ve ikinci defa tahsis talebinde bulunduğu 2/11/2020 tarihi itibarıyla aylık bağlama şartlarını taşıdığı anlaşılan başvuranın, tahsis talep tarihi itibarıyla sigortalılık kapsamında borçlanılmış süresi bulunmayıp sadece ev kadınlığında geçen borçlanılmış süresi bulunması nedeniyle sigortalılık başlangıç tarihinin 1/4/1992 tarihi kabul edilmemesi ve aylık bağlanma talebinin reddedilmesi yönünde idarece yapılmış işlemlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye
/
verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Konya İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurunun KABULÜNE, Başvuranın 2/11/2020 tarihli tahsis talebinin, Alman rant sigortasına girdiği 1/4/1992 tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi kabul edilerek sonuçlandırılması yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL
GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal
Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TEBLİĞİNE;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi